Komünist Manifesto

Komünist Manifesto Karl Marx ve Friedrich Engels’in birlikte yazdıkları ve sosyalizmin temel ilkelerini sistemli olarak ortaya koydukları broşür.

Milletlerarası Emekçiler Birliğinin, Sosyalist ve Komünist partilerin programlarının temelini teşkil eden Komünist Manifesto, milletlerarası bir işçi teşkilatı olan gizli Komünistler Birliğinin Kasım 1847’de Londra’da yapılan ikinci kongresinde kararlaştırıldığı gibi Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından hazırlandı. Yazılması 1848 Ocağının

Komünist Manifesto

Komünist Manifesto Karl Marx ve Friedrich Engels’in birlikte yazdıkları ve sosyalizmin temel ilkelerini sistemli olarak ortaya koydukları broşür.

Milletlerarası Emekçiler Birliğinin, Sosyalist ve Komünist partilerin programlarının temelini teşkil eden Komünist Manifesto, milletlerarası bir işçi teşkilatı olan gizli Komünistler Birliğinin Kasım 1847’de Londra’da yapılan ikinci kongresinde kararlaştırıldığı gibi Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından hazırlandı. Yazılması 1848 Ocağının sonlarına doğru tamamlandı ve metin aynı yıl yalnız Karl Marx’ın adıyla önce Almanca, sonra İsveççe yayımlandı. Karl Marx ve Engels’in adları birlikte ilk olarak 1872 Leipzig baskısında yer aldı. Almanca; “Manifest der Kommunistischen Partei” olan ismi de “Kommunistisches Manifest” olarak değiştirildi. Dünyanın hemen bütün dillerine çevrilmiş olan Komünist Manifesto Türkiye’de ilk defa kitap olarak Dr. Şefik Hüsnü Deymer’in çevirisiyle 1920’de yayımlandı. İkinci defa Kerim Sadi’nin çevirisiyle 1936’da yayımlanan kitabın 1968, 1970, 1976, 1979 daki çeşitli çevirileri toplatılarak, yayımcıları komünizm propagandası yapmak suçundan mahkum edildiler.

Dünyada meydana gelen çeşitli ekonomik ve siyasi gelişmeler sebebiyle bugün geçerliliğini kaybetmiş ve pek az savunucusu kalmış olan Komünist Manifesto dört bölümden meydana gelmiştir. “Burjuvalar ve Proleterler” başlıklı birinci bölümde; sınıf mücadelesinin toplumların gelişmesinin itici gücü olduğu belirtilir. Efendilerle köleler arasındaki mücadelenin yerini önce senyörlerle serfler arasında, sonra da kapitalistlerle proleterler arasındaki mücadelenin aldığı öne sürülür. Toplumsal gelişme kanunlarının ele alındığı bu bölümde kapitalist düzenin yerini sosyalist topluma bırakacağı ve bu tarihi vazifenin de proleteryaya düştüğü belirtilir. “Proleterler ve Komünistler” başlıklı ikinci bölümde, komünistlerin programları anlatılır. Siyasi iktidarın ele geçirilmesi, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin kaldırılması, ücretli işçiliğe son verilmesi, kollektif mülkiyetin kurulması, miras hakkının kaldırılması, kredinin bir devlet bankasında merkezileştirilmesi gibi hususlara yer verilir. “Sosyalist ve Komünist Literatür” başlıklı üçüncü bölümde; derebeyi, küçük burjuva, alman, burjuva, tutucu ve ütopyacı sosyalist ve komünist akımlar tenkid edilir. “Komünistlerin Çeşitli Muhalefet Partilerine Karşı Tutumları” başlıklı dördüncü ve son bölümdeyse, mevcut toplumsal ve siyasi düzene karşı her ihtilalci ve yıkıcı hareketin desteklenmesinin komünistler için vazife olduğu belirtilir. Komünistlerin, gayelerine ancak eski toplumsal düzenin şiddet yoluyla devrilmesi neticesinde ulaşabileceklerinin belirtildiği bu son bölüm; “Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur. Oysa kazanacakları koskoca bir dünya vardır. Bütün ülkelerin işçileri birleşin.” sözleriyle sona erer.

Komünist Manifesto’da açıklanan ilkeler doğrultusunda kurulan komünist rejim, Sovyetler Birliğinde ve peyki olan ülkelerde ancak yetmiş sene dayanabilmiştir.Lenin, Stalin gibi diktatörlerin baskı ve zulümleri altında yüz binlerce kişi öldü. Yaşayanlar da zulüm altında inim inim inlediler. Fakat dünyada gelişen ilmi ve siyasi gelişmeler neticesinde Komünist Manifesto’ya dayanan komünizm rejimi yıkıldı.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Yanıtlar