Nazım biçimleri

Şiirlerin dize sayılarının, ölçülerinin ve kafiyeleniş şekillerinin belirli bir nazım birimi temel alınarak gösterdiği özellikler nazım biçimini oluşturur. Nazım biçimleri

Bu makalenin ilgili olduğu konu başlıkları: edebiyat, türkçe, nazım, nazım türleri
Şiirlerin dize sayılarının, ölçülerinin ve kafiyeleniş şekillerinin belirli bir nazım birimi temel alınarak gösterdiği özellikler nazım biçimini oluşturur. Nazım biçimleri, Halk şiiri nazım biçimleri ve Divan şiiri nazım biçimleri olmak üzere iki ana başlık ve bu iki ana başlığın altına yer alan başlıklar altında incelenir.

Halk Şiiri Nazım Biçimleri

Türklerin Anadolu'ya geldikten sonra edebiyatları beş gruba ayrılmıştır. Arapça ve Farsça'yı çok iyi bilen aydınların oluşturduğu "Yüksek Zümre Edebiyatı" ve İslam öncesinden gelen sözlü bir "Halk Edebiyatı". Anadolu'ya göç eden Türkler arasında aynı ayrım devam etti. Medrese eğitimi gören aydın kesim Arap ve Fars edebiyatlarının tesirini devam ettirirken, halk yine saz şairleri aracılığıyla halk edebiyatını devam ettirdi. Dolayısı ile Anadolu Türk Edebiyatı iki grupta incelenmektedir. Bu gruplardan biri Halk Edebiyatı'dır. * Hece ölçüsüyle yazılan halk şiiri nazım biçimleri:

Anonim Halk Şiiri Nazim Biçimleri

Mani

Sözlü yada anonim edebiyat ürünlerindendir. Dört mısradan meydan gelir. Yedili hece ölçüsüyle söylenir. Sevgi, tabiat, övgü, yergi, evlat sevgisi, ayrılık, hasret ve aşk konularını işler. İlk iki mısra doldurmadır, konuya giriş için söylenir. Son iki mısrada ise asıl söylenmek istenen verilir. Maniler, düz mani ve ayaklı (cinaslı, kesik) mani olarak iki grupta incelenir. Cinaslı manilerde mısra sayısı dörtten fazla olabilir. Söyleyeni belli olmayan, genellikle 7'li hece ölçüsüne göre söylenen dörtlüklerdir. Doğu Anadolu'da mani yerine bayatı sözü de kullanılmaktadır. Uyak düzeni aaba şeklindedir.

Türkü

Türkiye'nin sözlü geleneğinde, bir ezgi ile söylenen halk şiirinin her çeşidini göstermek için en çok kullanılan ad "türkü"dür. Özel durumlarda ya da ezginin, sözlerin çeşitlemesine göre ninni, ağıt, deyiş, hava adları da kullanılmaktadır. Çağdan çağa ve yöreden yöreye içerik ve şekil olarak değişiklikler gösterebilir. Aşk, doğa, güzellik, kahramanlık, sosyal konular türkülerin konusunu oluşturur. Türküler aynı zamanda aşık edebiyatı nazım şeklidir. Yani söyleyeni belli türküler de vardır. Kendine özgü bir ezgiyle söylenir. 8‘li ve 11’li hece kalıbıyla söylenir. Bent ve kavuştak olmak üzere iki bölümden oluşur. Hecenin sekizli ve on birli ölçüleriyle yazılır. Türküler ezgilerine göre divan, usulsüz, bozlak, koşma, hoyrat, kayabaşı, Çukurova gibi çeşitlere ayrılır.

Ninni

Anonim/sözlü ürünlerdendir. Türkü çeşitlerinden biridir. Çocuğun uyumasının sağlanması ya da ağlamasının durması için, sade bir dille ve hece ölçüsüne göre ezgili olarak söylenen türkülerdir. Söyleyeni belli olmayan bu ürünler dörtlüklerden ve nakarat bölümlerinden oluşur.

Aşık Edebiyatı Nazım Biçimleri

Koşma

Aşık edebiyatında en çok sevilen ve kullanılan nazım şeklidir. Dört dizeli bentlerden oluşur. Dörtlük sayısı 3-5 arasındadır. 11’li hece ölçüsüyle (6+5 ya da 4+4+3 duraklı olarak) yazılır/söylenir. 4+3 ve 4+4 kalıbıyla söylenmiş koşmalar da vardır. Şair son dörtlükte mahlasını söyler. Uyak düzeni "abab cccb dddb..." şeklindedir. İlk dörtlüğün uyak düzeni xbxb ya da aaab şeklinde de olabilir. Koşmalar genellikle lirik konularda söylenir. Aşk, güzellik, tabiat, sevgi vb konular işlenir. Koşmalar konularına göre güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt gibi nazım türleri içerir. Karşılıklı konuşma (dedim-dedi) biçiminde olan koşmalar da vardır. Ziyadeli koşmalara ayaklı koşma denir: ab(b)ab(b) cccb(b) dddb(b)... Önemli koşma şairleri Köroğlu, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Gevheri, Erzurumlu Emrah, Âşık Ömer.

Semai

Aruzla ve heceyle yazılan olmak üzere iki türlü semai vardır. Heceyle yazılanlar koşmaya benzer. Tek fark dizelerin hece sayısıdır. Semai sekizli kalıpla yazılır. Kendine özgü bir ezgiyle söylenir. Dörtlüklerden oluşur. Dörtlük sayısı 3-5 arasındadır. Uyak düzeni aynıdır. Sevgi, güzellik, ayrılık ve doğa konularını işler. Karacaoğlan ve Erzurumlu Emrah bu alanda meşhurdur.

Varsağı

Toroslardaki Varsak (Avşar) boyunun özel bir ezgiyle söylediği türkülerden geliştirilmiş bir nazım biçimidir. Kendine özgü bestesi vardır. Epik şiirlerdir. Sert, yiğitçe bir söyleyişi vardır. Hayattan ve talihten şikayet gibi konular da işlenir. Hecenin 8’li kalıbıyla yazılır. Genellikle “bre, bre hey, hey, be hey” gibi ünlem sözcüklerine yer verilir. Kafiyelenişi koşmayla aynıdır. Dörtlük sayısı 3-5 arasındadır. Dadaloğlu ve Karacaoğlan varsağılarıyla ünlü iki şairdir.

Destan

Âşık şirinin en uzun nazım biçimidir. (Anonim destanlardan farklıdır.) Dörtlüklerden oluşur. Dörtlük sayısı konuya göre değişir. Kimi destanlarda yüzü geçer. Savaşlar, kahramanlıklar, ayaklanmalar, kıtlıklar, doğal afetler, salgın hastalıklar, eşkıya ve ünlü kişilerin serüvenleri, gülünç olaylar, toplumsal taşlama ve eleştiri, atasözleri, hayvanlar destanlara konu olur. Destan koşma gibi kafiyelenir: abab cccb dddb... İlk dörtlüğün uyak düzeni: xbxb şeklinde de olabilir. Hecenin daha çok on birli kalıbıyla yazılır/söylenir. Sekizli kalıpla söylenenler de vardır. Destanların kendine özgü bir ezgisi vardır. Destanda da şair son dörtlükte mahlasını söyler. Seyrani ve Âşık Ömer bu alanda ünlüdür.

Divan Şiiri Nazım Biçimleri

Divan edebiyatı Türklerin İslam dinini benimsemesinden sonra ortaya çıkan yazılı edebiyattır. Arap ve Fars edebiyatının etkisi altında gelişmiştir. Bu etki, Arapça ve Farsça sözcüklerin Türkçe’ye girmesinin yanı sıra, bu dillerin anlatım biçimlerinin benimsenmesiyle de kendini gösterir. Divan edebiyatı denmesinin nedeni, şairlerin şiirlerini divan denen el yazması kitaplarda toplamış olmalarıdır. Kur'anı Kerim’in Arapça olmasından dolayı pek çok toplumun kültür dili değişime uğradı. İranlılar 9. yüzyılda edebiyat ürünlerini, Yeni Farsça diye adlandırılan bir dille vermeye başladılar. İran edebiyatının bu ürünlerinden Türk edebiyatı büyük ölçüde etkilenmiştir. Divan şiiri nazım şekil ve türleri -şarkı ve tuyuğ hariç- Arap ve Fars edebiyatlarından alınmıştır. Genellikle beyit ve dörtlük, nazım birimi olarak kullanılmıştır

Mısra

Sözlük anlamı; "çift kanatlı bir kapının kanatlarının her biri" dir. Şiirdeki anlamı, ölçülü ve anlamlı, bir satırlık nazım parçasıdır. Divan şiirinde bir şiire bağlı olmayan, başlı balına bir anlamı olan mısralara "azade mısra" denir. Vecize düzeyine yükselmiş mısralara “mısra-ı berceste” denir.

Beyit

Sözlük anlamı; "ev" dir. Aynı ölçüde ve anlamca birbirine bağlı iki dizeden oluşan nazım birimidir. Divan edebiyatında öncelikle kullanılır. Beyit nazım birimiyle yazılan şiirlerde her beyit başlı başına anlam bütünlüğü arz eder. Beyitte dizeler birbiriyle kafiyeli olabildiği gibi kafiyesiz de olabilir. Bu, beytin, şiirin neresinde kullanıldığına ve kullanıldığı şiirin türüne göre değişir.

Beyitler ile kurulan nazım biçimleri

Gazel

Sözlük anlamı; “kadınlarla aşıkane sohbet etmek” tir. Divan şiirinde en çok kullanılan nazım şeklidir. Aşk, sevgi, güzellik ve içki konularını işleyen şiirlerdir. Lirik bir nazım biçimidir. Konularına göre adlandırılırlar: aşıkane (garami, lirik; Fuzuli), rindane (Baki), şuhane (Nedimane; Nedim), hikemi (Nabi). Beyitlerle yazılır. Beyit sayısı 5-15 arasındadır (tek sayılar). Beyitler arasında genellikle konu bütünlüğü olmaz. Ama beyitler arasında anlam bakımından bir uyum olmalıdır. Bunu kafiye ve redif sağlar. Gazelde bütün beyitler aynı konuyu işliyorsa bu tür gazellere “yek-ahenk” denir; bütün beyitler aynı söyleyiş güzelliğindeyse bu tür gazellere de “yek-avaz” denir. İlk beytine “matla” (doğuş yeri) denir. Son beytine “makta” (kesme yeri, sonuç) denir. Şairin mahlasını söylediği beyte (genellikle son beyit) “mahlas beyti” denir. Gazelin en güzel beytine de “beytül-gazel” ya da “şah beyit” denir. Kafiye düzeni: aa xa xa xa xa xa Divan edebiyatında Fuzuli, Baki, Nedim, Necati, Taşlıcalı Yahya, Naili ve Şeyh Galip önemli gazel şairleridir.

Kaside

Kelime anlamı “kastetmek, yönelmek”tir. Terim anlamı, “belli bir amaçla yazılmış manzume”dir. Arap edebiyatından alınmıştır. Beyitlerle yazılır. Bölümlerden oluşur. Nesib/Teşbib (giriş), girizgah, tegazzül, methiye, fahriye dua. (Aşağıda anlatılacak). Türk edebiyatında, din ve devlet büyüklerini övmek için yazılan şiirlerdir. Beyit sayısı genellikle 33-99 arasındadır. Ama daha az veya çok da olabilir. Kafiyelenişi gazeldeki gibidir; aa xa xa xa xa xa ... Türüne, giriş bölümünün konusuna veya redifine göre isimlendirilebilir. Rediflerine göre: Su Kasidesi (Fuzuli), Güneş Kasidesi (Ahmet Paşa)... Konularına göre tevhit, münacat, naat, methiye olmak üzere türlere ayrılabilir. (Nazım türleri başlığı altında anlatılacak.) İlk beytine matla; son beytine makta; en güzel beytine beytülkasid; mahlas beytine de tac beyit denir. Nefi, kasideleriyle meşhurdur.

Mesnevi

Kelime anlamı; “ikili, ikişer ikişer” dir. İran edebiyatından alınmıştır. İran edebiyatında Firdevsi’nin Şehname’si ünlüdür. Klasik halk hikayeleri, destani konular, aşk hikayeleri, savaşlar, dini ve felsefi konuları işlenir. Konu ne olursa olsun olaylar masal havası içinde anlatılır. Konularına göre sınıflandırılırlar; aşk, din ve tasavvuf, ahlak ve öğreticilik, savaş ve kahramanlık, şehir ve güzelleri, mizah. İran edebiyatından alınmış nazım şeklidir. Divan edebiyatının en uzun nazım şeklidir (beyit sayısı sınırsızdır). 20-25 bine kadar çıkabilir. Mesnevi de bölümlerden oluşur: Önsöz, tevhit, münacat, naat, miraciye, 4 halife için övgü, eserin sunulduğu kişiye övgü, yazış sebebi, asıl konu, sonsöz. Mesnevide her beyit kendi içinde kafiyelidir: aa bb cc dd ee ... Divan şiirinde beş mesneviden oluşan eserler grubuna (bugünkü anlamıyla setine) “hamse” denir. Mevlana, Fuzuli, Şeyhi, Nabi ve Şeyh Galip (Hüsn ü Aşk) önemli hamse şairlerimizdir. Bizde Leyla vü Mecnun (aşk; Fuzuli), Hüsrev ü Şirin, Harname (hiciv; Şeyhi), Yusuf ü Züleyha, İskendername (tarihi, destani; Ahmedi).

Kıta

İki beyitten oluşur. Kelime anlamı “parça, bölük, cüz”dür. Terim anlamı “kafiye düzeni ‘xaxa’ şeklinde olan nazım biçimi”dir. Dörtlük de denir. Değişik konularda yazılır: önemli bir düşünce, hikmet, nükte, yergi. Mahlas bulunmaz.

Müstezat

Kelime anlamı “artmış, çoğalmış”tır. Gazelin özel biçimidir. Uzun dizelere kısa bir dize ekleyerek yazılır. İki kısa dize de eklenebilir. Matla beyti yoktur. Uzun mısralara eklenen kısa mısralara ziyade denir. Konu bakımından gazelden farkı yoktur. Uzun mısraların ölçüsü “mefulü / mefailü / mefailü / feulün”, kısa mısraların ölçüsü “mefulü / feulün”dür. Kafiye düzeni farklı farklıdır: *a(a) a(a) – b(b) a(a) – c(c) a(a) – d(d) a(a) - ... *a(b) a(b) – c(c) a(b) – d(d) a(b) – e(e) a(b) - ... *a(b) a(a) – x(x) a(b) – x(x) a(b) – x(x) a(b) - ... Diğer özellikleri gazelle aynıdır.

Bentler ile kurulan nazım biçimleri

Bentler ile kurulan nazım biçimleri kendi içerisinde iki başlık altında incelenir. Bunlar; Tek dörtlüler ve Musammatlar.

Tek dörtlükler

Rubai

İran edebiyatından geçmiş bir nazım biçimidir. Tek dörtlükten oluşur. Kafiye şeması: “aaxa” şeklinededir. Kendine özgü aruz ölçüleriyle yazılır. Bu kalıplar “mef u lü” ile başlar, “fa’ul” ya da “fa” ile biter. Rubailerde şair, dünya görüşünü, felsefesini, tasavvufi düşüncesini, maddi ve manevi aşkını özlü bir biçimde işler. Az sözle çok şey söylemek esastır. İran edebiyatında Ömer Hayyam; edebiyatımızda ise Mevlana, Nabi, Nedim, Yahya Kemal ve Arif Nihat Asya önemli rubai şairleridir.

Tuyuğ (tuyuk)

Türklerin yaratıp Divan şiirine kazandırdığı nazım şeklidir. Maninin karşılığı sayılabilir. Tek dörtlükten oluşur. Kafiyelenişi "aaxa" şeklindedir ve rubaiyle aynı diziliş yapısına sahiptir. Manide olduğu gibi cinaslı uyak kullanılır. Halk şiirinde 11’li kalıpla söylenen mani biçimindeki şiirlere de tuyuğ denir. Aruzun yalnız “failatün failatün failün” kalıbıyla yazılır. Rubaide işlenen konular tuyuğda da işlenir. Edebiyatımızda Kadı Burhaneddin, Nesimi ve Ali Şir Nevai önemli tuyuğ şairleridir.

Musammatlar

Musammatlar dört ya da daha fazla mısralı bentlerden oluşan şiirlerdir ve Dörtlüler, Beşliler ve Altılılar olmak üzere 3 alt başlık altında incelenirler.

Dörtlüler

Murabba

Bent denilen dört mısralık bölümlerden meydana gelen bir nazım şeklidir. En az üç en fazla yedi bentten oluşur. Aruzun her ölçüsüyle yazılabilir. Her konu işlenebilir. Özellikle felsefi konular ve aşk konularını dillendirir. Kafiye düzeni; aaaa bbba ccca ... ya da bbba ccca ddda ... şeklindedir. Bazen dördüncü mısralar nakarat olabilir. Nedim ve Fuzuli Murabba'nın en büyük temsilcileridir.

Şarkı

Türklerin Divan edebiyatına kattığı nazım şeklidir. Aşk ve güzellik konularını işler. Bestelenmek üzere yazılmış şiirlerdir. Bu yüzden bent sayısı azdır. Konu genellikle aşk, sevgi, sevgili, içki ve eğlencedir. Kafiye düzeni murabbaa'ya benzer. Ama farklı da olabilir: *aaaa bbba ccca ... *ccca ddda eeea ... *aaxa bbba ccca ddda *aanaan bbban cccan ... *aaxan bbban cccan dddan Nedim bu nazım şeklinin en önemli şairidir. Enderunlu Vasıf ve Fazıl da şarkı yazmışlardır. Yahya Kemal’in de şarkıları vardır.

Terbi

Kelime anlamı “dörtleme, dörtlü duruma getirme” dir. Bir gazelin beyitlerinin üstüne başka bir şair tarafından aynı ölçü ve uyakta ikişer dize eklenerek yazılan murabbaa denir. Kafiye şeması; (aa)aa (bb)ba (cc)ca (dd)da (ee)ea ...

Beşliler

Muhammes

Her bendi beş dizeden oluşan nazım biçimidir. Her konuda yazılabilir. Aruzun her kalıbıyla yazılır. Bu biçimde şarkılar da yazılabilir. Kafiye şeması: *aaaanan bbbanan cccanan dddanan *aaaaaan bbbban ccccan ddddan *bbbaa cccaa dddaa eeeaa *aaaaa bbbba cccca dddda

Tardiye

Muhammesin özel bir biçimidir. Sadece “mefulü mefailün faulün” kalıbıyla yazılır ve kafiye düzeni "bbbba cccca dddda eeeea" şeklindedir. Şeyh Galip, Hüsn ü Aşk’ta kullanmıştır.

Tahmis

Kelime anlamı; “beşleme, beşli hale getirme” dir. Bir şairin gazelinin beyitlerinin üstüne aynı ölçü ve kafiyede üçer mısra ilave edilerek yazılmış muhammese denir. Kafiye düzeni (aaa)aa (bbb)ba ... şeklindedir.

Taştir

Tahmisin başka bir biçimidir. Kafiye düzeni; a(aaa)a b(bbb)a c(ccc)a ... şeklindedir.

Altılılar

Müseddes

Bentleri altı dize olan nazım biçimidir. çeşitli konularda yazılır. Kafiye düzeni şı şekildedir; *aaaaaa bbbbba ccccca ddddda ... *aaaaaa bbbbcc ddddee ffffgg ... *bbbbca ddddca eeeeca ffffca ... *aaaaanan bbbbanan ccccanan ...

Tesdis

Tahmis gibidir. (aaaa)aa (bbbb)ba (cccc)ca (dddd)da ... kafiye düzenine sahiptir. Kendi içerisinde altı başlık altında incelenir.

Müsebba

Bentleri yedi dizelidir.

Müsemmen

Bentleri sekiz dizelidir. Kafiye düzeni; *aaaaaaaa bbbbbbba cccccccca ... *aaaaaabb cccccccdd ...

Mütessa

Bentleri 9 dizelidir.

Muaşşer

Bentleri 10 dizelidir.

Terkib-i Bend

Bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir. Yaşamdan, talihten şikayet; felsefi düşünceler, dini, tasavvufi konular ve toplumsal yergilerin işlendiği şiirlerdir. En az beş en fazla on bentten oluşur. Her bent de beş ila on beyitten oluşur. Bentlerin kafiye düzeni gazele benzer. Her bendin (terkib-hane, kıta) sonunda vasıta beyti denen bir beyit vardır. Her bendin sonunda farklı vasıta beyitleri kullanılır. Bunlar bentlerden ayrı olarak kendi aralarında uyaklanır. Bentlerin kafiyelenişi gazeldeki gibidir. * aa xa xa xa xa xa bb cc xc xc xc xc xc dd ... * (aa aa aa aa aa aa bb cc cc cc cc cc cc dd) Edebiyatımızda Bağdatlı Ruhi ve Ziya Paşa bu türün iki önemli şairidir. İkisi de toplumsal konularda yazmıştır.

Terci-i Bend

Biçim ve uyak bakımından terkib-i bende benzer. Farklardan biri vasıta beyitlerinin her bendin sonunda aynen tekrarlanışıdır. Konu bakımından da fark vardır; Genellikle Tanrı’nın gücü, evrenin sonsuzluğu, doğanın ve yaşamın karşıtlıkları işlenir.

Yeni Türk Şiiri Nazım biçimi

Yeni Türk şiiri nazım biçimleri Düzenli nazım biçimleri ve Serbest nazım biçimleri olmak üzere iki başlık altında incelenir.

Düzenli nazım biçimleri

1. Terza-rima

Servet-ı Fünun şairleri tarafından batıdan alınarak edebiyatımıza kazandırılmış nazım biçimidir. Üç dizeli bentlerden oluşur, son bent tek dizeden meydana gelir. Kafiye düzeni örüşük kafiyedir. aba bcb cdc e

2. Sone

Servet-i Fünun döneminde Fransız edebiyatından alınmıştır. On dört mısradan oluşur. Özellikle lirik konular işlenir. Kafiye şeması; abab abba ccd ede

3. Triyole

On mısralı bir nazım biçimidir. aaaa aabb bb

4. Balad

14. yüzyılda doğmuş dans şarkısıdır. Gülünç ve acıklı olayları dile getiren şiirlerdir. Bir çeşit manzum masaldır. Üç uzun bir kısa bentten (sunu parçası) oluşur. Genellikle çapraz kafiye kullanılır. Edebiyatımızda fazla yaygın değildir.

5. Serbest Müstezat

Müstezat’ın daha özgürce kullanılmış biçimdir. Servet-ı Fünun ve Fecr-ı Ati şairlerince kullanılmıştır. Serbest müstezatta nazım nesre yaklaştırılmıştır, belirli bir kafiyeleniş görülmez.

6. Mansur şiir

Düz yazı şiirdir. Özellikle seci (düzyazıda iç kafiye) ve alliterasyonlarla (belirli ünsüzlerin tekrarı) yazılır. Edebiyatımıza Halit Ziya Uşaklıgil (Mensur şiirler, Mezardan sesler) tarafından kazandırılmıştır.

7. Çapraz uyak

8. Sarma uyak

9. Örüşük uyak

10. Düz uyak

11. Halk şiirinden alınan nazım biçimleri

Serbest nazım biçimleri

A. Eşit düzenli nazım biçimleri

1. Üçlüler

Üçlük: Üç mısradan meydana gelen mazım birimidir. Bu birim Batı etkisindeki Türk edebiyatı nazım biçimlerinde kullanılır.

2. Dörtlüler

Dörtlük: Dört mısralık nazım birimidir. Daha çok Halk edebiyatı ürünlerinde kullanılan bir nazım birimidir..

3. Beşliler

4. Altılılar

5. Yedililer

6. Sekizliler

B. Karışık düzenli nazım biçimleri

C. Serbest nazım biçimleri

Genel anlamda ölçü ve uyak kurallarına bağlı olmayan şiirdir. Serbest şiir Türk edebiyatına Servet-i Fünun döneminde Batı edebiyatından alınarak yeni Türk şiirine uygulanmış bir biçimdir. Serbest şiirde dizelerin uzunluk kısalıkları, uyak, redif, uyak düzeni, nazım birimi gibi nazmın bağlayıcı unsurları önemsenmez. Hatta bu unsurlardan mümkün olduğunca kaçılır. Ama tamamen kafiyesiz ve redifsizdir de diyemeyiz. Serbest şiirde bu şekil serbestliğinin yanı sıra içerik bakımından da bir serbestlik vardır. Nazmın belli kalıplarına uyularak yazılan/söylenen şiirlerde konularda belli ve sınırlıdır. Serbest şiirde ise konular sınırsızdır. Bunların yanında serbest şiirin okuyucusu da serbesttir. Her şiir sever aynı şiiri aynı şekilde değerlendirmez. Kimisinin hoşlandığı şiirden kimileri hoşlanmaz. Ama nazımda (Divan şiiri, Türk halk şiiri, Âşık tarzı Türk şiiri...) beğeni ve takdir bakımından çoğunlukla bir ortaklık vardır.

Nazım biçimlerinin dönemleri

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Nazım Biçimleri * Koşuk * Sagu * Destan Anonim Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri * Mani * Türkü * Ninni Aşık Edebiyatı Nazım Biçimleri * Koşma * Semai * Varsağı * Destan Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri I Bentlerle Kurulan Nazım Biçimleri * Murabba * Şarkı * Terkib-i bend * Terci-i bend II Dörtlüklerle Kurulan Nazım Biçimleri * Rubai * Tuyuğ III Beyitlerle Kurulan Nazım Biçimleri * Gazel * Kaside * Mesnevi * Kıta * Müstezat Yeni Türk Edebiyatı Nazım Biçimleri * Terza Rima * Sone * Triyole * Serbest Müstezat * Serbest Nazım * Eprasel

İlgili konuları ara

edebiyat türkçe nazım nazım türleri
...

Okuma Önerileri

Bend
2 yıl önce

Bend Şiirde iki ya da daha çok mısradan oluşan birimdir. Şiirin içeriği ve biçimine göre düzenlenir. Kıtanın yapısını şiirin ölçüs

Şiir
1 yıl önce

Şiir, dilin anlam, ses ve ritim öğelerini belli düzen içinde kullanarak, bir olayı ya da bir duygusal ve düşünsel deneyimi yoğunlaşmış ve

Edebiyat, Şair, Ritim, Ses, Aruz, Vezin, Kafiye, Şairler, Divan edebiyatı, Orhan Veli Kanık, Akımlar, Beş Hececiler, Dize
Fütürizm
2 yıl önce

Fütürizm kökten ıslahatçı eserleri ve belki de daha çok nazariyeleriyle 20. yüzyıl başında ortaya çıkmış olan aşırı inkılâpçı bi

Fütürizm, Dostoyevski, Feminizm, Fovizm, Friedrich Nietzsche, Kübizm, Mayakovski, Militarizm, Puşkin, Tolstoy, Empresiyonizm
Sembolizm
1 yıl önce

Sembolizm, en genel anlamıyla farklı anlamlara gelen ya da farklı öğeleri simgeleyen çeşitli sembollerin kullanımıdır. Sembolizme sanatta,

Sembolizm, Ezoterizm Portalı, Metapsişik, Mistisizm Portalı, Okültizm Portalı, Rüya, Rüya yorumu, Sembolizm (sanat), Semboller, Sezgi, İnisiyasyon
Aruz
2 yıl önce

Divan şiirinin ölçüsü "aruz"dur. Aruz’da açık ve kapalı heceler çeşitli kalıplarda, kendilerine özgü bir düzen içinde sıralanır

Aruz ölçüsü, Ansiklopedi, Arap, Bulut, Deli, Edebiyat, Fars, Hint, Pakistan, Taslak, Türk
Muamma
3 yıl önce

Belli kurallara göre düzenlenip çözülebilen ve yanıtı tanrının sıfatlarından biri ya da bir insan adı olan manzum bilmecedir. Muamma beyit

Muamma, Allah, Ebced hesabı, Nabi, İnsan, Emri, Esma ül Hüsna, Divan şiiri
İran
1 yıl önce

İran (Farsça: ایران ), resmî adı İran İslam Cumhuriyeti (Farsça: جمهوری اسلامی ایران ) / Jomhuri-ye Eslāmi-ye Irān, G

İran, İran islam cumhuriyeti, Pers imparatorluğu, Persler, Irak, Azeriler, Farslar, Sasaniler, İmparatorluk, Şii,
Edebiyat
1 yıl önce

Edebiyat ya da yazın, yazarın düşünce ve duygularını, okuyanın estetik bir tat almasını sağlamak amacıyla yazılmış ya da böyle bir ama

Edebiyat, Anı, Ağıt, Biyografi, Deneme (edebiyat), Destan, Edebi akım, Edebi destan, Eleji, Eleştiri, Gezi yazısı
Nedim
3 yıl önce

Asıl adı Ahmed olan Nedim, 1681’de İstanbul’da doğdu. Düzenli bir medrese öğrenimi görerek Arapça ve Farsça öğrendi. Müderris

Nedim, 1681, 1730, 18. yüzyıl, Arapça, III. Ahmed, Lale Devri, Medrese, Müderris, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Patrona Halil İsyanı
ömer hayyam
1 yıl önce

Gıyaseddin Eb'ul Feth Ömer İbni İbrahim'el Hayyam veya Ömer Hayyam (18 Haziran 1048 - 4 Aralık 1131), Fars şair, filozof, matematikçi ve astro

Ömer Hayyam, 1048, 1131, 18 Haziran, 4 Aralık, Astronomi, Cebir, Geometri, Iran, Nişapur, Rubaiyat
...

Görüşler

Sen Avatar
Sen - 2 yıl önce
<t><p>Çok karmasik</p></t>

Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.