Hatay Sorunu ve Antlaşması

Hatay'ın Türkiye ya da Suriye sınırları içine alınmasına ilişkin olarak ortaya çıkan sorun ve Türkiye'nin Suriye'nin mandateri olan Fransa ile yaptığı anlaşma (23 Haziran 1939). TBMM, Fransa ile imzaladığı Ankara İtilafnamesinde ulusal sınırlar içinde olmasına karşın Hatay'ı sınırların dışında bırakmayı politik koşullar nedeniyle uygun buldu. Antlaşmada yöre halkının çoğunluğunun Türk olduğu ve kültürel gelişmelerinin engellenmemesi gerekliliği açıkça belirtildi ve

Hatay Sorunu ve Antlaşması

Hatay Sorunu ve Antlaşması

Hatay'ın Türkiye ya da Suriye sınırları içine alınmasına ilişkin olarak ortaya çıkan sorun ve Türkiye'nin Suriye'nin mandateri olan Fransa ile yaptığı anlaşma (23 Haziran 1939). TBMM, Fransa ile imzaladığı Ankara İtilafnamesinde ulusal sınırlar içinde olmasına karşın Hatay'ı sınırların dışında bırakmayı politik koşullar nedeniyle uygun buldu. Antlaşmada yöre halkının çoğunluğunun Türk olduğu ve kültürel gelişmelerinin engellenmemesi gerekliliği açıkça belirtildi ve Türkçe'nin Hatay'da resmi dil olması sağlandı. Bu arada Hatay, San Remo Antlaşması uyarınca Fransız mandası altına alındı (25 Nisan 1920). Böylece Fransa, Hatay'da muhtar bir yönetim kurdu. 9 Eylül 1936'daki antlaşma ile Fransa'nın Suriye'deki mandasının sona ermesi, Hatay sorununu tekrar gündeme getirdi. Antlaşmanın Fransa'nın tüm hak ve görevlerini Suriye'ye devretmesini belirten 3. maddesi, Hatay'ın Suriye sınırları içinde kalmasına ve Türk halkın durumun tehlikeye düşmesine neden oluyordu. Bunun üzerine Türkiye, sorunun Milletler Cemiyeti'nde görüşülmesini istedi. Konuyu gündemine alan Milletler Cemiyeti Fransa'nın izniyle İtalyan, Norveç ve İsviçreli 3 gözlemciyi Hatay'a gönderdi. Sorunun raportörlüğünü ise İsveç temsilcisi Sandler yaptı.

Hazırlanan raporda, İskenderun ve Antakya'nın içişlerinde bağımsız olması dışişlerinin ise bazı koşullara bağlı olarak Suriye tarafından yürütülmesi, bölgenin ayrı bir statü ve anayasa ile yönetilmesi, Suriye ile gümrük birliğinin kurulması, Türkçenin resmi dil olarak kullanılması, zorunlu askerlik kuralının uygulanmaması, bölgenin silahlandırılmaması, toprak bütünlüğünün Fransa ve Türkiye tarafından garanti edilmesi ilkeleri yer alıyordu.

Milletler Cemiyeti bu raporun ardından Hatay'a özel bir yönetim tanıdı (27 Ocak 1937). Ancak raporda yer almadığı halde Türkçe'nin yanı sıra Arapça da resmi dil olarak kabul edildi. Ardından, Türkiye ile Fransa arasında Cenevre'de Hatay'a ulusal bütünlük kazandıran antlaşma imzalandı (29 Mayıs 1937). Aynı gün Milletler Cemiyeti Hatay'ın anayasasını onayladı. Buna göre Hatay'a ilişkin statünün 55, anayasanın 37 maddesi vardı. Statüye göre, anayasa hükümleriyle statü hükümleri arasında aykırılık olması durumunda statü hükümleri uygulanacaktı. Türkiye uygulamaya hemen geçilmesini istediği halde, Fransa'nın kışkırttığı Araplar uygulamalarına karşı çıktılar. Bu nedenle statüde ve anayasada öngörülen seçimler gecikti. Ayrıca Milletler Cemiyeti'nce görevlendirilen komisyonun önerisi, seçim sistemini saptırdığı gerekçesiyle, Türkiye tarafından kabul edilmedi. Seçim sistemi Milletler Cemiyeti'nce değiştirildi. Seçimlerin güvenliğinin sağlanması konusunda Türkiye ile Fransa arasında çıkan uyuşmazlık 3 Temmuz 1938'de askeri bir antlaşma ile sona erdi. Antlaşma uyarıca görevlendirilen 6.000 kişilik güvenlik kuvvetinden 1000'i Hatay'dan, geriye kalanı da eşit güçle Türk ve Fransız kuvvetlerinden sağlanacaktı. Ayrıca taraflar 29 Mayıs 1937 antlaşmasında belirtilen görevleri yerine getirmeyi kabul ettiler.

Yapılan seçimlerden meclisin 40 üyeliğinde 22'sini Türkler kazandı (22 Ağustos 1938). Meclis, 2 Eylül 1938'deki ilk toplantısında, "Hatay devleti"nin kuruluşunu ilan etti ve Tayfur Sökmen devlet başkanı oldu. Hatay sorunu, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının Türkiye tarafından kabul edilmesi üzerine son buldu (23 Haziran 1939). Antlaşma görüşmelerini Türkiye adına Dışişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu ile Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Rena Massigli yönetti. Antlaşma 30 Haziran 1939 tarihli ve 3658 sayılı kanunla kabul edildi. Bu arada Hatay meclisi olağanüstü bir toplantı ile Türkiye'ye bağlanma kararı aldı (29 Haziran 1939). Böylece, Türkiye ile Hatay arasındaki sınırlar kalkacak, Fransız kuvvetleri bölgeden çıkacak, Hatay vatandaşları Türk vatandaşlarının haklarını kazanacaktı. Ayrıca Türkiye kendi sınırları içinde, Fransa Suriye sınırları için komşu devletlerin güvenlik ve rejimlerine yönelmiş hareketleri önlemeyi kabul ediyordu. TBMM 30 Haziran 1939'da yaptığı toplantısında Hatay'ın Türkiye'ye katılışını kabul etti.
antlaşma maddelerini bulamıyorum,mevcut olan birisi varsa bana ulştırırsa müteşekkir kalırım,

Yanıtlar