İzmir Suikastı

İzmir Suikasti, Haziran 1926`da yurt gezileri kapsamında bulunduğu İzmir kentinde Mustafa Kemal`e karşı yapılması tasarlanmış bir suikast girişimidir. Suikast gerçekleşmeden önce ortaya çıkarılmış, suçlu görülen çok sayıda kişi idam veya hapis cezasıyla cezalandırılmıştır.

İzmir Suikastı

İzmir Suikasti, Haziran 1926`da yurt gezileri kapsamında bulunduğu İzmir kentinde Mustafa Kemal`e karşı yapılması tasarlanmış bir suikast girişimidir. Suikast gerçekleşmeden önce ortaya çıkarılmış, suçlu görülen çok sayıda kişi idam veya hapis cezasıyla cezalandırılmıştır.

Suikast girişiminin ortaya çıkması

Suikast girişimi, 15 Haziran 1926 günü Mustafa Kemal Balıkesir`deyken, İzmir`de Giritli Şevki adlı bir motorcunun doğrudan dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik`e ulaşması ve ihbarıyla ortaya çıktı. Suikastçiler İzmir Kemeraltı çarşısının ana caddesine (günümüzdeki adı "Anafartalar Caddesi", o dönemdeki adı -caddedeki Mevlevi dergahı nedeniyle- "Mevleviler Sokağı") nazır bir otelin pencerelerinden, Mustafa Kemal Paşa gezi programı üzere caddeden geçerken ateş açmayı planlıyorlardı.

İhbara göre suikastçilerin arasında Ziya Hurşit, Gürcü Yusuf, Laz İsmail ve Çopur Hilmi vardı. Yaptıkları plana göre bu kişiler Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal`i İzmir`e ziyarete geldiğinde Kemeraltı karakolu önünde ateş ederek öldürecekler, kargaşadan yararlanarak Yemiş çarşısında bekleyen bir arabayla Giritli Şevki Bey`in rıhtımda bekleyen motoruna gidecekler, motora binip Sakız adasına kaçacaklardı. Fakat son anda Şevki Bey`in pişmanlık duyarak suikastçıları ihbar etmesi sonucu suikast girişimi ortaya çıkmış oluyordu.

Suikastle suçlanan kişilerin yargılanması

Olayın ardından silahlı ve bombalı olarak İzmir`de yakalan Ziya Hurşit`in açıklamaları doğrultusunda çok sayıda kişi gözaltına alındı ve hemen bir İstiklal Mahkemesi kuruldu. Yargılananlar arasında Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Bekir Sami Bey, Cafer Tayyar Eğilmez, Vasıf Karakol gibi Kurtuluş Savaşı`nın önde gelen isimleri de vardı. Bu ünlü kişilerin çoğu beraat etti. Ancak İttihat Terakki Cemiyeti`nin önde gelen bazı isimleri suikastla ilgili bulunarak idam edildi.

O gece ve ertesi gün İstanbul ve İzmir`de yapılan tutuklamalarda Ziya Hurşit, Gürcü Yusuf, Laz İsmail ve Çopur Hilmi yakalandılar. Suikastın arkasında kapatılmış Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası`nın içindeki bir grup olduğu sonucuna varıldı. Partinin kurucuları olan Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ve Adnan Adıvar gibi Kurtuluş Savaşı`nın ünlü isimleri suikastin diğer sanıklarıyla birlikte İzmir İstiklal Mahkemesi nde yargılandılar.

Mahkeme Ziya Hurşit ve arkadaşlarını idam cezasına çarptırdı. 14 Temmuz 1926`da 14 kişinin idam cezası infaz edildi. Suikast girişiminden sonra 1 ay gibi kısa bir süre içinde yıldırım hızıyla yargılanma tamamlanmış ve idam cezaları infaz edilmiş oluyordu. Kurtuluş Savaşı`nın önderlerinden biri olan ve o sırada yurt dışında bulunan Rauf Orbay gıyabında 10 yıl hapis cezası aldı. Terakkiperver Partisi`nin yargılanan diğer üyeleri her ne kadar mahkeme tarafından aklandılarsa da bir çoğu uzun bir süre kuşku altında kaldılar. Hükümet görevlerinden dışlandılar. Çoğu 10 yıl süreyle siyasi yaşamdan uzak kaldı.

18 Haziran 1926 Mustafa Kemal Paşa suikast girişimi hakkında Anadolu Ajansı`na verdiği demeci şu cümleyle bitirdi:

``Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.``


Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar