--}}

Kısas

Kısas Bir şeye aynısı ile karşılık verilmesi. Haksız yere adam öldüreni veya yaralama fiillerinden birini işleyen suçluyu, işlediği suçun aynısını kendisine tatbik ederek cezalandırma. Kısas, lügatte “kesmek” manasındadır. Kısas “kıssa” kelimesinin çoğuludur. Kıssa, ibret alınacak bir haber, bir iş demektir. Peygamberlerin Kur’an-ı kerim’de geçen kıssaları böyledir. İslam Ceza Hukukunda, suçluya uygulanan ceza çeşitlerinden biri de kısastır. Bir insanı haksız olarak, bilerek, isteyerek

Kısas Bir şeye aynısı ile karşılık verilmesi. Haksız yere adam öldüreni veya yaralama fiillerinden birini işleyen suçluyu, işlediği suçun aynısını kendisine tatbik ederek cezalandırma. Kısas, lügatte “kesmek” manasındadır. Kısas “kıssa” kelimesinin çoğuludur. Kıssa, ibret alınacak bir haber, bir iş demektir. Peygamberlerin Kur’an-ı kerim’de geçen kıssaları böyledir.

İslam Ceza Hukukunda, suçluya uygulanan ceza çeşitlerinden biri de kısastır. Bir insanı haksız olarak, bilerek, isteyerek öldüren kimseye kaved lazım olur. Kaved, kısas olarak onu da öldürmek, demektir. Ölenin velilerinden biri affederse veya veli ile katil, belli bir mal, para ile uyuşurlarsa kısas yapılmaz, uyuşulan mal alınır. Keffaret lazım olmaz.

Öldürme aletlerinden biri kullanılmadan veya merminin yanılarak hata ile, yanlışlıkla olan öldürme veya hataya sebeb olan bir şey ile, mesela yüksekten üstüne düşerek veya motorlu vasıtanın çiğnemesi ile bir kimseyi öldürmede kısas gerekmez. ailelerinin (yardımcılarının, akrabasının) diyet vermesi ve keffaret lazım olur. Bir insanın diyeti 100 devedir (Bkz. Diyet). Keffaret, bir köle azad etmek veya bunu yapamayanın altmış gün oruç tutmasıdır (Bkz. Keffaret). Bu şekillerden birisi ile, bir kimsenin ölümüne sebeb olan katil, ölenin mirasçısı olamaz. Mirastan mahrum edilir. Başka niyetle yapılan işin ölüme sebeb olması halinde sadece diyet lazım olur. Keffaret lazım olmaz. Mirastan da mahrum edilmez.

İslam hukukunda karşılığı yapılabilen ve insanın bir uzvunu veya güzelliğini gideren her yaralamada kısas yapılır. Öldürmek suçundan başka yaralamalar, hangi aletle yapılırsa yapılsın kasten, yani bilerek, isteyerek demektir. Kol kesmek, ayak burun ve göz çıkarmak ve diş kırmak fiillerini işleyenlere kısas yapılır. İyi olan yarada, dil ve zeker (erkeklik organı) kesilmesinde kısas yapılmaz.

Yaralı, yaralayandan kısas veya diyet isteyebilir. Katilin ölmesi ile veya velilerin affetmesi veya mal verip anlaşmaları ile kısas düşer, yapılmaz.

Kısas, hakimin kararıyla olur. Katile kısas yapmaya hakkı olan veli, ölenin varisleridir. Mahkeme kısasa karar verdikten sonra katile, ölenin velisi kısası yerine getirir veya birini vekil eder. Veli hazır bulunur. Kısas olarak öldürmek yalnız kılıç ile veya silah ile yapılır. Katil linç edilmez. (Bkz. Linç)

Kısas cezasının uygulanabilmesi için şu şartların bulunması gerekir: 1) Suçlunun akıl (akıllı) ve baliğ (ergenlik çağına gelmiş) olması. 2) Suçun hata veya zorlama sonucu değil, kasten bilerek işlenmesi. 3) Öldürülen kişinin mirasçılarının kısas istemeleri ve yerine getirilirken, hazır bulunmaları.

Allahü teala kısas için, Kur’an-ı kerim’de mealen buyuruyor ki:

Ey iman edenler! Kasten öldürülenler için size kısas yapmak farz kılındı. Hür ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın kısas olunur. Öldürülmüş olanın kardeşinden (yani varislerinden, velisinden) katilin lehine olarak bir şey bağışlansa da kısas düşürülürse, ölenin velisi, hakkından fazla olmayarak örfe göre (tayin edilmiş) diyet (para cezası) alınmalıdır. Katil de ölenin velisine, icab eden (gereken) diyeti güzel bir şekilde ödemelidir. İşte böyle affederek diyet almak, Rabbiniz tarafından size bir hafiflik (kolaylık) ve merhamettir. Kim bu bağışlama ve diyet alıştan sonra katil ile veya katilin akrabası ile düşmanlık yaparak tecavüzde bulunursa (kan davası güderse), onun için ahirette çok acıklı bir azap vardır. (Bakara suresi: 178)

Ey akıl sahipleri! Bu kısasta, sizin için bir hayat vardır. Ümit edilir ki, siz (haksız yere adam öldürmekten) sakınırsınız. (Bakara suresi: 179)

Biz (Tevrat’ta) İsrailoğulları üzerine de şunu farz etmiştik: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralar birbirine karşı kısastır. Fakat kim de, bu hakkını sadaka olarak bağışlarsa, o kendi günahına keffaret olur. Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, işte onlar zalimlerdir. (Maide suresi: 45)

Ey müminler, düşmandan intikam almak için, eğer bir ceza ile karşılık verecek olursanız, ancak size yapılan azap ile ve cezanın aynısı ile yapın (daha fazla ileri gitmeyin!) Sabır ederseniz (ceza vermeyi terk ederseniz), and olsun ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır. (Nahl suresi: 126)

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Diğer anlamları

kısas

Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü aynı biçimde uygulayarak cezalandırma.

kısas (II)
çokluk, isim, eski dil Arapça ®i¹a¹

Kıssalar, hikâyeler, öyküler.


kısas

Türkçe kısas kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. talion

kısas

bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü aynı biçimde uygulayarak cezalandırma.

kısas

Türkçe kısas kelimesinin Fransızca karşılığı.
talion [le]

kısas

Türkçe kısas kelimesinin Almanca karşılığı.
die Vergeltung

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.