Libido

Libido, Sigmund Freud tarafından ortaya atılan, insan oğlunun ana sorun kaynağı olarak görünen, bastırılmış duyguları insan benliğinde ateşleyen terimdir. Türkçede cinsel istek olarak kullanılır.

Doğuştan olan ve biolojik olarak belirlenen cinsel zevk dürtüsü anlamında Freud'un ortaya çıkardığı bir terimdir. Freud, yetişkinlerin davranış motivasyonlarının birçoğunda libido'nun etken olduğunu ileri sürmüştür. Bebeklerde, libido enerjisi önce ağız çevresinde yoğunlaşır ve daha sonra giderek anüse ve dış genital organlara yönelir. Latans döneminde Oidipus çatışmalarının çözümü sonucunda libido bastırılır ve adolesans döneminde açık cinsel dürtü biçiminde yeniden ortaya çıkar. Jung, libido terimine "yaşam gücü" karşılığı olarak daha geniş bir felsefi anlam vermiştir. Libido'nun yönünü (yani heteroseksüel, homoseksüel ya da otoseksüel olmasını), birkaç faktör (genetik, yapısal ve ortamsal) belirler. Libido'nun yoğunluğu ise hayvan türlerine göre değişkenlik gösterir, ama insanlarda toplumsal şartlanmanın etkisi büyüktür.

Libido, Sigmund Freud tarafından ortaya atılan, insan oğlunun ana sorun kaynağı olarak görünen, bastırılmış duyguları insan benliğinde ateşleyen terimdir. Türkçede cinsel istek olarak kullanılır.

Libido genel anlamıyla seksüel istek olarak kabul edilir. Daha teknik tanımıyla Carl Jung tarafından bulunmuştur. Genel olarak libido özgür yaratım yada psişik olarak bireysel gelişimi ileri iten enerjidir.

Freud’a göre libido içgüdüsel enerjidir. Uygarlaşma davranışının uzlaşımlaşması ile çatışma halindedir. Toplumsal konforun getirdiği libidoyu kontrol etme id olarak tanımlanır. Bu toplumsallık ile bireysellik arasındaki huzursuzluk ve gereilimi yönetir. Bu rahatsızlığı huzursuzluğu Freud neurosis (nevroz, sinirce) olarak isimlendirmiştir. Böylece libido dönüşüme uğrarmak zorunda kalır. Sosyal alanda kullanılacağı bir alana yöneltilerek yüceltilir. Freud’a göre bu sublimation (yüceltmedir).

Libido yaratıcı hayatı teşvik edebilir. İnsanlık için doğal yol seksle gerçekleşmesidir. Bununla birlikte derin biliçaltı seviyelerinde iki seviye birleşebilir bunun sonucunda seksüel çekim ve seksüel dürtü için evrimsel koşullarda sonuçlar verebilir. Bu koşulların kullanımı libidonun karşıt anlamlı sözcüğü olan destrudo yu oluşturur. (insanın içindeki ölüm, yıkım, kendi kendini yıkım/yoketme içgüdüsü. freud insan yaşamını iki temel dinamik arasındaki savaşın oynandığı tiyatro olarak görmüş: yaşama içgüdüsü (eros) ve ölüm içgüdüsü (thanatos). bilindiği üzere freud daha çok yaşam içgüdüsü ile uğraşmış ).

kelime freud'un öğrencisi psikanalist edoardo weiss tarafından üretilmiş. ik olarak 1935 tarihli "imago" dergisindeki "todestrieb und masochimus" başlıklı makalesinde kullanmış.

bir kısım psikanalist (federn) aynı içgüdüyü "mortido" kelimesiyle tanımlamış.)

Doktor ve psikiyatristler libidonun azaltılmasını bir çeşit seksüel fonksiyon kaybı olarak görmekte ve bunu tıbbi bir problem olarak ele almaktadır. Örneğin libidonun azalışının erkekte ve kadında testesteron ve kadında ostrojen hormonunun üretiminin azalmasına bağlarlar. Hormon yetersizliği hormon tedavileriyle düzenlenebilir. Bir çok tıbbi durum altında libido azalabilir. Ameliyat, aşırı yorgunluk, bitkinlik, psikiyatrik sorunlar(depresyon, kaygı) gibi. Bazı ilaçların da libido düşüşünde yan etkileri söz konusu olabilir.

Ayrıca gebelik ve yaşlılıkta da libido da azalma görülebilir.

Diğer anlamları

Libido

İngilizce Libido kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. libido, energía vital (origen de las manifestaciones de origen sexual)

Libido

İngilizce Libido kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. libido, appétit sexuel

Libido

İngilizce Libido kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Geschlechtstrieb, geschlechtliche Begierde; Libido

Libido

İngilizce Libido kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. (Psic) libido

Libido

İngilizce Libido kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. libido; desejo sexual, paixão sexual

Libido

i. libido, cinsel dürtü

Libido

Fransızca Libido kelimesinin İngilizce karşılığı.
(f) n. libido, sexual instinct; person's instinctive drives and energies (Psychology)

Libido

Almanca Libido kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. sexual instinct; person's instinctive drives and energies

Libido

İtalyanca Libido kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. libido, sexual instinct

Libido

Portekizce Libido kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. libido

Libido

İspanyolca Libido kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. libido

Libido

Türkçe Libido kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. sexual instinct; person's instinctive drives and energies
n. libido, sexual urge, lust, lewdness
n. libido, sexual instinct; person's instinctive drives and energies (Psychology)

Libido

Flemenkçe Libido kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. libido

Libido

İngilizce Libido kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. libido, sexuele wellust

Libido

n. sexual instinct; person's instinctive drives and energies
n. libido, sexual urge, lust, lewdness
n. libido, sexual instinct; person's instinctive drives and energies (Psychology)

Libido

Flemenkçe Libido kelimesinin Fransızca karşılığı.
(psychologie) libido (f)

Libido

Fransızca Libido kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
(psychologie) libido (n)

Libido

cinsel içgüdünün belirtilerini gösteren, yaşama gücünün tümü.

Libido

Fransızca Libido kelimesinin Almanca karşılığı.
n. libido

Libido

Fransızca Libido kelimesinin İtalyanca karşılığı.
(psychologie) libido (f)

Libido

Fransızca Libido kelimesinin Portekizce karşılığı.
(psychologie) libido (f)

Libido

Fransızca Libido kelimesinin İspanyolca karşılığı.
(psychologie) libido (f)

Libido

Fransızca Libido kelimesinin Türkçe karşılığı.
[la] libido

Libido

Almanca Libido kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. libido (f)

Libido

Almanca Libido kelimesinin İtalyanca karşılığı.
n. libido (m)

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Libido ilgili konular

  • İd

    Id, Freud'un kullandığı bir psikanaliz kavramı olup, ego ve süperego ile birlikte psişeyi oluşturur. Id'in bir psişik enerji ya da libido depo
  • Libido

    Libido, Sigmund Freud tarafından ortaya atılan, insan oğlunun ana sorun kaynağı olarak görünen, bastırılmış duyguları insan benliğinde at
  • Ambivalenz

    Ambivalenz, yani ''duygu''; birbiriyle bağdaşmayan duygu, düşünce, istek ve amaçların kişide aynı zamanda toplanmasıdır.
  • Adler, Alfred

    Adler, Alfred (1870-1937) Bireysel psikolojinin kurucusu olan Adler, cinsiyet ve libido teorisine verilen fazla önemi kabul etmeyen Neo-Freudiyen ana
  • Duygu (Psikoloji)

    Duygu, bireyin ruh halinde biyokimyasal (içsel) ve çevresel tesirlerle etkileşiminden doğan kompleks psikofizyolojik bir değişimdir. Kişiye öz
  • Klinik psikoloji

    Klinik psikoloji bireyin zihinsel, davranışsal ve duygusal bozukluklarını inceyen psikoloji dalıdır. Psikoterapi yöntemlerini sıklıkla kullan
  • Takılıp kalma

    Takılıp kalma veya fiksasyon; libido, saldırganlık içgüdüsü ve benin, psikoseksüel gelişim evrelerinin birinde duraklama, bu evreye takılı