Nişan

İsmail Paşa (Nişancı) on yedinci yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından. Ayaşlıdır. Enderun’da tahsil görüp yetişmiştir. Kiler kethüdalığı ve Hasodada çuhadarlık vazifelerinde bulunduktan sonra, Rumeli Beylerbeyliği payesi ve günde iki yüz akçe ile emekli oldu. 1678 Martında Abdi Paşanın İstanbul Kaymakamlığına tayini üzerine, onun yerine Nişancılığa getirildi. Daha sonra Sadaret Kaymakamı tayin olundu ve çok geçmeden veziriazamlığa getirildi. Bu sırada isyan eden ocaklıya karşı, sancak-ı şer

Madalyanın kullanılmaya başlanılmasından önce, genellikle devlet tarafından, bir hizmete mukabil verilen alamet. Bu manasından başka, kültürümüzde, muhtelif yerlerde nişan kullanılır.

Evlenecek çiftlerin nikahtan önce yüzük takmaları; ateşli silahları hedefe doğru yöneltmek ve Osmanlı padişahlarının emir ve fermanlarında imza yerine kullandıkları tuğralara nişan ismi verilmektedir.

Nişanlar, belli bir olayın hatırasına veya bir hizmet mukabili devlet başkanı tarafından, genellikle kişilere mahsus olmak üzere verilirdi. Altın, gümüş veya başka bir değerli maden üzerine kıymetli taşlarla süslenen nişan, boyuna asılır veya göğsün sol üst tarafına iliştirilirdi. Osmanlı Devletinde nişan takma adeti başlamadan önce, aynı gaye ile sorguç, tuğ ve çelenk verilirdi.

Osmanlı Devletinde nişanlar, bir nizamnameye bağlı olarak takılırdı. Nişanla birlikte, nişan sahibine beratı da verilirdi. Nişan beratlarında, padişahın tuğrası, nişanın derecesi, rütbesi, görevi ve verilme sebebi açıkça yazılırdı. Osmanlı nişanlarında genellikle şu kısımlar bulunurdu: Ayyıldız, kılıç, çapa ve çevrede şemse denilen güneş ışınlarını temsil eden süslemeler. Nişanlar özel şahıslara verildiği gibi hükmi şahıslara da verilebilirdi.

Nişan takma adeti, Avrupa’da bizden önce başladı. Avrupa nişanlarının en mühim özelliği, Osmanlı nişanlarının tuğra ve ayyıldız bulunan kısmında haç (salip) bulunmasıdır. En meşhur yabancı nişanlar, Fransa’nın Légion d’honneur, İngiltere’nin Dizbağı nişanı, Avusturya’nın Maria Theresia, Maximilian nişanı, İsveç’in Melekler nişanı, İsveç-Norveçin Olaus nişanıdır.

Osmanlı Devletindeki bellibaşlı nişanlar da şunlardır:

Nişan-ı Âl-i İmtiyaz: Ortası altındır ve üzerinde tuğra vardır. Kırmızı mineli, altın defne dalıyla çevrilmiştir. Etrafı pırlantalı 35 güneş ışınıyla süslüdür. Sultan Abdülaziz Han tarafından çıkartılmıştır. Rütbesi ve nizamnamesi yoktur. Aynı isimle Sultan İkinci Abdülhamid Han adına 1878’de çıkarılmış olanı ise ilmiye, mülkiye memurları ile askerlere ve Osmanlı Devletine üstün hizmeti geçmiş yabancılara verilirdi. Üzerinde “Gayret, hamiyet, şecaat ve sadakat” kelimeleri yazılıdır. Sahibi ölünce takmaması şartıyla büyük erkek evlada kalırdı.

Nişan-ı Füruğ efşan: Padişaha mahsus olup, Sultan Abdülmecid Han tarafından çıkarılmıştır.

Nişan-ı İftihar: Sultan İkinci Mahmud Han ve Sultan Abdülmecid Han devirlerinde iki defa çıkarılmıştır. Sultan İkinci Mahmud Han zamanında çıkarılan; elmas, altın ve gümüşle süslü idi. Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü rütbeleri vardı. Zamanımıza çok az örneği gelebilmiştir.

Sultan Abdülmecid’in nişanları madalyaya benzer ve ortasında padişahın meşhur çiçekli tuğrası bulunurdu. Tuğranın etrafı murassa gümüşle çevrili olup, en dışta 32 güneş ışını vardı. Nişanın tamamında 160 kıymetli taş bulunur, nişanın alt kısmı ve arka kapağı, altından olurdu. Takılmaması şartıyla varislere intikal ederdi.

Nişan-ı İmtiyaz: Ortası, kırmızı mineli defne dalı ve Sultan Abdülmecid’in tuğrası ile çevresinde 35 şua vardı, şualar değerli taşlarla bezenmişti. Mecidi Nişanından önce çıkarılmıştır. Nizamnamesi yoktu ve özel izinle varisler takabilirdi.

Nişan-ı Maarif: 1910 senesinde ilim, sanat ve eğitim sahalarında üstün başarı gösteren öğretmenlere verilmek üzere çıkarılmıştı. Üç rütbesi vardı ve kayd-ı hayat şartıyla verilirdi. Gümüşten yapılmıştı, tuğra altın kaplamaydı. Üzerinde “Ulum ve fünun ve sanayi-i nefise” ibareleri yazılıydı. Bu nişan maarife üstün hizmeti geçen yabancılara ve başarılı öğrencilere de verilmiştir.

Nişan-ı Osmani: 1862 senesinde Sultan Abdülaziz Hanın emriyle çıkarılmıştır. Devlete üstün hizmet etmiş kişilere verilirdi. Kaydı hayat şartıyla verilmekte olup dört rütbesi vardı. Yedi köşeli yıldız biçiminde, üzeri yeşil mineliydi. Ortadaki kırmızı minenin üzerinde“El-müstenid bi’t-Tevfikat-ı Rabbaniye, Abdülaziz Han, Melikü’d-Devleti’l-Osmaniye” ibaresi vardı. Nişanın arka kapağında, Osmanlı Devletinin hakimiyet alametlerinden davul ve alem, ayrıca H. 699 tarihi, üzerinde Şemsesi 40 kratlık 408 pırlanta vardı.

Osmanlı Devletindeki Bellibaşlı Nişanlar

SenesiAdıÖzelliği

1801Hilal NişanıElmasla çevrili ay şekilli avize

1831Nişan-ı İftiharAltın, gümüş veya elmaslı

1832Tasvir-i HümayunPırlanta Nişanı bezemeli minyatür

839-61Nişan-ı İftiharAltın, gümüş veya elmaslı altın

1839-61Nişan-ı İmtiyaz

1839-61Murassa NişanıElmaslı altın ve kaplama

1839-61Nişanı-İmtiyazMurassa

1851Mecidi NişanıMurassa, altın

1861Nişan-ı Âl-i İmtiyazAltın zemin, çevresi mineli

1862Nişan-ı OsmaniMurassa veya gümüşten mineli

1878Şevkat NişanıAltından, yalnız kadınlara verilirdi

1878Nişan-ı Âl-i İmtiyazAltından, elmas bezemeli

1892Hanedan-ı Âl-i Osman NişanıAltın, çevresi beyaz mineli

1910Maarif NişanıGümüş zemin üzerine altın kaplamalı tuğra

1910Meziyet NişanıAltın

1916Meclis-i Mebusan Azasına Mahsus NişanAltın üzerine beyaz mineli

Diğer anlamları

nişan

1 . İşaret, iz, belirti, alamet.
2 . Nişanlanma sırasında yapılan tören:
"Bizi nişana çağırdılar."-
3 . Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma:
"Nişanı bozmuşlar."-
4 . Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef.
5 . Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme.
6 . Devlet nişanı.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
nişan almak , nişanı atmak (veya bozmak) , (bir şeyi veya bir şeye) nişan koymak , nişan takmak , nişan yapmak

nişan

Türkçe nişan kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Nisan] n. April n. sign, mark, engagement, betrothal, target, decoration, medal, order, affiance, badge, brand, butt, device, ensign, espousal, gong, plume

nişan

nişanlanma sırasında yapılan tören; hedefi vurmak için silah, taş vb.ye gerekli doğrultuyu verme. evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma; gördükleri önemli işlerden dolayı kişileri onurlandırmak için devletçe verilen anmalık. kurşun, taş vb ile vurulmak istenen hedef; im, iz, belirti, alamet.

nişan

Türkçe nişan kelimesinin Fransızca karşılığı.
marque [la]; repère [le]; ruban [le]

nişan

Türkçe nişan kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Abzeichen, Ehrenzeichen, Merkmal, Orden, Verlöbnis, Verlobung

nişan

(Farsça) Erkek ismi 1. İm, iz, belirti. 2. Amaç, hedef. 3. Tuğra, madalya.

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.