Tarihi:

Ladik ilçesinin tarihinin M.Ö. 3000 - M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Ladik'in Hititler devrinde de yerleşim yeri olarak kullanıldığı çevrede yapılan arkeolojik kazılardan anlaşılmıştır. Kaledoruğu yerleşim yerinde Hitit kültürünün izlerine rastlanmış olması da bunu göstermektedir. M.Ö. 131 yılında Pontus kralı VIII. Mitridat'ın karısı Veodikya Ladik İlçesine kurmuştur. Bir rivayete göre Veodikya adının zamanla halk dilinde değişerek Ladik olduğu ve ilçenin ad

Ladik (Samsun)

Tarihi:


Ladik ilçesinin tarihinin M.Ö. 3000 - M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Ladik'in Hititler devrinde de yerleşim yeri olarak kullanıldığı çevrede yapılan arkeolojik kazılardan anlaşılmıştır. Kaledoruğu yerleşim yerinde Hitit kültürünün izlerine rastlanmış olması da bunu göstermektedir. M.Ö. 131 yılında Pontus kralı VIII. Mitridat'ın karısı Veodikya Ladik İlçesine kurmuştur. Bir rivayete göre Veodikya adının zamanla halk dilinde değişerek Ladik olduğu ve ilçenin adının buradan geldiği ileri sürülmektedir.

Romalıların (M.Ö. 71 - M.S. 395) Pontusluları yenmeleri ile bölge Romalıların hakimiyetine girmiştir. M.S. 395'de Roma doğu ve batı olarak ikiye bölününce Ladik Doğu Roma (Bizans), imparatorluğunun sınırları içinde kalmıştır.

İslam uygarlıkları döneminde (705) Arapların eline geçen bölge 1071 Malazgirt Savaşından sonra Selçukluların eline geçmiştir. 1075'de Alparslan'ın komutanlarından Melik Ahmet Danişment Gazi Amasya ve çevresine egemenliği altına aldı. Bir rivayete göre de ilçe adını komutanın kızı İleduk ve İldük Hatun'un isminden almıştır.

Selçukluların parçalanmasıyla kurulan Anadolu Beylikleri zamanında Ladik Kabatoğullarının hakimiyetine girmiştir. Osmanlılar ise Ladik'i 1428'de kesin olarak topraklarına katmışlardır.

Ladik Cumhuriyet dönemine kadar Sivas Sancağına bağlı Amasya Vilayeti sınırları içinde bulunmuştur. Cumhuriyet kurulduktan sonra Amasya iline bağlı olan Ladik ilçesi 1925'de Samsun'a bağlanmıştır.

Coğrafi Konumu:

Samsun'un güneyinde yer alan Ladik ilçesi kuzeyinde Kavak, güneyinde Suluova, doğusunda Taşova ve batısında Havza ilçeleri ile çevrilidir.

Kuzey Anadolu sıradağlarının batıya doğru alçaldığı ve geçit verdiği bir alanda, Akdağ'ın kuzey eteklerinde kendi ismini alan geniş bir ova kenarında kurulmuştur.

İlçenin akarsularından Tersakançayı Yeşilırmak'ın bir kolunu oluşturur. Ladik gölünden çıkarak batıya, oradan güneye, daha sonra doğuya doğru kıvrılarak Yeşilırmak'la birleşir. Bu akış seyrinden dolayı adını Tersakan çayı olarak kalmıştır.

İlçe merkezinin 10 km. doğusunda yeralan Ladik Gölü, Akdağ'dan inen akarsularla beslenir.

Sosyo - Ekonomik Yapısı:

İlçenin ekonomisi genellikle tarıma dayanmaktadır. Yaygın olarak buğday, arpa, yulaf, mısır, şekerpancarı ve ayçiçeği yetiştirilmekte, bunların yanısıra bağ - bahçe sebzeciliği de yapılmaktadır.

Ladik'in yayla durumunda olması hayvancılığın da gelişmesini sağlamıştır. Başta küçük baş hayvan yetiştiriciliği olmak üzere, büyük baş hayvan yetiştiriciliği, küçük çapta da olsa balıkçılık ve arıcılık da yapılmaktadır.

İlçede çok eski yıllardan beri yapıla gelen dokumacılık günümüzde de modern araçlarla devam etmektedir. Eskinin tahta tezgahların yerini bugün trikotaj makinaları almıştır. Bu makinalarla fanila ve kazak örgücülüğü yapılmaktadır. Kırsal kesimde ise halı dokumacılığı teşvik edilmiştir. Birçok köyde kurulan halı tezgahlarında Hereke tipi halılar dokunmaktadır.

Ladik gölü civarındaki köylerin hemen, hemen hepsinde kamıştan hasır örücülüğü yapılmaktadır. Bu hasırlar Güney Anadolu ve İstanbul bölgesine satılmaktadır.

İlçedeki en büyük sanayi kuruluşu Çimento fabrikasıdır. Bir de küçük sanayi sitesi bulunmaktadır.

Ulaşım:

Samsun'a 82 km. uzaklıkta olan ilçenin ulaşım problemi yoktur. Samsun'dan Ladik'e her zaman araç bulmak mümkündür.

Tarihi ve Kültürel Değerler:

İlçenin tarihi M.Ö. 3000'lere uzansa da yöredeki arkeolojik alanlar da yeteri kadar araştırma yapılmamıştır. Bu arkeolojik alanlar; Çakılarası, İnkaya Mezar ve Ören Yeri, Kale Tepe, Dökme Tepe, Dedealtı, Köy İçi, Devşel Kaya, Tombul Tepe, Kilise Tepe, Kümbet höyükleridir. Ladik merkezinin güneyindeki tepede Ladik gölünün güney doğusunda bir kale kalıntısı da bulunmaktadır.

Ormanlık alanları, yaylaları ve şifalı sularıyla, Osmanlılar döneminde, Amasya'da yaşayan şehzadelerin ve ileri gelenlerin yazın safiye yeri olarak kullandıkları ilçede; yazlık saraylar, camiler, çarşılar, hamamlar vb. gibi bir çok eser yaptırılmıştır. Fakat bu eserlerin çoğu 1943 depremiyle yıkıntı haline gelmiştir.

Bu gün ayakta kalan eserlerden bazıları şunlardır:

Saat Kulesi: 1889 yılında inşa ettirilmiştir. 1943 depreminde büyük hasar görmesine karşın aslına uygun olarak tekrar yaptırılmıştır.

Bülbül Hatun Camii: II. Beyazıt'ın karısı Bülbül Hatun tarafından yaptırılmıştır. Depremde yıkılan cami aslına uygun olarak onarılmıştır.

Avcı Sultan Mehmet Camii: IV. Avcı Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Depremde tamamen yıkılan cami aynı yerine tekrar inşa edilmiştir.

Kümbet : Bir adı da Sadullah Sunullah Paşa Türbesidir. Kümbet bir Osmanlı eseridir.

Seyit Ahmet Kebir Türbesi: Selçuklu döneminin kumandanlarından Seyit Ahmet Kebir Ladik'te yapmış olduğu savaşta ölünce isteği üzerine bu türbeye gömülmüştür.

Gezi ve Mesire Yerleri:

İlçenin en önemli mesire yeri Hamamayağı (Hallaz, Hırlaz, Hilyas) kaplıcasının bulunduğu bölgedir. Ladik ilçesinin 10 km uzaklıktaki bu yerde, kenarından küçük bir akarsuyun geçtiği piknik alanı ve kaplıca binası vardır.

Ladik ve Havza ilçelerindeki kaplıcalar tarih boyunca bilinmektedir. Romalılar ve daha önceki devirlerde de buralar insanları çeken sağlık merkezleri olmuştur.

Bugün ise suların içerdikleri maddeler tektek tespit edilmiştir. Ladik Hamamayağı kaplıca suyunun, Almanya'daki Bedeviciler, Liebenzell, Schlangedbad, Warnbrunn, Wilbad, Wilstein gibi kaplıcaların suyuna eşdeğer olduğu kanıtlanmıştır.

Hamamayağı kaplıca suyu Türkiye'deki birinci dereceden önemli ve öncelikli kaplıca suyu olarak belirlenmiştir.

Romatizma, Sinir ve Kas yoğunluğu, eklem kireçlenme, sinirsel hastalıklar, ameliyat sonrası yorgunluklar gibi hastalıklarda olumlu etki yapar.

Ladik gölü ve çevresi, Akdağ yaylaları mesire yeri olarak idealdir.

Folklorik Değerler:

İlçede Çevre İl ve İlçelerde oynanmakta olan Düzayak, Makinalı, Oğlan beni çaydan geçir, Sarıkız, Sanlama gibi horon oyunlarının yanında, Budak dere ve çevre köylerinde mistik türde Semah oyunuyla, Şeyh Şamil, Şeşen, Zefak gibi oyunlarda oynanmaktadır.

Yemekler:

İlçede yapılan yöresel yemeklerin çoğu hamur işidir. Bunlar; Erişte, Tutmaz Aşı, Mantı, İşkefe Tatlısı, Kaz Pilavı ve seridi, Çerkez Halüğü, Çerkez Şibsisi, Dabusun, Malakto, Gobi, Lobiya, Lobya, Hoşmerim, Kadayani Ekmek gibi çok çeşitlidir. Yöresel yemeklerin dışında Ladik'in Tandır Kebabı da oldukça meşhurdur.

İlgili başlıklar

Samsun'un ilçeleri
Ladik tarihi hakkkında bilmediğim birçok şeyi öğrenmiş oldum. Ama yapılan araştımaların eksik olduğu kanısındayım umarım daha detaylı bir araştırma yapıldıktan sonra yeni bilgiler yayınlanır.

Yanıtlar