Gelir, kişinin dönem başındaki servetinin dönem sonundaki servetine eşit olması koşuluyla, o dönem içinde tüketebileceği mal ve hizmet miktarı toplamıdır.
Gelir Vergisi Kanunu'na göre ise Gelir; bir kişinin, bir takvim yılı içerisinde elde ettiği kazanç ve iratların safi (net) tutarıdır.

Gelir

Gelir, kişinin dönem başındaki servetinin dönem sonundaki servetine eşit olması koşuluyla, o dönem içinde tüketebileceği mal ve hizmet miktarı toplamıdır.

}

Gelir

1 . Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat:
"Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı."- M. Yesari.
2 . Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandığı ücret, aylık, kira vb., varidat, irat.

Gelir

bir kimseye ya da topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandığı para (ücret, aylık,kira vb.) varidat, irat.

Gelir

Türkçe Gelir kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. income, revenue, revenues, earnings, takings, drawings, gainings, proceeds, yield v. arrive, come to, come, attain; carry over, come up to, fall on, get, pull, roll up, set, stem

Gelir

Türkçe Gelir kelimesinin Fransızca karşılığı.
revenu [le], patrimoine [le], rapport [le], recette [la]

Gelir

Türkçe Gelir kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Abwurf, Bezug: Bezüge, Einkommen, Einkünfte, Einnahme

İlgili konuları ara

Yanıtlar