Kabir

Kabir Mezar; ölenin toprağa gömüldüğü yer. Derin kazılmış çukur bir yerin adı. Kabir kelimesinin çoğulu “Kubur”dur. Birçok kabrin bulunduğu yere “kabristan” veya “mezarlık” denir. İnsanlık tarihinde ilk ölen ve toprağa gömülen hazret-i adem’in oğullarından Habil’dir. Habil, kardeşi Kabil tarafından öldürülmüştür. Bu ölüyü ne yapacağını bilemeyip şaşıran Kabil, o esnada bir kuşun ölü bir kuşu toprakla örterek gömdüğüne bakarak Habil’i gömmüştür (Bkz. Habil ve Kabil). İlk insan ve ilk pe

Kabir Mezar; ölenin toprağa gömüldüğü yer. Derin kazılmış çukur bir yerin adı. Kabir kelimesinin çoğulu “Kubur”dur. Birçok kabrin bulunduğu yere “kabristan” veya “mezarlık” denir. Mezar, ölen kimsenin toprağa gömüldüğü yer. Çoğulu "kubur" dur.

İnsan, ruh ve bedenden meydana gelen bir canlıdır. Ruhun yaratılışı bedenden öncedir. Buna göre insan hayatının devreleri dörde ayrılabilir. Birincisi, yaratıldığı zamandan bedene ruh üfleninceye kadar ruh devresi.

İnsanlık tarihinde ilk ölen ve toprağa gömülen hazret-i adem’in oğullarından Habil’dir. Habil, kardeşi Kabil tarafından öldürülmüştür. Bu ölüyü ne yapacağını bilemeyip şaşıran Kabil, o esnada bir kuşun ölü bir kuşu toprakla örterek gömdüğüne bakarak Habil’i gömmüştür (Bkz. Habil ve Kabil). İlk insan ve ilk peygamber olan hazret-i adem vefat edince Allahü tealanın emri üzere melekler yıkayıp kefenlediler. Namazını kılıp defnettikten sonra da; “Ey ademoğulları! Siz de ölülerinize böyle yapınız.” diyerek insanlara ölülerine yapılacak muameleyi öğrettiler. Daha sonraları gelen bütün peygamberler, ümmetlerine, ölülerini yıkayıp kefenlemelerini ve namazlarını kılarak uygun hazırlanmış kabirlere defnetmelerini emrettiler.

Kur'an-ı Kerim'de ruhların topluca yaratılmasından sonra Cenab-ı Hakk'ın ilk uyarı ve tebliği şöyle ifade edilir: "Hani Rabbin, Âdemoğullarından, onların sulhlerinden zürriyetlerini çıkarıp kendilerini nefislerine şahit tutmuş; ben sizin Rabbiniz değil miyim? demişti. Onlar da; evet rabbimizsin, şahit olduk, demişlerdi. İşte bu şahitlendirme, kıyamet günü; bizim bundan haberimiz yoktu dememeniz içindi" (el-A'raf, 7/172). İkinci safha, dünya hayatıdır. Doğumla başlar, ölümle sona erer. Dünya hayatının amacı, kimin nasıl fiil ve hareketlerde bulunacağını denemek, sonuçları tesbit etmektir (bk. el-Mülk, 67/2, el-Bakara, 2/155). Üçüncü safha, kabir hayatı olup, ölümle başlar, kıyamet gününe kadar devam eder. Dördüncü safha ise, kıyametin kopmasıyla sonsuza kadar sürecek olan ahiret hayatıdır.

Kabir hayatı, bir bakıma ahiretin giriş kapısı ve başlangıcı sayılır. Ölen kimse, ister kabre defnedilsin, yırtıcı hayvanlarca parçalansın; ister ateşte yanıp külleri savrulsun ya da denizde kaybolsun, onun için kabir hayatı başlamış olur. Münker ve Nekir melekleri kabir sorgulamasını yapar. Rabbini, peygamberini ve dini sorar. Bu sorgudan sadece peygamberler ve çocuklar muaftır.

Ehl-i Sünnet inancına göre, kafirlere ve bazı günahkar müminlere kabir azabı vardır. Kabir, iman ve salih amel sahipleri için Cennet bahçelerinden bir bahçe; kafirler için de Cehennem çukurlarından bir çukurdur. Kabir hayatının, azap şeklinin mahiyeti hakkında, alimler ayrı görüşler ileri sürmüşlerdir. Azabın ruha, bedene veya her ikisine birlikte yapılması, sonucu değiştirmez. Çünkü salih amel sahibi insanlar kabirde güzel bir hayat yaşarken, kafirler, büyük bir sıkıntı ve ızdırap içinde bulunacaklardır (Pezdevi, Ehl-i Sünnet Akaidi, terc Şerafeddin Gölcük, İstanbul 1980, s. 235, 237: es-Sabuni, Matüridi Akaidi, terc. Bekir Topaloğlu, Ankara 1979, s. 185; Taftazani, Şerhu'l-Akaid, s. 251; Tirmizi, Kıyame, 26; Müslim, İman, 34; Ebu Davud, Taharet, 26; Münavi, Feyzu'l-Kadir, Beyrut 1972, III, 29).

Kabirdeki ölü cennetlik (said) bir kimse ise, onun ruhu Cennet'e gider, eğer günahkar ve cehennemlik (şaki) ise, Cehennem'in yanına gider. Bir kısım ruhlar da berzah'ta bulunurlar ki, burası ne Cennet ne de Cehennem'dir.

Bazı alimlere göre, saidlerin ruhu Cennette olmakla birlikte kabirleriyle olan bağlantıları kesilmez. Bu irtibat özellikle cum'a gecesi ve gündüzü ile cumartesi gecesi güneş doğuncaya kadar, pek canlı bir şekilde devam eder. Saidlerin ruhları dünya haberlerini izleme imkanı bulabilirler Vefat edip yeni gelenlere dünyadan haber sorarlar. Kendilerini ziyarete gelenlerin selamını duyarlar, hatta izin verilirse, selama karşılık vermeleri de mümkündür (ez-Zebidi, Tecrid-i Sarih, Terc. Kamil Miras, Ankara 1985, IV, 504, 505)

Diğer anlamları

kabir

Osmanlıca kabir kelimesinin Türkçe karşılığı.
Büyük, ulu.

kabir

Türkçe kabir kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Kabir] n. family name; (1440-1518) Indaian mystic and poet who was a Hindu religious reformer n. Abu Kabir Forensic Institute, major pathology institute in Israel; family name n. grave, tomb, sepulcher, sepulchre

kabir

sin, gömüt, mezar.

kabir

Türkçe kabir kelimesinin Fransızca karşılığı.
sépulture [la], dernière demeure, tombe [la]

kabir

Türkçe kabir kelimesinin Almanca karşılığı.
das Grab, die Grabstätte

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Kabir ilgili konular

  • İran

    İran (Farsça: ایران ), resmî adı İran İslam Cumhuriyeti (Farsça: جمهوری اسلامی ایران ) / Jomhuri-ye Eslāmi-ye Irān, G
  • Ehl-i sünnet

    Ehl-i Sünnet Alm. Der Weg der Sünniten, Fr. la voie d ahl-i Sunnat, İng. The Sunni Path. İslam dininde doğru itikat üzere olanlar. Peygamber efe
  • Kabir

    Kabir Mezar; ölenin toprağa gömüldüğü yer. Derin kazılmış çukur bir yerin adı. Kabir kelimesinin çoğulu “Kubur”dur. Birçok kabrin b
  • Regaib gecesi

    Regaib Gecesi dînimizdeki mübârek gecelerden. Recep ayının ilk Cumâ gecesidir. Receb ayının her gecesi ve Cumâ geceleri kıymetlidir. Bu iki
  • Tabut

    Tabut Meyyitin, ölünün taşınmasına veya kabire konulmasına yarayan alet, sandık. Tabut, cenazenin taşınmasını kolaylaştıran bir vasıtad
  • Samsun

    Samsun Türkiye'nin, Karadeniz bölgesinin Orta Karadeniz bölümünde yer alan il. İl toprakları 37° 08’ ve 34° 30’ doğu boylamları ile 40
  • Ankara

    Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkenti, dünyanın 40. büyük şehri. Nüfusu 2007 nüfus sayımına göre 4.466.756 kişidir. Topraklarının b
  • Iğdır

    Iğdır Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alır. Kars iline bağlıyken 27 Mayıs 1992’de il oldu. Kuzey ve doğusunda Ermenistan, güne
Kabir
kabir