Floor

Floor

1. anlamı (i)., (f). taş veya tahta döşeme, yer, zemin; dip; kat; yasama meclisi salonunun üyelere ayrılmış kısmı; mecliste söz söyleme hakkı; taban ücret, asgari ücret veya fiyat; (f). taş veya tahta döşemek, kaplamak: vurup yere yıkmak; (k).dili şaşırtm.
2. anlamı döşeme. zemin. taban. (bina) kat. parlamento binası. vb. de üyelerin oturdukları salon. döşemek. vurup yere yıkmak. devirmek. yıkmak. şaşırtmak. şoke etmek.

Floor

Floor İngilizce anlamı ve tanımı

Floor anlamları

  1. (noun) The right to speak.
  2. (noun) The surface, or the platform, of a structure on which we walk or travel; as, the floor of a bridge.
  3. (noun) The rock underlying a stratified or nearly horizontal deposit.
  4. (v. t.) To strike down or lay level with the floor; to knock down; hence, to silence by a conclusive answer or retort; as, to floor an opponent.
  5. (noun) The bottom or lower part of any room; the part upon which we stand and upon which the movables in the room are supported.
  6. (noun) A horizontal, flat ore body.
  7. (noun) The structure formed of beams, girders, etc., with proper covering, which divides a building horizontally into stories. Floor in sense 1 is, then, the upper surface of floor in sense 2.
  8. (noun) The part of the house assigned to the members.
  9. (noun) A story of a building. See Story.
  10. (noun) That part of the bottom of a vessel on each side of the keelson which is most nearly horizontal.
  11. (v. t.) To cover with a floor; to furnish with a floor; as, to floor a house with pine boards.
  12. (v. t.) To finish or make an end of; as, to floor a college examination.

Floor tanım:

Kelime: floor
Söyleniş: 'flOr, 'flor
İşlev: noun
Usage: often attributive
Kökeni: Middle English flor, from Old English flOr; akin to Old High German fluor meadow, Latin planus level, and perhaps to Greek planasthai to wander
1 : the level base of a room
2 a : the lower inside surface of a hollow structure (as a cave or bodily part) b : a ground surface the ocean floor
3 a : a structure dividing a building into stories; also : STORY b : the occupants of such a floor
4 : the surface of a structure on which one travels the floor of a bridge
5 a : a main level space (as in a stock exchange or legislative chamber) distinguished from a platform or gallery b : the members of an assembly took questions from the floor c : the right to address an assembly the senator from Utah has the floor
6 : a lower limit : BASE
- floored adjective

Floor ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Base, Deck, Dump, Flooring, Level, Shock, Storey, Story, Stun,

Floor

İngilizce Floor kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. piso, suelo
v. echar al suelo

Floor

İngilizce Floor kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. sol; plancher; étage, salle; planche; droit à la parole
v. carreler, daller un plancher; essuyer le plancher; faire tomber par terre; fouler aux pieds; confondre

Floor

İngilizce Floor kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Boden; Stockwerk; Erde; Halle; Sprecherlaubnis
v. überfordern; besiegen; zu Boden strecken; schockieren

Floor

İngilizce Floor kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. pavimento; base; piano; (Parl) spazio riservato ai membri dell'assemblea; (Econ) sala delle negoziazioni; (Mar) platea; pagliolo; madiere; fondo; (Comm) livello minimo; (Minier) suola, piede; strato
v. pavimentare; abbattere (fig.); atterrare

Floor

İngilizce Floor kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. chão; andar; assoalho; recinto; solo
v. ladrilhar; jogar no chão; derrotar; confundir, atrapalhar

Floor

f. döşemek, yere yıkmak, yenmek, şaşırtmak, afallatmak, tam gaz vermek, köklemek
i. zemin, taban, döşeme, pist, düzlük, kat

Floor

İngilizce Floor kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. vloer; verdieping; benedenverdieping; zaal; platvorm; beurt om te spreken
ww. maken van een vloer; vloeren; verslaan; verwarren

Floor

n. flat surface at the bottom of the room on which one walks; story, level of a building; ground surface; area in a conference room from which the members speak; permission to speak
v. make a floor; cover a floor (i.e. with tiles); knock to the ground, knock down; press the gas pedal all the way down; astound, shock

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Floor Jansen
4 yıl önce

Floor Jansen (d. 21 Şubat 1981); Hollandalı müzisyen, söz yazarı ve vokal koçudur. Bir dramatik soprano olan Floor, dört oktavlık ses aralığına sahiptir...

Blood on the Dance Floor
4 yıl önce

Blood on the Dance Floor şu anlamlara gelebilir: Blood on the Dance Floor: HIStory in the Mix, Michael Jackson'ın 1997 yılında çıkarttığı bir albüm. "Blood...

Blood On The Dance Floor (şarkı)
4 yıl önce

Dance Floor, pop şarkıcısı Michael Jackson'ın 1995 çıkışlı yarı toplama albümü HIStory'nin düzenleme sürümü olan Blood on the Dance Floor'dan çıkan ilk...

Face on the Bar Room Floor (film, 1914)
4 yıl önce

Medyayı oynat The Face on the Bar Room Floor (Şablon:Jez-sh) je američka Face on the Bar Room Floor , Charlie Chaplinin yönetip başrolde oynadığı 1914...

On The Floor
4 yıl önce

"On the Floor", Amerikalı şarkıcı Jennifer Lopez'in şarkısıdır. 11 Şubat 2011 tarihinde şarkıcının yedinci stüdyo albümü Love?'ın çıkış parçası olarak...

Blood on the Dance Floor: HIStory in the Mix
1 yıl önce

Blood on the Dance Floor: HIStory in the Mix (genellikle Blood on the Dance Floor şeklinde kısaltılır), pop müzik sanatçısı Michael Jackson tarafından...

Confessions on a Dance Floor
4 yıl önce

Confessions on a Dance Floor, Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Madonna'nın onuncu stüdyo albümü. Warner Bros. Records tarafından 11 Kasım 2005'te yayımlandı...

Michael Jackson's Ghosts
4 yıl önce

işlemektedir. Filmdeki şarkılar Jackson'ın HIStory ve Blood on the Dance Floor albümlerinden alıntıdır. Ayrıca film rapçi Mos Def'in keşfedilmeden önceki...