İsrail-Türkiye Ilişkileri

Türkiye-İsrail ilişkileri, Türkiye ile İsrail'in, Türkiye'nin İsrail'i tanımasından Mart 1949 tarihinden sonra kurdukları ikili ilişkilerdir.

Türkiye-İsrail ilişkileri, Türkiye ile İsrail'in, Türkiye'nin İsrail'i tanımasından Mart 1949 tarihinden sonra kurdukları ikili ilişkilerdir. Türk-İsrail ilişkilerinin kuruluşu Türkiye-İsrail ilişkileri 28 Mart 1949 tarihinde Türkiye'nin İsrail'in bağımsızlığını tanımasıyla başladı. İsrail devletini tanıyan ilk devletler arasında yer alan Türkiye İsrail'i tanıyan halkının çoğunluğu Müslüman olan ilk ülkedir. Türkiye'nin Yahudi bir ülke olarak kurulan İsrail'le ilişkilerini Türk topraklarında Yahudilerin varlığının bir parçası olarak düşünürsek bu tarihi çok daha öncelere (15. yüzyıl) götürmek mümkündür. 1491 yılında 200.000'den fazla Yahudi Engizisyon tarafından İspanya'dan sınır dışı edildiğinde Osmanlı Devleti bu insanları topraklarında yerleşmeye davet eden tek ülke olmuştu. Bu tarihten sonra Yahudiler Osmanlı tarihinde çok önemli bir rol oynadılar. Özellikle 16. yüzyılda Yahudiler Osmanlı sarayında hekim, banker, diplomat görevlerini üstlendiler. Bu tarihten sonra saraydaki etkileri azaldıysa da Osmanlı tarihi boyunca ticaret, sanayi ve bankacılık dallarında her zaman ön planda kaldılar. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra da Türk-Yahudi ilişkileri dostluk düzeyinde gelişmeye devam etti. Bazı çevreler tarafından Türkiye-İsrail ilişkileri Türk hükümetlerinin laikliğini test etmek için bir gösterge olarak görülmektedir. == Diplomatik ilişkiler 1950 - 1980 arası 1950 yılında Elçilik olarak açılan Türk temsilciliği, Süveyş Krizi sonrasında 26 Kasım 1956 tarihinde maslahatgüzarlık seviyesine indirilmiş, daha sonra ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelere paralel olarak 1963 Temmuz ayında yeniden Elçilik, 1 Ocak 1980 itibariyle Büyükelçilik seviyesine yükseltilmiştir. Ancak 1980 yılında "İsrail’in Doğu Kudüs’ü ilhak ve Kudüs’ü ebedi başkent ilan etmesi" üzerine, 30 Kasım 1980 tarihinde, temsil seviyesi bu defa İkinci Katip seviyesine düşürülmüştür.

1990 ve 2000'lerin başı

1990’ların başına dek İkinci Katip seviyesinden sürdürülen ilişkiler 1990 yılı itibariyle İsrail-Filistin Savaşında Oslo Anlaşması yapılmış, bunun üzerine 1991 yılında diplomatik ilişkiler yeniden Büyükelçi seviyesine yükseltilmiş; Büyükelçi 8Ekrem Güvendiren güven mektubunu dönemin İsrail Cumhurbaşkanı Haim Herzog’a 23 Mart 1992’de sunmuştur. Sözkonusu dönemden itibaren Türkiye-İsrail ilişkileri karşılıklı yarar temelinde devam etmiş iki ülke işbirliğinin yasal çerçevesi bir dizi anlaşmayla sağlanmış ve birçok üst düzey ziyaret gerçekleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 6-7 Haziran 2006 tarihlerinde İsrail’i ziyaret etmiş, İsrail Cumhurbaşkanı Shimon Peres ise 11-13 Kasım 2007 tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret etmiştir. Türkiye'ye 3 günlük bir ziyarette bulunan İsrail devlet başkanı TBMM'de bir konuşma yapmıştır. Bu konuşma İsrailli bir devlet başkanının tarihte halkının çoğunluğu Müslüman bir ülkenin parlamentosunda yaptığı ilk konuşma idi. Peres konuşmasında, "Atalarınızın atalarımıza nasıl el uzattığını hatırlıyoruz. Avrupa ülkelerinin çoğu sürgünü seçen Yahudiler'i kolları açık beklemiyordu. Sadece Osmanlı, topraklarında yerleşmelerine izin verdi. Dinlerini uygulayabilecekleri hoşgörülü bir yuva buldular" demiştir.

1990 ve 2000'lerin başı

nda Türkiye ve İsrail askeri, stratejik ve diplomatik açıdan işbirliği içindeydi. 1999 yılında terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakanarak Türkiye'ye getirilmesinde İsrail gizli servisi Mossad'ın etkin olduğu bilinmektedir. Türkiye'nin İsrail'le olan ilişkileri zaman zaman Filistin Sorunu konusundaki yaklaşım farklılıkları nedeniyle bozulmaktadır. Türkiye'nin Filistin sorununa olan tavrı İsrail tarafından olumlu karşılanmamıştır. Örneğin 16 Şubat 2006 tarihinde Hamas'ın liderleri Halid Meşal'ın Türkiye'ye yaptığı ziyaret, İsrail yetkilileri tarafından eleştiri konusu oldu. Gazze'ye yapılan saldırılardan sonra Türkiye ve İsrail ilişkileri daha da bozulmuştur. 30 Ocak 2009 tarihinde İsviçre'nin Davos kasabasında toplanan Dünya Ekonomik Forumu'nda ki "One Minute" olayı ve 31 Mayıs 2010 tarihindeki, Gazze'ye yardım taşıyan Türk Mavi Marmara Gemisi'ne yapılan İsrail saldırılarından sonra ilişkiler kopma seviyesine gelmiştir.

İsrail'e Nota

14 Şubat 2009 tarihinde Türkiye'nin Filistin tavrını eleştirerek “Erdoğan aynaya baksın. Ermeniler'i katlettiler, şimdi aynı şeyi Kürtlere yapıyorlar, Kıbrıs’ı işgal ettiler” diye konuşan İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mirzahi'nin sözleri nedeniyle İsrail'e açık nota vermiş ve Mizrahi’nin laflarını “hezeyan” olarak niteliyerek İsrail’den “izahat” istemiştir. Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı da ağır bir açıklama yayınlayarak Mizrahi’nin “görev, yetki ve sorumluluklarını” aştığını, sözlerinin “milli çıkarlara zarar vereceğini” açıklamıştır. İsrail Ankara büyükelçisi Gabby Levy Dışişleri Bakanlığı'na çağırılmıştır. == 2009 Gazze savaşından sonra "One Minute" Krizi == arasında dünyanın gözleri önünde sert bir tartışma yaşandı. Erdoğan'ın toplantıyı terketmesiyle sonuçlanan bu tartışmadan sonra Türkiye-İsrail ilişkilerinde büyük bir gerilim yaşandı. Bu gerilim Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail hükümetinin görüşmeleri sonucunda olumlu sonuçlanmıştır.. 11 Ekim 2009'da Türkiye'deki Anadolu Kartalları askeri manevralarına İsrail'in katılması engellenince ilişkiler daha da gerginleşti. Hava manevralarına Türkiye, İsrail, ABD ve İtalya katılacaktı. Türkiye İsrail'in katılmasına izin vermeyi reddetti. Buna tepki olarak İsrail yanlısı tavrını yineleyen ABD manevralardan çekildi. Ekim 2009'da Türkiye'nin resmi televizyon kanalı TRT 1'de Ayrılık dizisinin başlamasıyla ilişkiler daha da bozuldu. Bir öykü olan dizide İsrailli askerlerin Filistinli çocukları vurması ve yaşlı Arapları taciz ettiği gösterilmekteydi. İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman programı eleştirip medya önünde payladı. Liberman, Türkiye'nin sefirini geri çekme tehdidi üzerine özür dilemiştir. Danny Ayalon'un bu tutumu, Türkiye hükümetinin yanı sıra, İsrail basını ve siyasetçileri tarafından da eleştirildi. Olayı izleyen hafta içinde Ayalon Türkiye Dışişleri Bakanlığı'na bir özür mektubu yolladı, İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın da Anıtkabir'i ziyaret edip Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmesi sonucu bu diplomatik kriz çözüldü. == Gazze filosu saldırısı ve tepkiler == Gazze'ye insani yardım taşıyan İHH'nın 8 gemisine İsrail Kuvvetleri'nin 31 Mayıs 2010'da saldırmasıyla 9 kişi hayatını kaybetmiştir. Türkiye dahil 33 ülkeden insanın katılımının olduğu bu yardım konvoyuna uluslararası sularda böyle bir saldırının olması Türkiye ve diğer birçok ülkeden gelen tepkilerle kınanmıştır. Olayın ardından en sert tepkinin geldiği Türkiye de, Türk Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yapmıştır. Açıklama şöyledir: Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bu saldırıyı "devlet terörü" olarak nitelendirirken İsrail tarafı ise geminin gönderilme amacının "provakasyon" olduğunu dile getirdi. Davos zirvesinde Erdoğan'ın Gazze'ye saldırılara yönelik göstermiş olduğu tepkinin ardından, yaşanan bu son olay Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri iyice germiştir ve Türkiye büyükelçisini Ankara'ya çağırdı. BM'de Gazze filosuna yapılan saldırı soruşturuldu ve Palmer Rapor'u yayınlandı.

Mavi Marmara saldırısı iddianamesi

Olayın ardından İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan Akdeniz'in uluslararası sularında düzenlenen saldırıya ilişkin olay tarihinde "İsrail Genelkurmay Başkanı olan Rau Aluf Gabiel Ashknazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, İstihbarat Başkanı Amos Yadlin, Hava Kuvvetleri Komutanı Avishay Levi" hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiş iddianame oy birliğiyle kabul edildi. İsmi geçen komutanların Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirmek, silahla yaralama suçuna azmettirmek, kemik kırığına neden olacak şekilde yaralamaya azmettirmek, yaralama suçuna azmettirmek, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçuna azmettirmek, haberleşmenin engellenmesine azmettirmek, Eziyet suçuna azmettirmek, Yağma suçuna azmettirmek, ve 'mala zarar vermeye azmettirmek suçlarından da toplam 8 bin 578 ile 18 bin 32'şer yıl arasında yakalandıkları yerde hapis cezasına çarptırılmaları öngörüldü.

İsrail'e uygulanan yaptırımlar

Palmer Rapor'unun açıklanmasının ardından rapor için Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan "Bu raporun hiç bir önemi yok, bu rapor onu yazanların ayıbıdır. Rapor Gazze ablukasına meşrutiyet kazandırıyor ve işgale kapı aralıyor. Biz bunu kabul etmeyeceğiz" demiştir. Ardından Türkiye, İsrail'e yaptırım kararı almış ve ilişkilerin düzeyini dahada düşürmüştür. Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu şu 5 maddelik yaptırımları açıklamıştır: # - Türk İsrail diplomatik ilişkileri ikinci katip düzeyine indirilecektir. İkinci katip düzeyi üzerindeki tüm görevliler, başta büyükelçi olmak üzere en geç Çarşamba günü ülkelerine geri döneceklerdir. # - Türkiye ile İsrail arasındaki tüm askeri anlaşmaların tümü askıya alınmıştır. # - Doğu Akdeniz’de en uzun kıyısı bulunan sahildar devlet olarak Türkiye, Doğu Akdeniz’de seyrü-sefer serbestisi için gerekli gördüğü her türlü önlemi alacaktır. # - Türkiye İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı tanımamaktadır. İsrail’in 31 Mayıs 2010 tarihi itibariyle Gazze’ye yönelik uyguladığı ambargonun Uluslararası Adalet Divanı’nda incelenmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda BM Genel Kurulu’nu harekete geçirmek için girişimlere başlıyoruz. # - İsrail saldırısının Türk ve yabancı tüm mağdurlarının mahkemelerdeki hak arama girişimlerine gereken her türlü destek verilecektir.

İsrail'in özür dilemesi

22 Mart 2013 tarihinde ABD Başkanı Barack Obama'nın İsrail ziyareti sırasındaki Türkiye ile İsrail arasındaki sorunun çözümü için yaptığı arabulucuk sonucu İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a telefonda; "Gazze filosuna yapmış olduğu müdahaleden ötürü" özür dilediğini, hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödeyeceğini ve Gazze Şeridi'ne insani ihtiyaç malzemelerinin girişine izin vereceğini belirtti. Aynı dakikalarda Türkiye Başbakanlığı resmi web sitesinde, İsrail Başbakanlığı'nın yazılı açıklamasını yayınlandı. == Kaynaklar == == Dış bağlantılar == * Türkiye - İsrail Siyasi İlişkileri Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı * Türkiye–İsrail İlişkilerinin 60. yılı: Bir tehditin gölgesindeki ortaklık * Türk-İsrail ilişkileri: Kırılgan bir ittifak için dayanıklılık testi * "Free Gaza" yardım filosu çatışması: Erdoğan için bir şans * Turkish-Israeli Relations: Is It All About Iran?"

Kaynaklar

Vikipedi

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.