Nick Carter ismiyle ilk defa karşılaştığınız anı hatırlayın...

Nick Carter

Nick Carter ismiyle ilk defa karşılaştığınız anı hatırlayın... 90'ların ortalarında müzik dünyasına adım atan beş yakışıklıdan biriydi o, hatta gençlerin grup içindeki favorileriydi bir bakıma. Sarı saçları, sempatik hareketleriyle hemen farkediliyordu. Sesinin güzel olduğu da, dünyanın en çok sevilen ve ilgi gören genç erkek topluluklarından Backstreet Boys'un bir üyesi olmasından anlaşılıyordu aslında.

Backstreet Boys ile geçirdiği yaklaşık 10 yıllık süreç içerisinde Nick de diğer grup elemanları gibi büyüdü ve NSync'teki karbon kopyası Justin Timberlake gibi kendi kanatlarıyla müzik adı verilen gezegenin semalarında uçmaya başladı. Yıllardır süregelen Backstreet Boys - N'Sync çekişmesinin Justin Timberlake - Nick Carter boyutunun ne olacağı da merakla bekleniyor.

Nick Carter cephesinde gerçekleşen gelişmelere ve solo albüme uzanan sürece bir göz atalım. Backstreet Boys'un en sakin üyesi olarakgörünen Carter, Florida Pop City Bar adlı bir eğlence mekanında 2 Ocak günü bu imajını bozan bir olaya karıştı. Daha sonra özür dilemiş olsa da 290 dolar, 16 saat kamu hizmeti ve 3 aylık gözaltı süresi cezasına çarptırılmaktan kurtulamadı. Bu tatsız gelişmenin ardından sessizliğe bürünen genç adam, sadece müzik içerikli haberlerle gündeme gelmeye başladı. Yaklaşık beş ay sonra, bu yılın Haziran ayında, grup olarak da bağlı bulundukları Jive Records etiketiyle Nick'in solo albümünün yayınlanacağı açıklandı.

Bu dönemde, tıpkı geçmişte benzer solo albüm deneyimleri yaşayan diğer genç erkek gruplarında olduğu gibi Backstreet Boys için de sonun yaklaştığı yolunda çıkan yorumlar basını meşgul etti. Hayranların yüreklerine su serpen olay, grubun yeni albümünün 2003 yılında raflardaki yerini alacağı haberi oldu.

Nick?in solo çalışmaya başladığı haberinin ardından merak edilen konu, albümün tarzının nasıl olacağıydı. O ise yaptığı açıklamayla, hayranlarının kafasındaoluşan soru işaretlerine biraz olsun açıklık getirmeye çalıştı;

"Şimdiye kadar yarattığım imajdan tabii ki çok uzaklaşamam, ancak bebekliğimden beri sevdiğim rock türünü de miziğime ekledim. Hayranlar bu albümde hem rock, hem de pop tarzında parçalar bulacak. Rockla büyüdüm ve popla karıştırmak istedim, belki böylece yeni bir oluşumu da yaratmış olabilirim."

"Now or Never" (Şimdi ya da asla) adını taşıyan ilk albüm, arka arkaya gelen tesadüflerin oluşturduğu bir zeminde hazırlanmıştı. Josh Schwartz ve Brian Keirulf, prodüksiyon timi Kns ile birlikteyken "Do I Have To Cry For You?" isimli parçayı Nick'ten dinlemiş ve çok etkilenmişler. Carter'ın bu ve benzeri şarkılardan oluşan bir albüm çıkarması yönündeki fikir, bu anda ortaya atılmış. Daha sonra "Girls in The USA" ve "I Stand For You" adlı parçaların yazılmasıyla çalışmalara hızlı bir başlangıç yapmışlar. Ardından yine Nick?in Gary Clark ve Martin Brammer'la yazdığı "My confession" ve "Is It Saturday Yet?" ortaya çıkmış. Backstreet Boys albümlerinden tanıdığımız Max Martin'in de önemli katkılar sağladığı albüm, müzik dünyasının önde gelen yapımcılarının bir araya gelerek titizlikle meydana getirdiği bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

Albümde yer yer Bon Jovi ve Bryan Adams etkilenimleri hissediliyor. Parça bazında ise Third Eye Blind'dan Hanson'a, oradan da New Order'a uzanan geniş bir yelpaze söz konusu. "Now or never" her ne kadar Nick Carter diskografisinin gerçek anlamda ilk albümü olsa da, elemanın Backstreet Boys'a katılmadan önceki dönemine ait bir solosu daha bulunuyor. 9-13 yaşları arasında Mark Dye prodüktörlüğünde söylediği şarkılardan oluşan bu yarı profesyonel albümün adı "?Nick Carter: Before The Boys 1989-1993". Çalışmada Micheal Bolton'dan "Love is a Wonderful Thing" gibi parçalarının coverları yer alıyor.

Kaynak

http://www.muzikkutusu.com/

Yanıtlar