Faruk Nafiz Çamlıbel

Faruk Nafiz Çamlıbel, 1898 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Hazine-i Hassa Nezareti ser müfettişi Süleyman Nazif Bey; annesi, Fatma Ruhiye Hanım'dır.

Faruk Nafiz ilk tahsilini Bakırköy Rüştiyesi'nde yapmış, orta tahsilini Hadika-i Meşveret İdadisi'nde tamamlamıştır. Yüksek tahlil içinde bir müddet tıp fakültesine devam etmiştir.

Faruk Nafiz Çamlıbel

Faruk Nafiz Çamlıbel
Faruk Nafiz Çamlıbel
Faruk Nafiz Çamlıbel, 1898 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Hazine-i Hassa Nezareti ser müfettişi Süleyman Nazif Bey; annesi, Fatma Ruhiye Hanım'dır.

Faruk Nafiz ilk tahsilini Bakırköy Rüştiyesi'nde yapmış, orta tahsilini Hadika-i Meşveret İdadisi'nde tamamlamıştır. Yüksek tahlil içinde bir müddet tıp fakültesine devam etmiştir.

Daha tıp fakültesinde talebe iken neşrettiği şiirleriyle dikkati çeken şair,kısa zamanda şiir ve sanat çevrelerinde tanınmıştır. Onun ilk şiirleri Peyam-ı Edebi'de, Edebiyat-ı Umumiye mecmuasında, Yeni Mecmua'da Ümid mecmuasında,Şair, Büyük Mecmua,Nedim mecmualarında; Birinci Kitap, İkinci Kitap gibi isimlerle, sekiz kitap halinde çıkan, şiir-nesir ve hikaye kitaplarında ve Yarın mecmuasında neşrolunmuştur. 1917-1918'de İleri gazetesi yazı heyetine katılan Faruk Nafiz,1922'de bu gazetenin temsilcisi olarak Ankara'ya gitmiş,aynı yıl Kayseri Lisesi edebiyat öğretmenliğine gönderilmiştir. 1924'te Ankara Erkek Muallim Mektebi, 1925'de Ankara Kız Lisesi edebiyat öğretmeni olmuş,ayrıca Ankara Lisesi'nde edebiyat okutmuştur. 1932'de İstanbul'da Kabataş Lisesi edebiyat öğretmenliğine atanan şair, bu lisedeki öğretmenliği sırasında ayrıca Amerikan Kız Koleji'nde yıllarca edebiyat dersi vermiştir.

Faruk Nafiz 1946'da Demokrat Parti'den İstanbul Milletvekili seçilmiş ve onun mebusluk hayatı 27 mayıs 1960 ihtilaline kadar devam etmiştir. Bu ihtilalde bütün milletvekili arkadaşlarıyla birlikte tevkif edilerek Yassıada'ya gönderilen şair, Haziran 1960'tan eylül 1961'e kadar burada kalmış ve daha sonra beraat etmiştir. Bu hadiseden sonra siyasi hayatına devam etmek istemeyen şair, sadece Yassıada'da arkadaşlarıyla birlikte maruz kaldığı acı baskıyı çok kuvvetli ve çok manalı dörtlükler halinde namzederek, vaktiyle yazdığı Han Duvarları şiirine mukabil, Zindan Duvarları adıyla yassı bir kitap halinde neşretmiştir.

Ankara ve İstanbul'da edebiyat öğretmenliği yaptığı yıllarda, Güneş, Tavus, Hayat, Yedigün ve bizzat çıkardığı anayurt mecmualarından başka, Ankara ve İstanbul'un çeşitli gazetelerinde şiirler, fıkralar ve makaleler neşreden Faruk Nafiz yine İstanbul'da Akbaba ve Karikatür gibi mizah mecmualarına Deli Ozan ve Çamdeviren takma adlarıyla mizahi ve satirik manzumeler yazmıştır. En son şiirleri İsimsiz kıt'alar başlığı altında Kubbealtı Akademi Mecmuası'nda yayınlamıştır. Faruk Nafiz 1973 yılında öldü.

Eserleri:

Faruk Nafiz'in belli başlı eserleri,şiir kitapları ile,manzum ve mensur tiyatrolardır. Şairin ayrıca roman ve mizah vadisinde yazılmış ve kitap halinde neşrolunmuş eserleri de vardır.

Şiir Kitapları: Şarkın Sultanları(1918), Gönülden Gönüle(1919), Dinle Neyden(1919), Çoban Çeşmesi(1926), Suda Halkalar (1928), Bir Ömür böyle geçti (Seçme Şiirler,1933,4 defa basılmıştır.), Elimle Seçtiklerim (1934), Akarsu(1936), Tatlı Sert(Mizahi şiirler,1938), Akıncı Türküleri(1938), Heyecan ve Sükun(1959), Zindan Duvarları(1967), Han Duvarları(1969)

Tiyatro Eserleri: Canavar(1965),Akın(1932),Özyurt(1932),Kahraman(1933),Yayla Kartalı(1945). Şairin bundan başka İlk Göz Ağrısı isimli,bir piyes adaptasyonu vardır.

Mektep Temsilleri: Bir Demette Beş Çiçek(1933),Yangın(1933)

Roman: Yıldız Yağmuru(1936),Ayşe'nin Doktoru(1949).

---------- ÇOBAN ÇEŞMESİ Derinden derine ırmaklar ağlar, Uzaktan uzağa çoban çeşmesi, Ey suyun sesinden anlayan bağlar, Ne söyler şu dağa Çoban Çeşmesi? Gönlünü Şirin’in aşkı sarınca Yol almış hayatın ufuklarında O hızla dağları Ferhat yarınca Başlamış ağlamaya Çoban çeşmesi... ... Vefasız Aslı’ya yol gösteren bu, Kerem’in sazına cevap veren bu, Kuruyan gözlere yaş gönderen bu... Sızmadı toprağa Çoban çeşmesi ... Ne şair yaş döker, ne aşıklar ağlar, Tarihe karıştı eski sevdalar: Beyhude seslenir beyhude çağlar Bir sola, bir sağa Çoban çesmesi!...

Yanıtlar