Nadir

Nadir ya da Ayakucu Noktası (Arapça: نظير / ''naẓīr''; "karşıt" anlamında) belirli bir yerde, yatay yüzeye dik olarak, bulunan yerin tam olarak aşağısını gösteren yöndür. ''Aşağı'' kavramının kendisi tam olarak belirli olmadığından, bilim adamları nadiri kesin terimlerle tanımlamışlardır. Özellikle astronomi, jeoloji ve diğer ilgili bilim dallarında (meteoroloji gibi) nadir, belirli bir yerdeki yerçekimi kuvveti yönüne işaret eden dikey yöndür. Nadirin karşıt yönü ise zenittir.

Nadir ya da Ayakucu Noktası (Arapça: نظير / naẓīr; "karşıt" anlamında) belirli bir yerde, yatay yüzeye dik olarak, bulunan yerin tam olarak aşağısını gösteren yöndür. Aşağı kavramının kendisi tam olarak belirli olmadığından, bilim adamları nadiri kesin terimlerle tanımlamışlardır. Özellikle astronomi, jeoloji ve diğer ilgili bilim dallarında (meteoroloji gibi) nadir, belirli bir yerdeki yerçekimi kuvveti yönüne işaret eden dikey yöndür. Nadirin karşıt yönü ise zenittir. Nadir aynı zamanda, yörüngedeki bir uydunun yere dönük görüntüleme geometrisine verilen addır. Genel olarak yer atmosferinin uzaktan algılanması veya bir astronotun uzay yürüşü sırasında yüzünün Yer'e doğru dönük olması, tanımı karşılamaktadır. Kelime aynı zamanda sık karşılaşılmayan bir durum veya nesneyi açıklamak için de kullanılmaktadır. Nadir, bir gök cisminin görünen yörüngesinde ulaştığı en alçak noktayı tanımlamak için de kullanılmaktadır. Ayrıca bakınız * Zenit

Kaynaklar

Vikipedi

Diğer anlamları

Nadir

1. anlamı Seyrek, az, az bulunur biçimde:"Üsküp'e o gün nadir görülür bir kar yağmış."- Y. K. Beyatlı. Seyrek, az, az bulunur.
2. anlamı i., astr. ayakıcı; en aşağı safha veya nokta. ,ayakuç.
3. anlamı nadir. semtikadem. ayakucu.

Nadir

Nadir İngilizce anlamı ve tanımı

Nadir anlamları

  1. (noun) The lowest point; the time of greatest depression.
  2. (noun) That point of the heavens, or lower hemisphere, directly opposite the zenith; the inferior pole of the horizon; the point of the celestial sphere directly under the place where we stand.
  3. (noun) That point of the heavens, or lower hemisphere, directly opposite the zenith; the inferior pole of the horizon; the point of the celestial sphere directly under the place where we stand.
  4. (noun) The lowest point; the time of greatest depression.

Nadir tanım:

Kelime: na·dir
Söyleniş: 'nA-"dir, 'nA-d&r
İşlev: noun
Kökeni: Middle English, from Middle French, from Arabic nazIr opposite
1 : the point of the celestial sphere that is directly opposite the zenith and vertically downward from the observer
2 : the lowest point

Nadir

İngilizce Nadir kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. nadir, punto de la esfera celeste diametralmente opuesto al cenit

Nadir

İngilizce Nadir kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. nadir, point le plus bas; contraire du zénith

Nadir

İngilizce Nadir kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Nadir, Fußpunkt; Tiefstand; Tiefstpunkt; Gegenpunkt des Zenit

Nadir

İngilizce Nadir kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. (Astr) nadir; (fig) punto più basso

Nadir

İngilizce Nadir kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. nadir, o ponto diametralmente oposto ao zênite; o ponto mais baixo; o ponto fraco

Nadir

i. ayak ucu [ast.], en aşağı nokta

Nadir

Fransızca Nadir kelimesinin İngilizce karşılığı.
(m) n. nadir, point opposite the zenith and directly below the observer; lowest point, base point (Astronomy)

Nadir

Almanca Nadir kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. point opposite the zenith and directly below the observer; lowest point, base point (Astronomy)

Nadir

İtalyanca Nadir kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. nadir, lowest point (Astronomy)

Nadir

Portekizce Nadir kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. nadir

Nadir

İspanyolca Nadir kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. nadi r

Nadir

Türkçe Nadir kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. point opposite the zenith and directly below the observer; lowest point, base point (Astronomy)
n. nadir, point opposite the zenith and directly below the observer; (Astronomy) lowest point, base point
n. nadir, point opposite the zenith and directly below the observer; lowest point, base point (Astronomy)

Nadir

Flemenkçe Nadir kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. nadir

Nadir

İngilizce Nadir kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. nadir, voetpunt; laagste punt; eigennaam

Nadir

n. point opposite the zenith and directly below the observer; lowest point, base point (Astronomy)
n. nadir, point opposite the zenith and directly below the observer; (Astronomy) lowest point, base point
n. nadir, point opposite the zenith and directly below the observer; lowest point, base point (Astronomy)

Nadir

Flemenkçe Nadir kelimesinin Fransızca karşılığı.
(astronomie) nadir (m)

Nadir

Fransızca Nadir kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
(astronomie) nadir (n)

Nadir

seyrek, az, az bulunur.

Nadir

Fransızca Nadir kelimesinin Almanca karşılığı.
n. nadir

Nadir

Fransızca Nadir kelimesinin İtalyanca karşılığı.
(astronomie) nadir {invariable}

Nadir

Fransızca Nadir kelimesinin Portekizce karşılığı.
(astronomie) nadir (m)

Nadir

Fransızca Nadir kelimesinin İspanyolca karşılığı.
(astronomie) nadir (m)

Nadir

Fransızca Nadir kelimesinin Türkçe karşılığı.
rare, clairsemé/e, unique

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Nadir ilgili konular

  • Yakut

    Yakut parlak kırmızı renkte değerli bir taş. Alüminyum oksitin (Al2O3) bir mineral şekli olan korundumdan meydana gelen kırmızı renkli, şef
  • Cam

    Cam Alm. Glas (m), Fr. Verre (m), İng. Glass. Silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılan saydam ve kırılgan madde. Genellikle alkali ve toprak al
  • Laser

    Laser Monokromatik (tek renkli), oldukça düz, yoğun ve aynı fazlı paralel dalgalar halinde genliği yüksek güçlü bir ışık demeti üreten a
  • Su

    Su, bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez olan tatsız ve kokusuz bir maddedir. Su, canlıların yaşaması için hayati bir ö
  • Zehebi

    Zehebi fıkıh, hadis ve tarih alimi. İsmi, Muhammed bin Ahmed bin Osman bin Kaymaz bin Abdullah et-Türkmani el-Mısri, künyesi Ebu Abdullah, lakab
  • İslamiyet

    Arapça "selem" kökünden alınmış olan İslam (Arapçası الإسلام,), sözlükte, "itaat etmek, boyun e
  • Dudak

    Dudak Alm. Lippe (f), Fr. Levre (f), İng. Lip. Ağız boşluğunun ön duvarını yapan etli kısımlardan her biri. Alt ve üst çenede olmak üzere
  • Anadolu

    Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığ
  • Kurbağa

    Kurbağa Familyası: Kara kurbağasıgiller (Bufonidae) Su kurbağasıgiller (Ranidae). Yaşadığı yerler: Suda, karada ve ağaçlarda. Avustralya v
  • Diyabet

    İnsülin adlı pankreas hormonunun tesirinin çeşitli sebeplerle azalması veya kaybolması neticesi meydana çıkıp, kan şekerinin yükselmesi, i
Nadir
Nadir