perakende

Perakende satış, ürünlerin bir işletme aracılığıyla tek tek ya da küçük miktarlarda tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi.

Perakende

Perakende sıf. (fars. peragenden, dağıtmak’tan peragende > perakende). Bir malı, tüketicinin ihtiyaçlarına göre, teker teker veya sadece birkaç parça halinde satmaya dayanan (satış biçimi): Perakende satış. Bu şekilde alınan veya satılan: Perakende mal. (Zt. TOPTAN.) || Esk. Düzenli olmayan, dağınık, perişan. — Esk. Perakende-dil (veya hatır), üzüntülü gönül. j| Perakendegu, saçma sapan konuşan. — Huk. Bk. SATIŞ. I. Ask. Esk. Hastalık ve başka sebepler yüzünden kıtalarından geriye kalan asker. — Denize. Esk. Savaş gemilerinde yardımcı ve özel hizmetlerde kullanılan emireri, yazıcı, kumanyacı, aşçı, terzi, salon ve büfe görevlisi ve terzi neferler için kullanılan genel terim. || Perakende bölüğü, büyük gemilerde perakende erlerinden kurulu bölük. — Mal. Esk. Borç ve alacaklıların kaydedildiği defter. (ML) Perakendeci sıf. ve i. (perakende’den perakendeci). Malını küçük miktarlar veya parçalar halinde satan (tacir). TOPTANCI. || Perakendeci esnaf, alıcının istediği kadaı ufak miktarlarda mal satan esnaf. Perakendecilik i. Perakende yoluyle yapılan alışveriş. (M)

perakende

Osmanlıca perakende kelimesinin Türkçe karşılığı.
f. Dağınık. Dağıtma. * Azar azar yayılan veya satılan.

perakende

düzenli olmayan, dağınık, perişan.
malların teker teker ya da birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı.
bu biçimde alınan ya da satılan.

perakende

Türkçe perakende kelimesinin İngilizce karşılığı.
adj. retail, by retail, at retail
adv. retail

perakende

Türkçe perakende kelimesinin Fransızca karşılığı.
en détail

perakende

Türkçe perakende kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Detail

Yanıtlar