İşrakilik

İşrakîlik, kelime anlamı olarak ışığın çılması ya da güneşin doğması anlamındaki işrak kelimesinden gelmektedir: Hakikatin direk olarak ortaya çıkması, açılması anlamındadır. Hem felsefi hem de mistik boyutları olan bir akım olarak varlığını sürdürmüştür.

İşrakilik, kelime anlamı olarak ışığın çılması ya da güneşin doğması anlamındaki işrak kelimesinden gelmektedir: Hakikatin direk olarak ortaya çıkması, açılması anlamındadır. Hem felsefi hem de mistik boyutları olan bir akım olarak varlığını sürdürmüştür.

Tarihçe

Miladi 12. yüzyılda öldürülmüş olduğu ve sözkonusu akım daha sonra ardılları tarafından kurulduğu için okulun öncüsü Maktül Şahabeddin Sühreverdi kabul edilir. İşraki felsefe, İslam felsefesi içinde büyük akımlardan biridir ve yaygınlığı ya da kabul edilirliği diğerleri kadar olmasa da, en özgün felsefi akımlardan biri sayılır.

Kendisini çekemeyen çevrelerin jurnalleriyle yönetim tarafından tehlike görüldüğü için idam edilerek öldürülen ve bu sebeple Sühreverdilik tarikatının kurucusu diğer Sühreverdi'den ayırt edilmek için adının arkasına Maktül ibaresi konulan Şihabüddin Sühreverdi çok genç yaşta felsefe ile ilgilenmiş, Aristo'nun ve Meşşailerin ve Sufi büyüklerin eserlerini tetkik etmiş ve akıl yoluyla sezgi yolunu bir araya getirerek uyumlu bir birlik oluşturmaya çalıştığı gnostik İşrakilik akımının temellerini atmıştır. Ne yazık ki pek çok eseri günümüze gelememiş ancak İran, Türkiye ve Hindistan kütüphanelerinde bazı eserleri kalabilmiştir. Bu eserlerin en önemlilerinden ve İşrakiliğin temel kitaplarından biri onun Hikmet'ül İşrak adlı eseridir.

Felsefi çizgiler

Bu akımın tarihçesi ve felsefi çerçevesi hakkında temel bilgi, önemli bir İşraki düşünürü olan (hatta Sehrüverdi'nin ögrencisi olarak İşrakiliği resmi anlamda kuran odur) Şehrizori tarafından yazılan eserlden gelmiştir; özellikle Nüzhet ül-Ervah adlı eserinden. Öğretileriyle geleneksel ve klasik islam felsefesinden sürekli dışlanmış, özellikle kelamcıların saldırılarına maruz kalmış ve bir çok kez iktidarın takibatına uğramıştır. yayılmamasında bu tür yönelimlerin olumsuz etkisi sözkonusudur. Özellikle Sünniliğin güçlü olduğu yerlerde sürekli baskılara maruz kaldıkları için işraki filozoflar gelişme gösteremişlerdir. İran'da varlığını sürdürebilmiştir, yaygın ve etkili olmasa da felsefi yönden güçlü yanlarıyla ve mistisizmle olan etkileşimiyle (Bruno'nun ki gibi bir sonsuzluk fikrini savundukları ileri sürülmektedir) günümüze kadar gelen bir süreklilikleri sözkonusudur.

İşrak güneşin doğuşu, aydınlanma anlamına gelen ve bilginin insanın sezgisel manada keşfettiği bir şey olduğunu ima eden teosofik, gnostik bir terimdir. İslam felsefesinin Meşşai okulu ile ilişkili de olsa İşrakilikte Meşşai okulununun kullandığı kıyas metodunun yanısıra ondan farklı ve daha üst düzeyde bilgiye ulaşabilmekte kullandığı entelektüel sezgi ve aydınlanma üzerinde duruşuyla ayrılır. Keşif, ilham ve sezgi bu felsefi akımın temel unsurlarıdır. Mantık ve akılsalık ilkeleri üzerine kurulu meşşailiğe karşı gelmiştir; hem Platonculuk, hem de tasavvuf ve mazdeizm İşrakiliğin kaynakları arasında yer alır. Tasavvuf felsefesinin pek çok bölümü bu felsefe akımına dahil edilmiştir, ancak bu iki yönelim arasında tam bir örtüşme olduğu söylenemez.

Kaynaklar

* Vikipedi

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.