Kadın

Kadın, yetişkin dişi cinsiyetinde olan insandır.

Biyolojik faktörler tek başına kişilerin kendilerini kadın olarak görmesini veya kadın olarak görülmelerini sağlayan belirleyiciler değildirler. Bazı kadınlar anormal hormonal veya genetik farklılıklara sahip olabilirler (kongenital adrenal hiperplasia, kısmen veya tamamen androjen yoğunluğu sendromu veya diğer koşullar sebebiyle) ve hayatlarının ilk aşamalarında tipik dişi fizyolojisine sahip olmayan veya en azından kısmen sahip olan kadınlar da bulunmaktadır.

Biyoloji terimleriyle dişi seks organları üreme sistemi içinde yer almaktadır. Oysa ikincil cinsel karakteristikler, eşini cezbetme veya bebek beslemeyi içermektedir.

Terimin Kökeni



Türkçe'ye kadın kelimesi, Eski Türkçe'deki katun sözcüğünden, ses değişimine uğrayarak kadın ve hatun olarak iki farklı şekilde girmiştir. [http://kadinmoda.blogspot.com Kadın, Moda, Diyet, Güzellik, Yaşam, Sağlık, Aşk, Evlilik

Diğer anlamları

kadın

Türkçe kadın kelimesinin İngilizce karşılığı.
adj. lady, woman, lady's, female, petticoat
n. woman, female, she, dame, feme, broad, distaff, hen, Jane, petticoat
1. lady. woman. lady's. female. petticoat. woman. female. she. dame. broad. distaff. hen. jane. petticoat. gyno-. gynous.
2. bird. dame. female. girl. lady. skirt. woman.
3. lady, woman, lady's, female, petticoat. woman, female, she, dame, feme, broad, distaff, hen, Jane, petticoat. gyno. gynous. "woman; married woman; lady; servant; female".
4. woman.
5. woman who has lost her virginity.
6. prov. a title used after the names of older women.
7. colloq. cleaning woman; maid.
8. good at housekeeping. kadın ağızlı garrulous and gossipy (man). kadın avcısı lady-killer, wolf. kadın bağı sanitary napkin. kadın berberi hairdresser. kadın çamaşırı lingerie. kadın doktoru gynecologist.
9. skirt-chaser, womanizer.
10. skirt-chasing, womanizing. kadın dü?many woman hater, misogynist. kadın efendi a wife of the sultan. kadın ly erkekli (a gathering) with both men and women present. kadın lar hamamy.
11. women´s section of a Turkish bath.
12. colloq. very noisy place. kadın lar hamamyna dönmek (for a place) to become very noisy. kadın hastalıkları gynecological diseases. kadın hastalıkları uzmanı gynecologist. kadın işçi woman worker. kadın kadyncyk quiet, domestic sort of (woman). kadın kysmy womankind, women. kadın milleti colloq. womankind, women. kadın nine.
13. grandmother.
14. old woman. kadın olmak.
15. to lose one´s virginity.
16. to be a good housewife. kadın oyuncu actress. kadın terzisi dressmaker. kadın ticareti white slave trade. kadın tüccarı pimp.".
17. lady. woman. female. matron. feminine. feme. lollipop men , lollipop lady. petticoat.

kadın

dişi cinsten erişkin insan, erkek ya da "adam" karşıtı; analık ya da ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
genç kızlıktan çıkmış erişkin hanım; sevgili, eş.
"hanım" anlamında kullanılan bir san; hizmetçi, gündelikçi.

kadın

Türkçe kadın kelimesinin Fransızca karşılığı.
femme [la], nana [la]

kadın

Türkçe kadın kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Dame, Frau, Frauenperson, Frauenzimmer, Schürze, Stück, Weib
adj. Damen-, weiblich

kadın

1 . Erişkin dişi insan, erkek veya adam karşıtı:
"Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfatAnalık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecazHizmetçi bayan.
5 . eskimişBayan:
"Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için, herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
kadının fendi, erkeği yendi , kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası , kadın olmak

kadın

(Türkçe) Kadın ismi 1.Yetişkin dişi insan. 2. Evlenmiş kadın. 3. Evli ve itibarlı kadın, hanım.

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Kadın
kadın