Hasan Ali Yücel

Hasan Ali Yücel (1897 - 1961) Cumhûriyet dönemi eğitimci, yazar ve devlet adamlarından. 18 Aralık 1897’de İstanbul’da doğdu. İlk tahsilden sora orta öğrenimini İstanbul’da Vefa Lisesinde gördü

Hasan Ali Yücel



Hasan Ali Yücel
Hasan Ali Yücel
Hasan Ali Yücel (1897 - 1961), Cumhuriyet dönemi eğitimci, yazar ve devlet adamlarından. 18 Aralık 1897’de İstanbul’da doğdu. İlk tahsilden sora orta öğrenimini İstanbul’da Vefa Lisesinde gördü. İstanbul Darülfünun (İstanbul Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünü 1921’de bitirdi.

1922’de İstanbul Erkek Öğretmen Okuluna edebiyat öğretmeni olarak tayin edildi. Daha sonra Kuleli Askeri Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi ve Galatasaray Lisesinde felsefe, sosyoloji, Türkçe ve edebiyat dersleri okuttu. 1927’de Maarif Müfettişi olarak vazife aldı. Fransız eğitim sistemini incelemek üzere bir yıllığına Paris’e gönderildi. 1932’de Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü, 1933-35 seneleri arasında Ortaöğretim Genel Müdürlüğü vazifelerinde bulundu. 1935’te İzmir’den milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi. 1938’de Celal Bayar başkanlığındaki hükumette Milli Eğitim Bakanı olarak vazifelendirildi. 1939’da Birinci Eğitim Şurasını toplayarak bir eğitim planı hazırlattı. Ankara Fen ve Tıp Fakültelerini, İzmir Yüksek Ticaret ve İktisat Okulunu ve Edirne Öğretmen Okulunu açtı.

Refik Saydam ve Şükrü Saraçoğlu hükümetlerinde de Milli Eğitim Bakanlığı vazifesini yürüten Hasan Ali Yücel, Yüksek MühendisMektebini İstanbul Teknik Üniversitesi haline getirdi. Üniversiteler kanununun çıkarılması, tiyatro ve operanın devlet hizmetleri arasına katılması Türk Ansiklopedisi ve İslam Ansiklopedisi’nin yayımına başlamak gibi faaliyetlerde bulundu.

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde kurduğu tercüme bürosunda dünya klasiklerinden 496 kitabı Türkçeye tercüme ettirerek bastırdı. Bunu yapmakla kendi milli kültürümüzden uzak, yabancı kültürlere hayran bir okumuş kitle meydana getirmeyi hedef aldı. Uzun zaman içinde uygulanan bu program neticesinde kendi tarihine ve milli kültürüne yabancı bir nesil ortaya çıktı.

Cumhuriyet tarihinde Milli Şeflik dönemi olarak bilinen her türlü dini ve milli değerin tahrib edilmeye çalışıldığı bir devirde uzun müddet Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Ali Yücel, Köy Enstitüleri'nin açılmasına önderlik etti. Din düşmanlığının milli ideoloji olarak kabul edildiği bir dönemde Köy Enstitülerinden yetiştirdiği kimselerle milli tarihine ve kültürüne yabancı bir nesil yetiştirmeye çalıştı. Şehirlerden uzak ıssız dağ başlarında ve köylerde ideal hedefler ortaya atarak kurduğu Köy Enstitüleri'ni marksist ve materyalist fikirlerin körpe dimağlara yerleştirildiği merkezler haline getirdi. Köy Enstitüleri'nde tertemiz köy çocuklarının beyinleri yıkanmaya çalışıldı. Kültürel ve sosyal faaliyet adı altında kızlı-erkekli olarak düzenlenen eğlence proğramlarında gençlerin ahlaksız hale getirilmesine önayak olundu. Kız-erkek karma eğitim gören yatılı Köy Enstitülerinde her türlü ahlak dışı harekete göz yumuldu. Kız çocuklarının namus ve iffetine el uzatıldı. Köy Enstitüleri'nde; köylü-şehirli ayırımı ile sınıf düşmanlığını körükleyecek, her türlü milli ve manevi değeri hiçe sayacak ve çevresine bu şeyleri telkin edebilecek şartlandırılmış öğretmenler yetiştirilmeye çalışıldı. Bu okullarda olanlara göz yuman veya teşvik eden Hasan Ali Yücel, Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatında vazife yapan az sayıda milliyetçi ve vatanperver kimselere karşı sindirme politikası takib etti. Bakanlık teşkilatındaki belli noktalara komünist fikirleri savunan kimseleri yerleştirdi.

1946 senesinde memleketsever ve komünizm düşmanı bazı CHP’liler tarafından hakikatler anlaşılınca hadiselerin sorumlusu olan Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel vazifeden uzaklaştırıldı. Daha sonra Köy Enstitülerinde meydana gelen hadiselerle ilgili olarak yürütülen soruşturma neticesinde geniş ve resmi bir rapor hazırlandı. Bu gelişmelerden sonra karşılıklı ithamlar üzerine Demokrat Partiİstanbul İl Başkanı Avukat Profesör Kenan Öner ile Hasan Ali Yücel arasında “Öner-Yücel Davası” olarak bilinen dava ortaya çıktı. Kenan Öner, Hasan Ali Yücel’in bakanlığı sırasında komünistleri desteklediğini iddia etti. Bunun üzerine HasanAli Yücel, Öner hakkında hakaret davası açtı. Geniş yankılar uyandıran ve siyasi bir hüviyet kazanan yargılama neticesinde, mahkeme Öner’in Yücel’le ilgili iddialarının doğru olduğuna ve Öner hakkında açılan davanın düşmesine karar verdi. Bu karar, HasanAli Yücel’i ve CHP hükümetini siyasi yönden çok zor duruma düşürdü.

Hasan Ali Yücel, 1950 genel seçimlerinde milletvekili seçilemeyince İstanbul’a yerleşti. Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinde kültür sanat ve felsefe konularında makaleler yazdı. 1955 - 1960 yılları arasında İş Bankası Kültür Yayınlarını idare etti. 1958’de UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Genel Kurulu üyeliğine, 1961’de Kurucu Meclis üyeliğine getirildi. 26 Şubat 1961’deİstanbul’da öldü.

Eğitimciliği, yazarlığı ve devlet adamlığının yanında şairliği de bulunan Hasan Ali Yücel’in birçok eseri vardır. Şiirlerini, Dergah, Yarın, Yeni Mecmua ve Hayat Dergisi’nde, kültürel ve sosyal konulardaki makale ve denemelerini Akşam, Cumhuriyet veDünya gazetelerinde yayımladı.

Milli Eğitim Bakanı



Hasan Ali Yücel
Hasan Ali Yücel
Hasan Ali Yücel'in bakanlık dönemi MEB'deki en parlak dönemlerden birisidir. 28 Aralık 1930'de Hasan Ali Yücel, İkinci Celal Bayar hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı'na getirildi. Üniversite reformu (Ankara Fen Fakültesi'nin kurulması, Yüksek Mühendis Okulu'nun İTÜ'ye dönüştürülmesi ve Ankara Tıp Fakültesi'nin kurulması), Köy Enstitüleri'nin açılması, Dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi (1946 sonuna kadar 496 yapıt çevrildi) ve ilk resmi ve telifli Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi'nin ön çalışmaları onun bakanlığı döneminde gerçekleşmiştir. Devlet Konservatuvarının kurulması (20 Mayıs 1940), Türkiye'nin UNESCO'ya girişi onun çabaları sonucunda olmuştur. Dört yıllık çabaları sonucunda 25 Haziran 1946'da Üniversiteler Yasası çıkartılır. "Bu yasayla, yüksek öğretim kurumlarının Bakanlıkla olan "sıkı lafı" önemli ölçüde gevşetilmiş, mevcut kuruluşlar yapısal bir bütünlüğe kavuşturulmamış, böylece üniversiteye merganik bir karakter kazandırılmıştır. Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç, "dışarıdan gerilim" yerine "içeriden denetim" getirmiş olmasıdır. İstanbul Üniversitesi de bu yasanın sonucu olarak kurulmuştur."

Son yılları

5 Ağustos 1946'da 7 yıl 5 ay sürdürdüğü Milli Eğitim Bakanlığı görevinden istifa etti. İstifasından sonra gazetecilik görevine döndü. 26 Şubat 1961 tarihinde konuk olarak kaldığı Prof. Dr. Tevfik Sağlam'ın evinde öldü. 2 Mart 1961 tarihinde Cebeci Asr-i Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Eserleri

Başlıca eserleri şunlardır: Türk Edebiyatı Nümuneleri, Mantık ve Metodoloji, Goethe, Bir Dehanın Romanı, Pazartesi Konuşmaları, İçten Dıştan, Türkiye’de Orta Öğretim, Davam, Davalar ve Neticeleri, Hürriyete Doğru, İyi Vatandaş İyi İnsan, Kıbrıs Mektupları, Edebiyat Tarihimizden, İngiltere Mektupları, Türkiye’de Maarif, Hürriyet Gene Hürriyet, Dönen Ses (Şiirler), Sizin İçin (Çocuk Şiirleri), Dinle Benden (Şiir), Allah Bir (Şiirler).

Linkler

  • http://www.meb.gov.tr/meb/hasanali/hayati/halibiyografi.htm
  • http://www.meb.gov.tr/meb/hasanali/anasayfa/index.html
hasan ali yücel sadece bu eserler degil bide neşe adli kıtabı yazarıdır

İlgili konuları ara

Yanıtlar