nano teknoloji hakkında bilgi

Nano, Yunan'ca cüce anlamına gelir. Nano bir ölçü birimidir. Herhangi bir birimin milyarda biri anlamına gelir. Yani 10 üzeri ‾9 = 1/1000000000'dır. Örneğin nanometre dediğimiz zaman, metrenin milyarda biri kastedilir. Yeryüzündeki bütün maddeler atomlardan oluştuğuna göre, özelliklerini de atomların diziliş sırasından alırlar. Nanoteknoloji, atomların tek tek hassas şekilde birleştirilerek istenen ürünün elde edilmesidir. Başka bir ifadeyle moleküllerin içindeki atomların dizilişlerini değiştirerek, farklı yapıda bir madde elde etme bilimidir. Örneğin; kömür ve elmas, karbon atomundan oluşur. Bu iki madde arasındaki farklılığın sebebi atomlarının farklı bir dizilişle birbirine bağlanmış olmasıdır. Kömür moleküllerinin içindeki atomların diziliş şeklini, elmas atomlarının diziliş şekline çevirebilirsek kömür, elmasa dönüşmüş olur. İşte bu uygulamaya nano teknoloji denir. Nanoteknoloji sayesinde pek çok şey yeniden yaratılabilir, kullanım alanı sınırsızdır. Batı dünyası, nano teknolojisi için milyarlarca dolar ve euro harcamaktadır. İnsanoğlunun kendi yarattığı teknolojinin büyüsüne kapılması, kendini tanrı gibi hissetmesi. İşte tehlike burada başlıyor. Kendini evrenin efendisi sanan insanoğlunun zamanla kontrolünü yitirerek, yarattığı teknolojinin kölesi haline gelmesi ve sonunda işlevini kaybetmesi. Bugün bilim adamlarının ortak endişesi, uygarlığın yarattığı teknolojinin uygarlığı ortadan kaldırabilecek bir duruma gelmesi. İnsanın yaptığı her işi makina yapar hale geldikten sonra, bu dünya böyle işlevsiz kalmış bir yaratığın varlığına artık ihtiyaç duymayabilir.
Nano teknoloji terimi ilk olarak; Norio Taniguchi tarafından "Temel Nano-Teknoloji Konseptleri" adlı makalesinde dile getirilmiştir.Taniguchi, nano teknolojiyi "Atom atom ya da molekül molekül ayırma, birleştirme, bozma sürecine nano teknoloji denir" şeklinde açıklamıştır.

Nanoteknolojide atomlar veya moleküller tek tek alınıp hassas şekilde birleştirilerek istenen ürün elde edilir. Tıpkı yap-boz oyununda parçaların birleştirilerek istenen şeklin oluşturulması gibi. Bu teknolojinin temeli, doğadaki atomik dizilimi taklit etme ilkesine dayanıyor. Maddeleri farklı kılan; en küçük birim olan atomların dizilişlerindeki çeşitliliktir, atomları hareket ettirebilecek bir teknoloji de bu çeşitliliğe bir ölçüde ulaşabilir. Örneğin; kömür moleküllerindeki atomları düzenleyebilirsek aynı moleküllerin farklı bir dizilimi olan elmas elde edebiliriz.

Nanoteknolojiyi öne çıkaran durumlardan biri maddelerin nano boyutta farklı davranışlar göstermesi ve normalde görmediğimiz yeni üstün özelliklerin ortaya çıkmasıdır. Normalde elektriği ve ışığı iletmeyen maddelerin, nano boyutta tam tersi özellikler göstermesi gibi. Böylece üretilen nano teknoloji ürünleri daha dayanıklı, daha hafif ve daha hassas özellikler taşımış olur.

Nanoteknoloji ile üretim yapabilmek için bilim adamlarının üzerinde çalıştığı üç temel adım vardır:

1. Bilim adamlarının bağımsız atomları tek tek kontrol edebilmeleri için tek bir atomu tutup istenen noktaya getirebilmeyi sağlayacak bir tekniğin geliştirilmesi.
2. İkinci adım nano ölçekli gözlem yapabilen, atomları ve molekülleri isteğe göre kontrol etmeye programlanabilen iş makineleri, yani "derleyici" ler üretmektir. Uygun bir zaman çerçevesinde eşya üretebilmek için trilyonlarca derleyicinin kullanılması.
3. Üçüncü adım olarak ise, yeterli sayıda derleyiciyi elde etmek için var olanı sayısız kez "çoğaltmaya", "kopyalamaya" programlanabilecek "çoğaltıcı"ların geliştirmesi.

Bu şekilde alışılmış üretim kalıpları değişecek, üretim maliyeti neredeyse sıfıra indirgenebilecek, bol, ucuz ve sağlam üretim yapılabilecektir. Atomları ve molekülleri taşıyacak, yerleştirecek küçüklükteki ilk robot kolun yapılmasıyla nano teknolojinin ilk aşaması gerçekleşmiş olacaktır. Böyle bir minyatür robot kolun ürettiği robot kollar da kendi benzerlerini ve diğer nano ölçekli aygıtları yapacaklardır. Sayıları trilyonlara ulaştığında da süper nano bilgisayarlar tarafından kontrol edilen bu sürü ile nesneler üretilebilecektir.

Nanoteknoloji kavramında karşımıza tanıdık bir terim çıkıyor: Kuantum. Nanoteknolojinin yüksek potansiyeli kuantum fiziğinin kanunları sayesinde açığa çıkmaktadır. Burada kuantum fizik yasaları devreye girer ve optik, elektronik, manyetik depolama, hesaplama ve diğer alanlarda yeni uygulamalara olanak sağlar.

Nanoteknolojinin ortaya çıkışını, 1959 yılında fizikçi Richard Feynman’ın, malzeme ve cihazların moleküler boyutlarda üretilmesi ile başarılabilecekler üzerine yapmış olduğu “There's Plenty of Room at the Bottom” başlıklı ünlü konuşmasına kadar dayandırabiliriz. Günümüzde nano teknoloji alanında Foresight Ensititüsü tarafından her yıl Feynman ödülü veriliyor.

Nanoteknoloji terimi ilk kez Norio Taniguchi tarafından "Temel Nano-Teknoloji Konseptleri" adlı makalede dile getirildi. Nanoteknolojiyi şöyle tanımlıyordu: "Atom ya da molekül molekül ayırma, birleştirme, bozma sürecine nano teknoloji denir".

K. Eric Drexler 1980'lerde molekülleri deterministik olarak işlemeyi detaylı bir şekilde inceledi. "Yaratma Fabrikaları: Nanoteknoloji Devri" (1986) (ilk nano teknoloji kitabı) , "Nanosistemler: Moleküler Makinalar, İmalat ve Hesaplama" (ilk nano teknoloji okul kitabı) adlı kitapları ile ortaya attığı düşünceler "moleküler üretim" olarak biliniyor. 1981'de Drexler ilk nano teknoloji makalesini yayınladı.

*1989'da ilk nano teknoloji dergisi olan "Nanotechnology" dergisi yayına çıktı. Hala yayınlanmaktadır ve dünyanın en prestijli dergilerindendir.
*1991'de Sumio Iijima karbon nanotüpü buldu.
*1996'da Nasa nano teknoloji üzerinde çalışmaya başladı.
*1996'da ilk nano teknoloji şirketi Zynex kuruldu.

Bu gelişmeleri takiben 2000 yılında Amerikan Ulusal Nanoteknoloji Grubu kurulmuş ve nano teknolojiye verilen maddi destek 2005 yılında milyar dolara yaklaşmıştır. 2000 yılında Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüleri Biyomühendislik Konsorsiyumu "Nanobilim ve Nanoteknoloji: Biyomedikal araştırmaların şekillendirilmesi" başlığı ile yapılmıştır.

Yanıtlar