Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) Örgütü dünyada küreselleşme ve bölgesel düzeyde bütünleşme yönündeki siyasal ve ekonomik alanda yeniden yapılanma sürecini sağlamak amacıyla Türkiye tarafından ortaya atılmış olan bir fikrin ürünüdür ve Haziran 1992’de İstanbul’da imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) Örgütü dünyada küreselleşme ve bölgesel düzeyde bütünleşme yönündeki siyasal ve ekonomik alanda yeniden yapılanma sürecini sağlamak amacıyla Türkiye tarafından ortaya atılmış olan bir fikrin ürünüdür ve Haziran 1992’de İstanbul’da imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur. Üyeleri Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Romanya, Rusya, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan’dır. 18 Nisan 2003’te Erivan’da gerçekleştirilen KEİ Dışişleri Bakanları toplantısında alınan bir kararla Makedonya ile Sırbistan ve Karadağ yeni üyeler olarak kabul edilmişlerdir.

KEİ’nin temel amacı üye devletlerin coğrafi yakınlıklarından ve ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı özelliklerinden yararlanılarak ticari, ekonomik, bilimsel ve teknolojik işbirliğini geliştirmeleri olarak belirlenmiştir.

KEİ’nin İstanbul’da bir daimi Sekreteryası bulunmaktadır. 1993 yılında Parlamentolar arası birim oluşturulmuştur (KEİ Parlamenter Asamblesi-KEİPA). KEİ ülkeleri özel sektörleri arasında merkezi İstanbul’da bulunan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Konseyi (KEİK) adı altında iş çevrelerini temsil eden bir mekanizma oluşturulmuştur. KEİK iş konseyi sistemi üzerinde, taraf ülkeler arasında ticari ve sınai işbirliğini geliştirme amacına yönelik olarak çalışmaktadır. Örgütün önemli bir parçası olarak finansal birim Selanik’te kurulmuş olan Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası’dır. Banka ortak bölgesel projelere finansman sağlamaktadır. Bankanın üyeleri, KEİ ülkeleri temsilcileri ile uluslararası banka ve finansman kuruluşlarından oluşmaktadır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün hedeflerini geliştirmek, yeni imkanları ve işbirliği alanlarını saptamak üzere Uluslararası Karadeniz Etüdleri Merkezi Atina’da kurulmuştur. Ev sahibi ülke anlaşmasının 2000 yılı Ağustos ayında yürürlüğe girmesi ile üye ülkelerin KEİ nezdinde daimi temsilcilik açmaları mümkün olmuştur ve bunların örgüte büyük dinamizm kazandıracağı değerlendirilmektedir.

Ulaştırma ve iletişim sektörleri KEİ sürecinin can damarını teşkil etmektedir. KEİ iletişim alanında üç projeyi hayata geçirmiştir; ITUR projesi ile Türkiye, Ukrayna ve Rusya denizaltından 3.200 km’lik fiber optik kablo sistemi ile birbirine bağlanmıştır; KAFOS projesi Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Moldova’nın katılımı ile gerçekleşmiş olup İstanbul, Varna ve Kişinev arasında doğrudan bağlantı kurulmasını sağlamaktadır, Trans Balkan Hattı isimli üçüncü proje ile İtalya, Makedonya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Türkiye birbirine bağlanmıştır. Ayrıca üye ülke uzmanları demiryolu ve karayolu ulaşımının, limanların ve bölgedeki deniz yollarının haritasını çıkartarak KEİ ülkelerinin 2005 yılına kadar ulusal altyapılarını ve tercihli yollarını saptamış bulunmaktadırlar.

Türkiye'nin Dünya Barışına Katkıları. BM üyesi Türkiye, BM Genelgesi'nde belirtilen yüksek amaç ve prensipleri benimsemiş ve uygulamaya söz vermiştir. Örgütün, barış ve güvenliğin sürdürülmesi için yaptığı çalışmalarda ve ayrıca insanlığın sosyo-ekonomik alanlarda ilerlemesi çabalarında aktif bir şekilde yer almaktadır.

Türkiye, Soğuk Savaş döneminde de, NATO üyesi olarak dünya barışını sağlamak amacıyla önemli görevler üstlenmiş, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (1994'den sonra AGİT) bünyesinde 1970'li yıllardan sonra başlayan yumuşama çerçevesinde, bölgesel barış ve dünya barışı çabalarında aktif bir rol almıştır.

Bölge barışı konusunda duyarlı olan Türkiye, başından itibaren Bosna'da adil ve kalıcı barışın sağlanması için büyük çabalar sarf etmiştir. Bosna'daki uluslararası barış-koruma gayretlerine katkıda bulunmuş, Barış Sağlama Gücü'nün (IFOR) devamı olan İstikrar Gücü'ne (SFOR) katılmıştır. Ülke ayrıca Arnavutluk'ta düzenin sağlanması ve korunması amacıyla BM tarafından oluşturulan çokuluslu barış gücüne de katkı sağlamıştır.

Türkiye, 1950 yılında Kore'deki BM gücüne katılmış ve görevini başarıyla yerine getirmiştir. Yakın zamanlarda ise UNOSOM (Somali'deki barış-koruma operasyonları), UNPROFOR (Bosna-Hersek barış-koruma operasyonları), UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlemci Misyonu) ve UNOMIG (Gürcistan'daki BM Gözlemci Misyonu) gibi faaliyetlere katılmıştır. Türkiye ayrıca uluslararası organize suçlarla mücadele, narkotik, terörizm ve ırkçılık gibi konularda da BM'nin çalışmalarında öncü rol oynamaktadır.

Irak’ın 36. paralel kuzeyindeki askeri faaliyetlerine engel olmak amacıyla Kuzey Irak’ta 36. paralel kuzeyinde Mart 1991’den itibaren koalisyon kuvvetleri tarafından Huzuru Temin Harekatı uygulanmaya başlanmıştır.

Mayıs 1997'de Sintra-Portekiz'de yapılan ilk Avrupa-Atlantik Konseyi Toplantısı’nda Türkiye NATO'nun Barış İçin Ortaklık girişimine katkıda bulunmak amacıyla "Barış İçin Ortaklık Eğitim Merkezi" (BİOEM) kuracağını deklare etmiş; merkez, 29 Haziran 1999 tarihinde uluslararası bir açılış töreniyle çalışmalarına başlamıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kore Savaşı’na 15 bin asker göndermesiyle başlayan yurtdışı görevlerinin 16.’sı Afganistan olmuştur. Bu bağlamda, Türkiye'nin Afganistan'da Uluslararası Güvenlik ve Yardım Kuvveti Komutanlığı'nı (UGYK) devraldığı 20 Haziran 2002 tarihinden itibaren uygulanan CIMIC faaliyetleri; Kabil'de istikrar ve güvenliğin sağlanmasına katkıda bulunarak UGYK'nın itibar ve güvenirliğinin artmasına, görevin başarı ile yapılmasına katkı sağlamıştır. UGYK, CIMIC vasıtasıyla Kabil'in inşa ve onarım, Afgan halkının eğitim ve sağlığına da katkıda bulunmayı amaçlamıştır.

Yanıtlar