Neyzen Tevfik

Kısaca: Neyzen Tevfik şair. 1879 senesinde Bodrum’da doğdu. 1953’te İstanbul’da öldü. Babası Hasan Fehmi Efendi, Bodrum’da Rüşdiye muallimiydi. İlk ve orta tahsilini doğduğu yerde yaptı. Çocukluğunda düzensiz bir yaşayışı olan Tevfik, babasının bütün gayretine rağmen, düzenli bir tahsil yapmadı. Yatılı olarak İzmir idâdîsine girdi; bitiremeden ayrıldı. İlk ney derslerini, Berber Kâzım Efendiden aldı. İzmir’de Şâir Eşref’i, Abdülhalim Memdûh’u tanıyarak şiire başladı. Babası onu bir ara Fâtih Medr ...devamı ☟

Neyzen Tevfik
Neyzen Tevfik

Neyzen Tevfik şair. 24 Mart 1879 tarhinde Bodrum’da doğan Neyzen Tevfik’in asıl adı Tevfik Kolaylı’dır. 1953’te İstanbul’da öldü. Babası Hasan Fehmi Efendi, Bodrum’da Rüşdiye muallimiydi. İlk ve orta tahsilini doğduğu yerde yaptı. Çocukluğunda düzensiz bir yaşayışı olan Tevfik, babasının bütün gayretine rağmen, düzenli bir tahsil yapmadı. Yatılı olarak İzmir idadisine girdi; bitiremeden ayrıldı. İlk ney derslerini, Berber Kazım Efendiden aldı. İzmir’de Şair Eşref’i, Abdülhalim Memduh’u tanıyarak şiire başladı. Babası onu bir ara Fatih Medresesine verdi.

Babasının memleketi Bafra'nın Kolay nahiyesi olduğu için soyadı kanunuyla "Kolaylı" soyadını almış. Babası Rüştiye Mektebi muallimi Hasan Fehmi Bey, Annesi Emine Hanım’dır. Kendine özgü yergileri ve yaşam biçimiyle adını duyuran Neyzen Tevfik, babasının görevli bulunduğu Urla kasabasında, usta bir neyzen olan Berber Kazım'la tanıştı ve ondan ney dersleri almaya başladı. Aynı günlerde de, ilk sar'a nöbetini geçirdi.

Bu arada okulu bırakan Neyzan Tevfik’i babası yatılı olarak “İzmir İdadisi”ne yazdırdı. Ancak sar’a nöbetlerinin yeniden başlaması üzerine okulu tamamen bıraktı. Ney’e duyduğu derin sevgiyle İzmir Mevlevihanesi’ne girdi. Neyzen Tevfik, burada Tokadizade Şekip, Tevfik Nevzat, Ruhi Baba, ve Şair Eşref gibi pek çok ünlü isimle ile tanıştı ve onlardan Türkçe'nin yanı sıra Arapça ve Farsça dersleri aldı. Şair Eşref, yalnızca dostu ve hocası olarak kalmayarak ona hicvin kapılarını da açtı. İlk şiiri bu günlerde, 13 Mart 1898'de “Muktebes” dergisinde yayımlandı.

1898 yılında, babası medrese öğrenimi için Neyzen’i İstanbul'a gönderdi ve Fethiye Medresesi'ne yerleştirdi. Ama Neyzen Tevfik, zamanını daha çok Galata ve Yenikapı Mevlevihanelerinde geçirdi. Bu arada Mehmet Akif Ersoy'la tanıştı ve Mehmet Akif, dönemin seçkin müzisyen ve edebiyatçıları ile tanışmasını sağladı. 1901 yılında, medrese giyimi olan cüppe ve şalvar yerine Akif'in verdiği setre pantolonu giymesi, akşamları medrese dışında kalması ileri-geri konuşmalara yol açınca, Fethiye Medresesi'nden ayrıldı. Önce Fatih'teki Şekerci Hanı'na, sonra da Çukurçeşme'deki Ali Bey Hanı'na yerleşti. Bu arada babasını tanıyan ve daha sonra Şeyhülislam da olan Musa Kazım Efendi onu kendi derslerine kabul etti.Onun sayesinde Neyzen Tevfik, Ahmet Mithat Efendi, Muallim Naci, Şair Şeyh Vasfi gibi edebiyatçılarla tanıştı. Mehmet Akif'le dostluğu süren Neyzen, Mehmet Akif'e ney öğretti; Mehmet Akif de Neyzen'e Arapça, Farsça ve Fransızca öğretti. Dost çevresi içinde artık İbnülemin Mahmut Kemal, Tevfik Fikret, Uşakizade Halit Ziya, Ahmet Rasim, Tanburi Cemil, Hacı Arif Bey, Yunus Nadi de vardı.

1900 yılında, gramofon ticaretini ilk yapanlardan Gülistan Plak Mağazası sahibi Hafız Âşir Bey'le bir plak doldurma girişimi oldu. Neyzen aşırı içkili olduğu için güçlükle doldurulan plaklar yine de basılıp piyasaya verildi. 1949'da yayımlanan Azab-ı Mukaddes'e yazdığı önsözde belirttiğine göre, "yüze yakın plak" doldurmuştur.

Öte yandan istibdata karşı olan gençlerle Sirkecideki İstasyon Gazinosu ve Güneş Kıraathanesi'nde bir araya gelir; yurt sorunlarına ilişkin ve istibdat karşıtı konuşmalar yaparlardı. Güneş Kıraathanesi'ne gelip gidenlerden Ziya Şakir, bir gün, sözü Eşref'ten açıp Jön Türk hareketinin önderlerinden Ahmet Rıza'ya getirerek Neyzen Tevfik'i konuşturdu ve tüm düşüncelerini öğrendi, ardından da ihbar etti. Gözaltına alınan Neyzen, sıkıntı dolu bir sorgulamadan geçirildi. Bu arada, daha önce tam otuz beş kez jurnal edilmiş olduğunu öğrendi. On beş gün sonra da serbest bırakıldı.

Serbest kaldıktan sonra kendisini Beyoğlu meyhanelerine attı. Bu esnada Sütlüce Bektaşi Tekkesi'ne devam ederek Şeyh Mümin Baba'dan nasip aldı. Siyasi baskının artmasından sonra yurt dışına gitmeye karar verdi ve 1902 yılında Mısır'a gitti.

Neyzen Tevfik'in Mısır'da geçen yıllarına ilişkin olarak gerçekle gerçek olmayanı birbirinden ayırmak neredeyse imkansız. Ama geçimini neyi ile sağladığını ve hicvetmeye devam ettiği biliniyor. Mısır’da bir arkadaşı ile Neyzenler Kahvehanesi açıp işletti. Özbekiye Saz Bahçesi'nde çalarken plak da doldurdu. Jön Türklerle ilişkili, bir dost toplantısında sarhoşlukla tabancasını ateşlediği ve duruşmada yargıca "haksızlık yapıyorsunuz" dediği için altı ay hapse mahkum edildi. Ancak yaptığı itiraz kabul edildiği için bir buçuk ay yattıktan sonra özgürlüğüne kavuştu. Bu arada Feride adlı Lübnanlı bir kadınla iki ay birlikte yaşadı.

II. Abdülhamit için yazdığı "Abdülhamid'in Ağzından Bir Nutk-ı Hümayun" adlı hicvini İstanbul Kıraathanesi'nde okuyunca tutuklanmak istendi fakat çevrenin işe karışması ile kurtuldu. "Türk Aydınlarının Mısır Hidivi Hakkındaki Düşünceleridir" başlığı ile gazetelerde yayımlanan yazı nedeniyle hakkında tutuklama kararı verildi. Kurtulmak için de "Kaygusuz Sultan" adlı bektaşi tekkesine sığındı.II. Meşrutiyet'in ilanıyla Mısır'dan ayrıldı ve İzmir'e döndü. Daha sonra da İstanbul’a geçti. Çemberlitaş'ta bir han odasına yerleşen Neyzen Tevfik, seyretmek için gittiği ve Ferah Tiyatrosu'nda sergilenen "Sabah-ı Hürriyet" adlı oyunun İttihat ve Terakki'ce yasaklanması üzerine yaptığı konuşma yüzünden tutuklandı. Ardından kısa bir süre sonra da serbest bırakıldı.Neyzen Tevfik 1910 yılında "sarıklı bir zatın kızı olan Cemile hanımla", kardeşinin ve babasının karşı çıkmasına karşın, annesinin ısrarı ile evlendi ve bir kızı oldu. Ancak yürümeyen evliliği, kızı Leman henüz üç aylıkken kayınbabasının eşini alıp götürmesiyle son buldu.I. Dünya Savaşı yıllarında, Askeri Müze'nin kurucusu Muhtar Paşa'nın emrinde ve Mehterbaşı olarak askerlik yaptı. Düzenle başı hoş olmayan Neyzen Tevfik, herhangi bir meseleden dolayı Muhtar Paşa ile kavga etti ve askerden çıkarıldı. Daha sonra, dönemin Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın yalısında Mehter takımının verdiği konseri izleyen Almanya'nın Romanya'daki Kuvvet komutanının ilgisini çekti. Bazı kaynaklarda da onun çağrılısı olarak Romanya'ya gittiği yazılır. Romanya'da piyano eşliğinde konser verdi.

1919 yılında, ilk kitabı “Hiç”i yayınlandı.

1923 yılında Ankara'ya gitti ve kardeşi Şefik Kolaylı'nın yanında 4-5 ay kaldı. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı ve Mustafa Kemal'i yücelten şiirler yazdı bu sırada. 1924 yılında, arkadaşı Hasan Sait Çelebi'nin de yardımları ile yazdıklarını “Azab-ı Mukaddes” adı altında forma forma yayımlamaya kalkıştı ancak girişim başarılı olmadı ve iki formadan sonra noktalandı.1926 yılında Atatürk'le tanışan Neyzen Tevfik, 1927 yılında sa'ra nöbetleri ve alkol yüzünden artık sık sık gideceği Toptaşı Tımarhanesi ve Zeynep Kamil Hastanesi'nde tedavi görmeye başladı. 1928 yılında, ski dostu Mehmet Akif'i görmek için tekrar Mısır'a gitti ve bir yıla yakın bir süre yanında kaldı.

1930’lu yıllarda, ekonomik destek olsun diye, Vali ve Belediye Reisi Muhiddin Üstündağ'ın girişimi ile Konservatuvar'da görevlendirildi. 1940’lı yıllarda doktoru olduğu kadar dostları da olan Mazhar Osman ve Rahmi Duman'ın aracılığı ve Valiliğin oluru ile Bakırköy Akıl Hastahanesi'nin 21 nolu koğuşu ona ayrıldı. İstediği zaman gelir, yatar, dinlenir ve çıkar giderdi. Rahmi Duman, Neyzen Tevfik'le ilgili şunları yazmış; "Onu yakinen tanımak mazhariyetine 1932’de erdim. O tarihte genç bir asistan olarak Bakırköy Akıl Hastahanesi'ndeki 18 numaralı serviste (ehline) açmış olduğu şiir ve felsefe kürsüsünün hevesli ve usanmak, yılmak bilmeyen bir talebesi olmuştum."

9 Mart 1946'da, basın yararına düzenlenen bir konserde ney çaldı ve yaptığı taksimlerle izleyicileri büyüledi. 1949 yılında, dostlarından İhsan Ada, Neyzen Tevfik'in eserlerini, onun gözetimi altında, “Azab-ı Mukaddes” adı ile kitaplaştırdı. 1951 yılında “Onu Affettim” adlı bir filmde önemli bir rolde gözüken Neyzen Tevfik, “Ağlayan Şarkı” adlı bir başka filmde ise, Suzan Yakar'la oynadı.

1952 yılında, arkadaşlarının ısrarı ile Şehir Komedi Tiyatrosu'nda jübilesini yaptı. 1930'larda İstanbul Belediye'sinin bağladığı yardım aylığını saymazsak Neyzen'in düzenli bir geliri hiç olmadı. Neyzen Tevfik'in söylenceleşen yaşamı 28 Ocak 1953'de son buldu. Cenaze namazı Beşiktaş'ta Sinan Paşa Camii'nde kılındı. Caminin avlusundan taşan kalabalık; ana caddeleri, kahveleri, yolun karşısında ki Barbaros Bulvarını doldurdu. Memurların, profesörlerin, ileri gelenlerin yanı sıra kılıklarına çeki düzen vermeye çalışmış sarhoşlar, sokak serserileri ve bin bir çeşit insan bir arada uğurladılar Neyzen'i bilinmeyene. Kim bilir belki de hiçlikten hepliğe…Ne hayatı, ne dünyayı, ne de kendisini "hiç" kavramıyla ifade etmek değildi onun yaptığı. O, karşıtlıkların birbirini var ettiği algılayışımızda, var oluş derinliğinin sarhoşluğu içinde arayışını sürdürürken “Hiç” olanı fark etmişti. Para-pul, mal-mülk, şan-şöhret elinin tersiyle ittiği şeylerdendi. Adaletsizliğe, çıkarcılığa, kör inançlara, baskıya, otoriteye, din istismarına sert ve etkili bir üslupla hicivlerinde ve hayatında baş kaldırdı. Boynunda eski yazıyla “Hiç” yazardı.

Rehber Ansiklopedisi

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Neyzen Tevfik Resimleri

Onu Affettim
5 yıl önce

üstlenmiştir. filmde Neyzen Tevfik de rol almıştır. Mine Coşkun Bülent Ufuk Suzan Yakar Rutkay Cahit Irgat Saadettin Erbil Mürüvvet Sim Neyzen Tevfik Kolaylı Şükran...

Tevfik
1 yıl önce

yarışması birincisi Macar Tevfik (1846–1941), Osmanlı piyano virtüözü ve besteci Neyzen Tevfik (1879–1953), Türk şair Süleyman Tevfik (1861–1939), Türk mütercim...

Satirik Şiir
1 yıl önce

Edebiyatımızda ise yergi adı verilir. Edebiyatımızda Nef'i, Seyrani, Ziya Paşa, Neyzen Tevfik, Orhan Veli Kanık bu tür şiir örnekleri vermişlerdir. Aşağıda satirik...

Satirik şiir, Satirik şiir
Kolay, Bafra
5 yıl önce

mahalledir. Bafra'ya 23 km. uzaklıktadır. Bodrum'da doğup, büyüyen ve yaşayan neyzen ve şair Neyzen Tevfik'in asıl olarak ailesinin kökeni olduğu yerdir....

Kolay, Bafra, 2000, Adaköy, Bafra, Akalan, Bafra, Aktekke, Bafra, Alaçam, Bafra, Alaçam, Samsun, Altınay, Bafra, Altınova, Bafra, Asar, Bafra, Asarcık, Samsun
1879
1 yıl önce

Milutin Milanković - Sırp bilim adamı (ö. 1958) 14 Haziran - Neyzen Tevfik, Türk neyzen, şair (ö. 1953) 1 Temmuz - Léon Jouhaux - Nobel ödülü alan Fransız...

1879, 14 Mart, 18. yüzyıl, 1874, 1875, 1876, 1877, 1878, 1880, 1881, 1882
Şairler Sofası
1 yıl önce

heykellerine yer verilmiştir. Söz konusu şairler şunlardır: Şair Nigar Hanım, Neyzen Tevfik, Behçet Necatigil, Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat...

Şairler Sofası, Melih Cevdet Anday, Mimarlık, Sabahattin Kudret Aksal, Taslak
Melek Annem ve Ben
4 yıl önce

bilgilerde kitabın sürükleyiciliğini artırmaktadır. Bunların arasında Neyzen Tevfik, Sakallı Nurettin Paşa, Kont Ostrorog, Mazhar Osman ilk göze çarpanlar...

Melek Annem ve Ben, 1900, 2001, 2007, Abud Efendi Yalısı, Emine Çaykara, ISBN, Kandilli, Sakallı Nurettin Paşa, Türkçe, İletişim Yayınları
Güneşe Doğru
1 yıl önce

Türkiye'sinde bulmasıdır. İki dönem arasında farklılıkları anlatır. Arif Dino Neyzen Tevfik Kolaylı Güzin Dino Ferdi Tayfur Mediha Baran Reşit Baran ^ "Nazım Hikmet...