Osman Yüksel Serdengeçti son devrin fikir, kültür ve siyaset adamlarından. 1917 yılında Antalya'nın Akseki kazasında doğan Serdengeçti'nin babası, müfti Ahmed Salim Efendidir. İlk öğreniminden sonra Ankara Gazi Lisesini bitirdi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine kayd olup devam ettiyse de, o devrin idarecileriyle yaptığı mücadele sonunda son sınıfta okuldan tardedildi. Üniversite sıralarında maneviyata bağlılığı, mücadele azmi, korkusuzluğu ile tanındı. Başta Türk Ocağ

Osman Yüksel Serdengeçti

Osman Yüksel Serdengeçti (1917 - 1983) son devrin fikir, kültür ve siyaset adamlarından. 1917 yılında Antalya'nın Akseki kazasında doğan Serdengeçti'nin babası, müfti Ahmed Salim Efendidir. İlk öğreniminden sonra Ankara Gazi Lisesini bitirdi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine kayd olup devam ettiyse de, o devrin idarecileriyle yaptığı mücadele sonunda son sınıfta okuldan tardedildi. Üniversite sıralarında maneviyata bağlılığı, mücadele azmi, korkusuzluğu ile tanındı. Başta Türk Ocağı olmak üzere devrin milliyetçi kuruluşlarında faal rol oynadı.



Asıl adı Osman Zeki Yüksel' dir. Aralarında Ahmet Hamdı Akseki, eski müftülerden Hacı Salih Efendi' nin de bulunduğu alimler yetiştirmiş bir aileye mensuptur. İlkokulu Akseki'de, ortaokulu yatılı öğrenci olarak Antalya'da okudu. Ankara'da Atatürk Lisesi'ni bitirdikten sonra girdiği Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde 2. Sınıf öğrencisi iken Mayıs 1944'te meydana gelen olaylara karıştığı için öğrenimi yarıda kaldı. Nihal Atsız ve Alpaslan Türkeş' le birlikte bir süre tutuklu kaldı. Serbest bırakılınca fakülteye başvurarak öğrenimine devam etmek istediyse de kendisine izin verilmedi. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel' e hitaben çok sert bir yazı kaleme aldı. Osman Yüksel yeniden hapishaneye gönderildi.

Hapisten çıkınca ünlü Serdengeçti dergisini çıkarmaya başladı. Pek çok sayısı toplatılan bu dergide çıkan yazıları nedeniyle hakkında çok sayıda dava açıldı ve sık sık tutuklanıp serbest bırakıldı. Başlığının altında "Allah, Vatan, Millet Yolunda" cümlesi sürekli yer alan dergideki yazılarında sık sık kullandığı "Açın kapıları Osman geliyor" sözü yeni tutuklanmalara hazır olduğunu bildiriyordu. Kendisine Serdengeçti unvanını kazandıran bu dergi, sık sık kapanması ve çıkan yazılarından dolayı çok sayıda mahkumiyet kararı çıkması nedeniyle 33 sayı çıkabilmişti. (1947-Şubat 1962)

1952 yılında Bağrı yanık adlı bir mizah gazetesi çıkardı. Başlığı altında"Hak yolunda bağrı yanık yolcular" sözü yer alan bu yayınında mücadelesini zengin esprilerle dolu yergileriyle sürdürdü. Bir ara politikaya atıldı, A.P. listesinden Antalya milletvekili seçilerek, parlamentoda görev yaptı (1965-1969). Partisinin politikası ve parti ileri gelenlerine yönelttiği eleştiriler yüzünden A.P. 'den ihraç edildi. Sonraki yıllarda mücadelesine yine yayımladığı yazı ve kitaplarla devem etti. Son olarak Yeni İstanbul gazetesinde"Selam"başlığı altında günlük fıkralar yazdı.

Serhat boylarında düşmana aman vermeyen akıncı atalarına ad olmuş Serdengeçti'yi, mücadele için çıkardığı dergisine isim olarak koydu. Bundan sonra Serdengeçti lakabı ile tanınan Osman Yüksel, bu dergiyi altmışlı yıllara kadar ancak otuz üç sayı çıkarabildi. On dört senede ancak otuz üç sayı çıkan Serdengeçti, bundan sonra bir daha çıkmadı. Bağrıyanık adındaki mizah dergisi teşebbüsü ise, ilk sayısı toplatılıp kapatıldığından devam etmedi.

Ömrü mücadele ve sıkıntı ile geçen Osman Yüksel, 1964 yılında milletvekili olarak parlamentoya girdi. Mizac ve düşünceleri itibariyle siyasetten umduğunu hiçbir zaman bulamayan Serdengeçti, bir müddet sonra siyasetten fiilen ayrıldı. Hicivleri, serdengeçi yazıları ve mücadelesiyle pekçok kişi tarafından sevilen Osman Yüksel, 10 Kasım 1983 tarihinde vefat etti.

Osman Yüksel Serdengeçti, hayatın nimetinden çok külfetine talip olmuş, biraz aceleci, süreli yayınlarında istikrarsız, sevdiklerine karşı son derece müşfik, düşmanlarına ise korkusuz ve sert, hep zora talip olan bir mizaca sahipti. ailesinden aldığı sağlam bir milli kültür ve terbiye, onda ömrü boyunca tesirini sürdürerek, başından geçen bütün meşakkatler ve giriştiği mücadeleler işinde en sarsılmaz tarafı olmuştu.

Osman Yüksel; millete, devlete, dine düşman gördüğü her türlü fikir, düşünce, inanç ve icraatın en sert tavırla karşısına çıkmış, Özellikle materyalizme karşı amansız bir mücadele vermiştir. Ömrü mahkemeler, hapishanelerle geçmiştir. Ona göre hastane, hapishane ve mezarlık hayatın üç sacayağıdır. Şiirlerinde ve nesirlerinde Türk İslam kültürünün ana temaları hakimdir. Bol ve seciyli üslubu, yazılarına yarı destanımsı bir hava vermiştir. Yine aynı üslubuyla bol bol nükte ve hiciv yapma rahatlığını yaşamıştır. Çok geç ve güç yazan biri olması sebebiyle, süreli neşriyatı ve kitapları uzun zaman aralıklarıyla yayınlanmıştır.

Eserleri:

Bu Millet Neden Ağlar, Bir Nesli Nasıl Mahvettiler, Gülünç Hakikatler, Türklüğün Perişan Hali, Mabedsiz Şehir, Mevlana ve Mehmed Akif.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Yanıtlar