Kapan

Kapan Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan tuzak. Büyük tartı aletine de kapan denir. Eskiden balkapanı, unkapanı, yağkapanı gibi orada satılan mallar için de bu tabir kullanılmıştır.

Osmanlıların ilk kuruluşundan itibaren yağ, bal, un, erzak, hububat, kahve, ipek, pamuk gibi maddeler kapanlara getirilir, devlet bunlardan belli bir ardiye ücreti alarak gerektiğinde narh koyardı. Özellikle İstanbul’da, dışarıdan ithal edilen mal ve eşyanın satışı bu kapanlarda, devlet resmi memurunun nezaretinde esnafın yiğitbaşıları ve ihtiyarların katılması ile yapılırdı. Böylece malların hileli ve fazla fiyatla satılması önlenmiş ve herkesin kolayca mal temin edebilmesi sağlanmıştır. İlk Osmanlı Sultanlarının bina ettirdiği cami, mescit, medrese, imaret gibi vakıfların masraflarını karşılamak üzere “kapan hanı” yaptırdıklarına tarihi kayıtlarda rastlanmaktadır.

Osmanlılarda zamanla gelişen kapanlar, günümüzde kurulmasına çalışılan ve bazı büyük şehirlerde açılan umumi pazar veya halden başka birşey değildir.

Kapan

kimi hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. düzen, hile. araçların tek yöne gitmesini sağlayan yere kırk beş derecelik açıyla yerleştirilmiş, sivri demirlerden oluşturulmuş düzenek.

Kapan


1 .
Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak.
2 .
mecaz Düzen, hile.

Kapan

Türkçe Kapan kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Kapan] n. trap, snare, gin, springe, wire v. be shut, be closed, close down, be suspended, shut, cicatrize, cloister, close up, fold, fold up, go into liquidation, hole, hole up, overcast, overcloud, shut to

Kapan

Türkçe Kapan kelimesinin Fransızca karşılığı.
trappe [la], piège [le], traquenard [le]

Kapan

Türkçe Kapan kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Falle

Yanıtlar