Nicole Kidman


Honolulu’da dünyaya gelen aktris, ömrünün ilk dört yılını babasının göğüs kanseri üzerine araştırmalarını yürüttüğü Washington D.C.’de geçirse de, çocukluğunu ve ilk gençliğini Sidney, Avustralya’da geçirdi. Aktivist bir aileden gelen Kidman ve küçük kardeşinin çocuklukları politik el ilanları dağıtarak, akşam yemeklerinde güncel konulardan bahsederek geçti.

Nicole Kidman

“ ...Bir tiyatronun karanlığına saklanmak benim için en doğal şeylerdendi... ”


Kendisi ne kadar tersini iddia ederse etsin, uzun bacaklı, kızıl saçlı Avustralya’lı aktris Nicole Kidman 22 yaşında ünlü aktör Tom Cruise’un kalbini çalmayı başaramasaydı, belki de bugün Hollywood’da bu kadar adından söz edilen bir isim olamayacaktı. 1990 yılında Cruise ile evlenen aktrise, ünlü aktörün eşi olarak çevredeki kadınların kıskançlık dolu bakışlarını çekmek yetmeyecek, Cruise ile evliliğinin hayatındaki en büyük başarısı olmadığını kanıtlamak istercesine sinema dünyasında sağlam adımlarla ilerleyecek; 1995 yılında başrol oyuncusu olarak rol aldığı “ To Die For ”daki yırtıcı, şöhret hayalleri kuran ev kadını rolündeki başarısıyla izleyenleri şaşırtacaktı.

Honolulu’da dünyaya gelen aktris, ömrünün ilk dört yılını babasının göğüs kanseri üzerine araştırmalarını yürüttüğü Washington D.C.’de geçirse de, çocukluğunu ve ilk gençliğini Sidney, Avustralya’da geçirdi. Aktivist bir aileden gelen Kidman ve küçük kardeşinin çocuklukları politik el ilanları dağıtarak, akşam yemeklerinde güncel konulardan bahsederek geçti.

Kidman ailesinin önem verdiği bir diğer konu da egzersiz olduğundan, kızlar her sabah vücut egzersizleri yaparak güne başlıyorlardı. Oyunculuğa çok küçük yaşlarda adım atmamış olsa da, anaokulunda İsa’nın doğumunu konu alan bir temsilde aldığı kuzu rolünü gereğinden fazla benimsediğinden olacak, o kadar çok meledi ki, temsili adeta bir komediye dönüştürmeyi başardı.

Kidman’ın sahne merakı bununla kalmadı elbette... Gençliğinde baleye merak salan aktris, gösteri sanatlarına olan ilgisini dans, drama ve mim dersleri alarak sürdürdü. Sanatsal açıdan diğerlerinden hiçbir eksiği olmamakla beraber, karbeyaz teni ve kızıl kıvırcık saçlarıyla ele avuca sığmaz bir görüntüsü olan Kidman, yanık tenli, düz saçlı akranları arasında hemen göze çarpıyordu. Duruma bir de sürekli uzayan boyu eklenince, belki de alışılmadık görüntüsünden kaçmanın bir yolu olarak kendini oyunculuğa verdi ve kısa sürede Sidney’deki Philip Sokak Tiyatrosu topluluğunun üyeleri arasına katıldı.

Yeteneğinin farkına varmasıyla kendine olan güveni artan 14 yaşındaki Nicole, o vakitler bir sinema öğrencisi olan yönetmen Jane Campion’un dikkatini çekti ve Campion, aktrise gönderdiği bir mektupta ondan ve yeteneğinden övgüyle söz etti. Bütün enerjisini oyunculuğa veren Kidman, 1983 yılında “ Bush Christmas ” adlı bir Avustralya filmi ile televizyon dünyasına adım attı. Film, kısa sürede ülke çapında tanınan ve sevilen bir film haline geldi.

Sinema kariyerinin ilk ışıkları yanmış, bir yandan da annesinin göğüs kanserine yakalanması bütün aileyi sarsmıştı. 17 yaşındaki Kidman, bu iki unsurun etkisiyle Kuzey Sidney Lisesi’ni terk ederek kendini tamamıyla ailesine ve sinemaya adadı. Anne sonuçta iyileşti, sinema ve televizyon dünyasının tanınan isimleri arasına girmeyi başaran Kidman’sa 1989 yılında Philip Noyce’un yönettiği “ Dead Calm ”deki rolüyle Avustralya sınırlarını aşarak Amerika’ya uzandı. Film ticari anlamda fazla başarı sağlayamamakla birlikte, Kidman’ın yapımcıların ve yönetmenlerin dikkatini çekmesini sağlaması açısından kariyerinde bir dönüm noktası oldu.

“ Days of Thunder ”da Tom Cruise ile birlikte rol alan Kidman’la ilk karşılaşmasını Cruise sonradan, “ Çok müthiş bir andı. ” şeklinde tanımlayacaktı. Hızla gelişen ilişkileri, bir Noel arifesinde Telluride, Colo’da evlilikle sonuçlandı. Gelinin arkadaşları Kidman’ı, evliliğinin ün kazanmak amaçlı olduğu iddialarının sinema kariyerine gölge düşürebileceği konusunda uyardıysalar da Kidman’ın, böyle söylentilere pabuç bırakmaya niyeti yoktu.

Daha evleneli ancak birkaç ay olmuşken, Dustin Hoffman ve Bruce Willis ile başrolleri paylaştığı “ Billy Bathgate ” için kamera karşısına geçti. Film kimilerince beğenildi, kimilerince beğenilmedi ama önemli olan, Kidman’ın filmdeki rolüyle en az Hoffman kadar ilgi çekmesiydi. Hatta Kidman’ın oyunculuğundan çok etkilenen Hoffman, Cruise’i telefonla arayarak eşinin oyunculuk yeteneğinden çok etkilendiğini dile getirecekti.

Ron Howard’ın tarihsel filmi “ Far and Away ”de Cruise ile birlikte aldığı rol onu kariyerinde bir adım daha ileri taşıdı. 1992’de gösterime giren film, hem ticari başarı elde etti, hem de eleştirmenlerin beğenisini kazandı. Kidman’ın bundan sonra rol alacağı “ My Life ” ve “ Malice ” de benzer sonuçlar elde edeceklerdi.

1995 yılında “ Batman Forever ”ın ünlü isimlerle dolu kadrosuna dahil oldu. Gus Van Sant’ın “ To Die For ”unda aldığı rolle, bir filmin itici gücü olabileceğini kanıtlayan aktris, Henry James’in “ The Portrait of a Lady ” isimli eserinden uyarlanan filmin başrolünü aldı. Filmdeki Isabel Archer karakterini canlandırmadaki başarısı, Kidman’ın “ To Die For ”daki performansının tesadüf olmadığının kanıtıdıydı. Bir sonraki yıl George Clooney ile birlikte Steven Spielberg’in yönettiği gerilim filmi “ The Peacemaker ”da rol aldı.

Tom Cruise ve Nicole Kidman çifti 1997 yılında Stanley Kubrick’in erotik psikolojik gerilim filmi “ Eyes Wide Shut ” için birlikte kamera karşısına geçtiler. Film, 1999 yılında gösterime girdi. Kidman’ın filmdeki rolünün Cruise’den küçük olması sebebiyle aktris 1998 yılı içinde çekilen “ Practical Magic ”de de yer alma imkanı buldu. Kidman’ın filmdeki rol arkadaşı Sandra Bullock idi.

Kidman-Cruise çifti, 2001 yılı başında beraberliklerine son verme kararı verdiler. Bundan önce iki kızları ile birlikte zamanlarını Los Angeles, New York, Colerado ve Avustralya’da geçiriyorlardı. Ünlü çift, ayrılma sebebi olarak kariyerlerinin görüşmelerine ve bir aile yaşantısı sürdürmelerine mani olmasını gösterdiler.

2000 yılında, Baz Luhrmann'ın yönettiği " Moulin Rouge "da Satine karakteriyle kamera karşısına geçen Kidman, son olarak Ang Lee’nin yönettiği “ Berlin Diaries ” filminde rol aldı.

Filmografi 2003 Dogville 2003 Human Stain 2002 Birthday Girl 2001 The Others 2001 The Hours 2000 Berlin Diaries, 1940-45 2000 Moulin Rouge 1999 Eyes Wide Shut 1998 Practical Magic 1997 The Peacemaker 1996 The Portrait of a Lady 1996 The Leading Man 1995 Batman Forever 1995 To Die For 1993 Malice 1993 My Life 1992 Far and Away 1991 Flirting 1991 Billy Bathgate 1990 Days of Thunder 1989 Dead Calm 1988 Emerald City 1987 The Bit Part 1987 Une Australienne a Rome 1986 Windrider 1986 Watch the Shadows Dance 1985 Wills & Burke 1985 Archer's Adventure 1983 BMX Bandits 1983 Christmas

  Kaynak: Bigglook.com 

Diğer sinema sanatçıları

Sanatçılar dizini

Nicole Kidman (Soundtrack) sözleri

Soundtrack tarafından albümünde söylenen Nicole Kidman adlı şarkının sözleri.

Satine:
The french are glad to die for love
They delight in fighting duels
But I prefer a man who lives
And gives expensive jewels
A kiss on the hand may be quite continental
But diamonds are a girl’s best friend
A kiss may be grand but it won’t pay the rental
On your humble flat, or help you feed your helpless cat
Men grow cold as girls grow old
And we all lose our charms in the end
But square-cut or pear-shaped
These rocks don’t lose their shape
Diamonds are a girl’s best friend
...tiffany...cartier...

Satine and the diamond dogs:
Cause we are living in a material world
And I am a material girl

Satine:
Ah
Come and get me, boys
Black star, ross cole
Talk to me, harry zilder, tell me all about it!
There may come a time when a lass needs a lawyer

Zidler and the diamond dogs:
But diamonds are a girl’s best friend

Satine:
There may come a time when a hard-boiled employer

Zidler:
Thinks you’re awful nice

Satine:
But get that ice or else no dice

Diamond dogs:
He’s your guy when stocks are high
But beware when they start to descend
Oooo...diamonds are a girl’s best
Diamonds are a girls best
Diamonds are a girls best friend

Satine:
Let’s make love
Yes!
Oh, come on
Yes!

Zilder:
Oh!

Satine:
Tiger!
Roar! roar!

Nini legs-in-the-air:
Ole!

Zidler: everything’s going so well!

Satine:
Cause that’s those louses go back to their spouses!
Diamonds are a girl’s best friend

İlgili konuları ara

Yanıtlar