Hac (İslam)

Hac (Arapça: ), Müslümanlarca kutsal olan Mekke çevresinde Kâbe ve diğer kutsal yerlerin ziyaret edilmesi ve dini gerekliliklerin yerine getirilmesinden ibârettir. İslam'da, maddi durumu uygun olan her Müslümanın hayatında bir kez hac yapması farzdır.

Hac (İslam)

Hac (Arapça: ''''), Müslümanlarca kutsal olan Mekke çevresinde Kabe ve diğer kutsal yerlerin ziyaret edilmesi ve dini gerekliliklerin yerine getirilmesinden ibarettir. İslam'da, maddi durumu uygun olan her Müslümanın hayatında bir kez hac yapması farzdır. == Haccın Tarihi == Tarihte kutsal kabul edilen yerlere yolculuk ve ziyaretler yapılagelmiştir. Bunlardan bazıları: Delfi Tapınağı, Zeus Mabedi, Amon Tapınağı, Ganj Nehri, Gaya, Kudüs, Meryemana, Sion Dağı, Zeytin Dağı, Benares, Kusanagara, Sarnath, Ajanta, Sanchi. Yahudilikte hac Kudüs'teki Beyti Mukaddes'i ziyarettir. Süleyman Mabedi'ndeki Batı duvarı veya Ağlama Duvarı'nda dua edilir. Hıristiyanlıkta hac yolculuğu Petrus ve Pavlus'un mezarlarının bulunduğu Roma'ya ve özellikle Noel, Yaslı Cuma, Paskalya günlerinde Kudüs ile Betlehem'e yapılır. Daha sonra özellikle Katoliklerde havariler ve azizler ile alakalı yer ve mucizenin göründüğü Santiago de Compostela (İspanya), Lourdes (Fransa), Fátima (Portekiz) gibi yerler de popüler olmuştur. İslami anlatımlara göre göre haccın tarihi İbrahim'le başlar; İbrahim, eşi Hacer ve oğlu İsmail ile Filistin'den Mekke'ye gitti ve ailesini orada bıraktı. Hacer, çölde azıksız ve susuz kalıp önce Safa tepesine sonra Merve tepesine çıkıp etrafı araştırdı. Vadiye inince İsmail'i bulamadı. İki tepe arasında 7 kere koşup aradı. Sonunda İsmail'i, Zemzem kuyusu yanında buldu. İbrahim Filistin'den onların yanına geldi. Rüyasında İsmail'i kurban etmesi isteniyordu. Mina'ya ismaili kurban etmeye giderken giderken şeytan ona musallat oldu. Taşladı. Sonra şeytan Hacer'e musallat oldu. Hacer de şeytanı taşladı. İsmail'e yanaştı, o da taşladı. Sonunda İbrahim tam İsmail'i kurban edecekken gökten bir koç indirildi ve ismail kurban edilmekten kurtuldu. İbrahim ile İsmail Kabe'yi inşa ettiler. Yapı yükseldiğinde İbrahim'in üzerine çıktığı taştaki ayak izine Makam-ı İbrahim denir. Kabe tamamlanınca köşesine Hacer-i Esved'i haccın başlangıç ve bitişini göstermek üzere yerleştirdiler. İbrahim'den sonra içine putlar yerleştirilen Kabe putperestlerin hac yeri oldu. Bu dönem, hicri 9. yılda Ebu Bekir'in hac emirliğinde yapılan ilk İslam haccı ile sona erdi. Hicri 10. yılda Peygamber ilk ve son haccını (Veda Haccı) yerine getirdi, hac ibadetinin esaslarını gösterdi. Osmanlılar zamanında peygamberin zamanında da uygulanmış olan hac yöneticiliği işini osmanlılar yürütmüştür. Surre eminliği veya Surrei Hümayun adıyla bilinen bu kurum, İstanbuldan törenlerle gönderilir, Mekke ve Medine'ye gönderilen hediye ve yardımların denilen yardımları yerlerine ulaştırarak dağıtılmasını sağlardı. Hacca gidenler uğurlanır, dönüşte karşılanır ve tebrik edilirdi. Hacı evinde tehniye merasimi yapılırdı. Misafirlere hacdan getirilen zemzem suyu dağıtılırdı. Osmanlı İmparatorluğunun çökmesiyle surre tarihe karıştı. Osmanlı zamanında İstanbul-Mekke arası gidiş dönüş 8 ayı bulmaktaydı. 19. yüzyıl başlarına kadar hac ulaşımı at, katır ve deve sırtında yapılırdı. 1869'da Süveyş Kanalı'ndan gemiyle, 1908'de Hicaz hattından trenle gidilmeye başladı. Cem Sultan dışında Selçuklu ve Osmanlı sultanlarının hiçbiri hacca gitmemiştir. Şeyhülislamlar padişahlara hac lazım değildir diye fetva vermişlerdi. Türkiye cumhurbaşkanlarından Cevdet Sunay ile Kenan Evren Umre yapmışlar, Turgut Özal ve Necmeddin Erbakan hac yapmışlardır. 1947'lere kadar Türkiye'den hacca resmen izin çıkmadı. 1948'de döviz yokluğu gerekçesiyle hac yasaklandı, ancak 1949'da hac izni ile 7.000 kişi hacca gitmiştir. 12 Mart döneminde de hacılar Mekke'ye gidememiştir. 1979'a kadar isteyen her kişi veya kurum hac seyahati düzenleyebilirdi, bu tarihten sonra hac işini DİB organize etmeye başlamıştır. DİB her yıl kur'a usulüyle hacı adayları belirlemektedir. hacdaki kalabalık ve sıkışma sebebiyle 1990 yılında el-Muaysem tünelinde 1426 kişi ezilerek öldü. Hacı sayısının kapasiteleri zorlaması sebebiyle Suudi Arabistan 1988'de hacda kontenjan uygulaması başlatmıştır. Her ülkenin nüfusuna göre hacı kafilesi olmaktadır. == Kur'anda Hac == Terim olarak hac Kur'anda İnsanlar arasında haccı ilan et (Hac:27 şeklinde kullanılır. Hac suresinde hac ibadetinin İbrahim Peygamber zamanında haccın ilan edilmesi ile meşru kılındığı ve gücü yeten insanlar için gerekli olduğu ifade edilir. Kur’anda İbrahim Peygamberin Kutsal Evin etrafına yerleştirildiğini ve Kutsal Evi inananlar için temiz tutmak, ibadete hazır bulundurmakla görevlendirildiği anlatılır. Hac Suresinin 28. ayetinde ise, hac Müslümanların çeşitli yararlar için Kutsal Evi ziyareti olarak tarif edilmiştir. ===Farz oluşu=== Hac ibadetinin gerekliliği ile ilgili ayetler Kur'an'da Hac suresinin 27. ve 28. ayetlerindedir: * "İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler ki, kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin."(Hacc:27-28) * "Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır."(Ali İmran : 97) ===Uygulama zamanı ve hac yasakları === Hac, günümüzde Zilhicce ayında ihrama girerek arefe günü Arafat Dağı'nda vakfe yapmak, sonra da Kabe'yi tavaf etmek şeklinde uygulanmaktadır. Kur'an da Hac yalnız 'tek bir aya' mahsus kılınmamış olsa da yerleşik uygulama bu yöndedir. Bakara 197. ayetinde "Hac Ayları" tabiri kullanılır. Tevbe suresi 36. ayetinde geçen Haram aylar’ın bahsedilen hac ayları olduğu yorumlardan anlaşılmaktadır. * "Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü 'haram aylar'dır. İşte bu Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin." Bakara 197. Ayetinde haccın zamanı ve hacda yasak olan eylemler anlatılır. * "Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur."(Bakara: 197) === Haccın şekli, süresi ve umre === Haccın ne şekilde yapılacağı ve Hac ile Umre arasındaki fark Bakara 203. ayetine ait yorumlardan elde edilir. Ayette geçen, iki gün içerisinde dönüş tümcesi Diyanet'e göre Mina'dan Mekke'ye dönüşü ifade eder. Buna göre umre sadece Tanrının Kutsal Evi olarak tanımlanan Kabeyi ziyaret şeklinde ifade edilirken, hac Kabe'nin yanı sıra diğer bazı kutsal yerlerin birlikte ziyaret edilmesi olarak tanımlanır. * "Sayılı günlerde Allah’ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim 'iki gün içinde' acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin. Ayette geçen "acele ederek" ifadesinden Hacda Mina'dan Mekke'ye dönüşün en az iki gün olarak gerçekleştirilmesi gerektiği, "sayılı günler" ifadesinin ise "teşrik günleri" olarak anılan Zilhicce ayının, 9,10,11,12 ve 13. günlerini ifade ettiği yorumları bulunmaktadır. Alevi bektaşi anlayışında bu eleştiriler kabul edilir, ancak Muhammed'in bu davranışları pagan arapların gönlünü kazanmak için yaptığı geçici ve taktik davranışlar olarak görülür ve bu davranışların ortodoks-sünni islam inancı tarafından içselleştirilmesi ve süreğen hale getirilmesi yanlış bulunur. == Ayrıca bakınız == * Umre * Kabe * Kıble Mehmet Bayyiğit, Sosyo-Kültürel Yönleriyle Türkiye'de Hac Olayı, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 1998. == Kaynaklar == == Dış bağlantılar == * Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Meali * Kur'an-ı Kerim Meali - Diyanet * Ortodoks islamın hac anlayışına eleştirel bir bakış == İlgili belgeseller == * Inside Mecca (National Geographic)

Kaynaklar

Vikipedi

Yanıtlar