Halis Ataksor

Binbaşı Halis Bey veya Kör Halis lâkaplarıyla da anılır. (d.

Halis Ataksor

Binbaşı Halis Bey veya Kör Halis lakaplarıyla da anılır. ``(d. 1876, Aydın - ö. 8 Ağustos 1933, Uşak)`` Çanakkale ve İstiklal Savaşı gazisi.

Babası; büyük defter katibi Ahmet Muhtar efendi ``(Hamlacı Muhtar)``; annesi Germiyanoğulları`ndan Havva Naime; eşi Zekiye Ataksor.

Okul dönemi



Halis bey 1876 yılında Aydın`da doğdu. Büyük defter katibi olan babası Ahmet Muhtar Efendi`nin tayini sonucu küçük yaşta Kütahya`ya geldi. İlköğrenimini, 1881 yılında girdiği Küpecik mahalle mektebinde tamamladı. 1885 - 1888 yılları arasında Kütahya rüştiyesinde okudu. Mezuniyetinden sonra Fransızca öğrenmeye başladı. 1889 yılında yeni açılan İdadi mektebine başladı. 1893 yılında Kütahya Liva Meclisi idaresine seçilerek, Bursa Mülkiye İdadisine başladı. 1896 yılında İdadinin 6. seviyesinde tasdiknamesini alarak İstanbul`a geldi ve Harbiye`ye başladı. 1898 yılında Harp Okulu`nu üstün derece ile bitirerek, subay oldu.

Askerlik dönemi



Harp okulu bitirdikten sonra subay olarak katıldığı Türk Ordusu`nda önce Trablusgarp ve Balkan Savaşı`na katıldı. Balkan Savaşı`nda ayağından vuruldu, isabet eden bir şarapnel parçasıyla gözünden yaralandı. Bu sebeple "Kör Halis" lakabını aldı.

1914 yılında Çanakkale Muharebeleri`nde bulundu. Çıkartmanın ilk gününde kolundan ağır şekilde yaralanmasına ve çok kan kaybetmesine rağmen uzun süre komutayı bırakmamış olması üstleri tarafından takdir edildi, gösterdiği kahramanlıktan dolayı liyakat nişanı aldı. Miralay (Albay) Şefik Aker`in Çanakkale`de Mustafa Kemal Paşa yerine 19. Tümen Komutanı olarak tayini üzerine 8 Ağustos 1915`de boşalan, 27. Alayın 3. tabur komutanlığına binbaşı olarak getirildi. Üstün hizmet verdi ve büyük kahramanlıklar gösterdi.

Daha sonra milli mücadelede Fransız cephesinde (Diyarbakır - Mardin - Urfa - Siverek) menzil mıntıka müfettişliği hizmetinde bulundu. Ömrünü savaş meydanında geçiren ve genç yaşında hayata veda eden piyade Binbaşı Halis, doğu ve batı dillerine vakıf; son derece mütevazi ve o nispette de kahraman bir askerdi<ref>"Çanakkale-Arıburnu Savaşları ve 27. Alay", Miralay Şefik Aker, s.55</ref>. Savaş sonrası memleket hizmetinde de askerlik hizmetindeki sebat ve gayretle çalıştı.

Sivil hayattaki hizmetleri



Milli mücadeleden sonra memleketi olan Kütahya`nın o vakit ki kazası Uşak`a gitti. Zekiye Hanımla (Zekiye Ataksor) evlendi ve vefatına kadar Belediye Mühendisi olarak şehre hizmetlerde bulundu. 1925-1933 yılları arasında, Fransa`dan dönmüş olan Alaattin Tiritoğlu<ref>Bakınız: İngiliz Kemal</ref> ile beraber çalıştı. Alaattin Tiritoğlu`nun Uşak Belediye Reisi bulunduğu sırada Uşak`ta o vakit için yeni sayılabilecek hizmetlere giriştiler. Parklandırmak, kanalizasyonları yapmak ve henüz Ankara`da başlamak üzereyken asfalt işlemlerini Uşak`ta daha önce hizmete sokmak bunlar arasındadır.

Eserleri



Halis Bey Farsça, Arapça, Almanca ve Fransızca dillerini biliyordu. Örnekleri Genelkurmay Başkanlığı`na gönderilen tercümelerden anlaşılacağı üzere askeri sahalara ait hizmetlerini sivil hayatında da devam ettirmiştir.

Halis Bey`in Tarih ve Sosyolojiye olan merakı onu bazı konularda çalışmalara yönlendirmiş, Diyarbakır`da bulunduğu yıllarda, önceleri, tanıştığı Ziya Gökalp`in çıkardığı Küçük Mecmua`da, "Diyarbakır tarihinde, ``(Asur Krallığı zamanında)`` Komuk Eli<ref> Cemal Kutay ve Komuk Eli</ref> ``(Koummoukh)``" ile "Diyarbakır Abideleri", "Ulu Camii kitapevleri" isimli seri makaleler yazmıştır. Başlamış olduğu Herodot Tarihi`nin tercümesini tamamlamaya ömrü yetmemiş, eser yarıda kalmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı`na o vakit gönderilmiş olan müsveddelerinin, başkanlıkça verilen cevabında bu tercümelerin yarıda kaldığı görülmektedir.

Halis Bey`in ayrıca henüz basılmamış Çanakkale Raporu`nun ikinci cildi, Trablusgarp Hatıraları, Balkan Harbi Anıları ve Milli Mücadele, Mardin ve Diyarbakır`a ait günlüklerle, Ziya Gökalp`in mektupları da daha basılmamıştır.

Hastalanması ve vefatı



Uşak Belediye Mühendisliğinde bulunduğu yıllarda geceleri dahi imar işleri ile uğraşıp işçilerin başında çok geç saatlere kadar çalışan Halis Bey bu sırada zatürre hastalığına tutulmuş, tedavi için Merkez Kumandanı General Halis Bıyıktay tarafından İstanbul`a getirilerek tedavi ettirilmiştir. Uşak`a dönüşünde tekrarlayan hastalığını, maddi imkanlarının da elverişsiz olması yüzünden tedavide güçlük çekmiş, sıkıntılarını duyan İzmir Valisi Kazım Dirik kendisini davet ederek Halis Beyi tedavi ettirmiştir. Fakat tedavilerden bir sonuç alnamamış, 8 Ağustos 1933`te 53 yaşında iken hayata gözlerini yummuştur. Halis Beyin kabri Uşak`ın Bozkırlı mezarlığının bir köşesinde, vaktiyle dövüştüğü üç kıtadaki dağları, tepeleri hatırlatırcasına bir küçücük tümseğin altındadır.

Soyadı konusu



Çanakkale Raporu çıktığı zaman Halis Bey`in soyadına rastlanmaması merak konusu olmuştu. Kendisi 1933 yılında öldüğü zaman henüz soyadı kanunu çıkmamıştı. Bu itibarla soyadı alamadan vefat etmiştir. Halis Bey ATAKSOY ismini çok sever ve torunlarına bu ismin konulmasını İsterdi. Soyadı kanunu çıkınca henüz torunları da yoktu. Varisleri ATAKSOY`u soy isim olarak almışlardır. Şimdi kendisinin mezar taşında HALİS ATAKSOY yazılıdır. Ne yazik ki nüfus memurlarının o devirdeki hatalı yazışları (Y) harfi yerine (R) harfini yazmaları neticesi varisleri hala ATAKSOR olarak bilinmektedir.

Çanakkale beratı:



Mevk-i harpte fevkal-ade şecaat ve cesaret ibraz suretiyle hizmet-i vataniyede bulunan erkan ve ümera ve zabitan ile küçük zabitan ve efradın ve memurin-i askeriye ve mülkiyenin beynel-emasil bais-i fahr u mübahat olacak surette taltif ve tesririemr u ferman-ı humayun-padişahanem iktizayi celilinden bulunduğuna ve yirmiyedinci alayın üçüncü tabur kamutanı binbaşı kı dvetül-emacid vel-ekarim Halis efendi muharebedesebkeden hüsn-i hizmet ve gayretinden naşi şayeste-i telattufat-i seniye-i şahanem olduğuna binaen bil-istizan şeref sadir olan irade-iseniyye-i mülükanem hüku-i münifine ve nizamname-i mahsusuna tevfikan kendisine gümüş liyakat muharebe madalyası ita kılınmış olduğunu mütezammın işbu berat-alişan isdar olundu Hurrire fil-yemil-aşir min şehri muharremil-haram liseneti erbain ve selasune ve selasemie ve elf (10 muharrem 1334)

İstiklal Beratı:



Türkiye Cumhuriyeti Istiklal madalyası Vesikası No: 5692 Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin 30 Mayıs 1926 tarihinde vukubulan üçüncü içtima senesinin yüzonuncu içtimasının birinci celsesinde kabul buyurulmuş olan Istiklal madalyası kanunun birinci maddesinin müzeyyel 30 mayıs 1926 tarihli ve 869 nolu kanunnamenin ikinci maddesine tevfikan Milli orduda vazife almış olan mütekaid piyade binbaşı Halis efendinin kırmızı şeritli İstiklal madalyası ile taltifi 9.8.1927 tarihinde tastik-i aliye iktiran eylediğini mübayyin vesikadır.

İstiklal madalyası alan zatın hüviyeti:

Mütekait piyade binbaşı Halis efendi

Kütahya 314-32

Referanslar

reflist

Dış kaynaklar

















Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar