Işkence

İşkence Alm. Marter, Folter (f), Fr. Torture, supplice (m), İng. Torture, torment. Bir kimseye maddi ve manevi olarak yapılan aşırı eziyet. İşkence üç değişik gaye ile tatbik edilir: 1) Suçluyu cezalandırmak. 2) Delil araştırmak. 3) Bilgi elde etmek. İşkencenin, bir delilin bulunmasına veya yerleşik düzenin korunmasına yarayacak bilgileri sağlamakta kullanılması konusunda değişik fikirler vardır. Bazı milletler, tarih boyunca tatbik ettikleri işkence

İşkence Alm. Marter, Folter (f), Fr. Torture, supplice (m), İng. Torture, torment. Bir kimseye maddi ve manevi olarak yapılan aşırı eziyet. İşkence üç değişik gaye ile tatbik edilir: 1) Suçluyu cezalandırmak. 2) Delil araştırmak. 3) Bilgi elde etmek.

İşkencenin, bir delilin bulunmasına veya yerleşik düzenin korunmasına yarayacak bilgileri sağlamakta kullanılması konusunda değişik fikirler vardır. Bazı milletler, tarih boyunca tatbik ettikleri işkence usulleri ve ağır işkencelerle nam salmışlardır. Bunlar arasında Çin, Eski Yunan, Roma, Bizans veOrta Avrupa kavimlerine ait işkence adetleri en çok bilinenleridir. Eskiden Yunanlılar, işkencenin insanın vakarına gölge düşürdüğünü ileri sürerek, işkenceyi yalnız kölelere ve yabancılara uygularlardı. Roma’da ise işkencenin sınırı biraz daha genişletilerek, kölelerin, yabancıların yanısıra sanıklara, şahitlere ve hatta şüphelilere de uygulanmaya başlandı. Ortaçağda işkence, Avrupa’da gündelik hayatta sık sık görülen bir cezaydı. Roma veİspanya’da Ünlü engizisyon usulü işkence, uzun zaman devam etti. Kilise, işkenceye karşı görünmesine rağmen ortaçağda yapılan pekçok işkencede mühim rol oynadı veya işkence olaylarına göz yumdu.

On üçüncü yüzyılda Roma Hukukunun yenilenmesiyle, ceza uygulanmasında işkence usulleri tekrar ortaya çıktı. Batı Avrupa ülkelerinde engizisyon usulü işkence, acımasızca uygulandı. İtirafın ispat edici gücüne öylesine inanılıyordu ki, itiraf edilmiş olayın tersi gerçeğe daha yakın olsa bile hakim tarafından dikkate alınmazdı.

Avrupa ülkelerinde işkence acımasız bir şekilde yapılırken, İslam ülkelerinde bunun tam tersine, insanlar arasında sınıf farkı gözetmeksizin herkese adaletle hükmediliyordu. İslamiyette asıl olan kişinin suçsuzluğu idi. Bir kişinin suç işlediğini iddia eden, ispat etmek mecburiyetinde idi. Mecelle’de “Beraet-i zimmet asıldır.” kaidesi bu gerçeği ifade etmektedir. Ayrıca ceza davalarının görüldüğü bir mahkemede, hükümdar ile herhangi bir kimse arasında hiçbir fark yoktu. Kanun önünde herkes eşitti. Yerli, yabancı, köle olan kimselere işkence yapılmazdı.

Zamanımızda artık bu tür işkence usulleri kalkmıştır. Ancak bazı ülkelerde uyuşturucu rol oynayan bazı tıbbi usullere ve ilaçlara başvurularak sorguya çekip itiraf ettirme şekli de işkence sayılmaktadır. Bu metod Özellikle demirperde ülkelerinde sistemli bir şekilde halen uygulanmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti anayasasına göre, kişi dokunulmazlığının tabii bir sonucu olarak kimseye işkence ve eziyet yapılamaz. Kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. (Anayasa; mad. 17)

Diğer anlamları

işkence

Türkçe işkence kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. torture, torment, cruelty, corporal punishment, gaff, grueling, gruelling, persecution

işkence

bir canlıya maddi ya da manevi olarak yapılan aşırı eziyet; vidalı bir tür sıkıştırma aracı. düşüncelerini öğrenmek amacıyla bilinçli olarak yapılan acı verici, onur kırıcı uygulama. aşırı gerginlik sıkıntılı durum, azap.

işkence

Türkçe işkence kelimesinin Fransızca karşılığı.
torture [la], tourment [le], gêne [la], supplice [le]

işkence

Türkçe işkence kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Folter, Folterung, Peinigung, Tortur, Marter, Zwinge

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Işkence ilgili konular

  • Blasted

    ''Blasted'', İngiliz oyun yazarı Sarah Kane'nin ilk oyunu. Oyun ilk defa 1995'te Londra'daki Royal Court Theatre Upstairs'de sahnelendi ve o dönemd
  • Sa

    Naziler'in şiddet eylemleri, bu amaçla özel olarak oluşturulan örgütler tarafından yürütülmüştür. Bunlardan ilki olan "SA", (Sturmableitu
  • Ebu cehl

    Ebu Cehl Peygamber efendimiz zamanında İslamın en büyük düşmanı. Asıl adı Amr bin Hişam olup, Ebu Hakem ve İbn-i Hanzala künyeleriyle bil
  • Ebu hanife

    Ebu Hanife (asıl adı Sabit bin Numandır), 699 yılında Kufe’de doğup, 767'de Bağdat'ta öldürüldü. Müslümanlar tarafından ehl-i sünnet
  • Haccac

    Haccac Emevi devletinin ünlü komutanı. Hicretin 41. yılında (M. 661) Taif’te doğdu. Gençliğinin ilk yıllarına dair bilgi çok azdır. Merv
  • Kasa

    Kasa Para ve değerli eşyaların hırsızlardan başka yangın ve sel gibi tabii felaketlerden korunması için yapılan çelik dolap. Eskiden kas
  • Linç

    Linç uçlunun, hadisenin tesiriyle galeyana gelen halk tarafından, muhakeme edilmesine fırsat verilmeden öldürülmesi. Suçüstü yakalanmış su
  • Oruç

    Oruç genel anlamda Tanrıya ibadet amacıyla yeme içme gibi birçok şeyden belli bir süreliğine kendini alıkoyma.
  • Talha bin ubeydullah

    İslam`ı ilk kabul edenlerdendir. Rivayet edildiğine göre, ticaret için gittiği Şam`ın Busra kasabasında karşılaştığı bir rahipten, Mekk
  • Budizm

    Budizm Alm. Buddismus (m.), Fr. Bouddisme (m.), İng. Buddism. Buda’nın felsefî düşüncelerini kabul edip yolunda yürüme. Brahma inanışını
Işkence
işkence