Obeyd Kültürü ya da Ubeyd KültürüBazı kaynaklarda Ubeid, Ubayid, Ubeid, Obeid olarak da geçmektedir., Güney Mezopotamya'da MÖ 5.900 – 4.300Savaş Harmankaya, [http://eogrenme.anadolu.edu.tr/eKitap/TAR102U.pdf Eski Mezopotamya ve Mısır Tarihi] Sh.: 15 tarihleri arasında var olmuş bir yerel ve tarihöncesi kültürdür. Güney Mezopotamya'nın en eski yerleşimi olarak Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'dan Kalkolitik Çağ'a uzanan ve Uruk Dönemi başlarına kadar süren bir kültürdür.

Obeyd Kültürü

Obeyd Kültürü ya da Ubeyd Kültürü, Güney Mezopotamya'da MÖ 5.900 – 4.300 tarihleri arasında var olmuş bir yerel ve tarihöncesi kültürdür. Güney Mezopotamya'nın en eski yerleşimi olarak Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'dan Kalkolitik Çağ'a uzanan ve Uruk Dönemi başlarına kadar süren bir kültürdür. Obeyd Kültürü ilk olarak, bir Sümer yerleşmesi olan Ur yakınlarındaki Tell el Ubaid Höyüğü'nde incelenmiş, kültüre bu yerleşmenin adı verilmiştir. Kültürün yayılma alanı esas olarak Güney Mezopotamya'dır. Kültürün tüm ayrıntıları Eridu kentinde açığa çıkarılmıştır. Ayrıca Hacı Muhammet, Te'l ul Savvan ve Tell Aveyli gibi birçok yerleşimde bu kültüre ilişkin bulgular elde edilmiştir. Obeyd Dönemi'nin ikinci evresinde Eridu kentinde tapınaklar inşa edildiği görülür. Üçüncü evrede ise kültürün kuzeye doğru yayıldığı anlaşılmaktadır. Dördüncü evre olarak tanımlanan dönemde ise tüm Mezopotamya'ya yayılmıştır. Mezopotamya ötesine de geçerek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya, Doğu Akdeniz'e ve Çukurova'ya dek yayılan Geç Obeyd kültürel etkileri incelenmiştir. Diğer yandan büyüyen artı ürüne el koyan yönetici sınıf, halk üzerindeki tinsel gücünü destekleyen büyük tapınak inşası işlerine yönelmiştir. Bu tapınakların en görkemli örneklerine Eridu'da, Uruk'ta, Tepe Gavra'da Malatya İl sınırları içindeki Arslantepe Höyüğü'nde rastlanmaktadır. Tepe Gavra'da yan yana üç tapınak ortaya çıkarılmıştır. Birden çok tapınağın varlığı, inanç sisteminin tanrı ailesine dayandığı şeklinde yorumlanmaktadır. Kuzeydeki tapınakta çok sayıda bulla bulunmuştur. Bullaların kullanım amacı, tahıl küplerinin mühürlenmesidir. Tahıl küplerinin ağzı bir bezle örtülerek ağız çevresine ip dolanır ve ipin uçları bir çamur topağıyla bir araya getirilir. Bu çamur topağı daha kurumadan bir mühürle mühürlenir. Bulla denen bu çamur toprağının parçalanmaması, küpün içinden bir şey alınmamış olduğunun bir kanıtı olmaktadır. Bullaların tapınakta bulunması, bir kısım ürünün tapınakta depolandığını, daha sonra bir şekilde dağıtıldığını göstermektedir. Obeyd Dönemi yapılarının büyük bölümü çift kanatlı, ortada bir salonu olan ve iki katlı yapılardır. Obeyd Dönemi'nde yerleşme içine gömüt geleneği varlığını sürdürmüştür. Bununla birlikte yetişkin bireylerin, yerleşme dışına gömülmeye başlandığı görülür. Örneğin Eridu yerleşimi dışında bin kadar gömütü ihtiva eden bir yerleşme dışı mezarlık bulunmuştur. Gömütler, etrafı kerpiçle çevrili ve üstü de kerpiçle kapatılmış sanduka mezarlara gömülmektedir. Gömütler bu mezarlara hocker (ana rahmindeki gibi) yerleştirilmektedir. Mezarların incelenmesinde gömüt armağanları bulunması, ölümden sonraki yaşam yönünde bir inanç sistemi yaratıldığına işaret etmektedir. Gömüt armağanları genellikle takılardır. Bunun yanın sıra mezarlara çanak çömlek bırakıldığı görülmektedir. Bunların içinde yiyecek ve içecek buludunğu düşünülmektedir., Korucutepe Höyüğü, Tülintepe Höyüğü, Norşuntepe Höyüğü, Hassek Höyük, Tepecik / Makaraz Höyük olarak karşımıza çıkmaktadır. Obeyd Kültürü'nün ileriki evrelerinde özellikle Güney Mezopotamya'da bazı yerleşimlerin kent olarak nitelenebilecek kadar genişledikleri, dini ve siyasi merkezler haline geldikleri saptanmıştır. Kuzey Mezopotamya'da ise bu nitelikteki yerleşmeler, Habur Vadisindeki Tell Brak gibi daha az sayıdadır. Güneydoğu Anadolu'ya doğru yerleşimler daha küçük ölçekli olmaktadır.

Notlar

Kaynaklar

Vikipedi

Yanıtlar