--}}

Neşati

Neşati, (d. ? 30 Kasım 1623Edirne - ö.

Yaşamı

Edirneli olduğu biliniyor, ancak doğum tarihi belirsiz. Süleyman olması ihtimali bulunmakla birlikte asıl adının Ahmed olduğu sanılıyor. Yaşamıyla ilgili bilgiler sınırlı. Gelibolu Mevlevihanesi`nde Şeyhi Ağazade Mehmet Efendi`nin dervişi oldu. Şeyhinin ölümünden sonra bir süre Konya`da bulundu. 1670`te Edirne Mevlevihanesi`nde Osman Dede`den boşalan şeyhliğe getirildi. Dört yıl kadar bu görevde kaldı. 1674`te yaşamını yitirdi. Edirne Mevlevihanesi`nin avlusuna gömüldü. 17`nci yüzyılın usta şairidir. Büyük ölçüde Nef`i ve Urfi`nin etkisinde kaldı. 20 sayfalık Şerh-i Müşkilat-ı Urfi adlı eseri hem Farsça`ya olan hakimiyetini hem de Urfi`ye hayranlığını gösterir. Sultan 4. Murat, Sultan İbrahim, 4. Mehmed gibi padişahlarla, Köprülü Mehmed Paşa, Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa gibi devlet büyüklerine kasideler yazdı. Çağının gazel ustalarından biridir. Divan edebiyatının Sebk-i Hindi tarzının öncülerinden. Divanı 1933`te Nüzhet Ergun tarafından yayımlandı.

Şiirlerinden Örnekler

GAZEL


Zihi safa diyecek alemin nesin gördük Sitemden özge dahi hem-demin nesin gördük

Humarı derd-i ser ü neşvesi büka-engiz Bu bezm-gahda cam-ı Cem`in nesün gördük

Nişan-ı tir-i sitem olduğundan özge meğer Derun-i sinede dağ-ı gamın nesün gördük

Hemişe hal-i ruhun dameniyle setr eyler Biz ol dü zülf-i ham-ender-hamın nesin gördük

Neşatiya keder-i keşf-i razdan gayrı Akan bu dide-i terden demin nesin gördük

(Mefailün feilatün mefailün feilün)


GAZEL


Gitdin amma ki kodun hasret ile canı bile İstemem sensiz olan sohbet-i yaranı bile

Devr-i meclis bana gird-ab-ı beladır sensiz Mey-i rahşanı değil sagar-ı gerdanı bile

Bağa sensiz bakamam çeşmime ateş görünür Gül-i handanı değil serv-i hıramanı bile

Sineden derd ile bir ah edeyin kim dönsün Aksine çerh-i felek mihr-i dırahşanı bile

Har-ı firkatle Neşati-i hazinin va hayf Damen-i ülfeti çak oldu giribanı bile

(Feilatün feilatün feilatün feilün)


GAZEL (Sebk-i Hindi)


Şevkız ki dem-i bülbül-i şeydada nihanız Hunuz ki dil-i gonce-i hamrada nihanız

Biz cism-i nizar üzre döküp dane-i eşki Çün rişte-i can gevher-i ma`nada nihanız

Olsak n`ola bi-nam ü nişan şöhre-i alem Biz dil gibi bir turfe muammada nihanız

Mahrem yine her halimize bad-ı sabadır Daim şiken-i zülf-i dil-arada nihanız

Hem gül gibi rengini-i ma`na ile zahir Hem neş`e gibi halet-i sabhada nihanız

Geh hame gibi şekve-tıraz-ı gam-ı aşkız Geh nale gibi hame-i şekvada nihanız

Etdik o kadar ref`-i taayyün ki Neşati í‚yine-i pür-tab-i mücellada nihanız

(Mef`ulü mefailü mefailü faulün)


Ayrıca Bakınız





Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.