jön türkler

Jön Türkler (Genç Türkler) (Fransızca: Jeunes Turcs) Osmanlı Devleti'nde İkinci Meşrutiyetin gelmesinde etkili olan devrimci gruptur. Dönemin şartlarında bu grubun üyeleri özgürlük ve demokrasi yanlısı olan kişiler olarak kabul edilirdi.

Jön Türkler



Meşrutiyet'in ilanı konulu Osmanlı dönemi postakartı
Meşrutiyet'in ilanı konulu Osmanlı dönemi postakartı
Jön Türkler Genç Osmanlılar olarakda bilinirler. 19. yüzyılda Avrupa'da olduğu gibi Osmanlı Devleti'nde de, Padişah Abdülaziz'in mutlakiyet idaresini yıkıp yerine meşrutiyet idaresini kurmak isteyenler vardı. Osmanlı İmpartorluğu çöküyordu. İmparatorluğun Balkan kesiminde bulunan milletler, istiklalleri uğruna sık sık ayaklanıyorlardı. Memleketin kurtuluşunu meşruti idarede gören bazı gençler, birleşerek Avrupalıların "Jön Türkler" veya "Genç Osmanlılar" dedikleri, Yeni Osmanlılar Cemiyeti'ni 1866'da kurdular.

Pek yaygın olmasa da halen bazı ilerici ve devrimci kişiler için kullanılmaktadır.

19. yüzyılda Avrupa'da Meşrutiyet ve Cumhuriyet idarelerinin yaygınlaşmaya başlaması Osmanlı topraklarındaki birçok ulusu da etkiledi. Balkanlar'da bağımsızlık isteyen uluslar sürekli ayaklanmalar çıkarmaya başladılar. Kurtuluşu meşrutiyette gören bazı Osmanlı gençleri bir araya gelerek Avrupalıların Jön Türkler dediği Genç Osmanlılar cemiyetini kurdular. Başlıca üyeleri Mehmet Bey, Reşat Bey, Nuri Bey, Ayetullah Bey, Namık Kemal, Refik Bey, Ziya Paşa, Ali Suavi ve Agah Efendi'dir. Bu gençler her ne kadar rejimi yıkamadılarsa da Osmanlı Devleti'nde, Hürriyet ve Meşrutiyet fikirlerinin kökleşmesinde büyük rol oynadılar. İttihat ve Terakki Cemiyeti (Birlik ve İlerleme) önemli Jön Türk teşkilatlarından biriydi.

Başlıca üyeleri



Namık Kemal
Namık Kemal
Mehmed Bey, Reşat Bey, Nuri Bey, Ayetullah Bey, Namık Kemal, Refik Bey, Ziya Paşa, Ali Suavi ve Agah Efendi'dir. Bu cemiyetin kurulduğu ortaya çıkınca Mehmed Bey, Nuri Bey ve Reşat Bey Avrupa'ya kaçtılar. Daha sonra, Prens Sabahattin'in daveti üzerine Ziya Paşa, Ali Suavi ve Namık Kemal de Avrupaya gittiler ve orada gazete, broşür çıkartarak Osmanlı İdaresi'nin kötü yönetimi hakkında yayına başladılar.

Jön Türkler bir süre sonra yurda döndüler ve birer göreve tayin edildiler. Bu gençler rejimi yıkamamışlarsa da, Osmanlı İmparatorluğunda, Hürriyet ve Meşrutiyet fikirlerinin kökleşmesinde büyük rol oynadılar. II. Abdülhamid'in kurduğu askeri nitelikteki okullardan mezun olan ve Jön Türk akımından etkilenen genç subayların çoğunluğu da II. Abdulhamid yönetimine karşıydılar. Gittikleri yerlerde dernekler kuruyor, mücadelelerini gizlice yürütüyorlardı. Bu mücadeleyi yürüten gençler, tüm gizli dernekleri Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti adı altında birleştirdiler. İttihat ve Terakki Cemiyeti adını alan bu cemiyet, Osmanlı Devleti'nin son zamanlarına kadar yönetimde söz sahibi oldu.

Genç Osmanlılar hareketi



Ahmed Rıza Jön Türk hareketinde etkili bir rol oynadı
Ahmed Rıza Jön Türk hareketinde etkili bir rol oynadı
Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devletinde batı tarzı idare ve fikirlerin gelişip yayılması için çalışan Osmanlı aydınlar ve subaylar topluluğudur.”Yeni Osmanlılar” ve “ genç Türkler”de denilen bu grup mensupları, Fransızca “Jeunes Turcs” adıyla meşhur olmuşlardır. Bu tabir umumi olarak o yıllarda Avrupa’da politika, fikir ve edebiyatta aşırılık taraftarı gençlere (genç Fransızlar/ jeunes france gibi) veriliyordu. Yeni Osmanlılar için ise ilk defa Mustafa Fazıl Paşanın yayınladığı bir mektupta yeni Osmanlılar karşılığı olarak kullanılmıştır. Daha sonraları Namık Kemal ve Ali Süavi tarafından da benimsenerek, Türkçeye yerleştirilen bu tabir uzun zaman Osmanlı topraklarında yetişen, idaresine karsı gelen ve yabancılar tarafından yönlendirilen ihtilalcilerin tamamının ortak adı olmuştur.

Yeni Osmanlılar cemiyeti, 1789 Fransız ihtilalinden sonra Avrupa da süren 1830 ve 1848 ihtilallerine ve bunların neticesinde ortaya çıkan fikir hareketlerine heveslenenler tarafından 1865’te İstanbul’da sağır Ahmet Bey’in oğlu Mehmet Bey, Kayazade Reşat Suphi, Paşazade Ayetullah ve Namık kemal tarafından kuruldu. Yine bu tarihte Mızır Hıdivi Kavalalı İsmail Paşa, veraset usulünü değiştirerek kardeşi Mustafa Fazıl Paşayı bütün haklarından mahrum etti. İkbal küskünü olan Mustafa Fasıl Paşa Abdülaziz Hana ve üst kademe devlet ricaline karsı düşman kesildi. İntikam için Jön Türklerin arasına katıldı ve başlarına geçerek onları bilhassa maddi yönden büyük çapta destekledi. Dernekte en önemli rolü Mustafa Fazıl Paşa oynadı.



Sultan İkinci Abdülhamid
Sultan İkinci Abdülhamid
Mustafa Fazıl Paşanın, Abdülaziz Hana hitaben Paris’te yazdığı ve küstahça ifadelerin aldığı mektup, 1867’de Türkçeye tercüme edilerek Tasviri Efkar Gazetesinde yayınlandı ve Osmanlı ülkesinde binlerce adet bastırılıp dağıtıldı. Mektup, meşrutiyetin ilanı “nizam-i serbestane”nin kurulması isteniyor ve Ali ve Fuat Paşalar bilgisiz ve hain kimseler olarak ilan ediliyordu. Yeniden sadrazam olan Ali Paşa, Yeni Osmanlılar derneği liderliğinden Ali Süavi’yi Kastamonu’ya ve Ziya Paşayı taşraya memuriyete gönderildi. Ali Paşanın Jön Türklere karsı takındığı tutum üzerine Mustafa Fazıl Paşa Jön Türklerin liderlerini Paris’e çağırdı. 1867’de Sultan Abdülaziz’in Avrupa gezisi Jön Türklerin aleyhine oldu. Marsilya’da padişahtan af dileyen Mustafa Fazıl Paşa, Ali ve Fuat Paşalarla da barışarak Jön Türklerden ayrıldı ve İstanbul’a döndü. Osmanlı büyükelçiliğinin baskısı sonucu Jön Türkler, İngiltere’ye geçtiler. Hiçbir devletten destek göremeyen Jön Türkler bir müddet çeşitli Avrupa şehirlerinde dolaştılar. Birinci meşrutiyetin ilanı ile canlanan Jön Türkler zararlı faaliyetleri görülünce II. Abdülhamit Han tarafından kapatılarak ortadan kayboldu. Böylece Jön Türklerin birinci devre faaliyeti sona erdi. Yeni Osmanlılar Derneği fiilen dağıldı. Üyelerden bazıları devlette yeniden görev aldılar. Namık Kemal 1872’ de “ibret” gazetesinin başına geçti. İstanbul’a geri dönenlerden bir kısmı ilk sadareti sırasında Mithat Paşanın etrafında toplandılar ve onu desteklediler. Dernek Gülle Agop’un Gedikpaşa’ daki tiyatrosundan kendi propagandası için yararlandı. Nitekim aynı tiyatroda 1 Nisan 1873’te Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” adlı oyununun ilk temsil edildiği gece, halkın milli heyecan ve coşkunluğu sağlandı. Ertesi gece Namık kemal, tiyatroda tutuklanarak Magosa’ya, Nuri ve Hakkı Beyler Akka’ya, Tevfik Bey ile Ahmet Mithat Efendi de Rodos’a sürüldüler.



Paris'te düzenlenen I. Jön Türk Kongresi'nden bir görüntü
Paris'te düzenlenen I. Jön Türk Kongresi'nden bir görüntü
Jön Türklerin uzun yıllar devam eden faaliyetlerinde ön planda meşrutiyet ve hürriyet fikirleri görünüyorsa da her grup ve şahsın ayrı ayrı maksatları vardı. Azınlıklar istiklal, hiç değilse muhtariyet kapmak, şahıslar ise şahsi hırs ve arzularını tatmin etmek peşindeydiler. Osmanlı devletini parçalamak ve yıkmak isteyenler tarafından methedilen Jön Türklerin faaliyetleri ise devletin yıkılışını hızlandıran belli başlı sebeplerden olmuştur. Batı dünyası karşısındaki tavırları taklitten öteye geçememesi, devlet kademelerinde yer almak, meşhur olmak, hatta Mithat Paşada olduğu gibi, kendi ailelerini hanedan ailesi yapmak için azınlıklarla, eşkıyalarla, Rum-Ermeni çeteleri ve Avrupa devletleriyle işbirliği yapmaktan çekinmemeleri bu faaliyetlerin en acı tarafı olmuştur. Netice olarak Osmanlı topraklarındaki sulh ve sükunu, dört yandan patlak veren ihtilaller, isyanlar hükümet darbeleri ve savaşlarla yok etmişler, çıkarılan idaresizlik, kargaşa ve savaşlar ortamı içinde milletin felaketini hazırlamışlardır. Birinci dünya savaşı Jön Türk faaliyetinin Türkiye’de sonu olmuştur.

Kaynaklar

  • Genel kültür ve Rehber ansiklopedisi
  • Rehber Ansiklopedisi
  • Vikipedi

İlgili başlıklar



Linkler

  • http://tr.wikipedia.org/wiki/J%C3%B6n_T%C3%BCrkler

jön türkler

Türkçe jön türkler kelimelerinin İngilizce karşılığı.
n. Young Turks

İlgili konuları ara

Yanıtlar