Nejat Uygur

Nejat Uygur, 1927 yılında Kilis'te dünyaya geldi. Annesi öğretmen, babası subaydı. Bu nedenle eğitimini Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tamamladı. İlkokulu Siirt'te, Ezine'de, İntepe'de; orta okulu Sarıyer'de, Çanakkale'de, Manisa'da okudu. Güzel Sanatlar Akademisi'nin Heykel Bölümü'ne girdi ama mezun olamadı. Tiyatroya ilkokul sıralarındaki müsamerelerle başladı. Profesyonelliğe 1950 yılında adım attı. Nejat Uygurun düşündüğü ilk meslek tiyatro değildi.

Nejat Uygur

Nejat Uygur
Nejat Uygur
Nejat Uygur, 1927 yılında Kilis'te dünyaya geldi. Annesi öğretmen, babası subaydı. Bu nedenle eğitimini Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tamamladı. İlkokulu Siirt'te, Ezine'de, İntepe'de; orta okulu Sarıyer'de, Çanakkale'de, Manisa'da okudu. Güzel Sanatlar Akademisi'nin Heykel Bölümü'ne girdi ama mezun olamadı. Tiyatroya ilkokul sıralarındaki müsamerelerle başladı. Profesyonelliğe 1950 yılında adım attı. Nejat Uygurun düşündüğü ilk meslek tiyatro değildi.

'Benim düşündüğüm ilk meslek pilotluktu. Çocukluğumda pilot olacağımı düşünürdüm. Hatta hiç unutmam Manisa'da olduğumuz yıllarda, yatak çarşaflarını alıp yüksek bir yerden aşağı atlamayı planlamıştım. Tecrübe pilotu olarak önce ağabeyim atladı ve ayağını kırdı. Ağabeyim Zeki Ayhan Uygur, Amerika'da ünlü bir beyin cerrahı şimdi. Onunla gurur duyuyorum. Ağabeyim burada deniz albayıydı, ordudan ayrıldı sonra.'

Gençlik yıllarında Nejat Uygur'un da en büyük ideallerinden birisi Amerika'ya gitmek oldu. Bu uğurda denizlere bile açılmayı göze aldı.

'Benim gençliğimde herkeste Amerika'ya gitmek gibi çok yoğun bir istek vardı. Bu yüzden liman cüzdanı çıkarttım ve gemici oldum. Hiç unutmam, bir Panama şilebinde çalıştım. Gemide kimsenin canı sıkılmazdı. Onlara fıkralar anlatır, taklitler yapardım. Herkes çok gülerdi. Sonra askere gittim, orada da arkadaşlarımı çok güldürürdüm. Giderek insanların yüzünü güldürmek bende tutku oldu. Sonra da tiyatro başladı zaten.'

1952 yılında Necla Uygur'la evlendi. Ve çiçeği burnunda çift, 13 yıl Anadolu turnelerini gezdi, insanların yüzünü güldürmek için çalışıp didindi. Hatta, sırasıyla Süheyl, Süha, Ahmet, Kemal ve Behzat adlı çocuklarının bir bölümü bu turneler sırasında dünyaya geldi.

İlgili konuları ara

Yanıtlar