Monofizizm

Kısaca: İsa'nın varlığında, insanlıkla tanrısal özün birleştiğini savunan çığır. Plotinos'un ortaya attığı yeni eflâtuncu felsefe anlayışından beslenen bazı Hıristiyan ve İslam düşünce çığırlarına göre Tanrı, insan ve evren arasında öz birliği vardır. Evren, Tanrı'nın görünüş alanına çıkması (zuhuri), insan ise bir irade şeklini almasıyla var oldu. Bu yüzden insan, konuşan, madde âleminde eyleme geçen Tanrı'dır. insan, Tanrı iradesiyle düşünür, Tanrı insanda dile gelir. İnsan bir «kelâmullah-ı nâtık» ...devamı ☟

İsa'nın varlığında, insanlıkla tanrısal özün birleştiğini savunan çığır.

Plotinos'un ortaya attığı yeni eflatuncu felsefe anlayışından beslenen bazı Hıristiyan ve İslam düşünce çığırlarına göre Tanrı, insan ve evren arasında öz birliği vardır. Evren, Tanrı'nın görünüş alanına çıkması (zuhuri), insan ise bir irade şeklini almasıyla var oldu. Bu yüzden insan, konuşan, madde aleminde eyleme geçen Tanrı'dır. insan, Tanrı iradesiyle düşünür, Tanrı insanda dile gelir. İnsan bir «kelamullah-ı natık»tır (konuşan Tanrı sözü). Hıristiyan dini. Tanrı ile insan arasındaki varlık birliğin (vahdet-i vücut) monofizizm adı altında ve İsa peygamber ile Tanrı’nın özdeşliği olarak yorumlar.

Hıristiyan dininin, yeni eflatuncu anlayışa dayanarak, ayrı bir açıdan yorumladığı Tanrı insan özdeşliğine göre, Tanrı'nın oğlu olan İsa «kutsal kelam»dır (kelamullah) ve Meryem'den doğmuştur. Birçok tartışmaya yol açan bu görüş, İsa'nın, hem insan, hem de tanrısal özle donandığını, «ayrılamaz», «bölünemez» bir nitelik taşıdığını ileri sürer. Bazı Hıristiyan ve İslam düşünürleri tarafından sapkınlıkla nitelenen monofizizmi ilk defa ortaya atan Eutykhes'tir.

İsa'nın iki ayrı nitelik taşıdığını ileri süren Nasturiler'e karşı çıkan Eutykhes'in bu görüşü kısa bir süre içinde gelişti. Birçok tartışmaya uğradı. Özellikle Ortodoksların büyük tepkileriyle karşılaştı. Eskişehirli (Dorylaion) Eusebios tarafından Eutykhes'in yanıldığı Sinod'da ileri sürüldü (448).

Her iki tarafın tartışmaları kesin bir sonuç vermeyince Efes konsili toplandı (449). Bu konsilde de olumlu bir sonuç alınamayınca Kadıköy (Khalkedon) konsili toplandı (451). Eutykhes ve İskenderiye patriği Dioskoros'un görüşleri sapkınlıkla suçlandı, yasaklandı, fakat kesinlikle önlenemedi. Antalya patriği Severos monofizizmi kelam'a dayanan ve resimlerle anlatılan bir nitelikte geliştirdi. Monofizizm, sonraki çağlarda Suriye, Mısır ve Bizans'ta gelişmeler gösterdi.

Bizans imparatoriçesi Theodora, kocası imparator Justinianus'a karşı monofizitleri savundu (VI. yy.), İsa ile Tanrı'nın özdeşliğini yayan bu görüş yüzünden kiliseler birbirinden ayrıldı. Suriye (Yakubi), Ermeni, Kopt ve Habeş kiliseleri ortaya çıktı. Habeş kilisesi Kahire'de bulunan Yakubi patrikliğine bağlıydı.

Memluklar zamanında Mısır ve Habeşlerle bir anlaşmazlık yokken, Mısır'ın, Osmanlılara geçmesiyle (1517) Habeş kilisesi bağımsız olarak çalışmaya başladı ve Osmanlı-Habeş ilişkileri bozuldu. Bu olay, Osmanlıların Habeşistan'ı alarak Habeşistan beylerbeyliğini kurmalarına kadar sürdü. Doğuda, yeni eflatuncu düşüncelerle kaynaşan birçok İslam tarikatı, monofizizmi, insanla Tanrı özdeşliği anlamında benimseyerek, değişik adlar altında sürdürdüler.

Muharrem çakar. - 2 yıl önce

İnsanın tanrı ile fiziksel ortaklığı olsa hiç hata yapar mıydı.mantık dışı felsefe. Böyle düşünen hem fliozof mantığın katili. Evvela, Tanrı fizik varlık değil, fizik kanunlarını da var eden O;


Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.