Osmanlı Devleti idaresindeki Musul vilâyeti, doğuda İran, kuzeyde Diyarbekir, güneyde Bağdad, batıda Şam, kuzeybatıda ise Halep vilâyetleri ve Zor sancağı ile çevrelenmişti. Oldukça ılıman bir iklime sahip olan Musul-Kerkük bölgesi çok çeşitli tarım ürünlerinin yetiştirilmesi ve hayvancılık için gayet uygun özellikler göstermektedir.

Musul Sancağı

Osmanlı Devleti idaresindeki Musul vilayeti, doğuda İran, kuzeyde Diyarbekir, güneyde Bağdad, batıda Şam, kuzeybatıda ise Halep vilayetleri ve Zor sancağı ile çevrelenmişti.

Oldukça ılıman bir iklime sahip olan Musul-Kerkük bölgesi çok çeşitli tarım ürünlerinin yetiştirilmesi ve hayvancılık için gayet uygun özellikler göstermektedir. Bölgeden geçen Dicle, Huser, Gazer, Hebzel ve Zab nehri gibi akarsular tarım ve hayvancılık dışında iktisadi hayat üzerinde de olumlu etkiler yapmaktadır. Bundan başka başta petrol olmak üzere yeraltı kaynaklarının zenginliği bölgenin her zaman için ilgi odağı olmasına sebep olmuştur.

Çaldıran savaşı ve zaferinden sonra İran’a tabi bir çok Kürt ve Türkmen boylarının itaat altına alınmasını sağlamak için İdris-i Bitlisi, Musul bölgesine gönderilmiş ve buradaki beyler taltif yolu ile Osmanlı Devleti’ne bağlanmıştı. Diğer taraftan Şah İsmail’in Diyarbekir’i almak için vazifelendirdiği Kara Han üzerine gönderilen Karaman Beylerbeyisi Hüsrev Paşa, Koçhisar yakınında yapılan savaşta galip gelerek İran kuvvetlerinin tamamen bölgeden çekilmesini sağlamış, bir çok kale ile Sincar, Musul ve Urfa’yı Osmanlı topraklarına katmıştı (1516).

Musul’un eyalet haline getirilmesi Kanuni Sultan Süleyman’ın 1534 Bağdad seferinden sonra olmuştur.

İlk idari teşkilatta Musul eyaleti, paşa sancağı olan Musul sancağı ile Bacvanlu, Tikrit, Eski Musul, Horen ve Bana livalarını içine alır. Beylerbeyisinin yıllık 680.000 ve mirlivalarının 200.000-220.000 akça değerinde hasları olup, eyalet sınırları içinde 224 zeamet ve timar bulunuyordu (1595).

İran ile Osmanlı Devleti arasında zaman zaman meydana gelen savaşlar neticesinde Musul eyaletinin sınırlarında değişiklikler olduğu gibi bu savaşlar haricinde Osmanlı Devleti’nin kendi iç tasarrufları ile de Musul eyaletinin sınırlarının değiştiği görülmektedir.

Musul 1850’de eyaletten mutasarrıflığa tahvil olunarak Bağdad eyaletine bağlanmış fakat 1878’de yeniden vilayet şekline dönüştürülmüştür.

tarihli salnameye göre Musul vilayeti, üç sancağa ayrılmış olup bu sancaklar ile sancaklara bağlı olan kazalar ve nahiyeler aşağıda verildiği gibidir

Musul (Merkez kaza): Şeyhan ve Aşayir-i Seb‘a olmak üzere iki nahiye ve 506 köye sahiptir. Musul’un içinde 7714 hane, 23 han, 2677 dükkan ve mağaza, 36 hamam, 129 cami ve mescid, 12 medrese, 6 eczahane, 1 mekteb-i rüşdiye, birer tane Keldani, Süryani ve Musevi okulu ve sıbyan mektebi, 4 tekke ve zaviye, 17 kilise ve manastır, 3 kışla, 9 karakolhane, 1 patrikhane, 1 hastahane, 135 değirmen, 2 matbaa ve 3 emlak-ı seniyye komisyonu bulunmaktadır.

İmadiye Kazası: Güneyinde Hakkari sancağı, kuzeyinde Duhok, doğusunda Zibar, batısında Zaho kazaları olup şehrin etrafı sur ile çevrilidir. Zibar ve Musul kapısı olmak üzere iki kapısı mevcuttur.

Müslüman, 1007 Katolik, 221 Yahudi ve 28 Protestanın yaşadığı kazanın 200 hanesi vardır. Ahalisi ziraat ve hayvancılığın yanında ipek kozacılığı da yapmaktadır.

Maden yönünden de oldukça zengin olan İmadiye’de demir, kömür, kurşun ve bakır madeni bulunmaktadır.

Akra Kazası: Musul’un doğu tarafında bulunan bir kalenin eteğinde kurulu olan kazanın doğu ve batı tarafları yüksek dağlarla çevrili olup, güneyde Zibar kazası ile sınırdır. Kalenin üç kapısı olduğu gibi etrafı da duvarlarla çevrilidir.

Kazada bulunan tahmini 1000 hanede erkek nüfus olarak 4921 İslam, 1747 Katolik ve 494 Yahudi meskundur.

Halkın büyük bölümü yazın yaylalara çıkıp, sonbaharda tekrar kazaya dönmektedir. Yaylalarda esas işleri olan hayvancılıktan başka bağ ve bahçecilik ile de uğraşmaktadırlar. Merkezde 2 tekke, 1 cami, 1 hamam, 7 mescid, biri Keldani diğeri Süryani-i Kadimlere ait 2 kilise ve 1 havra bulunmaktadır.

Surci adıyla anılan bir nahiye ve 200 köye sahiptir.

Zibar Kazası: Doğuda Revanduz, batıda İmadiye, güneyde Akra, kuzeyde Şemdinan ile sınırdır. Yüksek dağlarla kuşatılmış olan kazanın içerisinden Zap nehri geçer.

İslam, 113 Katolik, 76 Musevi erkek nüfusu olup Şirvan ve Mezuribala adlı iki nahiye ve 180 köye sahiptir.

Ahalisi umumiyetle ziraatle meşgul ise de yüksek dağlarla çevrili olan kazanın tarıma açık toprağı az olduğundan fakir olan halkın bir bölümü geçimlerini sağlamak için göçebelik yapmaktadır.

Duhok Kazası: Doğusunda Akra, batısında Zaho, kuzeyinde İmadiye ve Zibar kazaları, güneyinde ise Şeyhan nahiyesi bulunmaktadır.

Kazada hayvancılık ve ziraat önemli yer tutar. Çok çeşitli meyve ve sebze yetiştirilir. Ayrıca ipek böcekçiliği ve ipekçilik de önemli geçim kaynaklarındandır.

Ahalisini Doski, Ergüş, Şerifan, Artuşi, Şemkan ve Benani aşiretleri teşkil eder. Artuşi aşireti göçebedir ve 300 haneden meydana gelmektedir.

Resmi okulun bulunmadığı Duhok’ta on bir adet sıbyan mektebi mevcuttur. Bunlardan yedisi İslam, ikisi Hıristiyan ve Keldani, ikisi de Musevi sıbyanlarına mahsustur. Mekteplerde 250 İslam, 75 Hıristiyan, 43 Musevi çocuğu eğitim görmektedir. Müslüman çocukları tahsillerini Arapça, Farsça ve Türkçe, Hıristiyan ve Museviler ise kendi dillerinde yaparlar.

Duhok’un iki nahiyesinden Mezuri’nin 130, Etrafşehir nahiyesinin ise 90 köyü vardır.

haneli bir kaza olan Duhok’ta 4921 İslam, 1747 Katolik, 494 Musevi erkek nüfus olup 140 dükkan ve mağaza, 7 han, 61 değirmen, 365 anbar, 4630 bağ, 451 bağçe, 19696 tarla, 45 cami ve mescid, 10 özel okul, 1 idadiye, 4 tekke ve zaviye, 2 kilise ile manastır ve 1 hastahane bulunmaktadır.

tarihli salnamede kazada 4570 Müslim, 75 Yezidi, 1558 Hıristiyan ve 425 Yahudi olmak üzere toplam 6618 hanenin bulunduğu kayıtlıdır.

Zaho Kazası: Kuzeyde Van ve Bitlis, batıda Diyarbekir vilayetleri, güneyde Duhok ve İmadiye kazaları ile sınırlıdır.

Kazada 1830 hanenin yanında 145 dükkan, 4 han, 1 hamam, 28 değirmen, 138 anbar, 532 bağ, 307 bağçe, 16 cami ve mescid, 2 medrese ve kütüphane, 5 manastır ve kilise, 1 telgrafhane bulunmaktadır. 1786 İslam, 25 Ermeni, 31 Katolik, 324 Keldani, 542 Musevi erkek nüfusa sahiptir.

Maden yönünden zengin olan Zaho’dan petrol ve kömür çıkartılır. Petrol, Emlak-i hümayun namına işletilmektedir.

tarihli salnamede Zaho’nun nüfusu hakkında şu bilgiler verilir: Kaza 5000 nüfuslu olup Yahudi 500, Hıristiyan 700, kalan nüfus ise İslamdır. Kaza merkezinde 500 hane, 80 dükkan, 1 çarşı, 3 han, 1 cami, 1 mescid, 1 kilise, 1 havra ve 1 hamam bulunmaktadır.

tarihli salnamede de Selifanı adıyla anılan bir nahiyesinin olduğu ve 109 köye sahip bulunduğu kayıtlıdır.

Sincar Kazası: Musul şehrinin batısında yer alan Sincar, Dicle-Fırat nehirleri havzasının ortasındadır. Telafr nahiyesindekiler de dahil 2048 hane, 580 dükkan, 26 değirmen, 2300 bağçe, 22821 tarla, 2 tekke ve zaviye ile 400 çeşmesi bulunmaktadır.

Kazada 17 köy vardır. Köylerin bir kısmı Yezidilerle meskundur. Hayvancılık ve bağcılık yapıldığı gibi hayvancılık yapılan köylerin ahalisi ekseriyetle göçebe olup ilkbahardan güz mevsimine kadar hayvanlarını otlaklara götürürler. Arazisi verimli olan Sincar’da çok çeşitli tarım ürünleri yetişir.

Sincar’ın nüfusu, erkekler baz alınarak yapılan tahrirde 4271 İslam, 4 Katolik, 2352 Yezidi olarak tespit edilmiştir.

Yanıtlar