Kuleli Askeri Lisesi

Kuleli Askeri Lisesi, İstanbul Boğazı kıyısında yer alan askeri okul. Bizans döneminde, Kuleli Askeri lisesi`nin bulunduğu yerde bir koru, içerisinde de bir manastır ile bir kule bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim

Kuleli Askeri Lisesi

Kuleli Askeri Lisesi, İstanbul Boğazı kıyısında yer alan askeri okul. Bizans döneminde, Kuleli Askeri lisesi`nin bulunduğu yerde bir koru, içerisinde de bir manastır ile bir kule bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim devrinde (1512-1520) bu manastır yeniçerilere kışla olarak verilmiştir. Hatta bu kışla mevkii "Bostancıbaşı Odaları" diye anılırken zamanla güzel ve süslü bir bahçe haline gelişinden olacak "Kuleli Bahçesi" diye tanınmıştır.

Kanuni Sultan Süleyman (1520-1577) padişah olunca bahçede yüksek bir kulesi bulunan dokuz katlı ve her katı fıskiyeli havuzlarla süslenen büyük bir kasır yaptırmıştır.

Sultan Ahmet III (1703-1730) devrinde kule bahçesi ve etrafı has olarak kendisine verilmiştir. Bizans devrinden kalan kule yıktırılmıştır. Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa`nın Damadı Kaymak Mustafa Paşa tarafından sahilde bir mescit yaptırılmıştır (1744).

Askeri Reform ve Kışla Dönemi

II. Mahmut (1808-1839) döneminde, Bostancıbaşı Odaları mevkiinde, yani okulun şimdi bulunduğu yerdeki bu kışla, Kuleli Askeri Lisesi`nin ilk yapısı olmuştur.

Abdülmecit devrinde (1839-1861) kışla yanınca yerine, yarı kargir olarak yenisi inşa edilmiştir(1843). İki tarafına da kuleler yapıldığı için kışlaya bu tarihten itibaren Kuleli Kışla denilmeye başlanmıştır. 1847`de su yolları tamamlanarak kışlanın su işi de halledilmiştir.

Kafkasyalı Hüseyin Paşa tarafından tertiplenen ve Sultan Abdülmecit`i tahttan indirmek hedefini güden hareketin meydana çıkarılması üzerine, suçluların yargılanması Serasker Rıza Paşa tarafından Kuleli Kışlası`nda yapılmıştır. (Kuleli Vak`ası - 1859)

Kırım Savaşı`na iştirak emek üzere İstanbul`a gelen Fransız ve İngiliz askerlerinin bir kısmı, Fransa`nın İstanbul Maslahatgüzarının isteğine uyularak bu kışlaya yerleştirilmiştir(1854). Burası müttefik askerlerinin kışla ve hastanesi haline getirilmiştir. Harpte yaralanan ve tedavileri sırasında ölen müttefik askerleri kışlanın kuzeyindeki mezarlığa gömüldüğü için yakın zamana kadar bu mezarlığa İngiliz Mezarlığı deniliyordu.

Kışla, 1856`da İngilizler tarafından boşaltılırken, çıkarılan kasıtlı bir yangınla tamamen harap olmuştur. Abdülaziz devrinde (1861-1876) kışla ana duvarları kagir, iç bölmeleri, tavan ve tabanları ahşap olarak iki kat halinde inşa edilmiş; böylece bugünkü kışla ortaya çıkmıştır (1871).

Kuleli Askeri Lisesi, “Mekteb-i Fünun-ı İdadiye” adı altında 21 Eylül 1845`te bugün İstanbul Teknik Üniversitesi olarak kullanılan Maçka Kışlası`nda kurulmuştur. Bu kışlanın tamiri nedeniyle ilk eğitim öğretim yılını, Mızıka-i Hümayün ve Baltacılar dairesi olarak kullanılan Çinili Köşk`te tamamlamıştır. Maçka Kışlası`nın tamiratının tamamlanması üzerine buraya taşınan Mekteb-i Fünun-ı İdadiye, Sultan Abdülmecit`in de bulunduğu bir törenle 10 Ekim 1846`da ikinci eğitim - öğretim yılına başlamıştır. 1868`de mevcut askeri idadilerin(liselerin) birleştirilmesi kararı alınmıştır. Bu tarihte, Kuleli de dahil olmak üzere, dört askeri idadi “Umum Mekteb-i İdadi Şahane” adı altında birleştirilerek Galatasaray Kışlası`na nakledilmiştir.

İdadilerin birleştirilmesinden istenen sonuç elde edilemeyince, 1872`de okulların ayrı ayrı öğretime devam etmeleri kararlaştırılmıştır. Bunun üzerine, Mekteb-i Fünun-ı İdadiye ve Deniz İdadisi, Kuleli Kışlası`na taşınmıştır. Bu tarihten sonra okul “Kuleli İdadisi” adıyla anılmaya başlamıştır.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı dolayısıyla Kuleli`nin hastahaneye çevrilmesi kararlaştırılınca okul, Pangaltı`daki Harp Okulu binasına taşınmıştır. Savaşın sona ermesiye birlikte Askeri Tıbbiye İdadisi ile birlikte yeniden Çengelköy`deki binasına dönmüştür(1879). Mevcudun artması üzerine okul haricindeki sırt üzerindeki okul hastahanesi tahliye edilip burası tıbbiyeye tahsis edilmiştir. Hastahane ise Beylerbeyi`ne taşınmıştır. Askeri Tıbbiye İdadisi, daha sonra Haydarpaşa nakledilmiştir(1910).

1912-1913 Balkan Harbi sırasında Kuleli Kışlası tekrar hastahane olmuştur. Öğrencilerin bir kısmı Kandilli Kız Lisesi`nin bulunduğu Adile Sultan Sarayı`na bir kısmı da Beylerbeyi sarayının yanındaki binalara gönderilmiştir. 1913 yılı sonunda, okul tekrar eski binasına taşınmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında okul bir dönem Büyük Ada`daki Rum Yetimhanesi`ne taşınmıştır. Birinci Dünya Savaşı sonunda, İngilizler`in Mondoros Mütarekesi`ne dayanan istekleri üzerine okul binası boşaltılmıştır. Bina İngilizler tarafından Ermeni yetim ve göçmenlerine tahsis edilmiştir.(5 Kasım 1920) Kuleli İdadisi, önce Kağıthane`de, Sünnet Köprüsü yanındaki çadırlardan ibaret bir ordugaha, bir ay sonrada Maçka`daki karakol binasına taşınmıştır. İngilizlerin buraya da el atması üzerine, Beylerbeyi sarayı yanındaki eski Jandarma Okulu`na nakledilmiştir(26 Aralık 1920).

26 Ağustos 1922`de başlayan Büyük Taarruzun parlak bir zaferle sonuçlanması sonucu başlayan Lozan Barış görüşmeleri ile beraber İngilizler, Kuleli Kışlasını boşaltarak Türk makamlarına teslim etmişlerdir. Böylece okul, üç yıllık bir aradan sonra, 6 Ekim 1923`te eski yerine tekrar taşınmıştır.

Cumhuriyet Dönemi

1924`te çıkarılan “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” (Eğitim Birleştirilmesi) ile okul sivil liseye dönüştürülmüş, adı da “Kuleli Lisesi” olarak değiştirilmiştir. Aynı ders yılı sonunda bu uygulamaya son verilmiş ve okul tekrar askeri liseye çevrilmiştir. Ayrıca 1925`te bugünkü adını almış, Kuleli Askeri Lisesi olarak anılmaya başlamıştır.

İkinci Dünya Savaşı nedeniyle, seferberlik planlarına uyularak Kuleli Askeri Lisesi Mayıs 1941`de Konya`ya nakledilmiştir. Kuleli Kışlası 1000 yataklı askeri hastane haline getirilmiş ve Boğaz Nakliyat Komutanlığı da buraya taşınmıştır.

İkinci Dünya Savaşı`nın sona ermesinden sonra, 18 Ağustos 1947`de İstanbul`a taşınarak tekrar ve son kez tarihi ve kutsal yuvasına kavuşmuştur. Kuleli Askeri Lisesi, 1975-76 öğretim yılına kadar Milli Eğitim Bakanlığı`na bağlı liselerin fen kolu programını uygulamıştır. Bu tarihte kolej sistemine geçilmiş, daha önce üç yıl olan öğretim süresi Hazırlık Sınıfı`nın açılmasıyla birlikte dört yıla çıkarılmıştır. 2005 yılında M.E.B.`nın liselerdeki öğrenim süresini 4 yıla çıkarmasıyla beraber Hazırlık Sınıfı kaldırılmıştır.

Çalışmalar

Şu anda Kuleli Askeri Lisesi Okul Komutanı olan Kurmay Albay İlhan Bölük, okulun yıpranan bölümlerinin restorasyonu için gerekli emri vermiştir. Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı Destek Kıtaları Komutanı Albay Arif Hikmet Öztürk ve Destek Kıtaları bölüğü, önümüzdeki yıl restorasyon çalışmalarına başlayacaktır. Okulun dış çevresi tamamen yenilenecek, alt yapı sistemleri yeni sisteme çevrilecektir. Böylece Kuleli Askeri Lisesi`nin daha güzel bir görünüme sahip olması sağlanacaktır.

Kuleli Askeri Lisesi`ne 2006 yılında dikilen dev Türk bayrağı, 43 metrelik boyu ile İstanbul`un 2. en büyük Türk bayrağı olma şerefini elinde tutmaktadır. Yüce Türk bayrağımız, İstanbul`un birçok noktasından rahatça görülebilmektedir. Özellikle eklenen yüksek voltlu projeksiyonlar, bayrağın gece bile çok rahat görünmesini sağlamaktadır.

Okul mezunları Kuleliler Derneği ve www.kuleliler.org web sitesi ile kendi aralarında iletişim sağlamaktadırlar.Okul müzesinde öğrencilerin aldığı ödüller ve bir adet dinazor yumurtası bulunmaktadır.Ayrıca altın sırmalı koltuklar ve çeşitli antika eşyalarda mevcuttur.

  • Kuleli Marşı
  • Deniz senin, toprak senin, gök senin,
  • Zafer olsun en mukaddes emelin.
  • Çağlayanlar gibi köpür arşa taş,
  • Ufuklardan yüksel şahikalar aş.


  • Ey şerefli, şanlı yuva Kuleli,
  • Hedefindir bütün cihan, ileri.


  • Hayat umar vatan tatlı sesinden,
  • Miras kalan asil kandır ceddinden,
  • Ay yıldızım gök yüzünde parlasın,
  • Nurunda Türklük Dünyayı kaplasın.


  • Ey şerefli, şanlı yuva Kuleli,
  • Hedefindir bütün cihan, ileri.


  • Senin adın bu ülkede tanınmış,
  • Cumhuriyet kitabına yazılmış,
  • Sen mukaddes, altın ocak Kuleli,
  • Saklar bağrın kahramanlık emeli.




Kaynaklar

Vikipedi
Ben de Kulelide iki bucuk yil okudum ama mezun olamadim. Kulelide cok kisa bir donem dahi yasansa omur boyu unutulmayacak arkadasliklar edinilir. Bunun en guzel ornegi gecenlerde facebookta bir arkadasimi bularak ben vermis oldum. Arkadasim tam kirksekiz yil sonra tekrar buldum seni dedigi
nde ne kadar zaman gectigini hayretle fark ettim. Uzatmayayim etkinliklerinize sadece mezunlari degil de bizleri de dahil ederseniz cok memnun oluruz.

İlgili konuları ara

Yanıtlar