Flour

1. anlamı (i)., (f). un, ince toz; (f). öğütmek, un serpmek, una bulamak. flour beetle un kurdu, un böceği. flour mill un değirmeni. flour moth un güvesi. floury (s). una bulanmış.,un,xyz unla.
2. anlamı un.

Flour

f. öğütmek, un haline getirmek, unlamak, un serpmek i. un

Flour

Flour İngilizce anlamı ve tanımı

Flour anlamları

  1. (v. t.) To sprinkle with flour.
  2. (noun) The finely ground meal of wheat, or of any other grain; especially, the finer part of meal separated by bolting; hence, the fine and soft powder of any substance; as, flour of emery; flour of mustard.
  3. (v. t.) To grind and bolt; to convert into flour; as, to flour wheat.

Flour tanım:

Kelime: flour
Söyleniş: 'flaur
İşlev: noun
Kökeni: Middle English -- more at FLOWER
1 : finely ground meal of wheat usually largely freed from bran; also : a similar meal of another material (as a cereal grain, an edible seed, or dried processed fish)
2 : a fine soft powder
- flour·less adjective
- floury /-E/ adjective

Flour

n. finely ground meal made from grain; any fine powder v. make into flour; sprinkle with flour, coat with flour; break up into particles

Flour

İngilizce Flour kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. harina, flor de harina v. enharinar

Flour

İngilizce Flour kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. farine; poudre v. fariner; enfariner, réduire en farine

Flour

İngilizce Flour kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Mehl; Puder v. mit Mehl bestreuen; zu Mehl mahlen

Flour

İngilizce Flour kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. farina; fecola; polvere v. macinare; infarinare

Flour

İngilizce Flour kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. farinha; pó v. enfarinhar; pisar, moer

Flour

İngilizce Flour kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. meel; (meel)bloem ww. met meel bestrooien, met bloem bestrooien; tot poeder malen

Flour (Menomena) sözleri

Menomena tarafından albümünde söylenen Flour adlı şarkının sözleri.

It fills my nostrils and reminds me
Of a foreign land
To rule October through December
With an iron hand

I was once a maiden on a voyage
Through a shipless sea
When the hull struck a (...?)
Lurking in the deep

Lurking in the deep

Yanıtlar