Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi

Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş Dönemi (1299 (?) - 1453), Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan Konstanniyye'nin fethine (29 Mayıs 1453) kadar devam ettiği kabul edilen dönem.

Osmanlı Devleti kuruluş dönemi

Osmanlı Beyliğinin temelleri 13. yüzyıl ortalarında atıldı.Beyliğe adını veren Osman Bey ileri görüşlü,kararlı ve başarılı bir devlet adamı ve askerdi.Onun bu kararlılığı devletin çok sağlam temeller üzerine kurulmasını sağladı.

'Osmanlı Devleti, Bilecik İlinin Söğüt İlçesinde Kurulmuştur.'

Osman Gazi

Osman Beyin babası Ertuğrul Gazi hakkında sağlam ve güvenilir bilgiler hemen hemen yoktur. Bilinen, kendisinin 13. yüzyılda Batı Anadoluda yaşayan Türkmen beylerinden biri olduğudur. Babası gibi Osman Beyin hayatı hakkında da bilinmeyenler pek çoktur. Osman Bey, Çobanoğulları Beyliğinin vasalı olarak Bizans topraklarıyla ilişkilerde bulunurken, bu beyliğin Bizansla anlaşması üzerine, bölgede Bizans üzerine akınlarda bulunanlar, etkinliklerini bu kez Osman Beyin bayrağı altında sürdürdüler. Bu durum yavaş yavaş Osman Beyi bağımsızlığa iten bir etken oldu. Osman Bey bölgenin ve Bizansın içinde bulunduğu durumdan ustaca yararlanmasını bildi; bölgedeki İslam tarikatlarının, özellikle Şeyh Edebalinin gücünden ve nüfuzundan yararlandı. Bizansa karşı savaşan gazilerin önderi durumuna gelen Osman Bey, Bizans köy, kasaba ve kalelerini birer birer ele geçirmeye başladı. Başarıları hem topraklarının büyümesine, hem de beyliğin gücünün yavaş yavaş arttığının göstergesi olmaktadırlar.
sağa yatır' '


Osmanlı Beyliğinin genişlemesi



Marmara bölgesi büyük Bizans kentlerinden Bursanın 1326da Osmanlı Beyliğinin eline geçmesiyle sürdü. Bursanın alınışını göremeden o yıl ölen Osman Beyin yerine geçen oğlu Orhan Bey zamanında da Osmanlı Beyliğinin gelişmesi hızlandı. Bursanın ardından Marmara Bölgesinin öteki büyük Bizans kentleri, İznik ve İzmit de Osmanlıların eline geçti. Osmanlı ilerlemesini durdurmak isteyen ve başında Bizans İmparatoru III. Andronikosun bulunduğu bir Bizans ordusu Pelekanon denilen yerde bozguna uğratıldı (1329).

Osman Bey döneminde, Osmanlı Beyliği yalnız Bizans topraklarında genişlemişti.

Orhan Bey

Osmanlı Beyliği, Orhan Bey döneminde komşu Türkmen beyliklerinin topraklarında da genişlemeye başladı. Orhan Bey 1324 yılında tahta geçince ilk olarak Bursanın kapısı olan Atranos kalesini ele geçirdi. Daha sonra Atranos Kalesinin adını Orhaneli Kalesi olarak değiştirdi. Orhan Bey Bursayı kuşatma altını aldı. Bursa fazla dayanamayarak Osmanlıya teslim oldu. 1324 yılında Bursa şehri ele geçirildi. Osman Beyin naşı Bursaya nakledildi. Bugün Gümüşlü Kümbet diye anılan yere gömüldü. Balıkesir, Çanakkale,Bergama dolaylarına sahip olan Karesi Beyliği toprakları da Osmanlı egemenliğine girdi (1345). Böylece Osmanlılar hem Karesi Beyliğinin donanmasına, hem Rumeliye geçiş için önemli bir takım noktalara, hem de Rumeli topraklarını iyi tanıyan Karesi komutanlarına sahip oldular. Karesi Beyliğinin Hacı İlbey, Evrenos Bey, Ece Halil, Gazi Fazıl gibi komutanları Osmanlı hizmetine geçtiler ve özellikle Rumelinin fethinde çok önemli roller oynadılar.İlk düzenli yaya ve atlı ordu Orhan bey zamanında kuruldu

14. yüzyıl ortalarında, yani Osmanlıların Rumeliye geçmeye hazırlandıkları sırada Balkan Yarımadasında Doğu Trakya, Selanik, Güney Epir eğreti bir biçimde Bizans İmparatorluğuna bağlıydı. Yarımadada ayrıca Sırp, Bulgar Krallıkları ve Arnavut Prenslikleri vardı. Bazı liman kentleri de Venedikin elinde bulunuyordu.

14. yüzyıl ortalarında halkı ortodokslardan oluşan Balkanlar, siyasi birlikten yoksun olmanın yanı sıra katolik Venedik ile katolik Macaristanın istila tehdidi altındaydı. Osmanlılar Rumeliye Bizans İmparatorluğunda Palaiologoslar ile Kantakuzenoslar arasındaki taht kavgalarından yararlanarak, 1354te ayak bastılar. Osmanlıların Balkanlarda ele geçirdikleri ilk üs Gelibolu Yarımadasında Çimpe Kalesi oldu. Orhan Beyin yerine geçen oğlu I. Murat ile Balkan seferleri başlamıştır.

I. Murat ve Balkanların fethi

I. Murat (1326 - 1389), Balkan fetihlerini hızla sürdürdü. 1363te Edirne yakınlarında Sazlıdere denilen yerde, 456Osmanlı ilerlemesini durdurmak isteyen bir Bizans - Bulgar ordusu yenilgiye uğratıldı ve bu zaferin ardından Edirne Osmanlıların eline geçti. Kısa bir süre sonra, Edirneyi geri almak isteyen Macar - Sırp - Bulgar - Eflak - Bosna birleşik ordusu Edirne yakınlarında, Sırpsındığı Savaşında ağır bir yenilgiye uğratıldı (1364). Bu zaferle Balkan Yarımadasının içlerine giden yollar Osmanlılara açılmış oldu. Bulgar ve Sırp krallıkları hem kendi içlerinde parçalanmış, hem de birbirleriyle savaş halinde bulunuyorlardı. Bu bitmez tükenmez savaşlardan bıkmış Balkan ulusları, tıpkı Bizans köylüleri gibi Osmanlı yönetimini kabule hazır durumdaydı. Bu yüzden, Osmanlı ilerlemesine karşı direnme, yalnızca Balkan devletlerinin zayıf yönetici tabakasından geldi; onların bu zayıf direnmesi de Osmanlı ilerlemesini durdurmaya yeterli olmadı. Osmanlılar kısa süre içinde Bulgaristanı, Yunanistanı ve Sırbistanı ele geçirmeyi başardılar. 14.yy. sonlarında Osmanlı sınırı Tunaya ve Belgrada dayanmış bulunuyordu. Balkan devletlerinin ve onları destekleyen Avrupa devletlerinin Osmanlı ilerlemesini durdurma çabaları, I. Kosova Savaşı (1389), Niğbolu (1396), Varna (1444), II. Kosova Savaşı (1448) savaşları ile kırıldı. İstanbulun Osmanlıların eline geçmesinden önce Belgrad ve dolayları, Arnavutluk, bazı liman şehirleri dışında Balkanlar büyük ölçüde Osmanlı egemenliğine girmiş bulunuyordu.ve osmalı padişahı I.MURAT savaş yerinde yaralı bir sırplı tarafından öldürüldü.

dönemde Osmanlı Beyliği askeri ve siyasi gücünü, büyük ölçüde Bizans topraklarında genişlemede kullanmıştır. Orhan Bey zamanında zayıf, içten parçalanmış Karesi Beyliği toprakları kolayca ele geçirilmiş, bunun dışında öteki Anadolu Beylikleriyle ciddi çatışmalara girişilmekten uzak durulmuştu. Osmanlılar, Anadolu topraklarında genişlemeyi, ancak I. MuratBu döneminde, Balkanlara iyice yerleştikten sonra ciddi olarak düşünmüşler ve uygulamaya koymuşlardır.

I. Murat döneminde Germiyanoğlu Süleyman Şahın kızı ile I. Muratın oğlu Şehzade Bayezidin evlenmeleri, Kütahya, Tavşanlı, Emet, Simav ve Gediz dolaylarının çeyiz olarak Osmanlılara geçmesine neden oldu. Yine I. Murat döneminde Osmanlı Beyliği, Hamitoğulları Beyliğinden Akşehir, Yalvaç, Beyşehir, Karaağaç ve Seydişehiri 1374te 80000 altın karşılığı satın alarak Anadoludaki bu genişleme, kendilerini Anadolu Selçuklularının varisi sayan Karamanoğulları Beyliği ile sınırdaş yaptı ve bu durum Osmanlı - Karaman mücadelesinin başlamasına neden oldu. Osmanlı tarihinin önemli bir parçası olan Osmanlı - Karaman mücadelesi, 15.yy. sonlarına, Karamanoğulları Beyliği ortadan kaldırıncaya kadar sürdü.

I. Beyazit ve Fetret Devri

Osmanlılar ile başta Karamanoğulları olmak üzere,Anadolu Türkmen beylikleri arasındaki mücadele,I.Muratın oğlu Yıldırım Beyazit(I.Beyazit)(1389-1402)döneminde,tüm beyliklerin ortadan kalkması ve beyliklerinin Osmanlı topraklarına katılmasıyla sonuçlandı.Bu dönemde Osmanlılar,Türkmen beyliklerinin topraklarından başka,Kadı Burhanettinin mülkü sayılan SİVAS,Kayseri,Malatya ve Elbistanı da ele geçirmeyi başardılar;böylece Osmanlı sınırı doğuda Fırata kadar genişledi.Ancak bu durum,Osmanlıları toprakları ellerinden alınan beylerin sığındığı Timurla karşı karşıya getirdi.Osmanlı yönetimine geçen Anadolu Türkmen beyliklerinin asker ve yöneticileri henüz büyük ölçüde eski beylerine bağlılıklarını koruyorlardı.Bunlar Ankara Savaşı(1402)sırasında Timur ordusunda bulunan eski beylerinin yanına geçtiler.Bu hem Ankara Savaşında Osmanlıların yenilmesine, hem de 14.yyda kurulmuş olan Anadolu siyasi birliğinin dağılmasına neden oldu. Osmanlılar, Anadolunun siyasi birliğini yeniden ancak 15.yyın ikinci yarısında, II. Mehmet döneminde kurabildiler.

Ankara Savaşında Osmanlıların uğradığı ağır yenilgi, yalnız Anadoludaki siyasi birliğin parçalanmasına neden olmakla kalmadı, Osmanlı Devletinin kendi içinde de parçalanmalara yol açtı. Yıldırım Bayezidin oğulları Süleyman Çelebi, İsa Çelebi, Musa Çelebi, Mehmet Çelebi, Osmanlı tahtına sahip olabilmek için birbirleriyle mücadeleye giriştiler. "Fetret Devri" adı verilen ve 1413e kadar süren bu taht kavgası dönemi, Mehmet Çelebinin (I. Mehmet) (1413 - 1421) kardeşlerini ortadan kaldırıp, Osmanlı Devletinin birliğini yeniden sağlamasıyla sona erdi. Ankara Savaşından sonra dikkati çeken en önemli özelliklerden biri, Anadoludaki eski Türkmen beyliklerinin yeniden kurulmasına, Osmanlı Devletinin de Bayezidin oğulları arasında parçalanmasına karşın Balkan uluslarının Osmanlı yönetiminden kurtulmak için girişimde bulunmamalarıdır. Bunun da nedeni büyük ölçüde, Osmanlı düzeninin, özellikle miri toprak düzeninin, Balkan derebeylik düzeninden daha iyi, daha ileri bir düzen olması ve Balkan halklarının büyük ölçüde bu düzenden hoşnut olmalarıdır.

Ankara Savaşındaki ağır yenilgi, Osmanlı gelişmesini yarım yüzyıl kadar geciktirmiş oldu. Ancak Osmanlı Devleti, bir devleti tümüyle tarih sahnesinden silebilecek kadar büyük ve önemli olan bu sarsıntıyı atlatabildi; yarım yüzyıllık bir gecikmeyle de olsa yeniden gelişme ve büyüme yoluna girdi.

1451de II. Murat (1421 - 1444, 1446 - 1451) ölüp de yerine oğlu Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmet) (1444 - 1446, 1451 - 1481) padişah olduğunda, artık Osmanlı Devleti, Ankara Savaşının tüm sarsıntılarını atlatmış ve kuruluş dönemini tamamlamış bir imparatorluk olarak dünya tarihindeki yerini almaya hazır bulunuyordu. 1451de II. Mehmet, atalarının pek çok defa girişip de başaramadıkları İstanbulu alma işini düşünebilecek ve bunu gerçekleştirebilecek kadar kendini güçlü hissediyordu.

Bakınız

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar