Modern Türk Haritacılığının başlaması ise 1895 yılında Türk subayları ve Fransız harita uzmanları ile oluşan bu Taksim-i Arazi (Jeodezi) komisyonu baz ve nirengi esaslarına dayalı modern anlamda bir harita yapımına başlamak üzere teşkilatlanmaları nedeniyle 1895 yılı hesaba dayalı Modern Türk Haritacılığının başlangıç noktası olarak kabul edilmiştir.

Modern Türk Haritacılığı

1880 yılında Genelkurmayın yeni örgütlenmesinde beş şube kurularak bunlardan 5. şubeye harita ve fen işleri verilmiştir. Ancak 33 yıl saltanat süren padişah II. Abdülhamid'in zamanında bu konuda fazla bir atılım yapılamamıştır.

1883 de Ordunun yeniden örgütlenmesi için getirilen Colmar Baron von GOLTZ (1843-1916), paşa ünvanı verilen (Golç Paşa) ve Genelkurmay 2. Başkanlığına atanan bu Prusya subayı ilk olarak ülkenin harita eksikliğini görerek çıkarttığı bir buyruk ile bu önemli işi 5. şubenin sorumluluğuna verdirerek Rumeli ve Batı Anadolu haritalarını yaptırmağa çalıştı. Ancak bu konuda sağlıklı bir çalışma yapılamadı. Sadece 1888-1895 yılları arasında İstanbul kenti ve Karadeniz Boğazı'nın 1:100 000 ölçekli haritası yapıldı. Bunun dışında bu şube Rusların 1877 seferinde istikşaf yoluyla yaptıkları 1:210 000 ölçekli Trakya haritası kopya edilerek ve Avusturyalıların yaptığı Batı Rumeli'nin 1:300 000 ölçekli haritaları enlem ve boylam çizgilerine bakılmaksızın pantografla 1:210 000 ölçeğine çevirerek Rus haritaları ile birleştirmişlerdir. Bundan sonra arazide yapılan sağlıksız bütünleme ile ortaya hiç bir işe yarayamayan bir harita çıkmıştır86). 1890-94 arasında Paris'te jeodezi öğrenimi yapan Mehmet Şevki ÖLÇER (1866-1927) ve kurmay Yzb. HAKKI ve daha sonra 1892 de gönderilen Harp Okulu öğretmenlerinden Kurmay yarbay RIZA Paris'teki jeodezi öğreniminden sonra bu üç subay özel bir işlemle Nice yakınındki Alpler'de I. ve II. derece nirengi çalışmaları yaparak Paris'te bu ölçülerin değerlendirilmesini öğrenmişler ve daha sonra Mont Souris gözlemevinde enlem, boylam ve azimut ölçü ve hesaplarını görmüşlerdir. 1894 te İstanbul'a dönüşte Genelkurmay'a bağlı harita komisyonunda çalışan bu elemanlardan kurmay Yrb. RIZA, tekrar Paris'e gönderilerek Gautier (Gotye) fabrikasından üç adet semt dairesi ve altı teodolit satınalarak dönmüştür. Harita komisyonuna Fransa'dan bazı astronomik ve jeodezik aletlerle birlikte Fransa coğrafya dairesinden topçu birliği başkanı ve dünyanın çeşitli yerlerindeki çok sayıda sarkaç ile gravite ölçüleri yapmış yarbay DEFFORGES (1852-1915), tuğgeneral rütbesi ile (Deforj Paşa) harita komisyonu başkanlığına getirilmiştir. Yine kendisi ile gelen yüzbaşı BARİSİEN ise yarbay rütbesi ile topografya öğretmenliğine getirilmiştir.Sözleşmeli olarak getirilen bu elemanlar Türkiye'ye gelirken bazı teodolit, sarkaç ve kronometre gibi aletleri Fransa coğrafya dairesinden ödünç alarak getirmişlerdir.

1895 yılında Türk subayları ve Fransız harita uzmanları ile oluşan bu Taksim-i Arazi (Jeodezi) komisyonu baz ve nirengi esaslarına dayalı modern anlamda bir harita yapımına başlamak üzere teşkilatlanmaları nedeniyle 1895 yılı hesaba dayalı modern Türk haritacılığının başlangıç noktası olarak kabul edilmiştir.

Her ne kadar 1932 -1941 arasında Harita genel müdürü yardımcısı olan ve Türk haritacılık tarihi ile ilgili iki kitap ve birçok makale yazmış General Abdurrahman AYGÜN (1878-1943) Türk haritacılığının 1909 başladığını söylemekte ise de bu öneri pek benimsenmemiştir.

İlk modern harita çalışmalarına Vardar havzasında Fransızlar tarafından Türk subaylarının da beraberliğinde ufak bir arazi parçasının kadastrosu yapılarak başlanmıştır. Bir yıl sonra da 1896 Mayıs ayında da Eskişehir'de 7235.52 m lik bir baz ölçülerek ve bir noktada enlem, azimut tayini ve sarkaçla yerçekimi ölçülerek bu baza dayalı 1:50 000 ölçeğinde Eskişehir ve Ağapınar paftalarının nirengisi ve topografik bütünlemesi yapılmış, ayrıca 1:10 000 ölçekli Eskişehir planı meydana getirilmiştir. Hesaplamalar büyük eksen uzunluğu 6378.253 m basıklığı 1/293.46 olan İngiliz albaylarından CLARK tarafından hesaplanan 1880 elipsoidi üzerinde yapılmıştır. Komisyonun 1897 yılı ve daha sonraki çalışmaları II. Abdülhamid yönetiminin kuşkulu tutumu yüzünden ekipteki yabancılar tekrar görevlendirilmeyerek ülkelerine dönmüşler ve çalışmalar yapılamamıştır.

1900 yılında İSMET KAPTAN komutasındaki "Heybetnüma" korveti ile Aliağa ve İzmir limanlarının hidrografik haritaları ve İzmir'in 1:500 ölçekli kent planı yapılmıştır. 1900 ve 1901 yıllarında İngiltere'de bakır üzerine grave (kazıma) öğrenmek üzere deniz subayları gönderilmiş, dönüşlerinde 1881 yılında kurulmuş olan Kasımpaşa'daki Deniz Matbaasında kurulan bir kazıma kısmında İngiliz haritalarını Osmanlıcaya çevirerek basmışlardır. 1903 de Deniz subayı RAHMİ Beyin kumandasında Basra Körfezi'nin hidrografik haritası yapılmıştır. 1909 yılına kadar Türk hidrografi çalışmaları Genelkurmayın 5.dairesi tarafından yürütülmüş ve bu tarihte bu bölüme "Mesaha-i Bahriye ve Seyrisefain"(Deniz ve gemi trafiği Ölçmeleri) adı verilmiştir. 1909 da Deniz haritalarının yapılması için bir şube kurulmuş, bu şube 1911 de genelkurmay başkanlığına bağlanmıştır. 1914 yılında bazı subaylarla takviye edilen bu şubeye Beyrut ve Galata yatları ölçü gemisi olarak verilmiştir. 1911 yılında deniz matbaası ve yayınevi idaresi ile zaman tayini görevlerini de üstlenen Türk hidrografi teşkilatı, görevini Genelkurmay 8. şubesi olarak sürdürmüştür. 1928 yılında 7. şube olan Deniz şubesi Harita Genel Müdürlüğüne bağlanmıştır. İsmi 1943 yılında "Hidrografi Şubesi " olarak değiştirilmiş 1949 yılında ise Deniz kuvvetlerine bağlı "Hidrografi Dairesi" olarak yeniden düzenlenmiştir. 1950 yılında dairenin görev alanı genişletilerek ismi de "Seyir ve Hidrografi Dairesi Başkanlığı" adını almış en sonra da "Seyir hidrografi ve Oşinografi Dairesi" ismini alarak Çubuklu'da yeni binasına geçmiştir 88).Bu kurumun Türk denizlerinin çeşitli ölçeklerde yaptığı fevkalade güzel haritaları vardır.

1903 de J. SLONIEWSI�nin yaptığı İstanbul haritası etrafında bulunan Paris İkonları, bu haritanın Fransızlar için yapıldığı olasılığı kuvvetlendirmektedir.

1908 de ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile haritacılık konularında da bir kımıldama olmuş ve 1909 yılında Genelkurmay'da harita şubesine bağlı nirengi ve topografya kısımlarından oluşan "Hürriyet Anıtı"nın ekseninden geçen (daha sonra Ayasofya kubbesi) meridyen başlangıç meridyeni alınmıştır. Ayasofya kubbesinin Paris gözlemevi ile olan boylam farkı 26038'44" olarak hesaplanmıştır. Rumeli ve Anadolu için 44 grad'tan geçen enlem dairesi ortalama enlem dairesi olarak kabul edilmiştir. Irak, Arap yarımadası ve Trablusgarp için başka enlem dairesi seçilmesi kararlaştırılmıştır. Paftalar 40x50 cm ölçüsünde yapılacaktır. Aynı yıl (1909), ülkenin 1:25 000 ölçekli haritalarının yapımına Makrıköy (Bakırköy) paftası ile başlanmıştır. Bu amaç için Bakırköy bazı ölçülmüş ve bu bazın güney noktasında astronomik gözlemlerle coğrafik enlem saptanmıştır.Bu haritaların yapımında Bonne projeksiyon sistemi uygulanmıştır. Aynı yıl Boğazın iki tarafında 1:25 000 ölçeğinde 12 paftalık bir alanın nirengisi yapılmış, topografya şubesi de 10 paftalık çalışma yapmışlardır.

1911 yılında Edirne'nin Karaağaç istasyonu yakınında 2. bir baz ölçülmüş ve bu baza dayanarak 12 paftalık müstahkem mevki (kuvvetlendirilmiş yer) nirengisi yapılmıştır. Diğer taraftan Bakırköy bazını Eskişehir bazına bağlamak amacı ile Eskişehir ve İstanbul'dan getirilen zincir Adapazarı'nda birleştirilerek burada da bir baz ölçülmüştür. Bu çalışmalar her yıl eklenen yeni noktalar ile 1950 li yıllara kadar sürmüştür. 1933 de Türkiye'ye gelen ünlü Alman bilim adamı H.BOLTZ'un yönetiminde 6106.972 m lik Balıkesir bazı ölçülmüştür90). Boltz Türkiye için Gauss- Krüger projeksiyonunu önermiştir.

1912 yılında Erzurum da 6127.396 m lik bir baz ölçülmüş, Erzurum hükümet konağı yakınında bulunan "Markof" kışlası pavyonunun Rus astronomu GUEDEONOF tarafından Paris'le olan farkı 380 56'11" olarak saptandığından Erzurum-Ayasofya arası 13.66789 grad bulunmuştur.

1911-14 yılları arasında Zonguldak, İzmit, Seymen, Gölcük, Rumeli Karaburun ve Gideros limanları haritası ve Oşinoğraf Alfred MERTS ve Ahmed Rasim BARKINAY tarafından İstanbul Boğazı'nda akıntı ölçmeleri yapılmıştır.

Mehmet Şevki (ÖLÇER) Paşa 1915 de harita şubesi müdürü olarak Birinci Dünya Savaşında ordunun harita gereksinimini karşıladı. 1921 de Kurtuluş Savaşında 60 subay ve 170 sandık eşya ile Harita Dairesi, İstanbul'daki Pangaltı'dan Ankara'ya taşındı. 23 Temmuz 1921 de onaylı bir kadro ile Harita Dairesi MSB'na bağlı olarak kuruldu ve 1925 yılında 657 sayılı yasa ile Harita Genel Müdürlüğü adını aldı. Bu kurumda haritacılık çalışmalarına katkıları olan bir çok subay yetişmiş ve Türk haritacılığına katkıda bulunmuşlardır. Kurumda daha sonraları 1939 da tuğgeneral olan Abdurrahman AYGÜN Harita Dergilerinde bir çok makaleler yazmış ve iki ciltlik "Türk Haritacılık Tarihi" 1980 de yeniden basılarak birçok olaylar gün ışığına çıkarılmıştır.

1915-25 yılları arasında Zühaf korveti ile Yeşilköy, Çekmece kıyıları ile İstanbul (1916), Trabzon (1917) ve Samsun (1921) liman haritaları, Meriç nehrinde sınır belirleme (1923), Halicin planı (1924), Büyükdere ve İzmir Yenikale geçitlerinde (1925) hidrografik haritalar yapılmıştır. 1916 da Kızılırmak üzerinde Zara'dan Yahşihan'a kadar 600 km lik bir yerde Kızılırmak'ta motor ve şalupalarla taşımacılık ve nehir trafiğinin mümkün olup olmadığının keşfi için bir istikşaf haritası yapılmıştır.

1911-1929 yılları arasında Korgeneral Mehmet Şevki (ÖLÇER) yönetiminde 1:200 000 ölçekli 123 paftadan oluşan Türkiye'ye ait istikşaf haritaları yapıldı. Bu haritalar 40x50 cm boyutlu (80 km x 100 km) grad bölümlü, Clark elipsoidi üzerinde Bonne projeksiyonlu B=44 grad, olup başlangıç Ayasofya kubbesidir 92). Alman şehircilik uzmanı Prof. Hermann JANSEN, 1925-1930 yıllarında Türk haritacılarının yaptıkları 1:2000 ve 1:500 ölçekli haritalar üzerinde modern Ankara'nın gelişme planlarını çizdi.

İstanbuldaki Harita Çalışmaları

1908 de Meşrutiyet ilanından sonra ülkede yapılan yeni atılımlar parelelinde o dönemdeki adı ile İstanbul Şehremaneti (Belediyesi) de İstanbul'da ilk harita çalışmaları şehremini (Belediye Başkanı) Cemil TOPUZLU Paşa döneminde yaptırmağa karar vermiştir. Bu amaçla İstanbul Yarımadası (Eminönü-Haliç-Surlararası), Beyoğlu (Galata-Beşiktaş-Şişli) ile Üsküdar ve Kadıköy merkezi olmak üzere sık yerleşim yerlerinin 1:500 , 1:1000 ve 1:2000 ölçeğinde haritalarının yapılmasını bir Fransız şirketine (İnşaat ve Keşfiyat Türk Anonim Şirketi) ihale suretiyle verilmiştir. Bu amaçla Fransızlar 1910 yılında nirengi esasına göre çalışmalara başlamışlar ve Yeşilköy'de bir baz ölçmüşlerdir 94). 8000 hektarlık bir alanın nirengi istikşaf ve tesisleri yapılmış ve

1:10 000 ölçeğinde Eskişehir planı (1896)

1:25 000 ölçeğinde Bakrıköy (Bakırköy) paftası (1909)

Galata kulesi koordinatları için yuvarlak bir değer alınarak hesaba geçilmiştir. Harita, araya Balkan ve 1. Dünya Savaşının girmesiyle uzamış 1914 yılından itibaren Alman firması işleri üstlenerek devam etmiş ve ancak 1923 yılında haritalar ortaya çıkabilmiştir. 1928 yılında Y.Müh. Rahmi ARI Boğaziçi, 1932 yılında Bakırköy ve Bostancı, 1936 yılında Adaların haritalarını yapmıştır. Bu haritalar meskün yerlerde 1:200, 1:500, 1:1000 ölçekli yalnız sokak ve ada cephelerini gösterecek şekilde gayrı meskün bölgelerde ise 1:2000 ölçekli eşyükseklik eğrili yapılmışlardır.

Haritaların orjinalleri vatman kağıdına, kopyaları da muşambaya işlenmiştir. Bir kısmı Fransızca, bir kısmı eski Türkçe, 1928 den sonra yapılanlar ise yeni Türkçe ile yazılmışlardır. Yapım için yabancı firmalara altın olarak büyük paralar ödenmiştir. Durum 1935 yılına kadar böyle devam etmiştir. Bu haritalar daha sonra Türk mühendisleri tarafından tamamlanmışlardır. Nitekim 1928 den sonra şirketi devam ettiren R.ARI şirketi tasfiye edip belediye ile olan anlaşma gereği her yıl mevcudun %10 unu ilave etmek suretiyle Boğaziçi-Kadıköy-Bostancı-Merdivenköy-İçerenköy sahaları ile Eyüp sırtlarından başlayarak sur dışının Küçük Çekmece'ye kadar olan kısımlarını ve Adaların 1936 ya kadar haritalarını tamamlamıştır. Bu haritalardan sonra imar planları çalışmalarına esas olmak üzere surlardan Yeşilköy'e kadar olan sahanın haritası bir üstenciye verilerek İller Bankası kontrolluğunda yaptırılmıştır. Astrolon altlıklar üzerine 1:1000 ölçekli ve 1956 yapım tarihli olan bu haritalar uzun süre kullanılmışlardır. Bundan sonra kentin belediye sınırları içerisinde ve hatta kısmen mücavir alanını da kapsayacak şekilde nirengi ve nivelman ağının yeniden ele alınarak mevcutların tamir, yeniden yapılması ile yenilerinin konulmasına gereksinim duyulmuştur. İller Bankası kanalıyla ihaleye verilen (Avni PAR) bu iş sonucunda bu noktalara dayanarak ilk defa fotogrametrik 1:5000 ölçekli, tamamı 40 paftadan oluşan haritalar elde edilmiştir. 1958 yılının halihazır durumunu gösteren bu haritalar eşyükseklik eğrilidir. İstanbul Belediyesi haritanın önemini anlayarak daha önce imar müdürlüğüne bağlı harita bürosunu 1962 de bağımsız Harita Müdürlüğü şekline getirmiş ve ilk iş olarak Fatih, Levent ve Kadıköy'de fotogrametrik yöntemle 1:1000 ölçekli topografik haritalar yapılmıştır. İstanbul Belediyesinde 1961-1974 dönemine ait 1:1000 ölçekli 482 pafta mevcut olup bu işlem için sur içinde ve dışında toplam 9452 poligon noktası atılmıştır 95). 1974-75 yıllarında toplam 62 kilometrekarelik bir alanın revizyon ve yeni alımı için ihale yapılmıştır. 1:2000-1:10 000 ölçekli 1024 kadastral harita vardır. 1987-90 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesince yapılan 87 500 hektarlık 1:500 ve 1:1000 ölçekli metropolitan alanda imar, planlama, çevre düzenleme, yol, su, elektrik, kanalizasyon, turizm, endüstri vb gibi her türlü proje ve teknik hizmetlerin tasarım, yapım ve uygulamasında temel altlığı oluşturacak bir proje çalışması sonunda geniş çapta bir haritacılık hizmeti yapılmıştır.

Bu tarihten sonra yapılan harita ve şehir rehberleri tarihlerine göre sıralanırsa: 1934 yılında İstanbul Belediyesi tarafından 1:2500-1:10 000 ölçekleri arasında 37 pafta ve 240 sayfadan oluşan İstanbul Şehir Rehberi,

1934-1939 yılları arasında Türkiye Sigortacılar dairei merkeziyesi tarafından İstanbulun 1:5 000- 1:1 000 ölçekli 57x82 cm boyutlu renkli paftaları,

1940-1945 yılları arasında J.PERVİTİÇ tarafından Beyoğlu ve Eminönü Bölgesinin 1:250-1:500 ölçekleri arasında değişen 62x59 cm boyutlu paftaları yapıldı,

1946-1952 yılları arasında Suat NİRVEN tarafından Beyoğlu ve civarının 1:250-1:500 Ölçekli Paftaları yapılarak Kağıt ve Basım İşleri A.Ş. de basıldı,

1955 de H.LOKMANOĞLU tarafından 263 sayfalık Haritalı Şehir Rehberi yapıldı.ve yine 1957 yılında M.B.TUVALO tarafından Eminönü Kazası, Bayezıt Nahiye ve Mahallesinin 1:500 ölçekli 82x57 cm boyutlu haritaları yapıldı. 1971 yılında İstanbul Belediyesi tarafından hazırlanan ve Harita Genel Müdürlüğünde basılan 1: 15 000 ölçekli 43 pafta ve 235 sayfadan oluşan İstanbul Şehir Rehberi, 1987 de Şişli Belediyesince basılan 1:4 000 ölçekli 59 paftadan oluşan Şişli Rehberi, 1988 de 2. baskısı yapılan Bakırköy Belediyesince hazırlanan 1:8 000 ölçekli 109 paftadan oluşan 287 sayfalı Bakırköy Rehberi, 1990 lı yılların başında basılan (tarih yok) 412 sayfalık 295 pafta (ölçek yok) İstanbul A-Z Rehber-Atlas, 1998 de Beşiktaş, 1998 de Küçükçekmece rehberleri, 1998 de İstanbul Avrupa yakası ve İstanbul Anadolu yakası Rehberi Dünya yayıncılık A.Ş. bu konularda yapılan çalışmaların başlıcaları sayılır. Benzer şekilde 1968 yılında 1:6 000 ölçekli 49 paftalık 83 sayfalı İzmir Şehir Rehberi yapıldı.



1910 yılından sonra özellikle Türkiye'de haritacılık alanında yapılan çalışmalar üç kısma ayrılmıştır. Bunlar;

· Jeodezik çalışmalar

· Kartoğrafik çalışmalar

· Fotogrametrik çalışmalar

Jeodezik Çalışmalar

   Türkiye'de jeodezik çalışmalar Harita Genel Komutanlığı tarafından yürütülerek sonuçlandırılmıştır. Jeodezik çalışmalara geçmeden önce biraz jeodeziden söz edelim. İnsanlığın tüm yaşamının sürdürdüğü dünyayı tanıma arzusu varoluşundan beri vardır. Jeodezi, insanların varolduğu bütün alanlar ile yakın ilişkide olmasına karşın, jeodezicilerin çalışmaları ve dünyanın şekli az tanınmaktadır. Bütün jeodezik çalışmaların somut sonucu farklı ölçekteki topoğrafik haritalardır. Haritalar modern bir toplumda yaşanılan mekanın kullanımı ve planlanması için gerekmektedir. Harita, kısaca, yeryüzünün gerçek bir parçasının düzgün geometrik bir yüzey üzerinde gösterilmesidir. Bu tanımla jeodezinin amacı anlatılmaktadır. Sözcüğün etimolojik anlamı arazi ölçme ve sınır belirlemektir. Jeodezinin diğer ödevi, tümde ve deteyda yerin şeklini belirlemektir. Üzerinde yaşadığımız yeryüzünün jeodezide özel anlamı vardır.


Türkiye'de jeodezik çalışmalara bilinen üç ağın kurulmasıyla başlanmıştır. Bunlardan,

1. Türkiye Ulusal Nirengi Ağı

2. Türkiye Ulusal Nivelman Ağı

3. Türkiye Ulusal Provite Ağı

4. Türkiye Ulusal Gravite Ağı

Türkiye Ulusal Nirengi Ağı

   1910 yılında başlanmış olan ve 1942 yılında Meşedağ noktası başlangıç seçilerek 1944-1953 yıllarında yoğun çalışma ile bitirilen I. derece nirengi ağı ortalama 180 km. uzunluğunda 66 zincir ve 27 poligondan oluşmuştur. Ayrıca 1944-1946 yılları arasında köşegenli dörtgenlerle kurulan bu zincirler daha sonra iş hızında %25 artma sağladığı gerekçesi ile üçgen zincirlere dönüştürülmüştür. Üçgen kenarları 25-35 km'dir. Gözlemler Wild T3 ve Tovistok Teodolitleri ile açı ölçümü yöntemine göre yapılmıştır. Doğrultu ölçmelerine çekül sapmaları bileşenlerinden dolayı alanların dışında her türlü indirgeme, elipsoid yüksekliği yerine ortometrik yükseklikler alınarak yapılmıştır. Bazların yani koordinatları bilinen iki nokta arasındaki kenar ölçümlerin indirgemelerinde de elipsoid yüksekliği yerine ortometrik yükseklikler kullanılmıştır. Noktaların koordinatlarının hesaplanmasında dolaylı ölçüler dengelemesi kullanılmıştır.     Ülke nirengi ağının II. Derece noktaları, I. derece zincir arasında ve poligonlar ortasındaki boşlukları doldurmak amacı ile oluşturulan, birbirleri ile komşuluk bağlantıları sağlanmış yüzey ağları yapısındaki II. Derece I. basamak noktaları ile I. derec içindeki boşlukları doldurmak ve sıklaştırmak amacıyla kurulan II. Derece 2. Basamk noktalarından oluşmaktadır. III. Derece noktalar ise I., II. Ya da kendilerinden önce belirlenmiş III. Derec noktalara dayalı olarak nokta dengelemesi yöntemi ile hesaplanmıştır.

Türkiye Ulusal Nivelman Ağı

   Türkiye'de ülke nivelman ağı oluşturma çalışmalarına 1934 yılında başlanmıştır. 1953 yılında kabul edilen nivelman yönetmeliğine göre ülke nivelman ağı I., II., ve III. Derece biçiminde üç sınıfa ayrılmıştır. Ölçüler Wild N3 ve 1988'den itibaren Zeiss Ni 002 nivoları ile invar miralar kullanılarak yapılmıştır. 1965 yılında nivelman ağı dengelemesine başlanmış ancak bu hesaplamalarda yer çekimi ölçülerinin önemi anlaşıldığından 1966 yılından itibaren geometrik nivelman noktaları üzerinde provite ölçülerinin yapılmasına başlanmıştır.

Türkiye Ulusal Gravite Ağı

   Türkiye'de ilk gravite çalışması Fransa'dan getirilen DEFFORGES'in 1896'da Eskişehir ve Bakırköy'ü sarkaçla ölçtüğü mutlak gravite ile başlamıştır. Türkiye'de genel anlamda gravite çalışmalarına 1956 da gravite ağı yapımı ile başlandı. 24 noktadan oluşan I. derece gravite ağı 1956-58 yılları arasında kurulmuştur. II. Derece gravite istasyonları, I. ve II. Derece nivelman geçkilerinde 5-10 km. aralıklarla alınmıştır. III. Ve IV. Derece noktaları (5400 nokta) her 1:25000 paftada 6-10 nokta olacak şekilde alınmıştır. Bu geçkilerin dışındaki noktaların yükseklikleri nivelman veya trigonometrik yöntemle +10 cm incelikle hesaplanmıştır. I. derece gravite ağı 1958 de dengelenmiştir.

Kartoğrafik Çalışmalar

   Haritalar genelde ölçeklerine göre adlandırılırlar. Coğrafya haritaları; Ölçekleri 1:5000000-1:1000000 olan haritalara Coğrafya haritaları adı verilir. Kartoğrafya Haritaları: Ölçekleri 1:1000000-1:200000 arasında olup büyük ölçekli haritalardan küçültülerek yapılır. İstikşaf haritaları: Ölçekleri 1:200000-1:100000 dir. Haritası olmayan ülkelerde hızlı yapılan haritalardır. 1:100000 ölçekli haritalar çoğunlukla 1:25000 ölçekli topoğrafya haritalarından küçültülerek yapılır. Topoğrafya haritaları: 1:100000-1:10000 ölçeğindedir. Arazinin doğal ve yapay tüm ayrıntıları ile şehir, kasaba, orman, çalılık, bataklık ve göl çevrelerini, her çeşit yollarla patikaları, kuru ve sulu derelerle ayrıntıları açık olarak gösterirler. Topoğrafik Planlar: 1:5000-1:1000 ölçeğindedir. Kadastral haritalar: 1:5000-1:500 ölçeğindedir. Belediye, kadastro, imar ve vb. işlerde kullanılır.


   Yapımına Harita Genel Komutanlığınca 1911 de başlanan 1:200000 ölçekli haritalar 1925 yılında hızlandırılarak 1930 da tamamlanmıştır. 40x50 cm boyutlu Bonne projeksiyonunda ve yersel yöntemle yapılan bu haritalar seri nirengiye dayanmaktadır. 124 paftadan oluşmakta olup eşyükseklik eğrilidir. 1927 de Bonne projeksiyonu terkedilerek yine 3 gradlık Gauss-Krüger projeksiyonu uygulandı.1931 yılından itibaren Hayford elipsoidi kullanılarak Gauss-Krüger projeksiyon sistemine geçilmiştir. 1945 yılına kadar üç gradlık Gauss-Krüger dilimleri kullanılmış, 1946 da derece dilimli UTM sistemine geçilmiştir. Yapılan ilk pafta Bakırköy paftasıdır.


    1:25 000 ölçekli haritaların yapımına 1909 da Clarke elipsoidi ve Bonne projeksiyon sistemi uygulanarak başlanmış, 1931 yılından itibaren Hayford elipsoidi kullanılarak Gauss-Krüger projeksiyon sistemine geçilmiştir. 1945 yılına kadar üç gradlık Gauss-Krüger dilimleri kullanılmış, 1946 da derece dilimli UTM (Universal Transversal Mercator) sistemine geçilmiştir. Yapılan ilk pafta Bakırköy paftasıdır. Daha sonra bunlara İstanbul, Kağıthane, Bahçeköy, Kilyos, Çamlıca, Hisarlar, Kavak, Rumeli feneri, Maltepe ve Kınalı paftaları eklenmiştir. Önceleri 1911-1930 arasında klasik ölçü denilen plançete yöntemi olan Alidat Nivelatris (tam grafik yöntem) ve Alidat Holometrik (Yarı grafik yöntem), 1929 dan sonra yersel fotogrametri ve 1932 den sonra hava fotogrametrisi ve 1940 dan itibaren sadece hava fotogrametrisi ile hızlanan bu çalışmalar ile Türkiyenin tamamını kapsayan 5547 pafta 1973 de bitirilmiştir. 1938 yılında havai fotogrametrinin uygulanmasından sonra yerden harita alımı tamamen terkedilmiş ve 1:25000 ölçekli fotogrametrik yöntemle harita yapımında yer çalışmaları ancak bütünleme görevinde uygulanmıştır.


    Başlangıç meridyeni M. Şevki Paşa tarafından Ayasofya'dan Hürriyet tepesi anıtına aktarmak istenildi, ancak araya giren savaşlar dolayısi ile bu mümkün olmadı. 1932 de Kandilli rasathanesi başlangıç alınmak istendi. Ancak bu da mümkün olmadı. Ayasofya'nın coğrafik koordinatları B = 45.56483671 gon veya 4100'30",


L = 32.20145793 gon veya 2858'52" dır (bazı yayınlarda 2858'50.6" veya 32.20087 gon).

    Kamu hizmetlerinde gerekli olan projelerin yapılmasında ve yerel uygulamalarda ihtiyaç duyulan 1:5000 ölçekli standart topografik haritaların yapımına Harita Genel Komutanlığınca klasik yöntemle 1940 larda küçük bölgelerin haritaları ile başlanmış, 1945 yılında fotogrametrik yöntemle devam edilmiştir. Bu haritalar daha sonraları 1955 yılında Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce kırsal kesimlerde kadastro ihtiyacını karşılamak amacı ile standart topografik kadastral harita olarak üretimine devam edilmiştir. Bu haritaların yapımı 1961 de 203 sayılı yasa ile hızlanmış ve 1969-70 de yapım hızı en yüksek düzeye gelmiştir. 1986 da 14 718 pafta bitirilerek 1987 yılı sonu itibariyle 1:5000 ölçekli 55064 pafta yapılmıştır. Eşyükseklik eğrili olarak yapılan haritaların Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce kadastral hale getirilmesine 1959 yılından sonra başlanmıştır. Ülkemizde 1:5000 ölçeğinde haritalanması gereken alan


    500 000 km2 olup bu ise 134 500 adet 1:5000 ölçekli pafta demektir. Bunun da 1982 de % 55 i günümüzde ise %75 i gerçekleşmiştir.


    Ocak 1961 tarihli 203 sayılı yasadan sonra çıkarılan 1:5000 ölçekli Standart-Topografik-Kadastral Memleket Haritaları Yönetmeliğinin uygulanmasından önce (1 Mart 1966) 1:25000 ölçekli paftanın her iki yönde dörde bölünmesiyle elde edilmekteydi104). Bu haritalardan yararlanarak daha küçük ölçekli 1: 50 000 (toplam 1456 paftanın yarısı yapıldı) ve 1:100 000 ölçekli haritalar (toplam 390 paftanın tamamı yapıldı) 1:250 000, 1:500 000 ve 1:1000 000 ölçekli haritalar da üretilmektedir. Birinci baskıları tamamlanmış olan haritalardan :1:25 000 ölçekli paftaların % 66, 1:100 000 ölçekli paftaların % 51, 1:250 000 ölçekli paftaların % 39 unun revizyonlu 2. baskısı bitmiştir. Yeni düzenlemeyle STF (Standart Topografik,Fotogrametrik) haritalarının üretimi sürdürülmektedir. Hedeflenen 83 300 paftanın halen % 70 i tamamlanmıştır (1989). Atlas yapımına 1930 larda başlandı. 1980 li yıllara kadar Viyana'da basılırdı. Patenti alınarak artık baskı işleri Türkiyede yapılmaktadır. 

Fotogrametrik Çalışmalar

   1925 yılında Harita Genel Müdürlüğü ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün kurulmaları ile askeri ve sivil amaçlı, coğrafik, fotogrametrik ST ve STK haritaları üretilmeye başlanmıştır. Savunma ve kalkınma amaçları için kullanılan 1:25000 ölçekli topoğrafik haritaların yapımına 1925 yılında başlanmış 1937 yılından itibaren de hava fotogrametrisinin uygulanması ve yapımı hızlandırılan 5557 paftadan oluşan bu haritalar 1968 yılında tamamlanmıştır. 1945 yılından itibaren de bu haritalar mühendislik hizmetleri için yetersiz kaldığından 1:5000 ölçekli Fotogrametrik Standart Topoğrafik harita üretimine başlanmış ve halen devam etmektedir.


Stereofotogrametrinin henüz emekleme döneminde Türkiye'de bazı deneme çalışmaları yapılmış ve bu çalışmalar meslek çevresinde büyük ilgi ile izlenmiştir. 1910 yılında Toroslarda Bağdat demiryolu hattı çalışmalarında 1:500 ölçekli alımlar takeometre çalışmaları ile karşılaştırılmıştır. Zeiss fototeodoliti ile 9x12 cm boyutlu çekilen fotoğrafik cam plakalar bir stereokomparator aletinde değerlendirilmiş ve sonuçlar Pulfrich çizim aleti ile nokta nokta çizilmiştir. O tarihlerde Zeiss-Orel stereoautograph aleti ile eşyükseklik eğrilerinin sürekli olarak çizilebilmesi olanağı ortaya çıktığından nokta nokta çizim ancak bazı özel konularda kullanılmıştır. 1915 yılında Mısır harita dairesi Gelibolu Yarımadasının havadan fotoğraflarını çekti. Savaş sonrası 1918 de Türk hükümeti Avusturyalı Müh.Yzb. A.MİKSCH'den sulama projesi amacı ile Kızılırmak nehrinin Ankara civarında 1:12500 ölçeğinde bir planının yapılmasını istemiştir. Fotogrametrik arazi çalışmalarının yedi hafta sürdüğü bu çalışmada bu ırmağın 385. kilometreden (Kula) 430. km (Riheleci) ve aynı şekilde Kızılırmak'a Kula'da kavuşan Delice ırmak'ın Budaközü'ne kadar olan toplam 80 km lik uzunluğu ve genişliği yer yer 2-3 km olan 220 km2 lik bir alanın değerlendirilmesi Viyana'da Zeiss-Orel Stereoautograph aletinde yapılmıştır.

Kurtuluş Savaşı sonrası Cumhuriyetin kurulması ile yeni hamleler ve ülkenin kalkınması için gayretler bütün alanlarda olduğu gibi fotogrametride de görülmüştür. Önce Kütahya-Balıkesir demiryolu hattı (335 km) çalışmalarına başlanmıştır. İki bölümde yapılan bu hattın 51 km.lik Kütahya-Tavşanlı kısmı 1918 de ve 284 km.lik Tavşanlı-Balıkesir kısmı 1932 de açılmıştır.

Harita Genel Müdürlüğünde Fotogrametrik Çalışmalar

  • - 1926: Fotogrametriye başlayış, ön hazırlıklar ve ilk olarak bir Zeiss-Orel stereoautograph alındı.


  • - 1927: Junkers F 13 uçağı ve Zeiss-jena'dan bir el resim kamerası (HMK C/12, 13x18 cm, f=21 cm) ve bir otomatik seri resim kamerası (RMK C/3, 18x18 cm, f=21 cm) ve bir adet rödresman (SEG C/3, 18x24 cm) satın alındı.


  • - 1928: Wild Autograph ve bununla ilgili arazi teçhizatı ve el kamerası alındı. Bu yıl fotogrametrinin ilk uygulaması olarak Kayaş/Ankara da alım yapıldı.


  • - 1929: Çandarlı civarında 17 paftalık arazinin nirengisi ve alımı


  • - 1930: Ayvalıkta 1:25 000 ölçekli 12 paftalık alım


  • - 1931: İzmir civarında 8 pafta için alım,Wild firmasının alım kamarası ile 1:25 000 ölçeği için 4200 m den ilk deneme alımı


  • - 1933:Bursa, Mudanya, Karacabey'de 12 pafta için hava resimleri ve Bursa civarında altı pafta için yersel alımlar yapıldı.


  • - 1935:Ziraat Bakanlığının aldığı Multiplex, Harita Genel Müdürlüğüne devredildi. İstanbul'un şehir planı için alım. (HGM personeli ile İstanbul planında 500 m uçuş yüksekliği, f=21 cm ve 60x80 cm lik 150 pafta (Bu planlardan Fransız şehircilik uzmanı PROST kentin çeşitli kısımlarını düzenlemede kullandı).


  • - 1937: Zeiss-Aerotopograph firmasından Stereoplanigraph C5 ve geniş açılı RMK P10 resim kamerası, 2. bir uçak "Dragon" kullanımı


  • - 1938: İkinci bir stereoplanigraph ve Hollanda uçağı "Monoplan" alımı. Bu uçağın özellikleri Koolhoven sistemli her biri 310 PS lik iki motor, 4.5 saat gibi uzun süre uçabilme, 200 km/h hızda, 6300 m ye ulaşılan yükseklik, pilot dışında dört personellik, içine monte edilmiş karanlık oda, fiatı 56 000 TL (1967 de Dornier (Skyservant DO 28 DI) uçakları kullanılmaya başlandı).


  • - 1939: Zeiss Aerotopograph'tan iki Stereoplanigraph daha satın alındı, Çizim işleri, geniş açılı RMK P10 seri ölçü kamaraları ile yapılan 1:30 000 resim ölçekli 10 m aralıklı eşyükseklik eğrili, 1:25 000 ölçekli harita Çalışmalar iki vardiyada yapılmakta ve aylık verim alet başına 250 km2 lik arazinin 1:25 000 ölçekli haritası yapılmaktadır.


  • - 9 Eylül 1942 yılında Kandıra'da düşen fotogrametri uçağında üç harita subayı şehit oldu.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde Fotogrametrik Çalışmalar

    *- 1950 yılında fotogrametrinin kadastroya uygulanması ile ilgili olarak 5602 sayılı Tapulama Yasasının çıkması ile bu işi yürütmek üzere Ankarada Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bağlı olarak Arazi Kadastrosu ve Fotogrametri Dairesi Müdürlüğü kurulmuş ilk olarak 1952 yılına kadar her birinin değeri 45 000 $ olan dört adet I. sınıf ve 1 adet II. sınıf kıymetlenrdirme aleti satın alarak İstanbul'da Yüksek Teknik Okulu'na(Şimdiki Yıldız Teknik Üniversitesi) vermiştir.


  • - 1955 yılı Mayıs ayında yürürlüğe giren 6587 sayılı yasa ile Arazi Kadastrosu ve Fotogrametri Dairesi Müdürlüğü reislik haline getirilmiş ve 1956 yılında İstanbul'daki kıymetlendirme aletlerinden üçü Ankara'ya nakledilerek fotogrametrik çalışmalara başlanmıştır. Bu tarihten sonra her yıl 1-2 kıymetlendirme aleti iki adet rödresman aleti SEG V ve ilaveten biri Beechcraft marka diğeri Dakota 2 fotogrametri uçağı ve dört adet seri hava kamaraları vs (bunlardan ikisi 11.5 cm, bir diğeri 21 cm odak uzaklıklı ve 18x18 cm resim boyutlu olup dördüncüsü ise 15 cm odak uzaklıklı ve 23x23 cm resim boyutlu olup hepsi film kameralarıdır) gibi aletler alınarak ve gerekli personel eğitimi ile ülkenin kadastro haritaları yapılmaktadır117). Sonuç olarak 16 adet I. sınıf kıymetlendirme aleti ve bir adet havai nirengide kullanılan Wild A7 aleti vardır.


  • - Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde 1962 yılına kadar fotogrametrik alımlara altlık olacak nirengiler her 1:25 000 paftaya yaklaşık 100 nokta atılarak havuz yöntemi uygulanırdı. (Yani belli ölçekte çizilen bir daire nereye ve nasıl konursa konsun içine mutlaka bir nirengi düşmesi gerekiyordu, boşluk olan yerlere havuz deniyordu). 1963 yılından itibaren havai nirengi uygulanmağa başlanmıştır. Bu kurumda bu alet ve personelle iki vardiya olarak çalışmakta, günde altı saat çalışan bir ekip bir ayda ortalama 30 km karenin 1:5000 ölçekli haritasını yapmaktadır.


  • - Ekim 1989 da Hatay'da Suriye tarafından düşürülen fotogrametri uçağında üç şehit verildi.

Yanıtlar