İlhanlılar

İlhanlılar yada İlhanlılar Devleti, Cengiz Han'in (Çingiz Han)torunu Hülagû Han tarafından, merkez Tebriz olmak üzere İran'da kuruldu (1256). "İlhanlı" ismi; "Büyük Kağanlı" anlamına gelmektedir. Çünkü İlhanlılar'ın kendi bayrakları ve paraları olsa da, bir çeşit eyalet sistemiyle yönetilmekteydiler ve Moğollar'ın Büyük Kağan'ına bağlıydılar. İlhanlı kelimesinin tartışılan bir başka anlamı ise; İl-eyalet hanı olabileceğidir. Son derece büyük ve hızlı hareket eden bir orduları vardı...

İlhanlılar hakkında detaylı bilgi

İlhanlılar yada İlhanlılar Devleti, Cengiz Han'in (Çingiz Han)torunu Hülagu Han tarafından, merkez Tebriz olmak üzere İran'da kuruldu (1256). "İlhanlı" ismi; "Büyük Kağanlı" anlamına gelmektedir. Çünkü İlhanlılar'ın kendi bayrakları ve paraları olsa da, bir çeşit eyalet sistemiyle yönetilmekteydiler ve Moğollar'ın Büyük Kağan'ına bağlıydılar. İlhanlı kelimesinin tartışılan bir başka anlamı ise; İl-eyalet hanı olabileceğidir. Son derece büyük ve hızlı hareket eden bir orduları vardı. Sibirya hariç tüm Asya'ya hakim oldular.

Azerbaycan'ı ele geçiren Hülagu Han, 1258'de Bağdat'ı alarak Abbasi Devleti'ne son verdi. Anadolu Selçuklu Devleti'ni egemenliği altına aldı. Moğollar, Anadolu'nun bilim, kültür ve ticaret merkezleri olan kentlerini yakıp yaktılar ve yağmaladılar. Bu dönemde Anadolu'da ticaret geriledi. Türkler, Doğu ve Orta Anadolu'dan batı bölgelerine doğru göç etmek zorunda kaldılar. Moğollar, Türkiye Selçuluları Devleti'nin yıkılmasında önemli rol oynadılar.

İlhanlılar, Suriye ve Filistin'i işgalden sonra Mısır'a doğru ilerlemeye başladılar. Ancak Memlükler, Ayn-ı Calut Savaşı'nda İlhanlıları yenilgiye uğratarak Filistin ve Suriye'den çıkardılar (1260). Memluk Sultanı Baybars, İlhanlıları iinci kez Elbistan'da yenilgiye uğrattı (1277). Memlukler tarafından uğratıldıkları yenilgiler dışında savaş kaybetmediler.

İlhanlılar, Gazan Mahmud Han (1295-1304) zamanında Müslümanlığı kabul ettiler. Bundan önce Budizm'i benimsemişlerdi ve Müslümanlar'a karşı Hıristiyanlarla ittifak kurmak istiyorlardı. İslamiyetin yanı sıra Türk kültürünün de yaygınlaşması, devletin Türk özelli kazanmasına neden oldu. 14. yüzyılın başlarında çıkan iç karışıklıklar sonucu İlhanlılar parçalandı (1336). İlhanlı topraklarının büyük bir bölümü üzerinde, Celayirliler Devleti kuruldu.

İlhanlılar

Toluy'un oğlu Mengü "büyük kağan" sıfatıyla, kardeşi Hülagü'yü batıda yeni fethedilecek bölgelerin, Kösedağ savaşıyla tabi durumuna düşmüş Anadolu'nun ve İran'ın idaresiyle görevlendirmişti (1253). Böylece İlhanlı Devleti'nin temeli atılmış oluyordu. 1256'da Amu Derya'yı geçerek İran'a giren Hülagü, hiç bir direnişle karşılaşmamış sadece kendisine karşı koyan İsmaili (Batıni) lideri Rükneddin'i ünlü Alamut kalesinde ele geçirerek bütün taraftarlarını ortadan kaldırıp, İran'ın zaptını tamamlamıştır. Sonra, Bağdat'ı ele geçiren Hülagu, Halife Müstasım ve aile fertlerini öldürmüş (1258). Halife ailesinden kaçabilenlere sahip çıkan Memluk Sultanı Baybars bunlardan birini halife ilan ederek halifeliği Mısır'a taşımıştır. İlhanlılar'a karşı Memluk, Altınordu ve Anadolu Selçukluları arasında bir ittifak oluşturulmaya çalışılmışsa da İlhanlıların Suriye, İran ve Anadolu'ya hakimiyeti önlenememiştir. İlhanlı hükümdarı Ahmet Teküdar (1282-1284), İslamiyet'i kabul etmiş, Gazan Han zamanında (1295-1304) ise İlhanlıların tamamı artık Müslüman olmuştur. Gazan Han ile birlikte Türk ve İslam karakteri İlhanlılarda bariz bir hale gelmiştir. Ancak Ebu Said Bahadır Han (1316-1335) dönemindeki iç çekişmeler devleti yıpratmış ve ülkenin idaresi zamanla Azerbaycan'da Emir Çoban Oğulları ve Bağdat'ta Şeyh Hasan olmak üzere başlıca iki ailenin eline geçmiştir. Bu arada bir Uygur Türk'ü olan Eretna Bey Doğu Anadolu'da hakimiyeti ele geçirerek, hükümdarlığını ilan etmiştir (1343).

Kağan Mengü 1253'te, kardeşi Hülagu kumandasında büyük bir orduyu İran'a göndermişti. Hülagu, 1256'da Amu Derya'yı geçti ve hakimiyetini kabul ettirmek üzere, İran ve Kafkasya'daki küçük yerli beyleri kabul etti. Bu sonuncular arasında, vaktiyle büyük kuvvet ve nüfuza malik olan İsmaililer'in reisi Rüknettin de vardı. Rüknettin tabiler arasında kabul edilmediği için, Alamut kalesine kaçarak, muhalefet göstermek istemişse de muvaffak olamamış ve kısa bir zamanda gerek kendi ve gerek İran'daki bütün taraftarları ortadan kaldırılmıştır.

Hülagu, bülük kağanın vassali sıfatiyle, burada büyük bir devlet kurmayı tasarlamıştı. İran'ın zaptı tamamlandıktan sonra 1258 başlarında Bağdat'ı ele geçirdi. Hülagu'yu tanımakta gecikmiş olduğu gibi, ona karşı koymak için bir kuvvete de sahip bulunmayan halife Müstasım, aile efradı ile öldürülmüştür. Halife ailesinden ancak bazı kimseler Mısır'a kaçarak ölümden kurtulabilmişlerdir. Bunlardan iki kişi 1260 ve 1261'de, Sultan Baybars tarafından arka arkaya halife ilan edilmiş ve bu aile, Mısır'ın Osmanlılar tarafından zaptına kadar, burada sözde halifelik etmiştir.

Bağdat'ın zaptından sonra, Suriye Beylikleri de Hülagu himayesine girmişler; Mısır'daki Türk kuvvetleri ise, Hülagu'nun, tabi olmaları hakkındaki talebine, Filistin'e hücum ile cevap vererek, 1260'ta Nabulus yanında, Ayni Calut'ta Hülagu'nun ordusunu büyük bir hezimete uğratmışlardır. Hüagu'nun halefleri, Türkistan ve Altın Ordu ile de mücadelelerde bulundukları gibi, Mısır Türk devletine karşı Avrupa devletleriyle de birleşmeğe çalışmışlardır.

İslamiyeti kabul eden Ahmed (1282-1284) zamanında, İlhanlılar'ın asıl kuvvetleri arasında da İslamiyet yayılmağa başlamış ve müslümanların yardımı ile tahta geçen ve İslamiyeti kabul ederek Mehmet ismini alan Gazan Han (1295-1304) zamanında, İlhanlılar'ın geri kalan kısmı da müslüman olmuştur. İlhanlılar teşkilatı uzun sürmemiş, Ebu Said Bahadır Han (1316-1335) devrinden itibaren başlayan ihtiras kavgaları, onun ölümünden sonra daha çok büyüyerek, devletin temelini sarsmıştır. Memleketteki kuvvet, Azerbaycan'da Emir Çoban Oğulları ve Bağdat'ta kurucusu Şeyh Hasan olmak üzere başlıca iki ailenin eline geçmiştir. Merkezin zayıflaması, eskiden mevcud bir çok yerli beylerin istiklallerini kazanmalarına yol açmıştır.
İlgili Konu Başlıkları Tümü

İlhanlılar Devrinde Aleviler

İlhanlılar devrinde Alevîler Moğolların en güçlü devirlerinde Kara-Kurum saraylarında itibar sahibi olan Budist ve Hristiyan din adamlarıyla karşı karşıya gelen İslâmiyet mensupları çok büyük tehlikelere maruz kalmışlardı. İlhanlılar’ın henüz kudret sahibi olmadıkları ...

Emir

Emir, Müslüman Ortadoğu ülkelerinde bey, askeri komutan, vali ya da yüksek rütbeli subay. Zaman zaman askeri önderler için kullanılan emirü'l-müminin unvanını, büyük olasılıkla Kuran'daki Allah'a, peygambere ve aranızda komuta yetkisiyle donatılanlarla (ulu'l-emr) itaat et ...

Ani

Ani Kars` ın Arpaçay ilçesinde, Arpaçay Nehri boyunda bulunan ören yeri. 961-1045 yılları arasında Bagratlı hanedanından Ermeni hükümdarlarının başkenti olmuştur. 11. ila 12. yüzyıla ait önemli Selçuklu mimari eserlerini barındırır.

Ferman

Ferman Alm. Ferman (m), Fr. Firman (m), İng. Firman. Padişahların herhangi bir iş hakkında tuğra veya nişanını taşıyan yazılı emri. Ferman; Farsça bir kelimedir. Emir, irade ve buyruk demektir. Ferman kelimesi, İlhanlılar tarafından,İslamiyeti kabul etmelerinden sonra ...

Tahrir

Tahrir Osmanlı Devletinde toprağın mülkiyet ve tasarruf hukukunun, reayanın yükümlülüklerinin ve vergi cins ve miktarlarının belli usul ve kaidelere göre tesbit ve kaydedilmesi. Arazi tahrirleri Osmanlılardan evvelki Türk-İslam devletlerinde de yapılmıştır. Araplar Mısır'da ...

Sivas

Sivas Kurtuluş Savaşının temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya'dan sonra ikinci sırada yer alan bir il. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç Anadolu Bölgesi'nin yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ...

Ankara

Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkenti, dünyanın 40. büyük şehri. Nüfusu 2007 nüfus sayımına göre 4.466.756 kişidir. Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alan Ankara ilinin merkez kenti'dir. Rakımı ortalama 890 metredir.

Ardahan

Ardahan Doğu Anadolu'da yer alan bir ilimiz. Kars iline bağlı ilçeyken 1992 senesinde il merkezi oldu. Artvin, Erzurum illeri ve Gürcistan sınırıyla çevrilidir. Trafik numarası 75'tir.

Erzurum

Erzurum Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir serhat şehridir. Kış turizmi ve üniversiteler arası kış oyunlarının adresi olup aynı zamanda 2011 universiad dünya kış olimpiyatlarına hazırlanmaktadır. Plakası 25 olan Erzurum ili sınırları içerisinde 2007 nüfus ...

Naip

Naip (dişil Naibe), hükümdar adına (hükümdarın yokluğu, yetersizliği, çocukluğu süresince) devleti yöneten kimse. Ayrıca İslam devletlerinde ve Osmanlılarda hükümdar, yönetici ve yargıç gibi kimselerin yerine bakan kimse anlamına gelir.

UÇ BEYLİĞİ

Uç Beyliği Anadolu'da kurulan Türk devletlerinin sınırlarını muhafaza ve yapacakları akınlarla diğer devletleri yıpratma vazifesi gören yarı bağımsız beylikler. Bu aşiretlerin reisine de Uç Beyi denir. Anadolu'da ilk Uç Beyliği, Büyük Selçuklular tarafından 1071 Malazgirt ...

Safranbolu

Safranbolu, Karabük ilinin en büyük ve gelişmiş ilçesidir. Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtan tarihi evleri ile ünlü olan şehir bu özelliği sayesinde 17 Aralık 1994 tarihinden beri Dünya Miras Listesi'nde yer almakta ve turistik ilgi çekmektedir.[3] İsmini, bölgede yetişen ...

Elbeyli

Elbeyli 1040-1157 tarihleri arasında Büyük Selçuklu İmparatorluğu sınırları içerisindeyken, sırasıyla; İlhanlılar ve Dulkadıroğulları eğemenliğine geçmiş olup, Yavuz Sultan Selim döneminde 1517 Mercidabık Zaferi ile Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine geçmiştir. ...