Halepçe

Halepçe (Arapça: حلبجة), Kuzey Irak`ın İran sınırına 15 km., başkent Bağdat`ın 241 km. kuzeydoğusunda bulunan şehir. 57.000 nüfüsün çoğu Kürtlerdir. Irak Kürdistan Özerk Bölgesinin bir parçasıdır.

Halepçe

Halepçe (Arapça: حلبجة), Kuzey Irak`ın İran sınırına 15 km., başkent Bağdat`ın 241 km. kuzeydoğusunda bulunan şehir. 57.000 nüfüsün çoğu Kürtlerdir. Irak Kürdistan Özerk Bölgesinin bir parçasıdır.

İran - Irak savaşı sırasında 16 Mart 1988 tarihinde Saddam Hüseyin yönetimindeki iktidar tarafından gerçekleştirilen ve 3 saat süren Napalm bombardımanı sonrası çoğu çocuk ve kadın olan 6.357 kişi zehirlenerek ya da yanarak öldü, 14.765 kişi ağır derecede yaralandı.WHO`nun raporuna göre bu kimyasal saldırı, günümüze kadar 43.753 kişinin ölümüne, 61.200 kişinin de sakat kalmasına sebep oldu.

}

Halepçe (Hasan Hüseyin Demirel) sözleri

Hasan Hüseyin Demirel tarafından albümünde söylenen Halepçe adlı şarkının sözleri.

Bu şarkı ne bir düş
Ne bir gerçek
Tanıktır
Sadece ve sadece
Tarihi yargılarken
Çok uzun bir şarkı bu
Çok uzaklardan gelen
Çok uzaklara giden
Bestelenmemiş
Daha tamamlanmamış
Söylenecek olan bir şarkı
Ve bir gün bu şarkı
Düşecekse dillere
İnsanlığın sessiz tanıklığı da bitecektir o gün
Bir gün ama mutlaka bitecektir.
Ve bir gün dilanlar
Binlerce mazlum dilanlar
Yeniden söyleyecekler türkülerini
Umut türkülerini...

Halepçenin
Üstü duman
Munzurun
Gözü yaşlı

Uyu Dilan
Uyu Dilan
Uyu uyanma
Uyu Dilan
Ve uyanma

Binlerce zehirli gaz bombası
Binlerce napalm
Binlerce kaleşnikof mermi
Beni yokedebilir mi
Değil mi dilan
Ben kolay ölmem ki

Yağmur bir selamdır
Anadolu üstünden
Yağmur bir şahindir
Dersim diyarından
Vurulup düşerken
Baharın bir vakti
Savrulup giderken
Dedem rıza gibi
Çağlar munzur akar
Hırçın ve asi
Çekip çekip giden
Derya sürüleri
Selamımı götür
Halepçe gülleri
Bak bulutlar kızardı
Utancından yüzü

Uyu dilan
Uyu dilan
Uyu dilan uyanma
Uyu dilan
Uyu dilan
Uyu ve uyanma

Ve yağmur düşerken fırata
Ve fırat akıp giderken dilana
Uyu dilan
Uyu ve uyanma
Bu topraklar senin

Uyu dilan
Uyu dilan
Uyu dilan uyanma
Uyu dilan
Uyu dilan
Uyu ve uyanma

Halepçe'nin üstü duman

Halepçe (Kemal Yılmaz) sözleri

Kemal Yılmaz tarafından albümünde söylenen Halepçe adlı şarkının sözleri.

Hey gidi Dünya!
Zulmü ve güzelliği ile
Dünya Sanki sen insanlara yetmiyor musun?
Sen hoş ve güzel insanlar yaptın, yarattın.
Neden insanların gözleri dolmuyor ve doymuyor.
Kâh senin üzerinde güzellikler yapıyorlar,
Kâh kara duman ve bulutlar yağdırıyorlar senin üzerinde..
Biribirlerinin soyunu kurutuyorlar.
Hey gidi insan!
Senin gözün neden dolmuyor ve doymuyor?
Yoksa dünya yüzeyi sana yetmiyor mu?
Önceki gün Nagazaki, Hiroşima…
Dün Vietnam'da….
Ve bugün Kürdistan'da
Halepçe az mı sanki?
Yıl 1988i Mart ayı…
Newrozun gülleri yine yeşermekteydi..
Newrozların üzerine (aniden) kara, karanlık bulutar geldi,
Newrozlar; keyifsiz ve şenliksiz başlarını gerisingeri önlerine eğdiler,
Ve tohumlarını yerin altına saldılar…
(Günü gelince) bir kere daha yeşermek için…
Vay oğul oğul, Vay oğul oğul
Ben kalelere, köşklere indim…
Ben burçların zirvesine, o duvarlara indim
Ben kaynayan kalbimin üstündekiler; kederler, irinler, dertler ve yaralardır Ah, vay oğul, vay oğul
Yine bombalar yağmur,
Her yeri sis vu duman kaplamış
Yine yaralıların inim inim iniltileridir.
Annelerin sesleri geliyor onların ninnileri üzerinde
Baba kederle kendini çocukların üzerine yatırıyor
Lakin çocuklar; nefessiz, ruhsuz ve cansız durmakta…
Ah yaralıyım vay oğul, oğul, oğul.
Vay oğul
Ey kızım kızım…
Vay kızım kızım…
Fermandır oy…
İmdat! … İmdat!
Yine bize fermandır!
Yukarıdan jetlerin gümbürtüleri, homurtu (sesleri) geliyor
Her yeri ateş, duman ve sis içinde bırakıyor.
Aşağıdan ise çocukların çığlıkları, anne babaların imdatlarının (sesleri) geilyor
Tarih yine kendini tekrarlıyor ; zamanlardan bir zaman gibi ( her zamanki gibi)
Dêrsim Diyarbakır gibi, Palu, Genç , Ağrı ve Dersim gibi
Mahabat gibi ve Berzan gibi
Bugünkü tekrar
Süleymaniye ovasında, Hendir'in kenarında, Halepçe şehrinde…
Biz Kürtlerin fermanıdır, Fermandır, fermandır…
Yine gelip kızarttılar çocukları, kadınları, bütün anne ve babaları…
Ah imdat!… Ferman bizedir… Yaralınızım ben… Oyy bana…
Evet ey oğul oğul. Git ey oğul oğul…
İmdat! Kürtler siz acele etmelisiniz.
Siz, bir kâğıt ve kalem getirip yazın:
Dünya alemi bundan haberdar edin (duyurun)
Kürtlerin rehberlerini, başkanlarını barıştırın
Evet… birlik olsunlar.
Biz Kürtlerin hali için dünyaya bir şeyler yazsınlar.
Evet… alemleri, halkları haberdar etsinler
Biz Kürtlerin haline bir çare bulsunlar diye…
Bizi bu esaretten çıkarsınlar
imdat! İmdat
Yazık, Kürdistana ki bu gün yakıyorlar…
Biz Kürtlerin başına ateş yağdırıyorlar ah da ayy ayy!
Oğul oğul ahlar bana. Yaralınızım sizin

İlgili konuları ara

Yanıtlar