Hut

Diğer anlamları

Hut

1. anlamı i. kulübe; asker barakası. ,kulübe.
2. anlamı kulübe.
3. anlamı şapka.

Hut

Hut İngilizce anlamı ve tanımı

Hut anlamları

  1. (noun) A small house, hivel, or cabin; a mean lodge or dwelling; a slightly built or temporary structure.

Hut tanım:

Kelime: hut
Söyleniş: 'h&t
İşlev: noun
Kökeni: Middle French hutte, of Germanic origin; akin to Old High German hutta hut; probably akin to Old English hyd skin, hide
1 : an often small and temporary dwelling of simple construction : SHACK
2 : a simple shelter from the elements
- hut verb

Hut ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Hovel, Hutch, Shack, Shanty,

Hut

İngilizce Hut kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. cabaña, barraca, bohío, caney, casita rústica, choza, cobertizo, jacal, quilombo

Hut

İngilizce Hut kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. hutte, cabane

Hut

İngilizce Hut kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Hütte, kleines Haus

Hut

İngilizce Hut kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. capanna, baracca; rifugio

Hut

İngilizce Hut kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. cabana, choça; barraca

Hut

f. barakaya yerleştirmek, barındırmak
i. kulübe, kümes, baraka

Hut

Almanca Hut kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. small dwelling, cabin, cottage

Hut

Flemenkçe Hut kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. hut, cottage, cabin

Hut

İngilizce Hut kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. hut, barak

Hut

n. small dwelling, cabin, cottage
n. hat, headcovering shaped from fabric or other material
v. look after, watch after, supervise over, mind, pay attention to, be careful of, tend; guard, preserve, keep

Hut

Flemenkçe Hut kelimesinin Fransızca karşılığı.
1. (algemeen) hutte (f)
2. (nautisch) couchette (f)
3. (barak) cabane (f); hutte (f); baraque (f)

Hut

Almanca Hut kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
hoed

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Hut ilgili konular

  • Hareket

    Alm. Bewegung (f), Aktion (m), Fr. Mouvement; action (m), İng. Motion, Move (ment), act. Konumda meydana gelen değişiklik. Yer değiştirme. Bir ci
  • Alaşım

    ALAŞIM Alm. Legierung (f), Fr. Alliage, İng. Alloy. Bileşik veya çözelti halinde iki yahut daha fazla elementten meydana gelmiş metal niteliğin
  • Vezin

    Tartı manasına gelir. Edebiyatta terim olarak, şiirde sözün önceden tespit edilmiş, belli kalıplar içinde ifade edilmesine denir. Edebiyatım
  • Vezir

    Sadrazam ya da Vezir-i Azam Osmanlı döneminde padişah adına devlet işlerini yöneten en yüksek derecedeki görevliye verilen isimdi.
  • Yalan

    Yalan, herhangi bir kişi, topluluk veya kuruma, yanıltmak amacı güdülerek yapılan rol veya doğru olmayan herhangi bir ifadedir. Daha yalın bir
  • Yavuz Sultan Selim

    Yavuz Sultan Selim Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid'in oğlu olup, annesi Dul
  • Yed-i emin

    Bir malı mülkiyetine geçirmek maksadıyla değil, sahibinin naibi olarak, sahibine iade etmek maksadıyla elinde bulunduran şahıs. Bir malı gasb