Kötü

Diğer anlamları

kötü

Türkçe kötü kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Kotu] n. jeans, denim, Jean
adj. bad, ill, evil, wicked, horrible, black, chintzy, dark, devilish, dread, dreadful, feeble, fierce, grotty, harmful, haunted, hedge, hellish, horrid, indifferent, iniquitous, lousy, malign, miscreant, nasty, nefarious, obnoxious, off, offensive
adv. ill, badly, poorly

kötü

(nesneler için) ıstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, fena, "iyi" karşıtı; hoşa gitmeyen.
zararlı, tehlikeli; kaba ve kırıcı.
korku, endişe veren; az, yetersiz.

kötü

Türkçe kötü kelimesinin Fransızca karşılığı.
mauvais/e, mal/e, dénaturé/e, fichu/e, foutu/e, moche, sinistre, vache, véreux/euse, vicieux/euse, vilain/e, méchant/e

kötü

Türkçe kötü kelimesinin Almanca karşılığı.
adj. arg, belämmert, böse, boshaft, dreckig, fatal, faul, finster, grob, haarig, hart, heillos, lausig, maliziös, mau, mies, minderwertig, schlecht, schlimm, schwarz, tückisch, ungut, unhold, unlauter, vertrackt

kötü

1 . İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, fena, iyi karşıtı:
"Kötü bir kalem."-
2 . Zararlı, tehlikeli:
"Kötü adam."-
3 . Korku, endişe veren:
"Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk."- R. E. Ünaydın.
4 . Hoşa gitmeyen:
"Kötü bir parfüm."-
5 . Kaba ve kırıcı:
"Kızına söylemedik kötü lakırtı bırakmamış."- M. Ş. Esendal.
6 . Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
7 . İyi, gerekli niteliklere sahip olmayan (kimse).
8 . İstenilmeyen, gereksiz davranışları olan veya bu davranışlara eğilimli olan (kimse).
9 . zarfİstenilmeyen, beğenilmeyen, yararsız, uygun olmayan bir biçimde.
10 . zarfAşırı, çok:
"Kız, oğlana kötü tutuldu."-
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
kötü kişi olmak , kötü kötü düşünmek , kötü olmak , (biri için) kötü söylemek , kötüye çekmek , kötüye kullanmak

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.