İsim çekim ekleri

İsim çekimi ekleri, isimleri fiillere veya isimleri isimlere bağlamak suretiyle kelimeler arasında geçici ilgiler kuran eklerdir. İsimler ve isim soyundan

Bu makalenin ilgili olduğu konu başlıkları: çekim eki, fiil çekim ekleri, türkçe, edebiyat
İsim çekimi ekleri, isimleri fiillere veya isimleri isimlere bağlamak suretiyle kelimeler arasında geçici ilgiler kuran eklerdir. İsimler ve isim soyundan kelimelerin çekiminde işlek olarak kullanılır. Çokluk eki, soru eki, iyelik ekleri ve hal ekleri olmak üzere dört gruptur.

1. Çokluk eki - Çoğuk eki (-lar, -ler)

Çokluk eki kelimeler arasında bir ilgi kurmaz. İsmin karşıladığı nesnenin ya da kavramın sayısının birden fazla olduğunu gösterir: ağaç-lar, çocuk-lar, soru-lar, sokak-lar, düşünce-ler, gelen-ler, güzel-ler, öğrenci-ler vb. Özbekler, Türkler, Ruslar; Konyalılar, köylüler gibi boy, millet ve yer adlarından sonra gelen -lar, -ler eki topluluk ve genelleme kavramı verir. Kişi adlarından ve akrabalık bildiren isimlerden sonra getirilen -lar, -ler eki, -gil eki görevinde topluluk ve aile kavramı verir; Bahadırlar, Betüller, Yiğitler; annemler, dayımlar, teyzemler. Tanınmış kişilerin adlarından sonra kullanılan çokluk eki, çokluk kavramıyla birlikte saygı ve benzerlik anlamı da verir; *Fatihler, Mustafa Kemaller, Mimar Sinanlar, Tarık Buğralar. Çokluk ekiyle kurulan ikilemeler de vardır; *dağlar taşlar, eller ellerde, güzeller güzeli, yıllar yılı. Teklik olarak kullanılması gereken kelimeler, bazı deyimlerde çokluk ekiyle kullanıldığında abartma anlamı verir; Dünyalar kadar iş var. Sıcaklar bastırdı. Havalar birdenbire değişti. Ateşler içinde kıvranıyordu.

Uyarı

Fiil çekiminde kip eklerinden sonra gelen -lar, -ler eki ise, eylemin kişisini gösteren, fiil çekimi ekidir. (çokluk 3. kişi eki). Çokluk anlamıyla fiil çekimlerinin hepsinde kullanılır; *gelmeliler, sormuyorlar mı, bildiler, dinleyecekler mi, görmüşlerdi.

2. Soru eki

Soru eki olan mı, mi, mu, mü isim çekimi eklerinden sonra gelir ve isimleri soru şekline dönüştürür. Edat kaynaklı olan bu ek ünlü uyumlarına uyar ve ister soru anlamı katsın ister katmasın her zaman ayrı yazılır; *Anneniz mi? Bizden mi? Çalışkan mı? Eve mi? Doğru mu? Kitaplarında mı? Türk mü?; Geldi mi gelmedi mi bilmem. Filme daldı mı her şeyi unutur. Soru eki, zaman zaman soru anlamı dışında anlamlar da katar. Böyle anlatımlarda soru işareti kullanılmaz. *İş bitti mi giderim. (zaman) - Tatlı mı tatlı. (pekiştirme, abartma) * Param oldu mu araba alacağım. (şart) *Sen de mi Brütüs?! (soruyla birlikte şaşkınlık)

3. İyelik ekleri

İyelik (sahiplik) ekleri, isimlerin karşıladığı nesnelerin bir kişiye veya nesneye ait olduğunu gösteren eklerdir. İsimden sonra gelen iyelik eki, o ismin veya nesnenin sahibinin kim ya da ne olduğunu gösterir. "(benim)" öğrencim örneğinde özel bir anlam vurgulanmak istenmiyorsa benim sözünü kullanmaya gerek yoktur. Çünkü öğrencim kelimesinin sonun­daki teklik 1. kişi iyelik eki (-m), öğrencinin kimin öğrencisi olduğunu belirtmektedir. Teklik 3. kişi iyelik eki, tabloda da görüldüğü gibi ünsüzle biten keli­melerde –ı (-i, -u, -ü); ünlüyle biten kelimelerde -sı -si, -su, -sü şeklindedir. Su (sub >suv > su) ve ne kelimelerinin iyelik çekimi biraz farklıdır;
su-y-u-m ne-y-i-m
su-y-u-nne-y-i-n
su-y-u ne-y-i
su-y-u-muzne-y-i-miz
su-y-u-nuz ne-y-i-niz
su-larıne-leri
Bu kelimelerde iyelik eklerinden önce araya "y" koruyucu ünsüzü girer. "Ne" kelimesinin ne-m, ne-n, ne-si, ne-miz, ne-niz, ne-leri şeklinde çekimi de vardır. Teklik ve çokluk üçüncü kişilerde iyelik eki, hem kişileri hem de isimleri göstererek isim tamlaması adını verdiğimiz kelime grubunu kurar; * dönem-in orta-sı, öğrenci-nin çalışkan-ı, o-nun araba-sı, gül-ün koku-su; seçmenler-in istek-leri, kitaplar-ın sayfa-ları, işçi-nin dilek-leri, arabalar-ın reng-i. Üçüncü kişi iyelik eklerinden sonra, isim hal eklerinden biri gelirse, araya n koruyucu ünsüzü girer. Hal ekinden önce "n" koruyucu ünsüzü varsa önceki ekin iyelik eki olabileceği unutulmamalıdır; * araba-sı-n-ı, ev-leri-n-de, köy-ü-n-ü, sevgili-si-nin.

4. Aitlik eki (sahiplik) (-ki)

Ünlü uyumlarına uymayan ve çoğu zaman bulunma hali ve ilgi hali ekiyle kalıplaşan bu ek, isim soylu kelimelere gelerek iyelik, aitlik kavramı verir. Çekim eklerinden sonra geldiği; iyelik ekleri gibi n koruyucu ünsüzünü aldığı ve aitlik gibi ikinci bir iyelik işlevini yerine getirdiği için bu ek, ikinci bir iyelik eki olarak kabul edilebilir: akşamki, bugünkü, deminki, önceki, öteki, şimdiki, yukarıki; benimki, onunki, seninki, şunlarınki; bahçedeki (ağaç), dışarıdaki (hava), bendeki (talih), sendeki (kitap) gibi.

5. Hal ekleri

Cümlede isimleri isimlere, fiillere bazen de edatlara bağlayarak isimlerin diğer kelimelerle ilgisini kurmaya yarayan asıl çekim ekleridir. İsimler, bu eklerle başka kelime veya kelime gruplarıyla ilgiye girerler. Bu ilgiden ismin yalın olarak veya ek alarak bulunduğu durum ortaya çıkar. Buna ismin halleri veya ad durumları denir. İsimlerin diğer kelimelerle kurdukları ilgilere göre halleri şunlardır:

- Yalın hal

İsim ve isim görevindeki kelimelerin taşıdıkları kavramları gösteren, ø ekli bir çekim biçimidir. İsimlerin teklik, çokluk, iyelik ve soru biçimleri yalın haldir: ağaç, köylü, bitkiler, sevgimiz, bilgisayar mı? gibi. Yalın haldeki isimler, yüklemi (ya da eylemi) yapan veya olan unsur olarak cümlede özne görevinde bulunurlar: Kitaplarım Mustafa’da kaldı. İğde kokusu odayı doldurdu. Kedi saatlerce miyavladı. Yalın haldeki isimler bundan başka çekim edatlarıyla kurulan edat gruplarında isim unsuru olurlar: dev gibi, dünya kadar, hatır için, pekmez ile.

- Belirtme hali

İsimlere ve isim soylu kelimelere getirilen belirtme hali eki, isimleri geçişli fiillere bağlayarak onların taşıdığı kavramı belirtir. Belirtme hali eki, ünlü uyumuna göre -ı, -i, -u, -ü’dür. Ünlüyle biten isimlerde araya -y- koruyucu ünsüzü girer; * bal-ı, dil-i, soy-u, gün-ü; saygı-y-ı, bilgi-y-i, soru-y-u, görgü-y-ü. Bu, şu, o zamirlerinin belirtme haliyle çekimi; bu-nu, şu-nu, o-nu biçimindedir. Bu eki alan isimler, cümlede kimi, neyi sorularına cevap olarak nesne görevinde bulundukları için bu hale, nesne hali de denmektedir. Ev-i (temizledi), pencere-y-i (açıyor), konu-y-u (bitirdi), Ayşe-y-i (arıyor) örneklerine dikkat edilirse eylemin bir nesne üzerinde gerçekleştiği görülür. Belirtme hali ekiyle kurulmuş ikilemeler ve deyimler de vardır; * çoluğu çocuğu geçindirmek, evi barkı satmak, elini eteğini çekmek, huyunu suyunu bilmek, tası tarağı toplamak. Belirtme halinin kimi, neyi, nereyi sorularına cevap olduğu unutulmazsa bu ek ünsüzle biten isimlerde, 3. kişi iyelik ekleriyle karıştırılmaz; * Türk Yıldızları geçiyor. (iyelik eki) Yıldızları seyrediyor. (belirtme hali eki)

- Yaklaşma hali

Yaklaşma halinin eki -a, -e’dir. Ünlüyle biten isimlerde araya -y- koru­yucu ünsüzü girer; * boğaz-a, sağ-a, siz-e, şeker-e; Ankara-y-a, tahta-y-a, Bilge-y-e, gölge-y-e, türkü-y-e. 3. teklik veya çokluk kişi iyelik eklerinden sonra yaklaşma hali eki gelirse diğer hal eklerinde olduğu gibi araya -n- koruyucu ünsüzü girer: kapının kolu-n-a, kendisi-n-e, babası-n-a. Eylemin yönünü gösteren ve yaklaşma ifade eden bu hal eki, isimleri fiillere, bazen de edatlara bağlar; *Deftere baktı. Yaz tahtaya bir daha. Bize güveniyor, öğretmene göre, her şeye rağmen, sınava kadar. Bu örneklerde olduğu gibi edatlarla birlikte yaklaşmayı, yönelmeyi kuvvetlendirerek fiile bağlama görevini üstlenirler. Kişi ve işaret zamirlerine yaklaşma eki geldiği zaman kök ünlüsü bazen değişir; * bana, sana, ona, bize, size, onlara; buna, şuna, ona, bunlara, şunlara, onlara. Yükleme veya eyleme sorulan kime, nereye, neye sorularına cevap olan yaklaşma halindeki kelime veya kelime grubu cümlede dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) olur; *- Kime söylüyorsunuz? *− Gülşen’e söylüyorum. *- Kalemi nereye bıraktın? *− Masanın üstüne bıraktım.

- Bulunma hali

İsmin, kendisinde bulunma ifade eden eylemlerle ilgisini gösteren hali­dir. İsimlere getirilen -da,- de; -ta, -te ekiyle yapılır. Herhangi bir yerin, nesne­nin, kavramın veya kişinin yanında, yakınında, altında, üstünde, sağında, solunda, içinde,... bulunma, kalma bildirir; * dağ-da, internet sayfası-n-da, Konya’da, sonbahar-da, televizyon-da, bahçe-de, gazete-de, güneş-te, köy-de, kendisi-n-de, siz-de, Yasemin’de, sınıf-ta, mayıs-ta, beş-te, gençlik-te Yükleme veya eyleme sorulan kimde, nerede sorularına cevap olan bulunma halindeki kelime veya kelime grubu cümlede yer tamlayıcısı olur; *- Kimde para var? *− Bayındır’da para var. *- Nerede okuyorsunuz? *− Selçuk Üniversitesi-n-de okuyorum. Bulunma hali eki, zaman anlamı taşıyan isimlere gelince o zamanın içinde bulunma anlamını verir. Böyle olunca bulunma halindeki isim, cümlede yer tamlayıcısı değil zaman bildiren zarf tümleci olur; *Dersler, saat 08.30’da başlıyor. *Üniversiteyi 23 yaşında bitirdi. *Bugüne kadar haziranda kar yağdığını görmemiştim. "Suyu bir nefeste içti., Bir görüşte aşık olmuş., Ne mal olduğunu bir bakışta anlar." gibi örneklerde de bulunma halindeki isim, zarf tümleci görevindedir. Bulunma hali eki eldeci, geçende, gözde, gündelik, ondalık, sözde, yerinde, yüzdelik gibi kelimelerde kalıplaşmış olarak yapım eki işlevindedir. Bu hal ekiyle kurulmuş tamlamalar, bulunma grupları, ikilemeler ve deyimler de vardır: minare boyunda kavak, ceviz iriliğinde dolu, manda kuvvetinde pehlivan, bilek kalınlığında su; geçmişte bugün, yükte hafif, pahada ağır, işinde uzman, beşte bir; * ayda yılda, elde avuçta, kıyıda köşede, sağda solda; burnu havada olmak, gözü dışarıda olmak, eli işte gözü oynaşta olmak, kız beşikte çeyiz sandıkta, teşbihte hata olmasın.

- Ayrılma hali

İsimlere getirilen –dan, -den; -tan, -ten ekiyle yapılan bu hal, ismin kendisinden ayrılma, çıkma, geçiş, uzaklaşma,... ifade eden fiillerle ilgisini gösterir; * ev-den (geliyorum), kimya bölümü-n-den (mezun oldu), tren Konya’dan (geçiyor), balkon-dan (düştü). Yükleme veya eyleme sorulan kimden, nereden (neden) sorularına cevap olan ayrılma halindeki kelime veya kelime grubu cümlede yer tamlayıcısı olur: *- Kimden öğrendin? *− Serpil’den öğrendim. *- Nereden geliyorsun? *− Evden geliyorum. Ayrılma halindeki kelimeler, yüklemi veya eylemi her zaman buradaki işleviyle tamamlamadıkları için cümlede her zaman yer tamlayıcısı olmazlar. -dan, -den; -tan, -ten ekini alan isim aşağıdaki işlevlerde de kullanılabilir. *Dolayısıyla, sebebinden, yüzünden anlamında zarflar yapar; * Soğuktan dışarıya çıkamadık. (Soğuk sebebiyle, soğuk yüzünden) * Yorgunluktan bayıldı. * Sevinçten yerinde duramıyor. * Zaman anlamı taşıyan zarflar yapar; * Akşamdan uyumuş. Aniden düşmüş. Dünden belliydi. *Sıfat görevli kelimeler yapar; *sıradan adam, sudan bahane, uzaktan akraba, tülden gelinlik; toptan satış, gümüşten kolye İkilemeler kurduğu gibi bazı deyimlerde de kullanılır; * Aydan aya, daldan dala, havadan sudan, sazdan samandan, sağdan soldan, dereden tepeden; sonradan görme, elden çıkarmak Birazdan, candan, neden, yüzden, toptan, hiçten, içten gibi kelimelerde kalıplaşmıştır.

İlgi hali

Bir ismin başka bir isimle (bazen edatla ve fiille) ilgisini gösteren halidir. İlgi hali -ın -in, -un, -ün ekiyle yapılır. Ünlüyle biten isimlerden sonra -su ve ne (su-y-un, ne-y-in) kelimeleri dışında- ünlü uyumuna göre -nın, -nin, -nun, -nün eki gelir; * duvar-ın, bilim-in, son-un, gün-ün; Konya-nın, çizgi-nin, kamu-nun, örgü-nün gibi. İsimleri ve zamirleri iyelik eki almış diğer bir isme bağlayarak isim tamlaması ve iyelik grupları kurar: Selma’nın annesi, öğrencinin çalışkanı, su-y-un sesi, çiçeğin kokusu, arabaların gürültüsü; senin sevgin, benim düşüncem, bizim çabalarımız. (Teklik ve çokluk 1. kişi zamirlerine getirilen ilgi hali eki nazal benzeşme yoluyla m olur; ben- iñ > benim, biz-iñ >bizim) İsimleri ve zamirleri fiillere bağlar; *(bu bilezik) Gökçe’ninmiş, (kitabım) senin olsun, (bütün güzellikler) sizin olsun. Zamirleri çekim edatlarına bağlayarak edat grupları kurar * benim gibi, sizin kadar, bizim için, sizin ile. Bahçe kapısı, döner kebabı, dayısı kızı, baba adı gibi örneklerde ilgi hali eki kullanılmasa da bu ek varlığını hissettirir. Eşitlik hali, yön gösterme hali, vasıta hali Bence, erkekçe, güzelce, yaşça gibi örneklerdeki eşitlik hali ( -ca, -ce; -ça, -çe) eki; dışarı, içeri, ileri, sonra, üzeri, yukarı gibi örneklerdeki eski yön gösterme hali (-ra, -re; -arı, -eri) eki ve ansızın, durmaksızın, güzün, kışın, yazın, yayan gibi örneklerdeki eski n vasıta hali eki, günümüzde çoğu örnekte kalıplaşmıştır. -la, -le vasıta hali eki ise ile edatının ek şeklinde yazılmasıyla ortaya çıkmıştır. Ancak tam olarak ekleşme olmadığı için –la, -le’ye vasıta hali eki demek yanlış olur. Bir isim, aynı türden olmamak şartıyla birden fazla isim çekimi eki alabilir. Bu durumda ekler, şu sırayı takip eder: *İsim + iyelik eki + hal eki + (aitlik eki) + çokluk eki + soru eki Ev - niz - de - ki - ler - mi?

İlgili konuları ara

çekim eki fiil çekim ekleri türkçe edebiyat
...

Okuma Önerileri

Çekim
3 yıl önce

çekim eki
1 yıl önce

Türkçe'de bir ismin sonuna gelip kelime kökü ile anlam bakımından ilişkili yeni bir kelime oluşturan ektir.Basit yapılı bir kelime başına

Fiil çekim ekleri, İsim çekim ekleri, Türkçe, Edebiyat, Türkçede ekler
İsim çekim eki
3 yıl önce

Türkçe'de İsim Çekim Ekleri
3 yıl önce

Türkçe'de isim çekimi ekleri, isimleri fiillere veya isimleri isimlere bağlamak suretiyle kelimeler arasında geçici ilgiler kuran eklerdir. İsi

Çekim eki, fiil çekim ekleri, Türkçe, Edebiyat
Çekim (film)
3 yıl önce

Çekim, filmde, zamanın aralıksız dönemlerinin devam süresi olan yaratılmış sinema filminin çerçeveler serisinin devamlı şerididir. Çekim

Çekim (film), 1930, 1940, Amerikan, Fransız, Kamera, Sinema
Çekimsel biçimbirim
3 yıl önce

Çekimsel biçimbirim (fr. ``morphí¨me flexionnel``): Yeni sözcük oluşturmada türetim biçimbirimleri dışında kalan sözcük çekim eklerini

Çekimsel biçimbirim
Çekim ekleri
3 yıl önce

Türkçe'de bir ismin sonuna gelip kelime kökü ile anlam bakımından ilişkili yeni bir kelime oluşturan ektir.Basit yapılı bir kelime başına

Fiil çekim ekleri, İsim çekim ekleri, Türkçe, Edebiyat, Türkçede ekler
Türkçe'de Çekim Ekleri
3 yıl önce

Türkçe'de bir ismin sonuna gelip kelime kökü ile anlam bakımından ilişkili yeni bir kelime oluşturan ektir.Basit yapılı bir kelime başına

Fiil çekim ekleri, İsim çekim ekleri, Türkçe, Edebiyat, Türkçede ekler
Fiil çekim eki
3 yıl önce

Yerçekimi
2 yıl önce

Yerçekimi, Dünya'nın kütleçekimidir. Dünya yüzeyinde veya yakınındaki nesneleri etkiler ve onlara yerçekimi ivmesini kazandırır.

Ağırlık, Kütleçekim, Elektromanyetik Kuvvet, Fizik, Genel Görelilik, Genel görelilik, Graviton, Görelilik kuramı, Güçlü Nükleer Kuvvet, Isaac Newton, Kütle, Madde
...

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.