faz

Faz, maddenin halleri

Bu makalenin ilgili olduğu konu başlıkları: faz, faz (dalga), maddenin halleri, faz (elektrik), anlam ayrım
Anlam ayrımı

Faz, Maddenin halleri

Faz, Bir dalganın referansa göre durumu

Faz, Elektrik tesisatında akım taşıyan kablo

Faz Anlamları

faz

Osmanlıca faz kelimesinin Türkçe karşılığı.
Fr. Ardı ardına gelen değişikliklerin her biri. Safha.

faz

Almanca faz kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. face; forehead; front; obverse

faz

İspanyolca faz kelimesinin İngilizce karşılığı.
[faz (f)] n. face; forehead; front; obverse

faz

Türkçe faz kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Faz] n. face; forehead; front; obverse
v. make, cause, create; do, effect; fulfill; manufacture
adj. phasic

faz

evre, safha.

faz

İspanyolca faz kelimesinin Fransızca karşılığı.
(anatomía) visage (m); face (f); figure (f)

faz

İspanyolca faz kelimesinin Almanca karşılığı.
n. antlitz, gesicht, angesicht, vorderseite, seite: rechte seite, bildseite, oberfläche, seite, aspekt, gesichtspunkt

faz

Türkçe faz kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Phase

faz

Almanca faz kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. face; forehead; front; obverse

faz

İspanyolca faz kelimesinin İngilizce karşılığı.
[faz (f)] n. face; forehead; front; obverse

faz

Türkçe faz kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Faz] n. face; forehead; front; obverse v. make, cause, create; do, effect; fulfill; manufacture adj. phasic

faz

evre, safha.

faz

İspanyolca faz kelimesinin Fransızca karşılığı.
(anatomía) visage (m); face (f); figure (f)

faz

İspanyolca faz kelimesinin Almanca karşılığı.
n. antlitz, gesicht, angesicht, vorderseite, seite: rechte seite, bildseite, oberfläche, seite, aspekt, gesichtspunkt

faz

Türkçe faz kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Phase

faz

Almanca faz kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. face; forehead; front; obverse

faz

İspanyolca faz kelimesinin İngilizce karşılığı.
[faz (f)] n. face; forehead; front; obverse

faz

Türkçe faz kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Faz] n. face; forehead; front; obverse v. make, cause, create; do, effect; fulfill; manufacture adj. phasic

faz

evre, safha.

faz

İspanyolca faz kelimesinin Fransızca karşılığı.
(anatomía) visage (m); face (f); figure (f)

faz

İspanyolca faz kelimesinin Almanca karşılığı.
n. antlitz, gesicht, angesicht, vorderseite, seite: rechte seite, bildseite, oberfläche, seite, aspekt, gesichtspunkt

faz

Türkçe faz kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Phase

İlgili konuları ara

faz (dalga) maddenin halleri faz (elektrik) anlam ayrım
...

Okuma Önerileri

Bilmece
2 yıl önce

BİLMECE Alm. Raetsel, Fr. Devinette, İng. Riddle, puzzle, enigma. Maddi olsun manevi olsun, varlıkların belirli özellikleri söylenerek soru hali

Bilmece, Anagram, Mantık, Matematik, Rubik Küpü, Soma küpü, Sudoku, Mektup oyunu, Matematik oyunu, Bilmece başlıkları lisetesi, Whodunit
Yelken
2 yıl önce

Yelken, rüzgâr gücünden yararlanarak geniş yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun biçimde takılarak onu hare

Yelken, Geniş Apaz, Apaz, Pupa, Rüzgâr, Flok, Dar Apaz, Orsa, Olimpiyatlar, 1896, Türkiye Yelken Federasyonu
Yelkenli
2 yıl önce

Yelkenli Rüzgar gücünden faydalanıp yol almak üzere direklerine kalın bez gerilen su aracı, gemi. Gerilen beze yelken adı verilir. İnsanlar b

Yelkenli, Akarsu, Deniz, Ege Denizi, Gulet, Göl, Salma, Taslak, Yelken, Tırhandil, Denizcilik
Misyonerlik
1 yıl önce

Latince missio teriminden gelmekte olan “misyon”, sözlük anlamı itibarıyla görev, yetki, bundan türetilmiş olan misyoner terimi ise “gör

Misyonerlik, Bizans İmparatorluğu, Din, Latince, Mevlana, Musevilik, Orta Çağ, Osmanlı İmparatorluğu, Pavlus, Said Nursİ®, Sihizm
Kaşıntı
3 yıl önce

Kaşıntı Özellikle, deride ve mukozanın deri ile sınırlaştığı yerlerde (göz, burun gibi) hissedilen bir duygu. Bu yerlerde bulunan özel bi

Fıçı
2 yıl önce

Fıçı, enli ağaç şeritlerinin (fıçı tahtası) ağaç veya metal çemberlerle tutturulması yoluyla yapılan, büyük, silindir biçimindeki da

Fıçı, 1. yüzyıl, Ahşap, Alp, Ağaç, Hava, Kaliforniya, Metal, Meşe, New York, Roma
Kepek
3 yıl önce

Kepek Daha ziyade yağlı bünyeye sahip kişilerde, saçlı derinin kabuklanması neticesinde baştan dökülen ince ve beyaz renkte olan kabuklar.

Kepek, Deri, Kıl, Mevsim
Atça
3 yıl önce

Aydın'ın Sultanhisar ilçesine bağlıdır. Bağlı bulunduğu ilçeden nüfüsu daha fazla olan Atça, çileği ve imar planıyla akla gelen bir Eg

Atça, Sultanhisar, 13 Mayıs, 1829, 1867, 1919, 1922, 1979, 1 Mayıs, 2000, 2006, 28 Mayıs
Klarnet
2 yıl önce

Batı Avrupa'da 17.yüzyılda kullanılan Chalumeau , klarnetin gelişmemiş ilk şekliydi. Chalumeau sözcüğünün kökeni Fransızca olup, kamış

Klarnet, Selim Sesler, Mustafa Kandıralı, Selim Kızılcıklar (Deli Selim), Serkan Çağrı, Salih Orak, Ruhi Günal, Nuri Gün, Seyfettin Sığmaz, Süleyman ޞen, Turhan Aşkın
Kuyu
3 yıl önce

Su, petrol, gaz elde etmek veya zemin sondajı gayesiyle yeraltına doğru düşey olarak açılan boşluğun adı.Su temini için boru çakarak, kaza

...

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.