Hattı hümayun, Osmanlı padişahlarının önemli konularda bizzat yazdıkları ya da notlar düştükleri fermanlara verilen ad.

Hattı hümayun

Hattı hümayun, Osmanlı padişahlarının önemli konularda bizzat yazdıkları ya da notlar düştükleri fermanlara verilen ad.

Osmanlı devlet düzeni içinde en önemli yazılı buyrultular olan hattı hümayunlar, Osmanlı sülalesinin simgesi olan al renkli keseler içinde taşınır, üç kez öpülüp başa götürüldükten sonra açılarak okunurdu.

HATT-I HÜMAYUN

Osmanlılarda, padişahlar tarafından herhangi bir iş için çıkarılan yazılı emir. Hatt-ı Şehriyari ve Hatt-ı şerif de denilirdi. Hat, Arapça yazı demektir. Hatları, padişahlar kendi el yazıları ile yazdıkları gibi, uzun olup da mabeyn katipleri tarafından yazılanlar da vardı. Her ne suretle olursa olsun, padişah namına çıkarılan emirlerde hünkarın imzası bulunurdu. Osmanlı tarihinde, padişahların bu yol ile emir vermeleri usulü, Sultan Üçüncü Murad Han zamanında başladı. Sultan Üçüncü Murad Han devrine kadar (1574-1595), vezir veya kazaskerlerin, padişahların huzuruna kabul olundukları arz günlerinde, sadrazamlar tarafından kendilerine arz edilen meseleler hakkında padişahlar, “olsun” veya “olmasın” diye, şifahen, düşündüklerini söylerler; sadrazamlar bunu kağıtlara işaret ederek gerekeni yaparlardı. Sultan Üçüncü Murad Han, hükümdar olduktan sonra, hatt-ı hümayunu bizzat kendisi yazdı. Osmanlı Sultanları`nın dört çeşit hatt-ı hümayunları olurdu: 1) Enderun-ı Hümayun nakil ve tayinleri ile Enderun`dan dışarı bir hizmet verilme hakkındaki yazılar. 2) Herhangi bir mesele hakkında veziriazamların arzlarına karşı, bizzat padişah tarafından yazılan mütalaa, 3) Herhangi bir mesele hakkında padişahın, veziriazama doğrudan doğruya emir vermesi veya kendisinden bir mütalaa istemesi, 4) Ehemmiyetli bir iş için divan-ı hümayundan çıkmış, tuğralı fermanın üstüne padişah tarafından yazılan hatt-ı hümayun. Bu hatt-ı hümayunlu fermanlar, en geçerli fermanlardı. Kendisine gönderilenler için, en büyük iltifat sayılırdı. Padişahların hatt-ı hümayunları; talik, talik kırması, nesih ve rik`a ile yazıldığı halde,Sultan İkinci Mahmut`dan sonra yalnız rik`a ile yazılmıştır. Osmanlı padişahları arasında, hatt-ı hümayunları, yazı bakımından en güzel olan,Sultan Üçüncü Ahmet`dir.Sultan Üçüncü Mehmed`in talik kırması yazısı, hem güzel, hem işlektir.Sultan Abdülaziz Han`ın ve son padişahların yazıları, umumiyetle işlek ve okunaklıdır. Sultan Beşinci Murad ileSultan Vahideddin`in yazıları, diğerlerinden daha güzeldir. Tanzimat`a kadar, hatt-ı hümayunlar, reisü-l küttaba (baş katibe) teslim edilirdi. Her aya ait olan hatt-ı hümayunlar, bir torbaya konulur ve üzerleri mühürlenirdi. Sonra bunlar muhafaza altına alınır ve saklanırdı. Günümüzde Topkapı Sarayı Arşivi ile Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunmaktadır.

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar