Futbol Sözlüğü

*açık: Saha uzun çizgilerine paralel sağaçık ve solaçık oynayan hücum oyuncuları.

  • açık: Saha uzun çizgilerine paralel sağaçık ve solaçık oynayan hücum oyuncuları.
  • adam adama savunma: Savunmanın rakip takımın hücum oyuncularını teke tek tutması.
  • altın gol: Uzatmada atılan "atan galip" golü.
  • antrenör: Takımı çalıştıran hoca.
  • asist: Gol pası.
  • aşırtma: Kalecinin kaleden epey öne çıktığı durumda topun dibine vurarak kaleckiyi aşırtarak kaleyi buldurma.
  • aut: Topun rakip tarafından kale dışına atılması.
  • avantaj: Hücumdaki takıma yapılan bir faulün görmezden gelinmesi.
  • baraj: oyuncu duvarı.
  • bek: Savunma oyuncuları.
  • beraberlik: Golsüz maç veya eşit gollü maç.
  • beşlik: Topu bacakarasından geçirmek.
  • bindirme: Topu öndeki oyuncuya atıp tekrar almak üzere fırlama.
  • boş koşu: Topsuz alanda hareketlenme.
  • burun: Topa dikine ayakkabının burnuyla vurmak.
  • centilmenlik: Sonuçta futbolun bir spor olduğunu akılda tutarak oynama.
  • çalım: Top ayaktayken rakibi geçme.
  • damar binmesi: Bacak damarlarının üst üste gelerek ayağı kilitlemesi.
  • devre: 15 dakikalık ara.
  • dış: Topa ayağın sırtıyla vurma.
  • diziliş: sahada yayılış şekli, 4-3-3, 3-5-2.
  • doğrudan serbest atış: faul. Bir kasdi hareket sonrasında topun engelsiz olarak doğrudan atış vuruşu yapılması.
  • dolaylı vuruş: Endirekt olarak duran topun kullanılması.
  • duvar pası: Verkaç.
  • eldiven: Kalecide meşin eldiven, hakem ve futbolcularda soğuk havada pamuklu.
  • engelleme: Hareketli oyuncunun önünü kesme.
  • falso: Topun yanına vurmak.
  • feyk: Şaşırtmacalı ayak hareketleri.
  • fizik oyuncu: At gibi koşan, ikili mücadelelerde topu alan, güçlü oyuncu.
  • fol: Kuralları çiğneyerek bir oyuncuyu kasden durdurma.
  • forma: Takımları birbirinden ayıran renkli, numaralı, reklamlı üst giysi. Hakemde siyah.
  • forvet: Hücum.
  • galip: Maçı kazanan takım.
  • geri pas: Savunmanın topu kaleciye atması. Kafayla.
  • gizlenme: Hücum oyuncusunun asıl yerinden başka bir yerde bulunması.
  • göğüs: Topu havada göğüsle karşılama.
  • haf: Orta saha oyuncusu.
  • hakem: Maç yöneticisi.
  • havadan oynama: Topun salaklaştırılması, pasın ayağa doğru değil havaya doğru atılması.
  • iç: Topa ayağın içiyle enlemesine vurma.
  • kademe: Savunma ile hücum oyuncularının teke tek mücadelesinde ikinci savunma oyuncusunun yakın durması.
  • kale alanı: Yan direklerin kale çizgisi boyunca 5,5 m uzaklıktaki noktalarından çizilen 5,5`luk alan.
  • kale atışı: Auta giden topun kale alanından oyuna sokulması.
  • kale çizgisi: Kalenin ortasında durduğu, sahanın enine çizgileri.
  • kale: Kalecinin koruduğu 7.32 uzunluk, 2.44 yükseklikte üç direkli, ağlı gol hedefi.
  • kart: Kırmızı kart oyuncuyu oyundan atar, sarı kart ihtardır.
  • kasap: Top geçer adam geçmez anlayışındaki oyuncu.
  • kayarak müdahale: Rakibin ayağındaki topu düşer gibi kapma.
  • kesilmek: Uzun bir koşudan ve mücadeleden sonra nefesin tıkanması.
  • kondisyon: Maç süresince nefes ve kaslara hakim olma.
  • korner atışı: Köşe atışı.
  • korner: Savunmanın topu kendi kale çizgisinden oyun dışına atması.
  • krampon: Futbol ayakkabısının tabanındaki çıkıntılar.
  • libero: Takımın yöneticisi, oyun kurucusu.
  • mağlup: Maçı kaybeden takım.
  • markaj: Topsuz alanda hücum oyuncusunun savunma tarafından adım adım takibi.
  • müdahale: Topa hamle.
  • ofsayt: Hücum sırasında pas bekleyen oyuncunun rakip kale çizgisiyle arasında iki rakip oyuncunun bulunmaması durumunda kalması. Tkop rakipten, kaleden, taçtan, kornerden gelirken bu durum oluşmaz.
  • ofsayta düşürme: Rakip oyuncusunu pas beklerken, savunmanın aniden öne çıkarak ofsayta düşürmesi.
  • orta: Saha içinden ceza sahasına uzun paslar.
  • oyun süresi: 45 dakikalık iki devreden oluşan 90 dakika.
  • oyuncu değiştirme: En çok 3 oyuncu.
  • pas: Topu düzgün biçimde kendi takım oyuncusuna aktarma.
  • penaltı noktası: Kaleye dik uzanan 11 m.nin bitimindeki nokta.
  • penaltı: Penaltı noktasından doğrudan serbest vuruş.
  • pozisyon kaybı: Topu alan oyuncunun topu fazla tutması sebebiyle rakibin kapanması.
  • pres: Hücum oyuncusunun topla oynamasını sonuna kadar savunmanın takip etmesi.
  • rövaşata: Top havadan süzülerek gelirken oyuncunun topa havada müdahale için ayaklarını havalandırıp kendisini geriye yere atarak ayaklarıyla makas gibi topa vurması.
  • saha: Çim zeminli, uzunluğu m, genişliği m.
  • stoper: 3-2-5 dizilişinde savunmanın ortasındaki oyuncu.
  • şişirmek: İnen topa hava basmak.
  • şort: Forma altına giyilen siyah veya beyaz külot.
  • şut: ayakla veya kafayla topa sert vuruş.
  • taç atışı: Taça çıkarılan topu iki elle tutarak başın üstünden fırlatma.
  • taç çizgisi: Sahanın uzun kenarları.
  • taç: Topun saha yan (uzun) çizgilerinden dışarı çıkması.
  • tek pas: Oyuncunun top ayağına gelir gelmez hemen arkadışına tek hamlede çıkarması.
  • teknik direktör: Takımı bir sistemle sahaya süren hoca.
  • teknik oyuncu: Topla cambaz gibi oynayan, iyi pas atan oyuncu.
  • top: Ağırlık 410-450 gr, çevresi 68-70 cm., meşin.
  • topsuz oyun: Topun hareketine göre boş alanda ileri geri hareket.
  • topuk: Topa topukla vurma.
  • tozluk: Dize kadar gelen çorap.
  • uzatma:
  • vole: Top yere inmeden havadayken vurma.
  • vücut çalımı: Rakibi vücut hareketiyle aldatarak, hatta yere düşmesini sağlayarak atlatma.
  • yan hakem: Yardımcı hakem.
  • yarıvole: Top yere değer değmez havalanırken vurma.
  • yedekler: 7 kişi.
  • zidankafası: Küfürle taciz eden rakibin göğsüne kafa atarak yere yıkmak.
  • zon: Alan savunması.


Kaynakça



Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.