Muvahhidler

Muvahhidler On ikinci ve on üçüncü asırlarda, Endülüs, Fas ve Tunus'a kadar bütün batı Müslüman ülkelerine hakim olan hanedan. Muvahhidin hanedanının kurulmasını Mesmuda Berberi kabilesinden İbn-i Tumart sağladı. İbn-i Tumart, doğudaki İslam ülkelerini gezerek, tahsil gördü. Bazı hal ve hareketlerinde ifrad sahibi idi. Ehl-i sünnet alimlerini reddetti. Murabıtlar sultanı Ebü'l-Hasan Ali bin Tafşin, İbn-i Tumart'ı Merrakeş'ten uzaklaştırdı. İbn-i Tumart, çok sarp bir mevki olan Tinmel'e ka

Muvahhidler On ikinci ve on üçüncü asırlarda, Endülüs, Fas ve Tunus'a kadar bütün batı Müslüman ülkelerine hakim olan hanedan. Muvahhidin hanedanının kurulmasını Mesmuda Berberi kabilesinden İbn-i Tumart sağladı. İbn-i Tumart, doğudaki İslam ülkelerini gezerek, tahsil gördü. Bazı hal ve hareketlerinde ifrad sahibi idi. Ehl-i sünnet alimlerini reddetti. Murabıtlar sultanı Ebü'l-Hasan Ali bin Tafşin, İbn-i Tumart'ı Merrakeş'ten uzaklaştırdı. İbn-i Tumart, çok sarp bir mevki olan Tinmel'e kaçıp, burasını merkez üssü haline getirerek taraftar topladı. İslamın temel kaynaklarının bir kısmını kabul etmeyip, Abbasi halifeliği aleyhinde propaganda yaptı. Kendi sapık fikirlerine inananların ileri gelenlerinden idarede söz sahibi meclisler teşkil etti. Bunlara; Onlar, elliler, ve yetmişler meclisi dedi. Bunlardan sonra ulemaya, devletin kuruluşunda müessir olan kabile reisleri ve halkın ileri gelenlerine yetkiler verdi. Makam, mevki dağıtarak çevresini kandırdı. Bir şecere uydurup hazret-i Ali soyundan olduğunu iddia etti. Hazret-i Mehdi'nin yakın bir zamanda geleceğinden bahsedip sonraki planları için hazırlıklar yaptı. Bir müddet sonra vaziyeti müsait bulup beklenen Mehdi'nin kendisi olduğunu iddia etti.şeytani zekası ve güçlü çenesi ile çevresindeki cahil Berberileri kandırdı ve tesiri altına aldı. Zeki ve gayretli bir genç olduğunu keşfettiği Abdülmü'min'i ilim için doğuya gitmekten vazgeçirip kendi sapık fikirleriyle yetiştirdi. Onu, topladığı fedailere kumandan tayin etti. İlme ve ilim sahiplerine karşı savaş açtı. Kuzeybatı Afrika ve Endülüs'te yaygın olan Maliki mezhebi ve mensuplarına saldırdı. Taraftarlarına Muvahhidin dedi. Kuzey-batı Afrika ve Endülüs'e hakim olan Murabıtlara karşı silahlı mücadeleye başladı (1123). Abdülmü'min kumandasındaki ordusunu Murabıtların başşehri Merrakeş üzerine gönderdi. 1130'da İbn-i Tumart ölünce, halifesi ve kumandanı Abdülmü'min, Muvahhidlerin reisi oldu. Emir-ül-müminin ünvanını aldı. Saltanatı ailesine miras bıraktı.

Abdülmü'min'in reisliğindeki Muvahhidler, Tunus ve Fas'ı zaptedip, 1161 senesinde İspanya'ya geçtiler. İşbiliyye'yi başşehir yaptılar. Endülüs'deki sünni Müslümanların tepkisini, Şii Fatımiler ve Hıristiyanlarla ittifak kurarak bastırdılar. Abdülmü'min, 1163 senesinde, İspanya'ya sefer hazırlığı yaparken hastalanarak ölünce, tahta, oğlu Muhammed geçti. Ancak kırk beş gün sonra indirilerek yerine kardeşi Ebu Yakub Yusuf geçti. İbn-i Rüşd ve İbn-i Tufeyl gibi felsefecilerin bozuk fikirlerini ve İbn-i Tumart'ın sapıklıklarını benimsemiş olan Ebu Yakub zamanında, Belensiya emiri Muhammed bin Sa'd yeniden ayaklandı. Bunun üzerine Ebu Yakub, İspanya'ya sefere çıktı. Muhammed bin Sa'd donanması ile Majorka Adasına kaçtı. İbn-i Sa'd'ın oğulları, Muvahhidlerle anlaşarak ellerindeki bölgeleri teslim ettiler. Böylece 1172 senesinde Muvahhidler, bütün Endülüs'e hakim oldular. Bundan sonra Hıristiyanlarla harp, zaman zaman yapılan saldırılarla devam etti. Ebu Yakub, otuz yedi valinin komutan olarak katıldığı büyük bir ordu hazırlayarak 1184 senesinde Portekiz'e sefer düzenledi fakat, Portekiz'in Santarem şehri önünde ölünce, yerine Ebu Yusuf geçti. Ebu Yusuf, ordusu ile derhal Merrakeş'e döndü.

Muvahhidlerin idaresinden memnun olmayanlar, Ali bin Raniye'nin etrafında toplandılar. Ali bin Raniye, birbirini takip eden akınlarla Muvahhidlerin gücünü zayıflattı. Bu hareketler, 1188 senesine kadar sürdü. Şii Fatımilerden de yardım alan Ebu Yusuf, 1189 senesinde Murabıtları kesin bir mağlubiyete uğratarak, ortadan kaldırdı. Bütün Muvahhidin hükümdarları gibi Ehl-i sünnet düşmanı olan Ebu Yusuf, yaptığı bütün çalışmalara rağmen, Maliki mezhebinin halk arasında yaygın olarak tatbik edilmesini bir türlü hazmedemiyordu. Bu yüzden fırsat buldukça Ehl-i sünnet kitaplarını toplatıp meydanlarda yaktırırdı. Murabıtları ortadan kaldırdıktan sonra 1190 senesinde, İspanya'da yeni saldırılar başlatan Hıristiyan krallıklara karşı sefer düzenledi. Birçok müstahkem mevkii ele geçirdi.Kastilyalı Sekizinci Alfonso'nun isteği üzerine antlaşma imzalandı. Ebu Yusuf, 1199 senesinde Merrakeş'te öldüğü zaman, devletin iç ve dış işleri henüz tam olarak halledilmemişti. Ebu Yusuf'un yerine Muhammed Nasır geçti. Müslümanların birliğini bozan, Ehl-i sünnet Müslümanlara hak tanımayıp, onlara her tarafta zulmeden Muvahhidler bu dönemden sonra İspanya'daki Hıristiyan hücumlarına karşı dayanamıyarak, devamlı gerilediler. 1212'de Avrupa Hıristiyanlarının müttefik ordusuna karşı Las Navas de Tolas'da uğradıkları mağlubiyet, Endülüs'ten büsbütün çekilmelerine sebep oldu. Kuzey Afrika'daki hakimiyetleri de; Abdülvadiler, Hafsiler ve Meriniler tarafından sarsılmaya başladı. Tlemsan'da 1236 senesinde Abdülvadi hanedanlığı kuruldu. Tunus ve Cezayir de Hafsiler hanedanının eline geçti. Merrakeş'in 1269'da Merinilerin eline geçmesinden sonra Muvahhidin şeyh ve müridlerinin ortadan kaldırılmasıyla hanedana son verildi.

Muvahhidler Devleti, kuruluşu itibariyle sapık bir ideoloji sahibi olan İbn-i Hazm, İbn-i Rüşd ve İbn-i Tufeyl'in bozuk fikirlerini yaydıklarından, yıkılmaları, İslam aleminin lehine oldu. Yoksa, sapık ideolojileri belki de din ve iman halini alıp, insanlığın felaketine sebep olacaktı.

Kuzey Afrika'daki Berberi kabilelerine dayanan Muvahhidler, hutbeyi halife adına değil, hükümdarları adına okurlardı. Devlet teşkilatı ve idarede söz sahibi; onlar, elliler, yetmişler meclisleriydi. Hükümdara, en büyüğüne Hacib denen on vezir yardımcı olurdu. Ordu umumiyetle piyade birliklerinden meydana gelirdi. Ordunun esası hassa kıt'alarına dayanırdı. Asker ihtiyacı, Berberi kabilelerinden seçilen gençlerden karşılanırdı. Kuvvetli bir donanmaya sahiptiler. Sahil şehirlerini kuşatmada, donanmalarından faydalanırlardı. Devletin gelirleri, harp ganimetleri, haraç ile Afrika ve İspanya'da işletilen altın, gümüş madenlerinden sağlanırdı. Su kanallarına ve ziraate önem verip, yeni usuller uyguladılar. Ziraat, tabii ilimler, tıp ve kimya ile sanat alanlarında ilerlediler. Muvahhid hükümdarları, Murabıtlara düşman olduklarından, onların yaptırdığı eserleri yıktırarak, yeniden cami, mektep, medrese ile idari ve sosyal müesseseler inşa ettirdiler. Stratejik mevkilere kaleler yaptırdılar. Özellikle Abdülmü'min zamanında Merrakeş'te kurulan ve üç bin talebenin okuduğu medresede, İbn-i Tumart'ın fikirleri doğrultusunda her sahada hizmet gören memurlar yetiştirildi. İleri gelenlerin çocukları da, burada tahsil görürlerdi.

MUVAHHİDLER HÜKÜMDaRLARI

Saltanatı

İbn-i Tumart el-Mehdi?

Abdülmü'min1130-1163

Birinci Ebu Yakub Yusuf1163-1184

Ebu Yusuf Yakub el-Mansur1184-1199

Muhammed en-Nasır1199-1214

İkinci Ebu Yakub Yusuf1214-1222

Birinci Abdülvahid el-Mahlu1222-1224

Abdullah el-adil1224-1227

Yahya el-Mu'tasım1227-1229

Ebü'l-Ala İdris el-Me'mun1229-1232

İkinci Abdülvahid er-Reşid1232-1242

Ali es-Sa'id el-Mu'tedid1242-1248

Ebu Hafs Ömer el-Murtaza1248-1266

Ebü'l-Ula el-Vasık1266-1269

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Muvahhidler ilgili konular

  • Mağrip

    Mağrip (Arapça: المغرب العربي, el Mağrib el Arabi), kuzeybatı Afrika bölgesi. Tarihte, Müslüman idaresi
  • 16 Temmuz

    16 Temmuz Gregorian Takvimine göre yılın 197. günüdür. Sonraki sene için 168 (Artık yıllarda 169) gün var
  • Endülüs

    Endülüs ismi, 711-1492 yılları arasında İber Yarımadası'nda Arapların etkisi altında bulunan bölgelere verilen isimdir. Endülüs kelimesin
  • Endülüs tarihi

    ENDÜLÜS (/711-1492) Müslümanlar, Hz. Muhammed'in (sav) Mekke'den Medine'ye hicret etmesiyle başlayan devletleşme süreçlerini kısa sürede
  • Endülüs Emevi Devleti

    Endülüs Emevi Devleti 765-1031 yılları arasında Endülüs’te hakimiyet kuran Emevi Hanedanı. Ed-Dahil (Muhacir)lakabıyla bilinen Abdurrahman
  • Abdülvadiler

    Cezayir’de hüküm süren bir berberi devleti. Merkezi Tlemsan idi. Başlarında bulunan hanedanlara Beni Zeyyan denildiği için, Zeyyaniler de den
  • Hafsiler

    Hafsiler on 13. yüzyılda Tunus’ta kurulan ve üç asır devam eden bir devlet. Devlet, adını, Hintataların reisi olan Şeyh Ebu Hafs Ömer’de
  • Murabıtlar

    Murabıtlar Kuzey Afrika, İspanya ve Balear adalarına hakim olarak, İslam devleti kuran hanedan. Magrib'de kurulan devletin başşehri Merakeş'dir
  • Muvahhidler

    Muvahhidler On ikinci ve on üçüncü asırlarda, Endülüs, Fas ve Tunus'a kadar bütün batı Müslüman ülkelerine hakim olan hanedan. Muvahhidin
Muvahhidler
Muvahhidler