Matematik okul diye anılan Lozan Okulu'nun kurucusu olan Leon Walras (Fransızcada Léon Walras), Salt Politik İktisadın Unsurları (Eléments d'économie politique pure, 1874) ve Uygulamalı Politik İktisat Çalışmaları (Études d'économie politique appliquée, 1898) adlı eserleriyle tanınmıştır.

Walras, Fransız olmakla birlikte Lozan'da ün kazanmıştır. Çözümlemelerini matematiksel fonksiyon ve denklemler sistemi ile açıklayan Walras, tüketilen mal miktarı ile sağlanan fayda arasındaki ters ilişk

Leon Walras ve Genel Denge

Matematik okul diye anılan Lozan Okulu'nun kurucusu olan Leon Walras (Fransızcada Léon Walras), Salt Politik İktisadın Unsurları (Eléments d'économie politique pure, 1874) ve Uygulamalı Politik İktisat Çalışmaları (Études d'économie politique appliquée, 1898) adlı eserleriyle tanınmıştır.

Walras, Fransız olmakla birlikte Lozan'da ün kazanmıştır. Çözümlemelerini matematiksel fonksiyon ve denklemler sistemi ile açıklayan Walras, tüketilen mal miktarı ile sağlanan fayda arasındaki ters ilişkiyi yorumlarken, faydanın mal miktarının azalan bir fonksiyonu olduğunu açıklamıştır.

U = f(Q) Daha önemlisi, iktisadi olayları açıklamada neden-sonuç ilişkilerini gösteren kavramları incelemenin yanı sıra, değişkenler arasında karşılıklı bağımlılık sürecini açıklayan fonksiyonel kavramlaşmaya önemli katkılar sağlamıştır. Örneğin, genel piyasa dengesi açısından, fiyatlarla arz miktarı arasındaki neden-sonuç ilişkisinin (Qs = f(P)) tek yanlı açıklanamayacağını, arz miktarının da fiyatları belirlediğini (P = f(Qs)) söylemiştir. Bu çerçevede Qd = f(P) iken, yalıtılmış bir piyasa modelini dikkate aldığımızda, denge koşulu, Qd = Qs biçiminde ya da E'nin fazla talebi gösterdiği varsayıldığında, tek bir denklemle EQd - Qs = 0 biçiminde gösterilebilir. Birbiriyle karşılıklı olarak bağımlı olan bir çok mal eşanlı olarak ele alındıklarında ise, denge, modelde yer alan hiçbir mal için fazla talep olmamasını gerektirecektir. Çünkü, tek bir mal bile fazla taleple karşı karşıya kaldığında, bu malın fiyat uyumlanması, öteki malların talep ve arzlarını zorunlu olarak etkileyecek ve böylece tüm fiyatlarda değişikliklere yol açacaktır. Buna bağlı olarak, n mallı piyasa modelinin denge koşulu, EtQdi - Qsi = 0 (i = l, 2, ..., n) biçiminde n tane denklemden oluşacaktır. Söz konusu modelin çözümlenebilmesi (varsa), denge koşulunu yansıtan n denklemin eşanlı olarak çözümünü sağlayan sabit bir fiyat kümesini (Pt) ve buna karşılık gelen sabit miktar kümesinin (Qt) varlığını gerektirecektir.

Walrasçı kuramın kapsamı ve önemi

Burada ifade edildiği gibi, Neoklasik paradigmanın oluşumunda Jevons ve Menger'den bağımsız hareket eden Walras'ta öznel değer kuramı olabildiğince karmaşık bir şekil sergilerken, üretim açısından son tahlilde Walras tarafından basitleştirilmiş şu fikir önem kazanmaktadır: Belli bir yatırım tipine öyle ilaveler yapılmalıdır ki, her ek faktörün marjinal verimliliği piyasa faiz haddine eşit olsun. Bu düşünce, tüketici maksimizasyonu veya en iyileştirmesi (optimalitesi) yaklaşımından daha önemli olan marjinal verimlilik teorisinin ilk taslağının ortaya çıkması demektir. Yani, her üretim dalında denge durumuna göre üretim faktörlerinin marjinal verimlilikleri ölçüsünde pay alması ya da fiyatlandılmış olmaları, sektör ve verimlilik düzeyindeki farklılıklardan dolayı, aynı parasal değerlerin yaratılamayacağı düşüncesini doğurmuştur.

Walrasçı çözümleme, kuşkusuz yukarıda zikredilen yöntem arayışlanndan dolayı iktisat biliminin gelişmesine büyük katkılar sağlamıştır. Ancak, oldukça önemli bir çözümleme aracı olan denklem sistemlerinden ortaya çıkmış girdi-çıktı tablosu Denis'in ifadesiyle, serbest piyasa ekonomilerinde bir çözümleme tekniği olarak değil, planlı sosyalist ekonomilerde yarar sağlayan bir yöntem olarak büyük yararlar sağlamıştır. Walras'ın çabaları, hem aynı anda pazar ekonomisinde gözlemlenebilir iktisadi olaylar bütününü açıklamaya, hem de liberal öğretinin doğrulanmasına yönelik ise de, bugün bu girişimlerin başarılı olduğunu söylemek güçtür. Walras'ın çağdaş hayranlarından olan J. R. Hicks, Walrasçı sistemin kısırlığından söz ederken, şöyle demektedir: Bu yapı, bütünü içinde insanın hayal gücünü doyuran büyüleyici bir saray etkisi uyandırmakla birlikte, temel sorunları çözmede yetersiz kalmaktadır.

Yine Walras, tüketicilerin tükettikleri malların marjinal faydalarını (ki Walras bunu, malların az bulunurluğu diye adlandırıyor) mallann fiyatları oranına eşitledikleri noktada, mübadele değerlerinin oluştuğunu, bunun aynı zamanda kıtlık olgusunu da açıkladığını belirtirken şöyle demektedir: Kıtlık faktörüyle açıklanan mübadele değeri, ancak iki olay bir arada bulunur ve değerler kesin orantılarla belirlenirse, mübadele değeri kıtlık faktörüyle açıklanmış olur ki böyle bir fiyat belirleme süreci de maliyet unsurunu yeniden ortaya çıkarır

Yanıtlar