feodalite

Toprak mülkiyetine ve toprak kölesi emeğine dayanan ekonomik düzen. Latince'de askerlik hizmetlerini yerine getirmek şartıyla hükümdardan alınan toprak anlamına gelen feodum sözcüğünden türetilmiştir. Türkçe'de feodalite yerine derebeylik sözcüğü kullanılsa da batı feodalleriyle doğu derebeyleri arasında şüphesiz önemli farklar vardır.

Feodalite

Feodalite toprak mülkiyetine ve toprak kölesi emeğine dayanan ekonomik düzen. Latince'de askerlik hizmetlerini yerine getirmek şartıyla hükümdardan alınan toprak anlamına gelen feodum sözcüğünden türetilmiştir. Türkçe'de feodalite yerine derebeylik sözcüğü kullanılsa da batı feodalleriyle doğu derebeyleri arasında şüphesiz önemli farklar vardır. Feodal ekonomi düzeninde senyör adı verilen asker toprak sahipleri, serf adı verilen toprağa bağlı köle köylüler üstünde birtakım haklara sahip bulunurlar.

Eski köleci devlet düzeninin yerini alan feodal düzen, barbar kralların savaş arkadaşlarına toprak armağan etmesiyle başlamıştır. Köleci devlet düzenini temelden yıkan bu barbar krallar, ekonomik bir zorunluluğun sonucu olarak ortaya çıkmışlardır. Köleci düzende üretim güçleri geliştikçe üretim ilişkileriyle çatışmaya düşmüş ve yeni bir uyumun ortaya çıkması zorunlu olmuştur. feodal ekonomi düzeninin üretim ilişkilerinde, köleci düzenden farklı olarak, toprak kölesine de kendi emeğinden bir pay ayrılmaktadır. Serf, yani toprak kölesi, ilkel köleden farklı olarak ya toprağın ya da iş süresinin küçük bir parçasında kendisi için çalışır. Böylelikle toprak kölesinin ödenmiş emeğiyle ödenmemiş emeği, ya zaman (iş süresi parçası) ya da mekan (toprak parçası) bakımlarından birbirlerinden ayrılmıştır. köleci devlet düzenindeyse bu iki emek birleşmiş bir görünüş içindedir; kölenin yaşamına ve bakımına harcanmak yoluyla ödenmiş olan emeği bile ödenmemiş olarak görünmektedir ve iki köle tipi arasındaki bu fark, diyalektik ekonomi açısından çok önemlidir. feodal ekonomi düzeninin temel yasası bir artık-ürün elde edilmesidir. bu artık-ürün senyörün ve adamlarının ihtiyaçlarına harcanır. Feodal beyin malikanesi de kapalı bir ekonomik birimdir. bu birim içinde kumaş dokunur, şarap yapılır, aletler ve silahlar imal edilir. ticaret komşu malikanelerle yapılan değiştirme işlemleriyle sınırlıdır. bu değiştirme işlemlerinin dışında ziynet eşyaları gereksinimi de duyan senyörler, bunun karşılığını savaşlarda ele geçirdikleri altınlarla ödemektedirler. Yani bu ekonomi bir para ekonomisi değildir, artık-ürün ya ihtiyaçlara harcanmakta ya da şarap, silah vb ile değiştirilmektedir. Bu yüzden senyörler köle emeğiyle zenginleşseler bile asla bir anamalcı, kapitalist durumuna gelmezler. çünkü bu üretim sürecinde bir para dolaşımı ve onun doğurduğu artık-değer yoktur. ama para ekonomisi ve kapitalizm de feodal üretim düzeninin bağrında doğmuştur - tarih birbirinden kopuk süreçlerin değil birbiriyle savaş halinde, birbirlerini sürekli yenileyen sınıfların tarihidir - feodaliteyi nasıl barbar akınları gerçekleştirmişse, kapitalizmin ilk tohumlarını atan burjuvaziyi de norman, macar ve arap akınları gerçekleştirmiştir. bu akınlardan korunmak için, dağınık yaşayan köle köylüler toplanıp şehirleşmeye başlamışlar ve zamanla senyörlerden birçok haklar kopararak burjuvalaşmışlar, şehirleşmişlerdir. Şehirlerin doğuşu, feodaliteyi yıkarken ticaret ve para ekonomisiyle birlikte kapitalizmi getirmiştir.

Kaynak:

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=Feodalite

Ek bilgi

Roma İmparatorluğu yıkıldıktan sonra barbar kavimler, Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde devletler kurdular. Krallar, Roma kanunları ile kendi geleneklerini birleştirerek yeni düzenlemeler yaptılar ve ülkelerini kontluklara, onları da daha küçük idari birimlere ayırdılar. Buralara barbar şeflerini atayarak bazı ayrıcalıklar verdiler.

Kavimler Göçü'yle başlayan karışıklıkların etkisiyle büyük toprak sahipleri ve çiftçiler, hayatlarını devam ettirebilmek için güçlü kişilerin koruması altına girdiler. Halkın himayesi altına girdiği kişilere süzeren, himaye edilen halka da vassal adı verildi. Senyörler, bağlılıkları karşılığında sahip oldukları toprağın işleme hakkını kira karşılığında verdiler.

Feodalitenin temel özelliği siyasi bölünmüşlük ve sosyal eşitsizliktir. Senyörler, topraklarında yaşayan insanların üzerinde mutlak haklara sahiptirler. Her senyör, ayrı bir silahlı güce sahiptir ve her senyörün bölgesinde ayrı kurallar geçerlidir.

Avrupa'da siyasal ve sosyal bölünmüşlük, bölgesel ekonomik faaliyetler, insanlar arasında dil, davranış ve dünya görüşü bakımından farklılıklar doğmasına neden olmuştur.

Feodalite, bütün Ortaçağ boyunca devam etti. 15. yüzyılda; barutun ateşli silahlarda kullanılmasıyla sona erdi. Feodalitenin yıkılması, mutlak krallıkların güçlenmesini sağladı. Yeniçağ başında Almanya dışında feodalite yıkıldı. Almanya'da ise Yakınçağ'da ortadan kalktı. Feodalite devam ettiği süre içerisinde Avrupa'da sosyal adalet kurulmamış, bu nedenle halk, çeşitli sınıflara ayrılmıştır:

Asiller

Ortaçağ Avrupası'nın en imtiyazlı sınıfı asillerdi. Bunların en üstünde senyör denilen derebeyleri bulunurdu. Senyörlerin en büyüğü kraldı. Derebeylerden sonra sırasıyla dükler, kontlar, baronlar, vikontlar ve şövalyeler yer almıştır. Asiller, her türlü hakka sahipti.

Rahipler

Asillerden sonra en imtiyazlı sınıftı. Papa'ya bağlı olarak çalışırlardı. Kilise topraklarında senyörler gibi yaşarlardı. Ortaçağ'da önemli miktarda toprak elde ederek zenginleşmişlerdi. Vergi ve askerlikten muaf tutulmuşlardı. Hem devlet hem de din işleriyle uğramışlardır.

Burjuvalar

Kasaba ve şehirlerde oturup ticaret ve sanayi ile uğraşanlara burjuva denirdi. Senyörlere belli miktarda para vererek onların himayesinde yaşarlardı. Zamanla zenginleşen burjuvalar, senyörlerden para ile bağımsızlıklarını satın alarak tam serbestlik gibi imtiyazlar elde etmişlerdir.

Köylüler

Ortaçağ Avrupası'nda en kötü şartlar altında bulunan sınıftı. Köylüler iki kısma ayrılmıştı. Serf adı verilen köylülerin hiçbir hakları yoktu. Efendileri için tarlalarda çalışırlar ve kazançlarını onlara verirlerdi. Toprakla beraber alınıp satılırlardı. Araziden ayrılma imkanları kesinlikle yoktu. Serbest Köylüler, ekip biçtikleri topraklardan kazandıklarının bir kısmını senyöre vergi olarak verirlerdi. İstedikleri zaman başka bir yere gidebilirlerdi. Malları da çocuklarına kalırdı.

Kaynak

Bilgilik.com



feodalite

derebeylik.

feodalite

Derebeylik.

feodalite

Türkçe feodalite kelimesinin İngilizce karşılığı.
[féodalité (f) ] n. feudality
n. feudality, feudalism

feodalite

Türkçe feodalite kelimesinin Fransızca karşılığı.
féodalité [la]

feodalite

Türkçe feodalite kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Feudalherrschaft, Feudalismus
Yandaki resimden bir şey görülemiyor onu kaldırabilirmisiniz??

İlgili konuları ara

Yanıtlar