Gazi Osman Paşa

Osman Nuri Paşa (1832, Tokat - 1900, İstanbul), Osmanlı Ordusu'nda askerlik görevi boyunca birçok savaşta başarılı sonuçlar almış, Plevne Muharabeleri'ndeki üstün savunmasının ardından Sultan II.

Gazi Osman Paşa

Gazi Osman Paşa, 1833 yılında Tokat'ta doğdu. Asıl adı Osman Nuri'dir. Babası, İstanbul kereste gümrüğünde katip olan Mehmed Efendi, annesi Şakire Hatun'dur. Ailenin tek erkek çocuğu olan Osman Nuri, henüz yedi sekiz yaşlarında iken ailesiyle birlikte İstanbul'a babasının yanına gitti. Sırasıyla Askeri Rüştiye, Askeri İdadi ve Mekteb-i Harbiyye okullarını bitirdi. Çeşitli görevlerde bulunan Gazi Osman Paşa, 1859 yılında Osmanlı Devleti'nin nüfus sayımı ile kadastro usulünde haritasının çizilmesinin kararlaştırılması ve bu arada Bursa ilinden başlanması üzerine bu göreve askeri temsilci olarak tayin edildi. 1866'da Girit'te baş gösteren Rum isyanı dolayısıyla buraya yollandı.

Birçok askeri başarı elde etmiş olan Gazi Osman Paşa, asıl şöhretini Sırp prensi Milan'ın 2 Temmuz 1876'da Osmanlı Devletine savaş ilan etmesi esnasında, Rus generallerinin kumanda ettiği Sırp ordusunu bozguna uğratması ile elde etti. 1877-78 Osmanlı Rus savaşları (93 Harbi) sırasında Plevne'yi başarı ile savundu ve bu savaş sonunda kendisine "gazilik" ünvanı verildi. Askeri şahsiyeti yanında siyasi faaliyetlerde de bulundu. İstanbul'daki dini grupların birleşmesini sağladı. Sarayda bulunduğu süre içinde dış politika konularında Sultan İkinci Abdülhamid'i etkilemeye çalıştı. Gazi Osman Paşa, 4-5 Nisan 1900 yılında, Cuma günü vefat etti ve Fatih Sultan Mehmed türbesi yanına gömüldü.

Gazi Osman Paşa, iyi dercede Arapça, biraz da Farsça ve Fransızca biliyordu. Ferik Neşet Paşa'nın kız kardeşi Zatıgül Hanımla evlendi. Sultan İkinci Abdülhamid kendisini çok takdir ettiği için iki kızını, Gazi Osman Paşa'nın iki oğlu ile evlendirmiştir.

Plevne Savunması

'Esir düştüğünde Rusya'da saygıyla ağırlandı'

Gazi Osman Paşa'nın destan yazdığı Plevne Savunması, Türk tarihi açısından büyük önem taşıyor. Klasik Tabya usullerine sığmayan bu büyük savunmada, Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa, Rusların 50 bin asker ve 184 topuna karşı 23 bin asker ve 53 topla mücadele etmiş ve adını tarihe yazdırmıştı. Gazi Osman Paşa, düşmanın üç saldırısını püskürtmüş, 3. Huruç harekatında yaralanarak, Vit Irmağı kıyısında yarası sarılırken esir düşmüştü.

Daha sonra Rusya'ya götürülen Gazi Osman Paşa, burada da saygıyla ağırlandı. Rus subayları, yarasına rağmen ayağa kalkan Osman Paşa'yı 'Bravo' sesleriyle selamlarken General Skobeleff, 'Bu yüz, büyük bir kumandanın yüzüdür. O'nu gördüğüme çok sevindim. Gazi Osman Paşa muzaffer bir kumandandır. Teslim olmuş olmasına rağmen muzaffer sayılacaktır' demişti. Osman Paşa'nın yarası, Grandük'ün çadırına götürülerek sarılmıştı.

"Eserim değil, misafirimsin"

Gazi Osman Paşa'yı savaştaki başarısından dolayı kutlayarak kılıcını geri veren Rus Çarı II. Aleksandr ise görüşmede, 'Benim esirim değil, misafirimsin. Kılıcını sana verdim. Senin gibi cesur, gayretli, yüksek liyakatli bir kumandanla harp ettiğim için kendimi bahtiyar addederim' demişti.

1878 yılında serbest bırakılarak İstanbul'a dönen Gazi Osman Paşa dört kez Seraskerlik makamına getirildi.

GÂZİ OSMAN PAŞA MARŞI

Tuna Nehri akmam diyor, Etrafımı yıkmam diyor, Şanı büyük Osman Paşa, Plevne’den çıkmam diyor.

Karadeniz akmam dedi. Ben Tuna’ya bakmam dedi. Yüz bin Moskof gelmiş olsa, Osman Paşa korkmam dedi.

Kılıcını vurdu taşa, Taş yarıldı baştan başa, Şanı büyük Osman Paşa, Askerinle binler yaşa.

Düşman Tuna’yı atladı, Karakolları yokladı. Osman Paşanın emrinde, Beş bin top birden patladı.
Gazi Osman Paşa,Rusyada Rus Yahudisi bir kadından bir oğul sahibi olmuştur.Bu oğul Rus İbrahim Paşadır.Ermeni komitacılar tarafından öldürülmüştür.Rus İbrahimin oğlu Kırşehirli Rus Kigorg ve torunu Haci Sergiz de aynı akibetten kurtulamamıştır.Haci Sergiz'in birinci karısı Bedirhan Aşiretine mensup Rind Hatun ve oğulları Ermeni Komitacılar tarafından öldürülüp kuyuya atılmıştır.Haci'nin ikinci karısından olan babaannem
devlet tarafından can güvenliğinin sağlanabilmesi için kimliği değiştirilerek evlatlık verilmiştir.Ama gelin görün ki Tarih Haci Sergiz den hiç bahsetmemektedir.

İlgili konuları ara

Yanıtlar